Haber Detayı

İyi izlemeler, iyi uykular!
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
28/01/2026 04:00 (1 saat önce)

İyi izlemeler, iyi uykular!

Çetelerin cirit attığı, uyuşturucu sarmalının her yeri sardığı, sokaklarda çocukların birbirini öldürdüğü, her çeşit dolandırıcılığın tavan yaptığı, aile içi şiddetin her gün can aldığı, kimsenin yaşam güvencesinin kalmadığı, hukukun yerle bir edildiği bir ülkedir artık Türkiye.

Çetelerin cirit attığı, uyuşturucu sarmalının her yeri sardığı, sokaklarda çocukların birbirini öldürdüğü, her çeşit dolandırıcılığın tavan yaptığı, aile içi şiddetin her gün can aldığı, kimsenin yaşam güvencesinin kalmadığı, hukukun yerle bir edildiği bir ülkedir artık Türkiye.

Adına “yeni Türkiye” diyorlar, AKP öncesinde iyi olan ne varsa yok ediyorlar.

Bunlardan biri de bir zamanlar ailece keyifle izlenebilen güzel TV dizileri...

Bu yazıyı yazabilmek için bir süredir TV dizilerinde neyin nasıl anlatıldığına baktım.

Televizyonu hayatının merkezine koyanlardan değilim ama Türkiye’de milyonlarca insanın televizyonla yoğun bir ilişkisinin olduğunu biliyorum.

Kuşkusuz bunun en önemli nedenlerinin başında, alım gücü tarihin en düşük seviyesine indirilen emekçinin sosyal hayatının da evin içine hapsedilmesi geliyor.

Ekonomik durumu biraz daha iyi olanlar, ücretli dijital platformlara üye olarak farklı seçenekler bulabiliyor ama Türkiye’de nüfusun çok büyük bir kesimi, ulusal düzeyde yayın yapan kanalların yaydığı karanlığa maruz kalıyor.

NASIL BİR KARANLIK?

Koyu bir karanlık!

Öncelikle dizilerin çoğu yalılarda geçiyor.

Sanırsınız Türkiye’de bu ultra zengin yaşam tarzı çok geniş bir nüfusu kapsıyor.

Kadınlar genellikle zengin erkek peşinde koşan, bol estetikli, evde her an sahneye çıkacakmış gibi aşırı süslenmiş bir halde gezen karakterler.

Aynı erkek için sürekli birkaç kadın birbirine giriyor.

Bu yüzden entrikalar çevriliyor.

Bunlar arasında en bilineni, sahte gebelik yani gebe olmadığı halde istediği erkeği elde etmek için gebe olduğu yalanını atmak ya da başkasından gebe kalıp aklındaki erkeği “Bebek senden” diye kandırmak!

Bu entrika için kadına yardım edecek bir doktor da mutlaka bulunuyor.

Hemen her dizide bu var.

Senaristler birbirini mi taklit ediyor yoksa gerçek dünyada da bu ahlaksızlık bu kadar yaygın mı dersiniz?

Dizilerin dikkat çeken bir diğer yanı, aşırı dozda şiddet içermesi.

Mafya ve aşiret dizileri, bir hastalık gibi sarmış bu sektörü.

Belinde tabancasız gezmeyen karakterlere, önüne geleni gözünü kırpmadan öldüren ağalara hayranlık mı duyuluyor?

SİYASAL İSLAMIN DİZİ SEKTÖRÜNE ETKİSİ AKP döneminde siyasal İslam bir karabasan gibi Türkiye’nin üzerine çökerken dizi sektörüne de bunun gölgesi düştü.

Görünürde hem laikleri hem de “muhafazakârları” iyi ve kötü yanlarıyla yansıtıyorlardı ama aslında yaptıkları, tarikatları “meşrulaştırma” işlevini görmekti.

Çünkü gerçekte bu ülkede laiklerin dindarlarla sorunu yok; asıl sorunu yaratan, 1925’te devrim kanunu ile kapatılmalarına karşın siyasi çıkar ve oy avcılığı yüzünden göz yumulan tarikatlar ve cemaatler!

Bu dizilerden bazılarında ne zaman ki tarikatlara ilişkin bir gerçek konu edildi; bu yasadışı yapılardan tehditler yükseldi ve bir sonraki bölümde geri adım atılıp iyi bir yanı varmış gibi gösterildi.

Bir gün FETÖ’yü, Menzil, İsmailağa, Nakşibendi gibi cemaatleri tüm yönleriyle, siyasi ayağını da kimseyi kayırmadan ele alabilecek diziler yapılırsa Türkiye’ye verdikleri zarar belki ekrana yansıtılabilir ama şu anda onu yapabilecek bir ekip çıkmaz, çıksa da öyle bir yapımı yayımlayabilecek bir kanal bulunmaz!

TARİHİ ÇARPITAN DİZİLER Türkiye’de sefalet ücretine mahkûm edilerek haklarında idam fermanı çıkarılan emekçileri anlatacak dizi de yapılmaz.

Yalılardaki şatafatla göz boyamak kolaydır, çocuğuna akşam ne yedireceğini düşünen anne ve babanın dramını anlatmak yürek ister.

Üstelik bunu yaparsanız, iktidar baskısıyla diziniz yayından kaldırılabilir!

Bir de TRT gibi bütçesi halkın vergileriyle oluşturulan devlet televizyonunda ve kimi özel kanallarda yayımlanan “tarihi” diziler var.

Büyük bütçelerle çekilen, görkemli dekorlarla göz alan iddialı diziler bunlar.

Anlattıkları kimi olayların tarihi gerçeklere aykırı olduğunu umursamayan ve bunları sorgulamayan biatçı bir izleyici kitlesine sesleniyorlar.

TV’lerdeki dizilerle toplumu uyuşturan, yozlaştıran ve gerçeklikten koparan bir dünya yaratılıyor.

İyi izlemeler, iyi uykular!

İlgili Sitenin Haberleri