Haber Detayı
Rojava eyleminde katledilen Baran Abdi için eylem: Birlikte yaşam iradesi hedef alındı
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Rojava’ya dönük saldırıları ile Tarsus'taki Rojava eylemine yönelik saldırıda Kobanili Baran Abdi’nin katledilmesini kınadı. Saldırının birlikte yaşam iradesine, demokratik tepki hakkına ve toplumsal barış umuduna yöneldiği belirtildi.
Artı Gerçek- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Rojava'ya yönelik saldırıları ve Tarsus'taki Rojava eylemine yönelik silahlı saldırıda Kobanili Baran Abdi'nin katledilmesini protesto etmek için Özgür Çocuk Parkı'nda basın açıklaması yaptı. "Ölüme karşı yaşamı, savaşa karşı barışı savunuyoruz" pankartının açıldığı eylemde, Kobanê düşmedi, düşmeyecek", "Rojava'da direnen kadınlara bin selam", "Katillerden hesabı halklar soracak", "Katil IŞİD Rojava'dan defol", "Jin jiyan azadî" (Kadın, yaşam, özgürlük), "Bijî berxwedana Rojava" (Yaşasın Rojava direnişi) sloganları atıldı. 'BİRLİKTE YAŞAM İRADESİ HEDEF ALINDI' Basın metnini platform adına İsmail Oğuz okudu.
Oğuz, "Bugün Mersin Tarsus’tan yükselen kurşun sesi, sadece Kobanili Baran Abdi’nin hayatını elinden almadı" diyerek, katliamın birlikte yaşam iradesine, demokratik tepki hakkına ve toplumsal barış umuduna yöneldiğini belirtti. 'YÜKSELEN IRKÇILIĞIN ULAŞTIĞI KORKUNÇ BOYUTU SİMGELİYOR' Oğuz, "Suriye’de, Rojava’da süregelen çatışmalı sürece karşı en temel demokratik hakkını kullanarak 'barış' diyenlerin üzerine ateş açılması, geldiğimiz noktanın vahametini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Bizler çok iyi biliyoruz ki, ırkçı saldırıların failleri, arkalarındaki karanlık odaklardan ve hüküm süren cezasızlık kültüründen güç alıyor.
Demokrasi isteyenlerin, barış isteyenlerin hapsedildiği bir düzende, eline silah alıp halkın üzerine ateş açanların yarattığı bu fütursuzluk, toplumsal bir infialin zeminini hazırlıyor.
Baran Abdi’nin ölümü, yükselen ırkçılığın ulaştığı korkunç boyutu simgeliyor.
Kürt halkının demokratik taleplerini ve barış arayışını şiddetle bastırmaya çalışmak, bu toprakların kadim kardeşliğine ihanettir" şeklinde konuştu. 'BARIŞIN SESİNİ BASTIRMAK İSTEYENLERE İNAT KARDEŞLİĞİ SAVUNACAĞIZ' Nefret diliyle beslenen bir ortamın toplumda acı ürettiğini dile getiren Oğuz, katliamın ardında hangi güçlerin bulunduğunun sorgulanması gerektiğini ifade ederek, "Uyarıyoruz: Irkçılık üzerinden kurgulanan bu gerilim siyaseti, sadece bir kesimi değil, tüm toplumu felakete sürükleyecek bir iç çatışma riskini barındırıyor.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu olarak ilan ediyoruz: Bu vahşi cinayetin peşini bırakmayacağız.
Failin ve varsa arkasındaki azmettiricilerin en ağır şekilde cezalandırılması için sürecin takipçisi olacağız.
Irkçılığa, halkların birbirine düşman edilmesine ve bu karanlık gidişata asla teslim olmayacağız.
Barışın sesini bastırmak isteyenlere inat, eşitliği, özgürlüğü ve kardeşliği savunmaya devam edecek, ırkçılığa geçit vermeyeceğiz" dedi.
DEM PARTİLİ TANHAN: 'KOBANİ DÜŞTÜ DÜŞECEK' DİYENLER TARİHTEN DERS ALMAMIŞ' Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, sürecin bilinçli biçimde savaşa zemin hazırlayacak şekilde ilerletildiğini belirterek, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan tarafından yapılan çağrının halklar açısından bir çözüm imkanı sunduğunu ifade etti.
Kobani'ye yönelik kuşatmanın barış ve çözümle hiçbir ilgisinin olmadığını söyleyen Tanha, "Savaş isteyenler, Araplar ile Kürtler arasında bir çatışma çıkarmayı hedefliyor.
Daha önce 'Kobani düştü, düşecek' diyenlerin tarihten ders almadığı görülüyor.
Bu söylemler, Kürt halkının tanınmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Kürt halkı, insanlığın onurunu korudu.
Kürt halkı, kazanımlarını yine koruyacaktır.
Bir tarafta barış, diğer tarafta savaş olmaz.
Türkiye’de yürütülen sürecin elini güçlendirmek yerine, görünen o ki Suriye sahasında savaş isteniyor.
Türkiye’deki bakanın, adeta Suriye bakanı gibi çalıştığı görülüyor.
Rojava Kürdistan’dır.
Kürtlerin yüreğidir.
İyi bilin ki yine kaybedeceksiniz" diye konuştu. (Mezopotamya Ajansı)