Haber Detayı

Bin 62 Liralık Artış Emeklileri Memnun Etmedi: "Emeklilerin Yüzünün Güleceği Günler Gelmez, Ancak Mezarda....
Güncel haberler.com
27/01/2026 10:59 (2 saat önce)

Bin 62 Liralık Artış Emeklileri Memnun Etmedi: "Emeklilerin Yüzünün Güleceği Günler Gelmez, Ancak Mezarda....

Bin 62 liralık artışın ardından en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılması emeklileri memnun etmedi. Sancaktepe'de ANKA'ya konuşan emeklilerden biri iki işte çalıştığını belirterek, “Bu devlet emeklileri tamamen dibe vurdu. Bir kilo et bin lira, iki kilo et parası zam vermiş emekliye bir senede. Emeklilerin yüzünün güleceği günler gelmez ancak mezarda. Bizi sabun fabrikasına gönderiyorlar” dedi. Faruk Baş isimli bir başka emekli ise, "22 bin lira kira veriyorum. 20 bin lira maaş olmuş hesapta. Nasıl geçineceğim? Ben kanser hastasıyım, akciğer kanseriyim. Karaciğerimin yarasını aldılar sıçradığı için. Ama yine de çalışmak zorundayım. Kalp krizi geçirdim burada. Dört tane stent taktılar kalbime ve ben yine de çalışıyorum. Niye?" diye sordu.

Haber: Tuba KARA / Kamera: Gencer KETEN(İSTANBUL) Bin 62 liralık artışın ardından en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılması emeklileri memnun etmedi.

Sancaktepe'de ANKA'ya konuşan emeklilerden biri iki işte çalıştığını belirterek, "Bu devlet emeklileri tamamen dibe vurdu.

Bir kilo et bin lira, iki kilo et parası zam vermiş emekliye bir senede.

Emeklilerin yüzünün güleceği günler gelmez ancak mezarda.

Bizi sabun fabrikasına gönderiyorlar" dedi.

Faruk Baş isimli bir başka emekli ise, "22 bin lira kira veriyorum. 20 bin lira maaş olmuş hesapta.

Nasıl geçineceğim?

Ben kanser hastasıyım, akciğer kanseriyim.

Karaciğerimin yarasını aldılar sıçradığı için.

Ama yine de çalışmak zorundayım.

Kalp krizi geçirdim burada.

Dört tane stent taktılar kalbime ve ben yine de çalışıyorum.

Niye?" diye sordu.Türkiye'de milyonlarca emekliyi ilgilendiren aylık düzenlemesinin ardından Sancaktepe Pazartesi Pazarı'nda hem tezgah açan hem alışveriş yapan emekliler görüşlerini ANKA'ya açıkladı.

Bin 62 liralık ek artış sonrası aylıkları 20 bin liraya çıkan emekliler, kiradan gıdaya, sağlıktan barınmaya kadar temel harcamaları karşılayamadıklarını söylerken, pazardaki fiyatları gösterip "2 kilo et parası zam yaptılar" dedi.

Pazarda konuşan bir başka emekli ise "Rahat uyku bile uyuyamıyorum geçim sıkıntısından" sözleriyle tabloyu özetledi.İki işte çalışan emekli pazarcı: "Bir kilo et bin lira, iki kilo et parası zam vermiş emekliye"60 yaşında, iki işte çalışan emekli pazarcı hem prim gününü hem aldığı zammı karşılaştırarak yaşadığı durumu anlattı: "9 bin 677 gün prim ödemişim.

Bana gelen zam 2 bin 350 lira.

Aldığım maaş 23 bin lira. 60 yaşındayım.

Pazarcılık yapıyorum, yevmiyeyle çalışıyorum.

Artı bir işte daha çalışıyorum, zor geçiniyorum.

Bu devlet emeklileri tamamen dibe vurdu.

Bir kilo et bin lira, iki kilo et parası zam vermiş emekliye bir senede.

Emeklilerin yüzünün güleceği günler gelmez ancak mezarda.

Bizi sabun fabrikasına gönderiyorlar""Geçinmeye çalışıyoruz"Sevim Köse, bir yandan emekli maaşıyla kira ödemeye çalışıyor, diğer yandan pazarda el örgüsü ürünler satarak geliri tamamlamaya çalışıyor. "2 bin lira emekli maaşı zammı almışım.

Kiraya bile yetmiyor.

Üstüne bir de kiramı ödeyebilmek için para ekliyorum.

Pazara geliyorum, el örgüleri yapıp kendi el emeğimi satıyorum.

Valizle getiriyorum el örgülerimi, akşama kadar pazarda duruyorum ama bin lira bile kazanamıyorum.

Geçinmeye çalışıyoruz.

Eve doğru düzgün sebze, meyve alıp yiyemiyorsun bile." diyen Köse, içinde bulunduğu durumu şöyle anlattı: "Rahat uyku bile uyuyamıyorum""Bir tane kızım var, öğretmen adayı kendisi. 82 puan aldı, atanamadı. 29 tane atama var.

Bininci sıradaydı, atanamadı.

O da evde oturuyor.

Ben de böyle çarşı pazara geliyorum el emeklerimi satıyorum.

Emeklinin yüzünün güleceğini ben hiçbir zaman düşünmüyorum. 2 bin lira zamla emeklinin yüzü nasıl gülecek?

Gerçekten insanlar aç.

Evine ekmek götüremeyen milyonlarca insan var.

Gerçekten zor geçinmek, kadın olmak, hele yalnız tek başına ayaklarının üzerinde durup da ev geçindirip kirada oturmak, çocuk okutmak o kadar zor ki.

Bunu ancak benim gibi olanlar anlar.

Gerçekten ülke olarak çok da güzel yerlere gittiğimizi zannetmiyorum.

Emeklinin de yüzünün hiçbir zaman güleceğini düşünmüyorum açıkçası.

Vallahi şu zamanın şartlarına göre rahat bir 40 bin olması gerekiyor.

Geçinebilmek için şu anki şartlarda 40 bin lira olursa, bir nebze insanlar nefes alabilir bence.

Gerçekten emekli içler acısı durumu.

Gerçekten zor.

Elindeki emekli maaşını insanlar kiraya veriyor.

Çoluk çocuğunu nasıl okutacak?

Ne yedirecek, ne giydirecek?

Huzurlu bir uyku bile uyuyamıyorsunuz.

Düşünebiliyor musunuz?

Ben kendi adıma içten, samimiyetle söylüyorum rahat bir uyku bile uyuyamıyorum.

Acaba çocuğuma şunu alabilecek miyim?

Acaba çocuğumun şu kitabını defterini karşılayabilecek miyim diye.

Çok zor ya.

Durum o kadar zor ki" "Kanser hastasıyım ama yine de çalışıyorum"Emeklilerin önemli bir kısmı sağlığı pahasına çalışmak zorunda.

Faik Baş bunun en çarpıcı örneklerinden biri: "Ben emekli adamım, çalışıyorum ya yüzüm hiç güler mi?

Allah aşkına sabahtan beri pazarda gezdim zor bunu alabildim.

Başka alamıyorum.

Vallahi alamıyorum kardeşim. 22 bin lira kira veriyorum. 20 bin lira maaş olmuş hesapta.

Nasıl geçineceğim?

Ben kanser hastasıyım, akciğer kanseriyim.

Karaciğerimin yarasını aldılar sıçradığı için.

Ama yine de çalışmak zorundayım.

Kalp krizi geçirdim burada.

Dört tane stent taktılar kalbime ve ben yine de çalışıyorum.

Niye?

Geçinemiyorum.

Evde 5 kişi var, bir tek ben çalışıyorum ve ev kira, 22 bin lira kira veriyorum. 20 bin lira maaş alıyorum.

Ne güzel Türkiye.

Bu adalet midir?""Minimum 50 bin olmalı"Emekli maaşının temel ihtiyaç eşiğinin altında kaldığını söyleyen Bilgün Dilber, "Emekliler maaşını hak ettikleri gibi, yeterince alabilirse yüzleri gülebilir.

Kişiye yetecek kadar olması şart.

Minimum tutar en az 50 bin olmalı.

Çünkü başka türlü kurtarmaz emekliyi.

Çekirdek aileler çok fazla kalmadı.

Aileleriyle oturan çocuk çok kalmadığı için anne baba yalnız yaşıyor mesela.

Yalnız yaşadığı için yeterli gelmiyor maaşı" dedi."Yaşamak sadece karın doyurmak değil"Mürşide Özkan meseleyi doğrudan "sistem sorunu" olarak görüyor: "Sistem değişmediği sürece emeklilerin yüzü gülmez.

Halkı önceleyen, haramzade olmayan, namuslu yöneticiler olursa emekli rahatlayabilir.

Partiler yasası, seçim yasası bunlar değişmeden hiçbir şey değişmez.

Emekli maaşı minimum tutarı kişiye göre değişir.

Fakat zaruri ihtiyaçlarını karşılamasının ötesinde sinemaya, tatile gidebileceği kadar bir tutar olması lazım.

Sadece karın doyurmak değil yaşamak.""62 yaşındayım, emekli bile olamıyorum, maalesef din adamları da bozuk, yöneticiler de bozuk"Resul isimli vatandaş ise prim borcu nedeniyle emekli olamadığını söyledi: "Emeklinin yüzü gülmez.

Çünkü emekliler 20 bin lira para alıyorlar.

Yani emeklilere 20 bin liradan ev kirası mı verecek?

Evini mi geçindirecek?

Çoluğu çocuğu mu geçinecek?

Emeklilik biraz sıkıntı.

Şu anda 62 yaşındayım ama emekli olamıyorum.

Prim eksiğim var.

Araştırdım.

Bağ-Kur'dan 192 bin lira borcum çıktı.

Yılbaşından sonra da zamlandı.

Bu parayı yatırdıktan sonra şu anda 3 sene daha çalışmamı söylediler.

Bu parayı yatırmam mümkün değil. 20 bin lirayla şu anda geçinebilmek mümkün değil.

Şu anda ben pazarda yemek işi yapıyorum.

Şu anda bu kadar esnaf olmasına rağmen 30 ekmeği zor satıyorum.Esnaf bile şu anda geçinimini zor sağlıyor.

Büyük bir sıkıntı var.

Allah bu topluma akıl, fikir versin.

Allah diyor ki toplum kendini düzeltmediği sürece Allah onların başındakilerini düzeltmez.

Peygamberimizin bir hadisini hatırlatayım.

İki şey düzgün olursa toplum düzgün olur diyor.

İki şey bozuk olursa toplum bozuk olur.

Bir tanesi yöneticiler, bir tanesi de din adamları.

Maalesef din adamları da bozuk, yöneticiler de bozuk" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri