Haber Detayı

Hiciv ustası şair: Neyzen Tevfik
Güncel haberler.com
27/01/2026 12:26 (3 saat önce)

Hiciv ustası şair: Neyzen Tevfik

Türk edebiyatı ve müziğinin önemli isimlerinden Neyzen Tevfik'in vefatının üzerinden 73 yıl geçti.

Türk edebiyatı ve müziğinin önemli isimlerinden Neyzen Tevfik'in vefatının üzerinden 73 yıl geçti.Asıl adı Tevfik Kolaylı olan sanatçı, hicvetmedeki ustalığı, neyzenliği ve ilginç kişiliğiyle yaşadığı döneme damgasını vurdu.Usta şair, 24 Mart 1879'da Bodrum'da, rüştiye mektebi öğretmeni, hafız Hasan Fehmi Bey ile Emine Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi.Henüz 7-8 yaşlarındayken babasıyla gittiği Bodrum'daki Tepecik Kahvesi'nde duyduğu ney sesinden çok etkilenen Tevfik, Urla'da Berber Kazım'dan ney dersleri almaya başladı.Tevfik, yaptığı bir açıklamada, kendisini derbeder ve ne istediğini bilmez, bazen Eflatun kadar akıllı bazen de tımarhaneye düşecek kadar bahtsız yapanın "ney sesi" olduğunu ve bunun çocukluğundaki o geceye kadar uzandığını söylemişti.Küçük yaşlardan itibaren saz şairlerini dinlemekten hoşlanan Tevfik'in müziğe ve özellikle neye duyduğu ilginin artmasında, saz şairlerinin anlattığı aşık hikayelerinin payı büyük oldu.Fehmi Bey, erken yaşta neyle uğraşmasının olumsuz etkileri olacağını düşünerek oğlunu İzmir İdadisine yazdırdı ancak Tevfik, sara hastalığı nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldı.İzmir Mevlevihanesinde ney öğrenmeye başladıİzmir Mevlevihanesinde Şeyh Nureddin Dede'nin kardeşi Cemal Bey'den ney öğrenmeye başlayan Tevfik, burada edebiyat ve musiki dünyasının sanatkarlarından Şair Eşref, Tokadizade Şekib Bey, Tevfik Nevzad, Abdülhalim Memduh ve Bıçakçızade Hakkı ile tanıştı, onlardan ders aldı.Tevfik'in ilk şiiri 13 Mart 1898'de "Muktebes" dergisinde yayımlandı.

Tevfik, aynı yıl medrese öğrenimi görmek üzere geldiği İstanbul'da, babasının arkadaşı Musa Kazım Efendi'nin de müderris olduğu Fethiye Medresesine kayıt oldu.Sanatçı, Mehmet Akif Ersoy ile sarsılmaz dostluğun başladığı bu dönemde ondan Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri aldı.

Neyzen Tevfik, Mehmet Akif Ersoy'a ney dersleri verdi.Galata ve Yenikapı mevlevihanelerinde vakit geçirmeye başlayan usta neyzen, Ersoy vesilesiyle dönemin müzisyen ve edebiyatçılarıyla tanışarak bağlama, cura ve tambur çalmayı öğrendi.Tevfik, 20 yaşına geldiğinde hem usta bir neyzen hem de şair olarak adını duyurmaya başladı ve 1902'de Bektaşi dervişi oldu.Mısır'da Neyzenler Kahvehanesi açtıFethiye Medresesinden 1901'de ayrılan şair, Fatih'teki Şekerci Hanı ile Çukurçeşme'deki Ali Bey Hanı'nda yaşamaya başladı.Kendisini derslerine kabul eden Musa Kazım Efendi vesilesiyle Ahmet Mithat Efendi, Muallim Naci ve şair Şeyh Vasfi gibi edebiyatçılarla tanışan Tevfik, plak doldurma girişimleri, gençlerle bir araya geldiği toplantılar, gözaltı ve sorgulama süreçlerinin ardından 1902'de Mısır'a gitmeye karar verdi.Tevfik, ney ve hicivle geçimini sağladığı Mısır'da, bir arkadaşıyla Neyzenler Kahvehanesi açtı.Mısır'dan ayrıldıktan sonra İzmir'e, ardından İstanbul'a giderek Çemberlitaş'ta bir han odasına yerleşen Tevfik, 1919'da ilk kitabı "Hiç"i yayımladı.Prof.

Dr.

Hasan Aksoy, bir röportajında Neyzen Tevfik'in musiki tarafından bahsederek, şunları kaydetmişti: "Epey bir plak doldurmuştur.

Bugün tek albümde toplanmıştır.

Bu arada bir iki filmde de oynuyor. 'Hiç' ve 'Azabı Mukaddes' adlı şiir kitapları var.

Yazdıklarının belli bir bölümü dışarda bırakılırsa hicivlerini epey ustalıkla yazmıştır.

Mizahla düşünceyi birleştiren alaycı bir üslubu vardır.

Edebiyatımızda önemli bir figürdür."Neyzen Tevfik, 1 Mayıs 1927'de Türkiye'nin ilk radyo istasyonu olan İstanbul Radyosunun açılışında Mesut Cemil ve Ferit Kam ile ney üfledi.Usta şair, 1923'te gittiği Ankara'da bir süre kardeşi Şefik Bey'in yanında kaldı, sara nöbetleri ve alkol kullanımı nedeniyle 1927'de tedavi görmeye başladı.Mehmet Akif Ersoy'u görmek üzere 1928'de gittiği Mısır'da yaklaşık bir yıl daha kalan şair, Muhiddin Üstündağ'ın girişimiyle konservatuvarda görev aldı.Tevfik, hayatı boyunca her anlamda maddi ve manevi destekçisi Mehmet Akif Ersoy'u görmek üzere gittiği Mısır günlerini şöyle anlatmıştı: "Akif sabahları güneş doğmadan kalkar, Kur'an tercümesine başlardı.

Sabah namazını kılar, çayı hazırlar, beni uyandırırdı.

Ona hasretini çektiğini söylediği makamlardan taksim yapardım.

Gözlerinden damla damla akıttığı yaşı benden saklamak ister ve sonra bana tercüme ettiği Kur'an'dan parçalar okurdu.

O zaman ben de coşar, elime neyimi alır ve duygularımı neye bırakırdım."Şiirleri "Hiç" ve "Azab-ı Mukaddes" kitaplarında yayımlandıTevfik, soyadı kanununun ardından, babası Samsun'un Bafra ilçesi Kolay beldesinden olduğu için "Kolaylı" soyadını aldı.

Neyzenlikteki ustalığının dışında hiciv sanatını kullanarak şiirlerinde toplumsal konulara değinen Neyzen Tevfik, 100'e yakın plak çıkardı.Nüktedanlığı, hazır cevaplılığı, içki bağımlılığının yanı sıra hikmetli sözleri, sıra dışı yaşam tarzı ve felsefesiyle sayısız fıkraya konu olan Tevfik, adeta mistik bir şahsiyete dönüştü.Musikiye ney taksimleriyle katkı sunan Tevfik'in şiirleri 1919'da çıkan "Hiç" ve 1949'da çıkan "Azab-ı Mukaddes" kitaplarında okurla buluştu.

Usta şair ayrıca "Kırk Yıllık Ölü", "Hamam Sefası" ve "Edep" isimli fıkralara imza attı.Yönetmen Mümtaz Ener'in ısrarları sonucu 1950'de "Onu Affettim" adlı bir filmde de rol alan sanatçı, film içinde konser verdi.

Film, 1954 ve 1955'te sinemalarda gösterildi.Neyzen Tevfik, 1952'de "Ağlayan Şarkı" filminde Suzan Yakar ile oynadı.

Tevfik, aynı yıl arkadaşlarının ısrarıyla Aşık Veysel için Şehir Komedi Tiyatrosu'nda yapılan jübilede, Veysel ile tanışarak, dostluk kurdu.Hayatı boyunca düzenli bir geliri olmadan yaşayan Neyzen Tevfik, yaşlılık günlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bağladığı yardım aylığıyla geçindi."Ömrümün 70 yılı binbir hadisat içinde geçti." diyen Neyzen Tevfik, 28 Ocak 1953'te İstanbul'da hayatını kaybetti."Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer/Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer/Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer/Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer/Gece gündüz yok olur, an-ı demadem de geçer" dizelerinin yer aldığı "Geçer" şiiri, şairin kendi sesinden, "Hiç'in Azab-ı Mukaddes'i" albümünde Kalan Müzik tarafından dijital platformlara taşındı.

İlgili Sitenin Haberleri