Haber Detayı

Eşitsizlik perdeye yansıdığında…
Yaşam keyfi ekonomim.com
25/01/2026 13:55 (3 saat önce)

Eşitsizlik perdeye yansıdığında…

Eğitimde eşitsizlik yalnızca bugünün değil, yarının meselesi. Sabancı Vakfı’nın uzun soluklu öncelik alanlarından biri olan bu gerçek, kısa filmlerin uzun etkisiyle bir kez daha hatırlatıldı.

Bazı meseleler vardır; rakamlarla anlatılır ama asıl olarak hikâyelerle anlaşılır.

Eğitimde eşitsizlik de onlardan biri.

Sabancı Vakfı’nın 2016’dan bu yana sürdürdüğü Kısa Film Yarışması, onuncu yılında bu gerçeği sinemanın diliyle görünür kıldı. “Kısa Film Uzun Etki” sloganıyla yola çıkan yarışmanın bu yılki teması, vakfın uzun soluklu öncelik alanlarından biri olan “Eğitimde Eşitsizlikler”di.

Yarışmada kazananlar, Sabancı Center’da düzenlenen törenle açıklandı.

Ama gecenin asıl kazancı, salonda paylaşılan ortak farkındalıktı. “Eğitim, bir çocuğun yarınını belirler” Törende konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın yaklaşımını net bir çerçeveyle özetledi: “Sabancı Vakfı olarak stratejimizde eşitsizliklerle mücadeleyi önceliklendiriyoruz.

Biliyoruz ki tüm eşitsizliklerin içinde en kalıcı etkisi olan eğitimde eşitsizliklerdir.

Çünkü eğitim, her çocuğun en temel hakkıdır.” Bu cümle, yalnızca bir kurumsal strateji beyanı değil; aynı zamanda yıllardır sürdürülen bir kültür-sanat politikasının da özeti.

Güler Sabancı’nın altını çizdiği gibi, eğitimdeki eşitsizlik yalnızca bugünü değil; bir çocuğun yarınını, bir ailenin umudunu, bir toplumun geleceğini belirliyor.

Birincilik “Arena”nın Bu yıl finale kalan 14 film arasından birincilik ödülü, “Arena” filmiyle Emirhan Cangül’ün oldu.

İkincilik ve Sosyal Etki Ödülü’nü “Picasso Muhammed” filmiyle Berat Yüksel, üçüncülüğü ise “İkizler” filmiyle Zehra Asal kazandı.

Mansiyon ödülleri “Yarım” filmiyle Hüseyin Demirtaş ve “Siyah Hiçbir Zaman Kirli Değildir Ki” filmiyle Havva Sülün’e verildi.

Ödüller, genç sinemacıların yalnızca başarılarını değil; cesaretlerini ve söz söyleme isteklerini de görünür kıldı.

Çarpıcı bir cümle Gecenin en çarpıcı cümlelerinden biri, izlenen filmlerden birinde yankılandı.

Güler Sabancı’nın da konuşmasında özellikle vurguladığı bu söz, yarışmanın ruhunu özetliyordu: “Eşitsizlik yetenekleri değil, sadece fırsatları sınırlar.” Bu bakış, yarışmanın neden yalnızca bir ödül töreni olmadığını da açıklıyor.

Sabancı Vakfı, Kısa Film Yarışması’nı; genç sinemacıları destekleyen, onları güçlendiren ve üretimlerini sürdürülebilir kılan bir öğrenme ve gelişim alanı olarak kurguluyor.

Eğitim programları, mentorluk süreçleri ve sosyal etki perspektifi bu yaklaşımın ayrılmaz parçaları.

Rakamların söylediği, Filmlerin hissettirdiği Güler Sabancı, konuşmasında verilerin soğuk diliyle de yüzleşmekten kaçınmadı.

UNESCO’nun 2024 Küresel Eğitim İzleme Raporu’na göre dünyada 251 milyon çocuk ve genç hâlâ okula gidemiyor.

Türkiye’de ise Eğitim Reformu Girişimi verileri, 2024–25 eğitim-öğretim yılında yaklaşık 1,5 milyon çocuğun eğitim dışında kaldığını gösteriyor.

Bu tablo, kısa filmlerin neden “uzun etki” yarattığını açıkça anlatıyor.

On yılda bir etki haritası Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması, 10 yılda: - 74 ilden 2 bin 500’e yakın film başvurusu aldı, - 125 filmi finale taşıdı, - 184 yönetmeni programa dahil etti, - 10 farklı sosyal temayı sinemanın diliyle tartışmaya açtı.

Ve belki de en önemlisi, kısa filmin gerçekten kısa olmadığını; doğru soruyu sorduğunda yıllar boyu yankılanabildiğini gösterdi.

Duymayı bilenlere “Islık Çalan Bir Hafıza”Yaşam Keyfi  

İlgili Sitenin Haberleri