Haber Detayı

Özgür Özel'den transfer çıkışı: 'Topuklaya topuklaya AKP'ye kaçanlar'... İnce'den 'Dolar 100 lira olur' sözleri
Siyaset odatv.com
24/01/2026 16:08 (6 saat önce)

Özgür Özel'den transfer çıkışı: 'Topuklaya topuklaya AKP'ye kaçanlar'... İnce'den 'Dolar 100 lira olur' sözleri

CHP'nin 84'üncü mitingi Yalova'da gerçekleştirildi. Mitinge Muharrem İnce de katıldı. Özel, "Verilmeyecek hesabımız yok. Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti'ye kaçanlardır" derken, İnce ise "Erdoğan seçilirse dolar, 100 lirayı da geçer" ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ile CHP'li belediye başkanlarının serbest bırakılması çağrısıyla düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingleri sürüyor. 84'üncü miting Yalova'da gerçekleştirildi.

Mitinge Muharrem İnce de katıldı.ÖZGÜR ÖZEL: "TÜRK POLİSİ CANİLERE KARŞI GÖĞSÜNÜ SİPER ETTİ"CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:"Bu güzel şehir bir ay önce kara bir güne uyandı.

Terör örgütü IŞİD mensuplarına yönelik bir operasyon yapılırken maalesef üç polisimiz şehit oldu.

İlker Pehlivan’ı, Turgut Külünk’ü ve Yasin Koç şehidi rahmetle, minnetle anıyoruz.

Ailelerine ve Yalova’ya bir kez daha başsağlığı diliyoruz.Bu memleketin her evladı değerlidir.

Emniyet mensuplarımız, polislerimiz değerlidir.

Onlar bizler huzur içinde yatarken nöbettedir.

Pandemi olur, biz evdeyizdir onlar sokaktadır.

Maç olur, herkes maçın heyecanındadır onlar tetiktedir.

Birtakım kanun dışı insanlar hepimizi tehdit eder, onlar karşısındadır.

Terör örgütleriyle mücadelede takiptedir.

Ve Türk polisi bu sefer de bizim güvenliğimiz için, belki yılbaşı gecesi Yalova’yı, İstanbul’u kana bulayacak canilere karşı göğsünü siper etti.Elbette soruşturmayı tüm boyutlarıyla yakından takip ediyoruz.

Yapılan hataların tekrar etmemesini, evlatlarımızın canlarının yok pahasına gitmemesini fevkalade önemsiyoruz.Şehitlerimizin evlatları önce devletimize, milletimize ve bizlere emanettir.

Örgütümüz, milletvekillerimiz ziyarette bulundular ilk andan itibaren yanlarında oldular.

Ben de görüştüm; bundan sonraki süreçte de hepimizin gözü kulağı bu ailelerin, bu evlatlarımızın üzerinde olacaktır.UĞUR MUMCU VE GAFFAR OKKAN SÖZLERİBugün 24 Ocak; içimizin en çok burulduğu tarihlerden bir tanesi.

Ben Ankara’dan saat 10.30’daki anma töreninden buraya geldim.

Rahmetli Uğur Mumcu Ankara’da karlı bir günde, o ‘biz görelim’ diye görülmeyeni göstermek için kullandığı gözlükleri, ‘yazılmayanı yazmak’ için kullandığı kaleminin kar üstüne düştüğü o günde kaybettik Uğur Mumcu’yu.

O zaman da bugünkü IŞİD canileri gibi karanlık odaklar ve onlara yol verenler Uğur Mumcu gibi Cumhuriyet değerlerini savunan, devrimlerine sahip çıkan ve devletin içindeki birtakım yapıların deşifre edilmesi için mücadele eden, bilgi toplayan, kitaplar yazan, konferanslar yazan Uğur Mumcu’yu kaybetmiştik.

Ölümünün 31. yılında bir kez daha özlemle, rahmetle ve minnetle anıyoruz.Ayrıca Diyarbakır’da PKK saldırısında hayatını kaybeden Gaffar Okkan’ı; partimizin Dışişleri Bakanı, TRT Genel Müdürü, Kültür Bakanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin evladı, Bakanı İsmail Cem’i; bunun yanında rahmetli Fatma Girik’i ölüm yıldönümlerinde, bu 24 Ocak’ta, bu acılı günde bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi ailesi adına, Türkiye’nin en köklü, en güçlü, en kalabalık ailesi adına hepsini rahmetle ve minnetle anıyoruz."OCAK ORTASINDA MEYDANIN DOLMASI BİRİLERİNİ ŞAŞIRTIYOR"Yalova’dayız.

Elbette 24 Ocak günü, gerçi bugün beklenenden hava şartlarının daha iyi olduğu bir gündeyiz Yalova’da; ama Ocak’ın ortasında böyle bir meydanda seçim yokken, seçim atmosferi yokken bu meydanın böyle tarihi bir kalabalıkla dolması birilerini şaşırtıyor.

Hatta belki dün bu meydana biz araçlarımızı getirdiğimizde birileri buraları dolduramazlar diye bakmış olabilir.

Ama bugün Yalova tarihinin, Yalova tarihinin en muhteşem birlikteliklerinden bir tanesindeyiz.Şüphesiz buraya kışın ortasında böyle bir günde gelmeye, miting yapmaya falan gelmedik.

Biz buraya bir hak aramaya, itiraz etmeye, sesimizi yükseltmeye; her türlü adaletsizliğe, emeklilere yapılan adaletsizliklere, emekçilere yapılanlara, her yaştan insanımızın gelecek kaygılarına ve hiç şüphe yok ki bu ülkenin Cumhuriyet ile birlikte bulduğu ve asla bırakmadığı seçme ve seçilme hakkına, sandığa sahip çıkmaya, seçtiklerimize ve irademize sahip çıkmaya geldik."MUHARREM İNCE’DEN BANA 'DİNLENMEK YOK' DEDİ"Ben milletvekili olarak katıldığım ilk yerel seçimlerde, 2014 yılında Yalova’yı 6 oyla kazandığımız o geceyi; o günlerde milletvekili olan, Grup Başkanvekilimiz olan sevgili Muharrem İnce’nin örgütümüzle birlikte mücadelesini; 6 gece boyunca orada oy sandıklarının üzerinde oturmasını, sizin iradenize sahip çıkmasını, örgütümüzle birlikte o mücadeleyi vermesini dün gibi hatırlıyorum.Ardından o gün o seçimi yok saymışlar, ‘Yalovalılar doğrusunu bilmez, biz biliriz’ demişler, seçimleri yenilemişlerdi.

Ben 2014 seçimlerinde Manisa Belediye Başkanı adayı olarak o seçimleri kazanamamıştım.

Ertesi gün Muharrem İnce’den bana telefon geldi.

Dedi ki; ‘Ne yapalım, belliydi zaten, elbette bir gün kazanılır.

Şimdi sen mikrofonu bıraktım, rahat ederim, birkaç gün birkaç hafta dinlenirim dersen’ dedi. ‘Yok başkanım’ dedim. ‘Dinlenmek yok’ dedi. ‘Yalova’da bunlar seçimleri tekrar edecekler, sen de Yalova’ya geleceksin beraber çalışacağız.’Burada Yalova’da iki seçim arasında ben tam beş gün kaldım, beş gece altı gün.

Verilen görevleri yaptık.

O gün bugündür telefonumda beni Manisalıların bulunduğu evlere götürenler, beni kahve ziyaretlerine götürenler, öğretmenevlerine götüren örgütten bana eşlik edenlerin telefonları var.

Zaman zaman bayramlarda araşırız, iyi günde kötü günde araşırız.

Ve o 6 oyluk fark seçimin sonunda Muharrem Başkanımızın, örgütümüzün mücadelesiyle bir anda 228 oya çıkmıştı.

Ve Yalovalılar ‘siz bilmezsiniz, bir daha düşünün, bizim dediğimize oy verin’ diyenlere ‘hadi canım sen de, ben kimi seçeceğimi bilirim’ demişlerdi."YALOVA BİR DEMOKRASİ DERSİDİR"Sonra 2019’a gelince Yalova’da seçimleri bir kez daha kazandık.

Hazımsızlar bu sefer de yeni kumpaslara giriştiler.

Belediye başkanımızın kendi ihbar ettiği suça rağmen; belediye başkanımızı, sevgili Vefa Salman’ı görevden aldılar ve apar topar AK Partili bir belediye meclis üyesini belediye başkanı ilan ettiler, başkan vekili değil.Buradan Tayyip Bey’e bir kez daha hatırlatıyorum: Ya bak Yalova, Yalova!

Bu güzelim, bu küçücük, bu şirin Yalova bir demokrasi dersidir.

Sen milletle inatlaşırsan, millet sana sandıkta dersini verir.Şimdi, şimdi Bayrampaşa; kazanamadıkları yeri oyunla almışlar.

Şimdi Gaziosmanpaşa; kazanamadıkları yeri Yalova taktiğiyle alıyorlar.

Gaziosmanpaşa’nın Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe sekiz aydır iddianame bekliyor."VERİLMEYECEK HESABI OLANLAR TOPUKLAYA TOPUKLAYA AK PARTİ'YE KAÇANLARDIR"Öncelikle şunu söyleyeyim; vicdanı olan herkese söyleyeyim, AK Parti’nin, MHP’nin seçmenlerine söyleyeyim: Salı günü İstanbul’da, Silivri’de Aziz İhsan Aktaş davası başlayacak.

Bu kişi 700 yılla yargılanıyor.

Kendisi tutuksuz ama çalıştığı belediyelerin işlerini söylemiş; onlar tutuklu.Bu itirafların içinde, bu itirafların içinde en çok adı geçen, en çok onların içinde eylemi olan, en çok ihalesi olan Zeydan Başkan da yok, bizim Oya Başkan da yok, Kadir de yok.

Dörder seneyle yargılanıyorlar.

Ama birinde var, en çok işlemi olan da var.

Örneğin bir yere anket yaptırmış, anketin faturası var, parasını Aziz İhsan Aktaş ödemiş.

Kim bu?

Aydın Büyükşehir Belediyesi.

Şimdi, bugün oturduğu, hatta sosyal belediyecilik yapıyor diye övdüğü, Aydın’ın "topuklayan efesi", Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesini görünce, Aziz İhsan Aktaş’ın onun adına ödediği fatura önüne konunca; eyvah dedi!

Ya AK Parti'ye katılacaksın ya Silivri’ye atılacaksın; koşa koşa AK Parti’ye gitti.İşte buradan açıkça ilan ediyorum, açıkça: Verilmeyecek hesabımız yok.

Verilmeyecek hesabı olanlar, topuklaya topuklaya AK Parti'ye kaçanlardır."ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA YEREL YÖNETİMLERDE BAŞARILIYIZ"Bunun yanında Yalova’da bir su sorunu var.

Hiç şüphe yok, Türkiye takip etti; geçen aylarda bir sabotaj, bir terör saldırısı Yalova’nın içme suyuna...

Onunla ilgili büyük mücadele verildi.

Bunu bile istismar etmeye çalışanlar oldu.

Oysa Yalova’da Gökçe Barajı’nın su seviyesi %10’un altına inmiş.

İkinci bir baraj yapılması lazım ama barajı yapacak olan AKP’den tık yok.

AK Parti Ankara’da olduğu gibi Yalova’da da bu işlere su koyuyor.

Baraj yapmıyor, bir de üstüne üstlük çıkmış, yağmur yağmasın diye, yağmur duasına değil, "yağmur yağmasın" duasına çıkıyorlar.

Yağmur yağmasın...Kuraklık olsun; Ankara’da su yetmesin, İstanbul’da su yetmesin, Yalova’da su yetmesin; millet CHP’ye kızsın diye.

Biz hem sorumluluklarımızın farkındayız hem AK Parti’nin yapmadıklarının farkındayız.

Ama buradan söylüyorum: Çok beklersiniz.

Ne Yalova’da, ne Ankara’da, ne İstanbul’da milletimize mahcup olmayacağız.

Çatlasanız da patlasanız da yerel yönetimlerde başarılıyız, Türkiye’de başarılı olacağız.Ve buradan, bu su meselesiyle ilgili bir gerçeği, Yalova’nın konunun farkında olan, meseleyi objektif değerlendiren çok değerli Yalovalıların huzurundan bütün Türkiye’ye ilan ediyorum: Arkadaşlar çalıştılar, bütçelere baktılar.

Yani aslında baraj yapmak, suyu biriktirmek, şehirlere getirmek merkezi yönetimin, dağıtmak belediyelerin işi.

Tayyip Bey’in işine gelmiyor, efendim bu da sizin işinizmiş gibi söylüyor ama bir yandan da baraj yatırımı, temiz su yatırımı için sorumluluğu ortada."AYIRDIĞI YÜZDE 1,5’LUK PARANIN BİLE YÜZDE 10’UNU BU İŞ İÇİN KULLANMIŞ"Bütçeye baktı arkadaşlar.

Bütçede, yatırım bütçesi var ya...

Yani bir şehre su getireceksen, baraj kuracaksan, su getireceksen yatırım bütçesine bununla ilgili para koyacaksın.

İçme suyuna ayrılan kaynak yüzde 1.2! 12,5 Milyar sadece kaynak koymuşlar.

İşin kötüsü geçen sene bu 12,5 Milyarın sadece 752 Milyonunu, yüzde 10’unu harcamışlar, yüzde 90’ı duruyor.

Yani bugün susuzluk var, geçmişte yatırım niye yapılmadı, niye yatırmadı dediğimizde; İktidar partisi ayırdığı yüzde 1,5’luk paranın bile yüzde 10’unu bu iş için kullanmış.Peki belediyeler?

Bunlar 752 milyon yatırım yaparken, AK Parti iktidarı merkezde; belediyeler son bir yılda 129 Milyar liralık su yatırımı yapmışlar.

Yani merkezi yönetimin yaptığının tam 170 katını!

Kamuda suya 752 milyon para harcanırken, hizmet binalarına, beylerin oturup keyif çatacakları makam odalarının üstüne çıkacakları binalara 87 milyar lira harcamışlar.

Yani bir yerde 87 milyar, bir yerde 700 milyoncuk sadece."YALOVA’DAKİ BU İSTİHDAM ALANINI KENDİ KADERİNE TERK ETMEYECEĞİZ"Ayrıca Yalova’da süs bitkisi merkezi heba ediliyor.

Türkiye’de en öncü olduğu alan büyük zorluklar yaşıyor.

Arazinin pahalılığından, başta iş gücü olmak üzere bu konudaki masrafların çokluğundan, yetmezmiş gibi yüzde 20 KDV yükünden dolayı çekilen sıkıntıları biliyoruz.

Yalova’da çiçekçilik organize sanayi bölgesi kurulması gerekir.

Bunu bir kez daha hatırlatıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında KDV’nin yüzde 1’e indirilmesiyle, her türlü teşviğin verilmesiyle, asgari ücretli çalıştıran Yalovalı çiçek üreticilerine asgari ücrete destek teşviklerinin verilmesiyle, Yalova’daki çiçekçinin yüzünü güldüreceğiz.

Yalova’daki bu istihdam alanını kendi kaderine terk etmeyeceğiz."GELİN HEP BERABER TÜM EMEKLİLERE 8’ER BİN LİRA SEYYANEN ZAM VERELİM"Bu meydanda yüzde 75-80 emekli var.

Bu emeklilere bundan sonrası için ayda 10 bin lirayı reva gördüler, 10 bin lirayı.Biz emekli maaşlarına zaten itiraz ediyorduk.

Emekli maaşı 7 bin 500 iken, 'olmaz' diyorduk.

Tayyip Erdoğan çıktı 'En düşük emekli maaşını 10 bin lira yapıyorum' dedi.

Yani 7 bin 500 lira olan emekli maaşı 10 bin olacak.

Bin lira da verip (seyyanen artış kastediliyor) 10 bin yapacağız deyince, Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, bütün milletvekillerimiz Meclis'te eyleme geçtiler.

O 15 gün boyunca, izlediniz mi, 15 gün boyunca Meclis'i terk etmediler.

Dedik ki; emeklilere insanca yaşayacakları bir ücret verelim.

Aslında büyük bir fırsat vardı.

CHP’nin dışında, daha doğrusu AK Parti dışındaki bütün partiler; CHP, DEM, Yeni Yol grubu, İYİ Parti ve nihayet MHP buna 'sefalet ücreti' dedi.

Biz de dedik ki; "Gelin bu sefalet ücretini düzeltelim.

Bize kalsa bizde asgari ücret de 30 bin lira, en düşük emekli maaşı da asgari ücret kadar olsun." Ama madem siz 17 bin lira yaptınız asgari ücreti, gelin en düşük emekli maaşını asgari ücret yapalım.

Gelin hep beraber tüm emeklilere 8’er bin lira seyyanen zam verelim, her emekliye.

Hiç olmazsa bir rahat nefes aldıralım dedik.

Ama bir gün boyunca konuştuk.

Hayatında pazar filesi taşımamışlar, hayatında bir gün bile yoksulluk görmemişler, ömründe bir öğün atlamamışlar.Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri haklarını teslim edelim, bütün muhalefet milletvekilleri büyük bir direnç gösterdiler, büyük bir mücadele ettiler.

Arkadaşlarımız her yolu denedi.

En son oylamadan önce "Durun, bir kere daha düşünün, tekriri müzakere yapalım. 10 bine değil, hiç değilse asgari ücrete el kaldıralım, bir daha düşünün" dediler; dinlemediler.

Arkadaşlarımız Meclis'in kürsüsüne tabut getirdiler, tabut.

O tabutu gördünüz mü tabutu?

O tabutu görmeye AK Parti tahammül edemedi.

Emekliyi tabuta sokmaya utanmıyor, tabutu Meclis'e sokmaya utanıyor!Dur.

Bak şurada bir amcam var, hem de emeklinin kralı.

Bak şunu çek.

İki eliyle yapıyor.

Bakayım bir ekrana bakayım.

Heh.

Televizyon görüyor, ben de amcamı görüyorum.

Sen sloganı söyle ben devam ettireceğim."BU MEYDANI DOLDURAN BU AMCAM BENİM, BU AMCAM BAK BAK"Diyorlar ki; "Bu meydanlar nasıl doluyor?" Efendim yaz oluyor doluyor, kış oluyor doluyor.

Dolu yağıyor doluyor, kar yağıyor doluyor.

Sıcakta doluyor, soğukta doluyor bunu nasıl yapıyorsun?

Vallahi benim görevim bu mikrofonu tutmak, burada deli gibi gelip gitmek.

Bu meydanı dolduran bu amcam benim, bu amcam bak bak.

Sizsiniz siz, siz!Evde pijamayla oturup uzaktan kumandayla muhalefet yapmıyorsunuz, solculuk yapmıyorsunuz, meydanlara taşıyorsunuz.

Hepinize helal olsun!

Hepinize helal olsun!Torun sevmek yerine, torunun geleceğini düşünenlere...

Eşiyle yan yana oturmak, kestane kızartmak yerine memleketin geleceğinde inisiyatif alanlara helal olsun.

Hepinize helal olsun!Demin şarkıyı söylerken diyor ki Muharrem Başkan, "Yalova tarihinin en muhteşem mitingi" diyor.

Yalova tarihinin en muhteşem eylemine, en muhteşem mitingine hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Hepinizi alnından öpüyorum.Buradan, Yalova'dan, Türkiye'de televizyonları başında bizleri izleyen herkese söylüyorum: Eğer çağrıldığınız meydana giderseniz, meydanları doldurursanız, verilen görevi yaparsanız, sesi yükseltir mücadeleyi güçlendirirseniz bizi kimse yenemez.

Sizin o bileğinizi kimse bükemez.Tek başına olanlar, tek başına kalanlar, korkanlar kaybeder.

Yalnızlar kaybeder.

Birlikte olanlar, karşısındaki ne olursa olsun birlikte olanlar kazanır.

Birlikte mücadele edenler kazanır.

Tüm Türkiye'yi mücadeleye davet ediyoruz.

Mücadeleye davet ediyoruz!Bundan önce hiçbir mitinge gitmeyene söylüyorum: Mitingde olmak dünyanın en onurlu ve en kolay işidir.

Çok kolay.

Pijamayı çıkarıyorsun, bir kot pantolon, bir kumaş pantolon giyiyorsun.

Üstüne mümkünse bu kış gününde kalın bir şeyler giyiyorsun.

Onun dışında evde Türk bayrağı varsa alıyorsun, yoksa onu da geliyorsun biz veriyoruz.

Ve meydana geliyorsun.

Sağına soluna bakıyorsun; senin gibi alnı açık, yüreği temiz, çalmayan çırpmayan, ömrü boyunca harama bulaşmayan dünya güzeli insanlar var.

Onlarla omuz omuza veriyorsun, bu düzeni değiştiriyorsun.

AK Parti'nin kara düzenini değiştiriyorsun.Bak sen gelirsen ne olacak?

Buradan evde oturana söylüyorum: Pijamayı çıkarırsan, pantolonu eteği giyersen, meydana gelirsen ne olacak?

Bunların yaptığı gibi asgari ücret 28 bin lira değil, bugün için en azından 39 bin lira olacak.

Emekli maaşı 20 bin lira değil, en azından 39 bin lira olacak.

Emekli maaşı 2,5 çeyrek altın değil, bunlar gelmeden olduğu gibi 8 çeyrek altın olacak.Kredi Yurtlar Kurumu ücreti 4 bin lira oldu şimdi.

Geldiklerinde verilen Kredi Yurtlar Kurumu maaşıyla 1,5 çeyrek altın alınıyordu.

Bugün 4 bin lira.

Bunlardan önceki tutar 15 bin lira.

Her öğrencinin KYK bursu en azından 15 bin lira olacak.Diğer taraftan dünyanın en adaletsiz vergisini veriyoruz. 100 lira vergi topluyor; 11 lirası holding sahibinden, iş adamından, iş kadınından, zenginden ama 88 lirası bu meydandan.

Yüzde 64'ü dolaylı vergi.

Yani fabrikatörle kapıdaki bekçisinin eşit verdiği vergi.

Elektriğe, suya, telefona ya da çocuk bezine, mamaya, çaya, şekere, çorbaya verilen aynı vergi yüzde 64.

Yüzde 24 maaşlardan kesilen gelir vergisi, yüzde 88.

Sadece yüzde 11'i alınması gerekenden alınan vergi."TÜRKİYE AVRUPA BİRLİĞİ'NE GİRECEK, VİZESİZ AVRUPA, YASAKSIZ TÜRKİYE OLACAK"Sen meydana gelirsen vermeyenlerden çok alınacak, garibanlardan, yoksullardan hiç alınmayacak, az kazananlardan az alınacak.

Ama birlikte kazanacağız, adilce bölüşeceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi asla ve asla ne sermayenin, ne iş insanının, ne fabrikatörün düşmanıdır.

Onlara daha çok kazanacakları ama vergilerini adil ödeyip eşitçe paylaşacakları bir düzen sunacağız.Ve Cumhuriyet Halk Partisi döneminde Türkiye'deki gençlerin vize sorunu kalmayacak.

Buradan açıkça ilan ediyoruz: CHP gelecek, Türkiye Avrupa Birliği'ne girecek, vizesiz Avrupa, yasaksız Türkiye olacak!Nasıl belediyelerimiz yapıyorsa, her mahallede devlet kreşleri ve her şehirde devletin yurtları olacak.

Ne öğrencimizi ne emeklimizi sokakta bırakmayacağız.

Barınma sorunu devletin sorunu olacak, yoksulun sorunu olmayacak.

Kimsenin karnı aç, sobası odunsuz, evi soğuk, evladı mutsuz olmayacak.

Böyle bir ülkeyi kurmak için bir tek şeye ihtiyaç var: AK Parti'nin kara düzeni gidecek, Türkiye Cumhuriyeti'nde halkın iktidarı kurulacak!"MUHARREM İNCE: "ERDOĞAN BİR DAHA SEÇİLİRSE DOLAR 100 LİRAYI GEÇER"Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel'in halkı selamlaması ve konuşmasının ardından konuşan Muharrem İnce şu ifadeleri kullandı:"24 yıl önce Erdoğan iktidara geldi. 24 yıl önce bu zadegân iktidara geldiğinde dolar 1 lira 60 kuruştu.

Türkiye’nin Sümerbank’ı vardı, Etibank’ı vardı, Tüpraş’ı vardı, Petkim’i vardı, değerli arsaları vardı, Tekel’i vardı. 24 yılda doları 27 katına çıkardı. 1,60’tan aldı, 43 liraya çıkardı.

Ne zaman artmaya başladı hızlı artış? 2017’de ‘tek adam’ olduktan sonra başladı.Şimdi söylüyorum; Erdoğan bir seçildiğinde doları 2 lira 15 kuruş yaptı.

Sonraki seçildiğinde 20 lira yaptı.

Sonrakinde 43 lira yaptı.

Bir daha seçilirse uzaya çıkar dolar uzaya, 100 lirayı da geçer.Gelir dağılımı adaletsiz, ekonomi istikrarsız, Merkez Bankası prangalar içerisinde.

Gençler özgür değil, üniversite konuşamıyor, basın yazamıyor.

Sendikalar sararmış, gıdaya erişilemiyor, emekliler sürünüyor.

Sınırlarımız delik deşik olmuş; Afganistan’dan yola çıkanlar Çanakkale’ye geliyor.

Ormanlarımız yanıyor, koruyamıyorlar.

Gönderdeki bayrak indiriliyor, koruyamıyorlar.Kirazın tanesi 10 lira.

Karpuz dilimle, altın yarım gramla, zeytinyağı fincanla.

Gençler vize kuyruğunda; umutsuz, hayalsiz, mutsuz.

Taze ekmek kuyruğu ayrı, taze ekmek kuyruğunun yanında bayat ekmek kuyruğu ayrı.

Bu ülkede Milli Piyango vardı; ayın 9’unda, 19’unda, 29’unda çekilirdi.

Spor Toto vardı, Spor Loto vardı.

Envai çeşit kumarı AKP buldu, Erdoğan buldu.

Her yer kumar cenneti.Sıkı durun bir şey söyleyeceğim.

Burası Atatürk’ün yazlık başkenti Yalova, ‘Benim kentim’ dediği yer.

Atatürk’ün yazlık başkentini IŞİD’in karargâhı yaptılar utanmazlar!Ama enseyi karartmak yok.

Çözeceğiz, yolunu bulacağız.

Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenirse hepsi yanlış iliklenir.

Önce hukukun üstünlüğü; bağımsız, etkin, hızlı, tarafsız bir yargı.

Özerk bir Merkez Bankası.

Sadakat yerine liyakat, ihalede rekabet.

Güvenilir ve öngörülebilir bir yatırım ortamı.

İsrafa son veren bir devlet.

Devlete olan güveni yeniden kurmak.

Nitelikli bir eğitim, özgür bir basın, konuşan bir üniversite.

Öncelikli sektörlerini belirtmiş; yazılımla uğraşan, markayla uğraşan bir Türkiye yapabiliriz.

Beş yıldızlı bir demokrasiyle, beş yıldızlı bir turizmi yeniden kurabiliriz."İMAMOĞLU'NUN MEKTUBU OKUNDU: "SEÇİM SANDIĞI MİLLETİN ÖNÜNE BEREKETİYLE GELECEK"CHP Yalova İl Başkanı İsmail Erdem Doğancı, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den yazdığı mektubu okudu:"Atatürk’ün emaneti güzel Yalova, merhaba!Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, güler yüzlü çocuklar, cesur gençler; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sizleri çok özledim.

Her birinizi hasretle kucaklıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarının en özel örneklerini Yalova’da hayata geçirmek için çalışan kıymetli Belediye Başkanım Mehmet Gürel’e teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum.Örgütümüzün güçlü iradesini temsil eden İl Başkanımız İsmail Erdem Doğancı’yı yürüttüğü kararlı mücadele için yürekten kutluyorum.

Bu zor günleri sizlerin onurlu mücadelesiyle aşacağız.

Hep birlikte direneceğiz.

Adaletsizliğe, haksızlığa geçit vermeyeceğiz.Ülkemizin sorunları çok, ama hepsinin ortak bir sebebi var.

Sorunlarımızın ortak sebebi adalet duygusunu yitirmiş, vicdanı körelmiş bu iktidardır.

Ülkeyi yönetenler adaletten uzaklaşırsa memleketin bereketi kaçar.

Ne refah olur ne huzur.

Bugün yaşamakta olduğumuz da tam da budur.

İcraatlarıyla, hizmetleriyle milleti mutlu edemeyen, vatandaşın oyunu gönül rızasıyla alamayan iktidarlar, koltuklarını korumak için baskıdan, zorbalıktan medet umarlar.

Ülkede korku iklimi hâkim olsun diye uğraşırlar.

Maalesef Türkiye’yi bu hale getirdiler.Yapılan bir araştırma, ülkemizde her on kişiden sekizinin yalan yanlış bir suçlamayla haksız yere hapse girmekten endişe ettiğini gösteriyor.

Çünkü vatandaş, devlet yönetimini teslim ettiği iktidarın adaletine güvenmiyor.

İş bulamayan, iş bulsa kazandığı parayla geçinemeyen, borçlanmadan yaşayamayan on milyonlarca dar gelirli, iktidarın ekonomi politikalarından umudu kesti.

Çünkü bu iktidarın aldığı ekonomik kararların özünde, temelinde adalet yok.

Esnaf, çiftçi, tüccar, sanayici iktidarın şekillendirdiği ekonomik, siyasi, hukuki ortama güvenmediği için zor durumda.

Gençler onları bekleyen hayatın belirsizliğinden dolayı umutsuz.

Kadınlar, engelliler, dışlanmaya, ayrımcılığa uğrayan tüm kesimler devletin gücünü yanlarında hissedemedikleri için mutsuz, çaresiz.Milletin tadını, memleketin bereketini kaçırdılar.

Çünkü ülkenin kurumlarının ve kurullarının adaletini söküp aldılar.

Bu büyük acı sorunun adı adalet krizidir.

Önce adalet krizini çözeceğiz, sonra tüm krizler tarih olacak.

Türkiye’yi adalet krizine sokan, siyasi rakibinin diplomasını yargı marifetiyle gasp etmeye kalkan akıldır.

Türkiye’yi adalet krizine sokan, milli iradeyi temsil eden belediye başkanlarının hukukun ve uygulamaların aksine tutuklu yargılanmalarına sebep olan akıldır.

Türkiye’yi adalet krizine sokan bir avuç insanın gücünü, zenginliğini artırmak uğruna milletin, ülkenin zenginliklerinden, devletin imkânlarından mahrum bırakan akıldır.Bu kötü akıl milletin hiçbir sorununu çözemez, çözemiyor zaten.

Geçmişte çözüm diye yaptıklarında ne varsa sonradan hepsi milletin başına büyük bir dert oldu.

Ekonomide öyle oldu, eğitimde öyle oldu, sağlıkta öyle oldu.

Gerçek ve kalıcı çözüm için ilk şart, herkes için her yerde adaleti sağlamaktır.

Biz işte her şeyden önce bunu başaracağız.

Bu büyük ve aziz millet geçim derdi çekmeden, gelecek kaygısı hissetmeden, can ve mal güvenliğinden endişe etmeden yaşayacak.

Bu ülkenin her bir ferdi insanca barınma ve beslenme imkânlarına, en kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine kolayca ulaşacak.

Vatandaş mahkemelere ve tüm devlet kurumlarına gözü kapalı güvenecek.

Yöneticiler vatandaş karşısında haddini bilecek.

Bir kişinin, bir partinin, bir kesimin değil; ortak çıkarlarımızın, ortak değerlerimizin, ortak hayallerimizin iktidarını kuracağız.

Milletin iktidarında milletin hakkı milletin olacak.

Ülkeyi bu hale getirenler vatandaştan, sokaktan, sandıktan kaçamayacaklar.

Seçim sandığı bir müjdeli haber gibi milletin önüne bereketiyle gelecek.

Ülkemiz gayretli, adaletli, liyakatli yepyeni bir yönetime kavuşacak.Ekrem İmamoğlu - Silivri Zindanı'"Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri