Haber Detayı

1930'da keşfedildi ama henüz 1 yaşında bile değil: Plüton'un "hüzünlü" hikayesi
Güncel chip.com.tr
24/01/2026 15:39 (3 saat önce)

1930'da keşfedildi ama henüz 1 yaşında bile değil: Plüton'un "hüzünlü" hikayesi

1930 yılında keşfedilen Plüton, kendi takvimine göre henüz bir yaşını bile bitirmedi. Güneş etrafındaki ilk tam turunu ancak 2178 yılında tamamlayacak olan bu buzlu dünya, kutlama yapamadan gezegenlik unvanını kaybetti. İşte Plüton'un hüzünlü ve merak uyandıran öyküsü.

Güneş Sistemi’nin en ucunda, buzlu karanlığın içinde süzülen Plüton, keşfedildiği günden beri astronomi dünyasının en çok tartışılan figürlerinden biri olmayı sürdürdü.

Eris, Ceres, Makemake ve Haumea gibi cüce gezegen dostları arasında onu bu kadar popüler kılan şey ise bir zamanlar “dokuzuncu gezegen” olarak kabul edilmesiydi.Ancak Plüton’un hikayesi sadece bir unvan değişikliğinden ibaret değil; ardında yüz yılı aşan bir dedektiflik öyküsü barındırıyor.

Her şey, 19. yüzyılda Uranüs’ün yörüngesindeki tuhaf ve Newton fiziğiyle açıklanamayan sapmaların fark edilmesiyle başladı.

Gökbilimciler, Uranüs’ü çekiştiren gizli bir gücün peşine düştüğünde önce Neptün’ü buldu, ancak hesaplamalar hala bir şeylerin eksik olduğunu gösteriyordu.Amerikalı gökbilimci Percival Lowell, Neptün'ün ötesinde başka bir gezegenin daha olması gerektiğini öne sürerek bu gizemli gökcismine “Gezegen X” adını verdi.

Lowell'ın tahminlerinden yola çıkan Clyde Tombaugh, 1930 yılında Arizona’daki gözlemevinde gökyüzünü didik didik etti.

İki farklı tarihte çekilmiş fotoğrafları hızla karşılaştıran bir cihaz kullanarak, yıldızların arasında yer değiştiren o küçük noktayı yakaladı.

Henüz 11 yaşında olan Venetia Burney'nin önerisiyle “Plüton” adı verilen bu yeni komşumuz, bir anda okul kitaplarındaki yerini aldı.Bir yılını bile dolduramadan gelen "rütbe düşüşü"Plüton’un gezegenlik saltanatı, kendi zaman dilimine göre aslında çok kısa sürdü. 2006 yılında Uluslararası Astronomi Birliği, bir gökcisminin “gezegen” sayılabilmesi için gereken kriterleri yeniden belirledi.

Plüton Güneş’in etrafında dönüyor ve kütlesi sayesinde küresel bir şekle sahip olabiliyordu ancak üçüncü şartta sınıfta kaldı: Yörüngesini temizlemek.

Plüton, yörüngesini diğer irili ufaklı uzay kayalarıyla paylaştığı için “cüce gezegen” sınıfına indirildi.

Yine de bu durum, onun beş ayına hükmeden ve en büyüğü olan Charon ile kurduğu eşsiz bağı değiştirmiyor.

Charon, Plüton’un neredeyse yarısı kadar olduğu için ikili, Güneş Sistemi’nde “çift gezegen” sistemine en yakın örneği teşkil ediyor.Plüton'un evrendeki yolculuğu o kadar yavaş ki, bir tam turu, yani bir “Plüton yılı” tam 248 Dünya yılı sürüyor.

Bu da demek oluyor ki, 1930'da keşfedilen bu buzlu dünya, keşfedildiği günden bu yana henüz tek bir yılını bile doldurmadı.

İlk doğum günü kutlaması ise ancak 23 Mart 2178 tarihinde gerçekleşecek.

Üstelik yörüngesi sadece uzun değil, aynı zamanda o kadar eliptik bir yapıda ki, 1979 ile 1999 yılları arasında Güneş’e Neptün’den bile daha yakın bir konuma geldi.İnsan ömrüyle kıyaslandığında oldukça hüzünlü bir durum ortaya çıkıyor: Plüton, gezegen ilan edildiği ilk yaşını bile kutlayamadan unvanını kaybetti ve şu an Dünya üzerinde yaşayan tek bir insan bile muhtemelen onun ilk “yıl dönümüne” şahitlik edemeyecek.

İlgili Sitenin Haberleri