Haber Detayı
Tahliye olmuştu: Ahmet Özer’e 6 yıl hapis
Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve yerine kayyum atanan Ahmet Özer, ‘Kent Uzlaşısı’ kapsamında ‘PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olmak’ iddiasıyla yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan karar duruşmasına, 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Ahmet Özer ve avukatları katıldı.
Duruşmayı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de izledi.TERÖRÜ BENİMSEYECEK BİRİNE BENZİYOR MUYUMKarar duruşmasında son savunmasını yapan Ahmet Özer, “Özgeçmişim, yayınlarım, konuşmalarım terörle yan yana getirilemez.
Mütalaada, iddianamedeki iddialar ileri sürülmeye devam etmiştir.
İddia makamının, savunmamı dikkate almaması esef vericidir.
Bütün haklarım ihlal edildi.
Lehe olan deliller dosyaya konulmadı.
Ben terörü benimseyecek adama benziyor muyum? 64 yaşından sonra belediye başkanı olunca mı örgüt üyesi oldum?
Bu akla vicdana sığmaz.
İrademi kimseye, hele de bir terör örgütüne teslim etmedim.
Bu durum yapmış olduğum işlere de hakarettir.
Biliminsanı ve barışsever bir yurttaş olarak terör dahil, her türlü fiilin karşısında oldum” dedi.Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Ahmet Özer’e ‘silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olmak’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Ahmet Özer temmuz ayında tahliye olmuştu.BAHÇELİ’DEN KARARA TEPKİ MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e verilen hapis cezasına tepki gösterdi.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bahçeli, şunları söyledi:“Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Prof.
Dr.
Ahmet Özer’e, ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçunun reva görülmesinden dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiği gibi ‘Terörsüz Türkiye’ gaye ve gayretiyle de taban tabana zıtlık taşımaktadır.
Bu kararın mahşeri vicdanda hiçbir karşılığı ve makul bir gerekçesi de yoktur.
İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahut kararı sorunludur, adil ve hakkaniyet esaslarıyla tezat ve çatışmalıdır.
Bu nedenle bahse konu mahkeme kararının temyiz aşamalarında düzeltilmesi, adaletin gerçek manada tecelli etmesi samimi dilek ve temennimdir.”