Haber Detayı

Çin'den ABD'ye karşı Asya-Pasifik'te boğucu güç: İngiliz Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü 1000 J-20'lik planı açıkladı
Dünya aydinlik.com.tr
23/01/2026 16:42 (2 saat önce)

Çin'den ABD'ye karşı Asya-Pasifik'te boğucu güç: İngiliz Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü 1000 J-20'lik planı açıkladı

RUSI, Pekin’in 2030’a kadar J-20’leri merkezi, sürekli ve yüksek yoğunluklu bir hava gücü olarak yapılandıracağına dikkat çekti. ABD’nin dağınık F-35 ağına karşı geliştirilen bu model, Asya-Pasifik’te hava üstünlüğünü net biçimde Çin'e getiriyor.

Batı kanadı, Çin'in 2030 yılına kadar Asya-Pasifik bölgesinde yaklaşık bin adet J-20 beşinci nesil hayalet savaş uçağını hizmete alacağını öngörüyor.

Bu değerlendirme 1831’de Londra’da kurulan ve dünyanın en eski savunma ve güvenlik düşünce kuruluşu olarak kabul edilen Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsüne (Royal United Services Institute - RUSI) ait.

RUSI Kıdemli Hava Gücü Araştırmacısı Prof.

Justin Bronk, bu ölçeğin yalnızca niceliksel bir artışa değil, bölgesel hava gücü dengesini tümüyle Çin lehine çevirebilecek yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini belirtti.

ABD'NİN 5.

NESİL GÜCÜ DAĞINIK Defence Security Asia’nın değerlendirmesine göre ise Çin’in beşinci nesil uçakları tek bir ulusal hava kuvveti bünyesinde yoğunlaştırması, Batı’nın müttefikler arasında dağılmış hava gücü modeline kıyasla belirgin bir avantaj yaratıyor.

ABD’nin F-35 filosu sayısal olarak daha büyük olsa da 19 ülkeye dağılmış durumda bulunurken, J-20’lerin tamamı PLAAF envanterinde toplanıyor.

KÖKLÜ DÖNÜŞÜM RUSI tarafından yayımlanan “Rusya ve Çin'in Hava Gücü Tehdidinin Evrimi” (The Evolution of Russian and Chinese Air Power Threats) başlıklı analizde, Çin Hava Kuvvetlerinin (PLAAF) J-20 filosunun 2030’a gelindiğinde dört haneli rakamlara ulaşmasının, bugüne kadar büyük ölçüde ABD ve müttefiklerinin tekelinde bulunan ileri hava gücü kapasitesini köklü biçimde dönüştüreceği vurgulandı.

Prof.

Bronk, “Mevcut eğilimler, 2030’a kadar yaklaşık bin adet J-20A ve J-20S varyantının PLAAF envanterinde yer alacağını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bu tablo, Çin hava gücünün artık yalnızca bölgesel bir unsur değil, yüksek yoğunluklu ve uzun soluklu hava harekâtlarını sürdürebilecek bir kapasiteye ulaştığını ortaya koyuyor.

DÖRT KOLDAN İLERLİYOR RUSI’ye göre bu gelişmenin arkasında, Çin’in hızlanan savunma sanayii üretim temposu, olgunlaşan hava harp doktrini ve yerli motor teknolojilerinde kaydedilen ilerleme bulunuyor.

Özellikle yerli üretim tedarik zincirleri sayesinde J-20 programının dış siyasi kısıtlamalardan etkilenmeden ilerlemesi, Pekin’e stratejik esneklik kazandırıyor.

ASKERİ MİMARİNİN ORTASINDA Analizde, Çin hava gücünün 2020’ye kıyasla “niteliksel olarak farklı bir seviyeye” ulaştığına dikkat çekilirken, bu dönüşümün yalnızca platform kalitesiyle sınırlı olmadığı vurgulandı.

Uzun menzilli füze kabiliyeti, ağ merkezli sensör yapısı, entegre hava savunma sistemleri ve müşterek kuvvet tatbikatlarının giderek daha gerçekçi hale gelmesi, J-20’leri geniş bir askeri mimarinin merkezine yerleştiriyor.

ÜRETİM VE FİYAT AVANTAJI RUSI verilerine göre Çin, 2025’in sonuna doğru yıllık yaklaşık 120 adet J-20A ve J-20S üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.

Bu tempo, ABD Hava Kuvvetlerinin sabit kalan 187 adetlik F-22 filosu ve küresel ölçekte dağılmış F-35 envanteriyle keskin bir tezat oluşturuyor.

J-20’lerin birim maliyetinin 90-110 milyon dolar aralığında tutulması da programın sürdürülebilirliğini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.

BÖLGESEL KRİZ SENARYOLARINDA CAYDIRICILIK Analizde ayrıca J-20’lerin uzun menzili ve hayatta kalma kabiliyetinin, ABD’nin ileri konuşlu üsleri, uçak gemisi grupları ve lojistik hatları üzerinde ciddi bir caydırıcılık etkisi yarattığı ifade edildi.

Bu durumun Tayvan Boğazı, Güney Çin Denizi ve Doğu Asya’daki kriz senaryolarında güç dengesi hesaplarını yeniden şekillendirdiği kaydedildi.

XI'NİN 2049 VİZYONU RUSI, Çin’in J-20 programını münferit bir uçak projesi olarak değil, Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2049 hedefli “dünya çapında ordu” vizyonunun temel unsurlarından biri olarak değerlendirdi.

Bu çerçevede havacılık üretimi, Pekin açısından tamamlayıcı bir askeri kapasite olmaktan çıkarak doğrudan ulusal gücün ana araçlarından biri haline gelmiş durumda.

Kuruma göre 2030’a kadar bin J-20’nin hizmete girmesi, Asya-Pasifik’te hava gücü dengesinde belirleyici bir eşik anlamına geliyor ve bölge ülkelerini caydırıcılık, savunma planlaması ve ittifak mimarilerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor.

İlgili Sitenin Haberleri