Haber Detayı

İran'a casusluk yapan İsrailli sayısında rekor artış: Kirya üssüne kadar sızdılar
Dünya aydinlik.com.tr
23/01/2026 15:02 (2 saat önce)

İran'a casusluk yapan İsrailli sayısında rekor artış: Kirya üssüne kadar sızdılar

Şin Bet raporları, insan kaynağı temelli sızmaların derinleştiğini gösteriyor. Yargıya yansıyan dosyalar, erişimin yer altı üslerine kadar uzandığını ortaya koydu.

İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet’in bu hafta yayımladığı yıllık rapor, İran adına yürütülen casusluk faaliyetlerinde dikkat çekici bir sıçramaya işaret etti.

Rapora göre 2025 yılı boyunca, aralarında Yahudi İsraillilerin ve ülkede yaşayan yabancıların da bulunduğu 25 kişi İran için casusluk yapmakla suçlanarak iddianameye bağlandı.

Şin Bet, İran’ın İsraillileri ajan olarak kullanmaya yönelik girişimlerinin 2025’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 400 arttığını bildirdi.

Raporda, 2024’te de benzer şekilde 2023 ve önceki yıllara kıyasla yüzde 400’lük bir artış yaşandığına dikkat çekildi.

Yalnızca geçen yıl 120 ayrı casusluk girişiminin engellendiği kaydedildi.

Rapora göre İran adına bilgi toplayan Yahudi İsraillilerin büyük bölümü bu faaliyetleri para karşılığında yürüttü.

Şüphelilerin askeri ve sivil tesisleri fotoğrafladığı, çeşitli altyapılar hakkında bilgi topladığı ve bu verileri İran’a ilettiği belirtildi.

KİRYA VE YER ALTI KARARGÂHI DOSYASI Öte yandan İsrail Yüksek Mahkemesi, Ekim 2023’te yürütülen kritik bir soruşturmaya ilişkin gizli tutulan bir ismi ilk kez kamuoyuna açıkladı.

Mahkeme kararına göre Assaf Shmuelevitz adlı şahsın, İran adına faaliyet yürüten üst düzey bir casus olduğu tespit edildi.

Avukat olan ve geçmişte paraşütçü birliklerde görev yaptığı belirtilen Shmuelevitz’in, istihbarat alanında deneyime sahip olduğu belirtildi.

Shmuelevitz'in yedek statüsünü kullanıp kendisini İsrail ordusunda görevli bir yüzbaşı gibi tanıtarak bir hafta boyunca hassas askeri bilgilere eriştiği kaydedildi.

Söz konusu bilgilerin, Tel Aviv’deki Kirya askeri üssü ile Beer Şeva’daki yer altı karargâhına ilişkin olduğu kaydedildi.

Mahkeme dosyasına göre Shmuelevitz, topladığı bu bilgileri doğrudan İran’a aktardı.

Dosya, İran’ın İsrail içindeki insan kaynaklarını yalnızca çevresel hedeflerle sınırlı tutmadığını, askeri komuta merkezlerine kadar uzanan bir sızma stratejisi izlediğini ortaya koyuyor.

Şin Bet raporu ve mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde, İran-İsrail istihbarat savaşının son yıllarda nicelik ve nitelik olarak derinleştiği, iç güvenlik başlığının Tel Aviv açısından daha merkezi bir dosya haline geldiği görülüyor.

İlgili Sitenin Haberleri