Haber Detayı

Dünya yeni bir eşiğinde mi? 1914'teki o senaryo yeniden devrede
özel haber ahaber.com.tr
23/01/2026 15:44 (1 saat önce)

Dünya yeni bir eşiğinde mi? 1914'teki o senaryo yeniden devrede

Küresel güçler arasındaki sert rekabet, art arda gelen nükleer tehditler ve Ukrayna’dan Gazze’ye uzanan kriz hatları, dünyayı 1914 öncesinin karanlık atmosferine sürüklüyor. Üçüncü Dünya Savaşı ihtimalinin yüksek sesle tartışıldığı bu süreçte Türkiye, tarihî tecrübesiyle denge, diplomasi ve arabuluculuk rolünü ön plana çıkararak gerilimin değil çözümün adresi olmayı sürdürüyor. A Haber ekibinin hazırladığı özel dosya, küresel kaosun ayak seslerini tüm yönleriyle gözler önüne seriyor.

Küresel güçlerin bilek güreşi, gerilen fay hatları ve peş peşe gelen nükleer tehditler...

Dünya, 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı'nı başlatan o karanlık sürece ürkütücü derecede benzer bir kaosun içine sürükleniyor.

Saraybosna'da patlayan o tek kurşunun yerini bugün Ukrayna'dan Orta Doğu'ya, Tayvan Boğazı'ndan Kızıldeniz'e uzanan çoklu krizler alırken; Türkiye, tarihî tecrübesiyle 'üstünlerin hukukuna' karşı 'hukukun üstünlüğünü' savunarak barışın ve dengenin kalesi olmaya devam ediyor.

A Haber'in hazırladığı özel dosya, küresel felaketin ayak seslerini mercek altına alıyor.

TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR? 1914'TEN BUGÜNE KARANLIK MİRAS Dünya, tıpkı Birinci Dünya Savaşı öncesinde olduğu gibi büyük güçlerin sert rekabetine sahne oluyor. 1914 öncesi ittifakların keskinleşmesi ve küresel fay hatlarının gerilmesi, bugün modern silahlarla yeniden canlanıyor.

O dönemde Balkanlar'da patlayan tek bir kurşun milyonların hayatını karartırken, bugün benzer bir zincirleme tepki riski tüm dünyayı tehdit ediyor.

Dönemin tanığı Winston Churchill, 'Bizi yıkmaya çalışan bir grup azılı düşmanla karşı karşıyayız.

Özgür insanlar için her şeyi savunmak için buradayız.

Bu nesil ikinci kez dünya savaşı felaketine şahitlik ediyor' sözleriyle o karanlık günleri özetlerken; savaştan sonra ise, 'Şundan son derece eminim ki, bugün kendi kaderimizin efendileri biziz.

İnandığımız sürece zafer bizim olacaktır' ifadelerini kullanmıştı.

YENİ BLOKLAR VE NÜKLEER KIYAMET TEHDİDİ Bugünkü tablo, geçmişin acı hatıralarını aratmayacak kadar tanıdık.

Bir yanda NATO ve ABD ekseni, diğer yanda ise Rusya ve Çin cephesi dünyayı yeniden iki kutuplu bir gerilime hapsediyor.

Silahlar ve haritalar değişse de güç mücadelesi aynı kalırken, nükleer modernizasyon ve hipersonik füzeler yıkım ihtimalini hiç olmadığı kadar büyütüyor.

ABD eski Başkanı Donald Trump, 'Üçüncü dünya savaşına kesinlikle çıkacak.

Bu savaşa çok çok yaklaştık, bizi oraya sürüklüyorlar.

Kim Jong-Un, Çin Devlet Başkanı ve Putin mevcut yönetime saygı duymuyor' sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.

Trump ayrıca, 'Ukrayna'da olup bitenlere bakın, üçüncü dünya savaşı çıkacak.

Nükleer güçler ve mevcut kapasiteler nedeniyle bu savaş öncekilere de benzemeyecek' diyerek nükleer kıyamet uyarısında bulundu.

KÜRESEL BARUT FIÇISI: UKRAYNA'DAN GAZZE'YE GERİLİM HATLARI Gerilim hatları artık dünyanın her köşesine yayılmış durumda.

Ukrayna'da devam eden savaş, Gazze'den Lübnan ve İran'a uzanan krizler, Tayvan Boğazı ve Kızıldeniz...

Her biri bölgesel bir kıvılcım gibi görünse de küresel bir yangını tetikleme potansiyeli taşıyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 'Hiçbir ironi veya şaka yapmadan konuşuyorum.

Çok fazla çatışma potansiyeli var. 3.

Dünya Savaşı ihtimalinden dolayı derin endişe duyuyorum' ifadelerini kullanırken; NATO'nun hamlelerine karşı, 'Ukrayna'daki NATO varlığı ülkeleri üçüncü dünya savaşının eşiğine getirebilir' uyarısını yaptı.

TÜRKİYE: GERİLİMİN DEĞİL ÇÖZÜMÜN ADRESİ İşte bu kaos ikliminde Türkiye'nin duruşu, tüm dünya tarafından dikkatle izleniyor.

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun yaşadığı ağır bedellerden ders çıkaran Ankara, bugün 'denge ve akıl siyaseti' ile hareket ediyor.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'Yeni bir dünya savaşının kimseye faydası olmaz.

Diplomasi ve diyalog tek çıkış yoludur.

Türkiye, gerilirmlerin değil, çözümün parçası olmayı sürdürecektir' diyerek Türkiye'nin arabulucu ve dengeleyici rolünü bir kez daha vurguladı.

İÇ CEPHE TAHKİM EDİLİYOR: MİLLİ BİRLİK VURGUSU Dış politikadaki bu dik duruş, içeride de 'iç cephenin' güçlendirilmesiyle destekleniyor.

Terörle mücadelede kararlılık mesajları verilirken, toplumsal birliğin küresel fırtınalara karşı en büyük kalkan olduğu belirtiliyor.

MHP Lideri Devlet Bahçeli, 'Türkiye, içte birlik ve beraberliğini güçlendirmiştir' sözleriyle bu stratejinin altını çizerken; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Türkiye'nin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğu mesajını verdi.

Tarih bir kez daha uyarıyor: Churchill'in, 'Eğer 1.

Dünya Savaşı'ndan sonra bir arada kalsaydık, güvenliğimiz için ortak önlemler alsaydı bu lanet yeniden başımıza sarılmazdı.

Bu felaketin üçüncü kez başımıza gelmemesi için bir şeyler yapmak insanlığa borcumuzdur' ifadeleriyle dikkat çektiği o büyük hataya düşmemek, bugün küresel siyasetin en büyük sınavı olarak duruyor.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri