Haber Detayı
Danimarka Milletvekili CNN TÜRK'te anlattı! Trump'ın Grönland planına ne diyor? ''Saldırı ABD liderliğinin sonu olur''
ABD Başkanı Donald Trumpın durum odasına geçip, Grönlanda operasyona başlayalım demesi belki de an meselesi artık. Avrupa hiç olmadığı kadar tepkili ve diken üstünde. Peki ABD, NATO müttefiki Danimarka toprağı Grönlanda saldırırsa ne olur? Danimarka, ABD saldırısına hazır mı? CNN TÜRK Dış Haberler Muhabiri Rabia Asel Atmaca, Danimarka Milletvekili Rasmus Jarlov ile konuştu. Danimarkalı vekil, Trump saçmalamaya başladı. Saldırırlarsa, silahlı kuvvetlerimiz hazır dedi.
Danimarka Milletvekili Rasmus Jarlovın ifadeleri şöyle:-Grönland konusunda ne düşünüyorsunuz?
Çünkü ABD Başkanı Donald Trumptan çok açık ve net tehditler geliyor.
Kendisi, Askerî müdahale dâhil olmak üzere, Grönlandı alacağız.
Buna sahip olmamız gerekiyor diyor.Bu çok tehlikeli bir durum ve İkinci Dünya Savaşından bu yana ülkemizin karşı karşıya kaldığı en büyük tehdit.
Büyük bir güç, topraklarımızın ve halkımızın bir bölümünü ele geçirmeye çalışıyor.
Elbette hiçbir ülke bunu kabul edemez.
Umudumuz, Amerikalıların bunu büyük bir çatışmaya dönüştürmemesi yönünde; çünkü bizim, Amerika Birleşik Devletlerinin bir parçası olmak istemeyen toprakları ve insanları öylece teslim etmemiz söz konusu değildir.-Yakın zamanda verdiğiniz röportajlardan birinde, Trump Grönlandı işgal ederse bu bir savaş olur demiştiniz.
Sizce bu nasıl bir savaş olur?Başka bir ülke, bir devletin topraklarının bir bölümünü ele geçirmek amacıyla ülkenize asker gönderirse, elbette karşılık verirsiniz.
Böyle absürt ve felaket niteliğinde bir durumun ortaya çıkması hâlinde, Danimarka Silahlı Kuvvetleri de kuşkusuz karşılık verecektir.
Bu da bizi Amerika Birleşik Devletleri ile bir savaşa sürükler ki bu, Danimarka için de, NATO için de, hatta Amerika Birleşik Devletlerinin kendisi için de tam anlamıyla bir felaket olur.
Çünkü böyle bir durumda ABD, Batı dünyasının lideri olma konumunu da kaybeder.
Müttefiklerine saldıran ve onların topraklarını ele geçirmeye çalışan bir ülkenin liderliğini kimse kabul etmez.Bu nedenle, benim ve pek çok kişinin görüşüne göre, böyle bir senaryo Amerikan liderliğinin sonu olur ve Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerin tamamen çökmesine yol açar.Bu noktaya gelinmemesini umuyoruz.
Bu son derece kötü bir fikir.
Hiçbir hakkınız olmayan başka bir ülkenin topraklarını ele geçirmeye çalışmak doğru değildir.-Şu anda tüm Avrupa sizin yanınızda.
Bir kıta olarak Washington yönetimine karşı duruyorlar.
Ancak bu, Başkan Trumpı hedeflerinden vazgeçirmeye ya da caydırmaya yeterli görünmüyor.
Bu konuda ne söylemek istersiniz?Avrupalı müttefiklerimizden, Kanadadan ve Amerikalıların bu hukuksuz toprak iddiasına karşı bize destek veren pek çok ülkeden aldığımız destek için son derece minnettarız.
Buna karşılık, herhangi bir ülkenin Amerikalıları desteklemesi ise çok büyük bir hayal kırıklığı olur; çünkü ABDnin bu toprak iddiasının arkasında en ufak bir meşruiyet kırıntısı dahi yoktur.
Bu iddia, modern tarihin belki de en gayrimeşru toprak talebi olabilir; zira bunu haklı çıkaracak hiçbir unsur bulunmamaktadır.Grönland üzerinde ABDye ait tarihsel bir mülkiyet yoktur; Grönlandda bir Amerikan azınlığı yoktur; ihlal edilmiş bir anlaşma yoktur; ortada bir tehdit yoktur.
Kısacası, Amerikalıların Grönlandı öylece alabileceklerini düşünmelerini haklı gösterecek hiçbir gerekçe yoktur.
Üstelik buna ihtiyaç da yoktur.
Çünkü hâlihazırda Amerikalılara erişim sağlamış durumdayız; aramızda bir savunma anlaşması bulunmaktadır.
Bu kapsamda, ABD Grönlandda istedikleri kadar asker bulundurabilir, istedikleri sayıda üs kurabilir; tek yapmaları gereken bizimle koordinasyon sağlamaktır.Yani ABD zaten tam erişime sahiptir.
Dolayısıyla bu talep yalnızca tamamen temelsiz olmakla kalmıyor, aynı zamanda mantıktan da yoksundur; çünkü Amerikalılar Grönlandı ilhak ederek, zaten sahip oldukları imkânların ötesinde hiçbir şey elde edemezler.-Başkan Donald Trump, Rusya ve Çinin Grönland için büyük tehditler olduğunu iddia ediyor.
Siz buna katılıyor musunuz?
Gerçekten bu ülkelerden kaynaklanan bir tehdit var mı?Amerikan yönetimi, Grönlanda yönelik Rusya ve Çin kaynaklı tehdidi aşırı biçimde abartmaktadır.
ABD Beyaz Sarayından, Çin savaş gemilerinin Grönlandın her yerinde olduğu ve neredeyse ülkeyi ele geçirmek üzere oldukları yönünde bir anlatı duyuyoruz.
Oysa gerçek şu ki, son on yıldır Grönland yakınlarında tek bir Çin savaş gemisi dahi bulunmamıştır; kelimenin tam anlamıyla yoktur.
Ne Çinin ne de Rusyanın Grönlandda herhangi bir faaliyeti vardır.Bu ülkelerin Grönlandda hiçbir mülkiyeti yoktur; madencilik yapmamaktadırlar; hatta bir konsoloslukları bile yoktur.
Grönlandda bir Çin restoranı bulmak bile zordur.
Çinlilerin Amerika Birleşik Devletlerinde sahip oldukları varlıklar, Grönlanddakinden çok daha fazladır.Dolayısıyla Çinin Grönlandı ele geçirmek üzere olduğu yönündeki bu anlatı tamamen gerçek dışıdır.
Danimarka, Çini ve Rusyayı Grönlanddan tamamen uzak tutmuştur.
Eğer onların Grönlandı ele geçireceğinden endişe etseydik, Amerikalıları yardıma çağırırdık; ancak böyle bir çağrımız yok.Grönlandın daha fazla korunması için Amerikalıların devreye girmesine ihtiyacımız yoktur.
Bununla birlikte, aramızda bir üs anlaşması bulunmaktadır; bu kapsamda ABD isterse asker sevk edebilir.
Bunu yapmamış olmaları da, Çinden kaynaklanan büyük bir tehdit olduğu yönündeki iddialarının doğru olmadığını açıkça göstermektedir.-Diyelim ki ABD Grönlanda saldırdı.
Böyle bir durumda Danimarka olarak ne yaparsınız?Danimarka ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki güç farkının son derece iyi farkındayız.
ABDnin bizden çok, çok daha büyük bir askerî güce sahip olduğu açık.
Bu nedenle, fiziksel olarak bakıldığında Grönlandı işgal etmeleri elbette mümkündür.Ancak bu, karşılıksız olmayacaktır.
Her ülkenin vatandaşlarını koruma ve kendini savunmak için elinden geleni yapma yükümlülüğü vardır.
Böyle bir durum ortaya çıkarsa, Danimarka ve Grönland da aynısını yapacaktır.Bunun yaşanmamasını umuyoruz; çünkü bu hem tamamen absürt hem de felaketle sonuçlanacak bir senaryo olur.
Kim tarafından saldırıya uğrarsak uğrayalım, kendimizi savunuruz.
Müttefiklerimizin de bu süreçte bize destek olmasını umuyoruz.Ancak en büyük beklentimiz, Amerikalıların bunun kendileri açısından da iyi bir strateji olmadığını görmeleridir.
Bu yalnızca mantıksız bir yaklaşım değildir; aynı zamanda ABDnin küresel liderliğini de yok edecek bir stratejidir.
Ve bunun, Amerikalıların çıkarına olamayacağına inanıyoruz.-Başkan Trump sürekli olarak, Danimarkanın Grönlanda yaklaşık 500 yıl önce gittiğini ve bunun Grönlandın Danimarkaya ait olduğu anlamına gelmeyeceğini söylüyor.
Siz bu iddia hakkında ne düşünüyorsunuz?Danimarkanın Grönland üzerindeki egemenliğini sorgulamaya başlamak tamamen saçmalıktır.
Grönland, 1380 yılından bu yana, yani yaklaşık altı buçuk yüzyıldır Danimarkaya aittir.
Bu durum yıllar içinde pek çok uluslararası anlaşmaya açıkça yazılmıştır ve hatta Birleşmiş Milletler tarafından da onaylanmıştır.
Birleşmiş Milletlerde tüm dünya, Grönlandın Danimarkaya entegrasyonu yönünde oy kullanmıştır.Dolayısıyla Grönland yalnızca Danimarkaya ait bir toprak değil, aynı zamanda Danimarkanın ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu karar, 1954 yılında New Yorkta yapılan BM Genel Kurul oturumunda alınmıştır ve Amerika Birleşik Devletleri de bu yönde oy kullanmıştır.
Ayrıca ABD ile imzalanmış, Danimarkanın Grönland üzerindeki egemenliğini tanıyan birden fazla anlaşma da mevcuttur.Bu nedenle, Danimarkanın Grönland üzerinde hukuki bir hakkı olup olmadığını tartışmaya açmak bütünüyle anlamsızdır.
Bunun hiçbir geçerliliği yoktur.-Eklemek istediğiniz bir mesaj var mı?Grönlandın Danimarkanın bir parçası olduğunu anlamak önemlidir; çünkü Grönland halkı bunu istiyor.
Orada yerel bir nüfus, Inuit halkı yaşamaktadır; kendilerine özgü bir kültürleri, dilleri ve kimlikleri vardır.
Buna rağmen, 17 yıldır Danimarkadan ayrılma seçeneğine sahiptirler.
İsteselerdi ayrılabilirlerdi.
Ancak bunu istemiyorlar; Danimarka ile birlikte kalmayı tercih ediyorlar.Bu nedenle altını çizmek gerekir ki burada söz konusu olan, Grönlandın Danimarkadan özgürleştirilmesi değildir.
Bu, Grönland halkının iradesine rağmen, Grönlandı zorla ele geçirmeye yönelik bir girişimdir.
İLGİLİ HABER DÜNYA Davos'ta Trump-Zelenski görüşmesi