Haber Detayı
Sosyal medyada yükselen bir fenomen: Bush Legend
Yapay zekâ ile oluşturulan Bush Legend karakteri, yerli halkların temsili, kültürel sahiplenme ve etik tartışmaları yeniden gündeme taşıyor. Sosyal medyadaki bu yeni fenomenin arka planını inceliyoruz.
TikTok, Facebook ve Instagram’da kendisini “Bush Legend” olarak tanıtan bir hesap, son dönemde hızla popülerlik kazandı.
Kısa ve dikkat çekici videolarda, kimi zaman vücudu toprak boyasıyla kaplı, kimi zaman baştan aşağı haki kıyafetler giymiş Aborijin bir erkek, Avustralya’ya özgü hayvanları ve onlara dair ilginç bilgileri anlatıyor.
Videolara ise didgeridoo (yidaki) ezgileri eşlik ediyor; bu ezgiler bazen geleneksel, bazen de techno remiksler şeklinde karşımıza çıkıyor.Yorumlar incelendiğinde, izleyicilerin büyük bir kısmının bu karakterin enerjisine hayran kaldığı görülüyor.
Hatta bazı kullanıcılar, Bush Legend’ın kendi televizyon programına sahip olması gerektiğini bile dile getiriyor.
Ancak burada kritik bir detay var: Bush Legend gerçek bir kişi değil.
Bu karakter tamamen yapay zekâ tarafından oluşturulmuş.Yapay zekâ ve kültürel temsillerBush Legend örneği, yapay zekânın Yerli halkları, onların bilgilerini ve kültürlerini temsil etmek için giderek daha fazla kullanılmasının bir parçası.
Üstelik bu kullanımın çoğu, ilgili topluluklarla herhangi bir bağ, onay ya da hesap verebilirlik içermiyor.
Bu durum, Yerli halklar açısından yeni ve endişe verici bir kültürel appropriation (kültürel sahiplenme) biçimi olarak görülüyor.@bushlegend.offical the inland Taipan #aussie #animals ♬ Aboriginal Music Didgeridoo - Shamanic Meditation Tribeİzleyiciler bunun yapay zekâ olduğunu biliyor mu?Bush Legend hesaplarının profil açıklamasında görsellerin yapay zekâ ile üretildiği belirtiliyor.
Ancak sosyal medyada hızla video izleyen sıradan bir kullanıcının, profil detaylarına girip bu bilgiyi okuması ne kadar olası?Bazı videolarda yapay zekâ filigranı ya da açıklamada kısa bir not yer alsa da, izleyicilerin büyük bir kısmı bu karakterin gerçek olmadığının farkında değil.
Videolar, sevimli hayvanlardan son derece tehlikeli türlere kadar geniş bir yelpazede içerik sunarak izleyiciyi adeta “oltaya takıyor”.
Yorumlarda, karakterin hayvanlara ne kadar yaklaştığı soruluyor, cesareti övülüyor ve destek mesajları paylaşılıyor.Facebook’ta yapılan bir yorumda şu ifadeler yer alıyor:“Steve Irwin’in sahip olduğu o harika enerjiye sahipsin ve sesini dinlemek çok keyifli.”Oysa övülen ses ve enerji tamamen kurgulanmış durumda.Saygı eksikliği ve çevrimiçi ırkçılıkİnternetteki yerli içeriklerde — ister gerçek ister yapay zekâ ürünü olsun — ırkçı yorumlarla karşılaşmak hâlâ çok yaygın.
Yerli topluluklar arasında sıkça söylenen bir cümle vardır: “Yorumları okuma.”Bush Legend gerçek ve kültürel temellere dayanan bir karakter olmasa da, o da çevrim içi ırkçılıktan muaf değil.
Bazı yorumlarda bu yapay zekâ karakteri yüceltilirken, gerçek yerli halklar aşağılanıyor.
Bu durum, içerik üreticisini etkilemese bile, yorumları okuyan Yerli bireyler üzerinde ciddi bir etki yaratıyor.
Bu gönderiyi Instagram'da gör Keagan John Mason (@bushlegend.offical)'in paylaştığı bir gönderiKim sorumlu?Bush Legend hakkında bilinen tek şey, içeriğin yapay zekâ ile üretildiği ve yaratıcısının Aotearoa Yeni Zelanda merkezli olduğu.
Bu da, karakterin görsel olarak temsil ettiği Aborijin ve Torres Strait Islander topluluklarıyla doğrudan bir bağın bulunmadığını düşündürüyor.Karaktere yöneltilen eleştiriler yakın zamanda bir videoyla yanıtlandı.
Videoda şu ifadeler kullanıldı:“Herhangi bir kültürü ya da grubu temsil etmek için burada değilim.
Eğer bu içerik sana hitap etmiyorsa, sorun değil, kaydır geç.”Ancak bu açıklama, dile getirilen kaygıları karşılamaktan oldukça uzak.
Eğer videolar “sadece hayvan hikâyeleri” anlatıyorsa, neden özellikle bir Aborijin erkeğin görünümü tercih ediliyor?
Bu noktada, söz konusu topluluklara karşı herhangi bir sorumluluk ya da hesap verme yaklaşımı görülmüyor.Yapay zekânın etik boyutuÜretken yapay zekâ, Yerli Kültürel ve Entelektüel Mülkiyet (ICIP) haklarının ihlal edildiği yeni bir alan yaratıyor.
Sorunlar yalnızca temsille sınırlı değil; eğitimden yönetişime, Yerli halkların yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesine yeterince dahil edilmemesine kadar pek çok başlık söz konusu.
Üstelik bu teknolojilerin çevresel maliyetleri de göz ardı edilemeyecek düzeyde.Yakın zamanda açıklanan ulusal yapay zekâ planı ise düzenleme ve koruma konusunda oldukça yetersiz bulunuyor.Yerli halklar, kendi hikâyelerini anlatmak için uzun yıllardır mücadele ediyor.
Yapay zekâ, bu öz belirlenimi zayıflatan yeni bir araç haline gelebilir.
Aynı zamanda, Yerli olmayan kişilerin gerçek Yerli bireylerle temas kurmadan, daha “pürüzsüz” ve “rahatsız etmeyen” yapay içeriklerle yetinmesine olanak tanıyor.Yapay zekâ çağında yeni bir “Blakface”Bugün, yapay zekânın kolay erişilebilir olmasıyla birlikte AI Blakface olarak tanımlanan yeni bir dönemden söz ediliyor.
Yerli olmayan kişi ve kurumlar, yapay zekâ sayesinde Yerli karakterler yaratabiliyor.
Bu karakterler çoğu zaman, farklı kültürleri tek bir potada eriten, yüzeysel ve stereotipik temsillere dayanıyor.Bush Legend’ın kültürel takılar takması ve vücudunun toprak boyasıyla kaplı olması, bu durumun çarpıcı örneklerinden biri.
Bu görseller, derin kültürel anlamlardan yoksun, yüzeysel birer taklit niteliği taşıyor.Daha da endişe verici olan ise, bu yapay karakterlerin paraya dönüştürülebilmesi.
Elde edilen kazancın, içeriklerin esinlendiği topluluklara değil, içerik üreticilerine gitmesi adaletsizlik yaratıyor.
Bir içeriğe etkileşim vermeden önce durup düşünmek gerekiyor:Bu içerik yapay zekâ ürünü mü?Desteğimi gerçekten doğru yere mi veriyorum?