Haber Detayı

'Sanayi bir kastır; bu kası çalıştırmazsak ve kaybedersek, yeniden kazanamayız'
şehir ekonomigazetesi.com
20/01/2026 08:00 (9 saat önce)

'Sanayi bir kastır; bu kası çalıştırmazsak ve kaybedersek, yeniden kazanamayız'

Osmaniye OSB Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Stratejist Fatih Keresteci, ekonomi yönetiminin sanayi ile ilgili bakış açısında ciddi problem olduğunu savunarak, “Sanayi bir kastır. Bu kası çalıştırmazsak, kaybedersek, yeniden kazanamayız.” dedi. Eskişehir Valiliğine atanan Osmaniye Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, zirve öncesi yapılan etkinlikte Radisson’un işleteceği OSB Oteli ile ilgili anlaşmayı imzaladı. Vali Yılmaz, “Sanayinin sadece üretimle değil, hizmet altyapısı ile de desteklenmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

ERAY ŞEN/OSMANİYE Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi (OOSB) 6.

Ekonomi Zirvesi, Stratejist Fatih Keresteci, EKONOMİ Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ve Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz’un katılımıyla yapıldı.

Osmaniye OSB Başkan Vekili Şerif Tosyalı’nın ev sahipliğindeki zirve, çok sayıda sanayicinin katılımıyla gerçekleşti.

Ülke ekonomisinin yaşadığı sorunlar ve 2026 yılına dair öngörülerin konuşulduğu zirvede, dünyadaki güncel gelişmeler de ele alındı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Osmaniye OSB Bölge Müdürü Musa Gönül, bölgenin fiziki kapasitesi ve sanayicilere sunulan hizmetler hakkında bilgi verdi.

Daha sonra söz alan Stratejist Fatih Keresteci, Türk ekonomisinin yaşadığı en büyük sorunun ‘sanayisizleşme’ olduğunu vurguladı.

Bu konuyla ilgili düşüncelerini çeşitli ortamlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de söylediğini belirten Keresteci, “Ben çok önem veriyorum bu hikayeye, çünkü sanayi bir kastır.

Bu kası oluşturmak için yıllarca çalışmamız gerekti.

Bu kası çalıştırmazsak, kaybedersek, yeniden kazanamayız.

Ben ekonomi yönetimi beğeniyorum ama sanayi ile ilgili bakış açısında çok ciddi problem var” diye konuştu.

EKONOMİDEKİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ELE ALINDIOsmaniye Organize Sanayi Bölgesi (OOSB) Başkan Vekili Şerif Tosyalı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 6.

Ekonomi Zirvesi'nde Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ile 2026 yılına ilişkin beklentiler ele alındı.

Küresel ekonomideki gelişmelerin de değerlendirildiği zirve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz ve Stratejist Fatih Keresteci’nin katılımıyla yapıldı.

Keresteci zirvenin açılış konuşmasında Türk ekonomisinin yaşadığı en büyük sorunun ‘sanayisizleşme’ olduğunu vurgularken "Ben ekonomi yönetiminin icraatlarını beğeniyorum ama sanayi ile ilgili bakış açısında çok ciddi problem var” diye konuştu.

Sanayideki sorunların TÜİK rakamlarında da görülebileceğine dikkat çeken Keresteci, “2023 ocak ayında 100 olan imalat sanayi endeksi 2025 ekimde 99.7.

Sanayi 3 yıldır yerinde saymış.

İki sektör, metal sanayi 3 yılda yüzde 6, gıda yüzde 5 büyümüş gibi görünüyor ama bu adetsel büyümek gibi.

İşi döndürmek için çalışıyoruz ama ortada kar yok ve sürdürülebilirlik anlamında ciddi bir problem var” diye konuştu.

Keresteci, gelinen noktada giyim ve tekstil gibi emek yoğun sektörlerin artık Türkiye'de yaşam alanı kalmadığını savundu.

Keresteci konuşmasında dünyada ve Türkiye’de geçen yıl ‘çok konuşulan’ konular hakkında düşüncelerini paylaştı.

Bu kapsamda dünyadaki paradigma değişikliğine değinen Keresteci, “Mesela Trump'ın son Venezuela hikayesi ile beraber dünyanın yaklaşık 50- 60 yıldır üzerine oturmuş olduğu kural bazlı nizamın, geldiğimiz noktada güçlünün sesini daha çok duyurduğu ve kararları verdiği bir dünyaya doğru gidiyoruz” yorumunu yaptı. “ÇOCUKLARIMIZIN KARAKTERİNİ ALGORİTMALAR BELİRLİYOR” Geçen yıl yapay zekanın çok konuşulduğunu anlatan Keresteci, “Benim karakterimi doğduğum ortam ve genetik belirledi ama çocuklarımın karakterini algoritmalar belirliyor.

Yani artık hayatımızı kontrol ediyor.

O yüzden yapay zeka meselesi çok önemli.

Artısı var, eksisi var.

Bunu mutlaka kullanmamız lazım” dedi.

Nadir toprak elementleri konusunun dünyada yükselen bir gündeme dönüştüğünün altını çizen Keresteci, “Çünkü artık dünyada üretim, yani yapay zekada kullanılan maddeler burada, yeni teknolojiler burada, sağlıkta bunları kullanacağız.

O yüzden savaş bunlar üzerine olacak” yorumunu yaptı.

ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin de sanıldığı gibi petrol değil, nadir toprak elementleri olduğunu iddia eden Keresteci, “Dünyanın en büyük petrol zengini ülkesi Venezuela.

Toplam rezervin yüzde 18'i var ama o petrol çıkarılması en zor olan petrol.

Venezuela'da en çok olan şey ise tantal, niyobyum ve toryum.

Yani bunlar için girdi aslında o bölgeye” ifadesini kullandı. “SU DA ARTIK NADİR TOPRAK ELEMENTİ” Nadir toprak elementlerine suyu da eklemek gerektiğini dile getiren Keresteci, şöyle devam etti: “Çünkü su da gittikçe nadir olmaya başlıyor ve kullanım alanı olarak büyük sıkıntı var.

Mesela bir mikroçipin üretilmesi için 34 litre saf suya ihtiyaç var, 34 litre saf su için de 60-70 litre su lazım.

Tayvan'da meşhur bir çip fabrikasının günlük su tüketimi İstanbul'un günlük su tüketiminin yüzde 18'i.

Yani bu nadir elementler çok önemli.” “FAİZDE 2026’NIN İLK YARISI 2025’İN DEVAMI GİBİ” Yurt içinde ise gelir dağılımındaki adaletsizliğin çok konuşulan konular arasında öne çıktığını söyleyen Keresteci, “Gelir dağılımında öyle bir bozulma var ki homojen bir ekonomiye sahip değiliz” dedi.

Keresteci 2026 yılında faiz, enflasyon ve döviz kuru konularında şu öngörülerde bulundu: “Merkez Bankası faizi indirecek. 2026'nın ilk yarısı 2025'in devamı gibi olacak.

Ama 2026'nın ikinci yarısı, seçim de artık yaklaşıyor olduğundan dolayı yavaş yavaş vanalar gevşetilecek.

Seçim baz senaryomda 2027 ekim gibi.

Enflasyonu ise sene sonu yüzde 24 bekliyorum.

Döviz kurunda normal şartlar altında 2026 sonunda dolar 50 TL’nin altında olur, normal şartlar altında ama.

Normal derken; inşallah bir daha böyle bir deprem görmeyiz, bir savaş hali falan olmaz, siyasette beklenmedik bir şey olmaz, onu kastediyorum. 2026 bence 2025'in devamı gibi ama Türkiye'nin sorunu nicelik değil, kalite.

Türkiye bir kalite problemi yaşıyor.

O sorunla beraber aslında bizim o temel ekonomik sorunlar devam edecek gibi görünüyor.” MUNYAR: GEÇEN YIL KONKORDATO REKORU KIRILDI EKONOMİ Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, 2025’in ekonomide çok zor bir yıl olduğunun altını çizdi.

Birçok şirketin ciddi sıkıntı yaşadığını belirten Munyar, “Konkordato konusunda rekor kırıldı, iki binin üzerinde ve son üç yılın toplamından daha fazla konkordato yaşandı.

Aynı zamanda bankaların riskli kredilerinin rakamları çok büyüdü.

Bunların bir bölümünü bankalar alacak satışı olarak yaptılar ve sattılar” dedi.

Enflasyonla mücadele programına değinen Munyar, “2026 yılı 2025'in bir benzeri olacak ama araya dışarıdan bir sıkıntı girmez, içeride de siyasi anlamda bir sıkıntı yaratmazsak, çok fazla gerginlikler yaşamazsak o zaman gerçekten de öyle devam eder diye düşünüyorum” yorumunu yaptı.

Bu arada, Türkiye’de yapay zeka kullanım oranının dünya ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çeken Munyar, sadece kullanıcı değil, üretici olarak da öne çıkmak için çalışılması gerektiğini kaydetti.

Vahap Munyar ile Şeref Oğuz'un sorularını yanıtlayan Stratejist Fatih Keresteci, Türk sanayisinin önemli gündem maddelerine ilişkin görüşlerini açıkladı.

Düzenlenen panelde 2026 yılına dair öngörüler ile Türkiye ile dünyadaki ekonomik gelişmeler üzerinde değerlendirmeler yapıldı.

OĞUZ: ORTALAMA ZEKA DÜZEYİMİZ DÜŞÜYOR EKONOMİ Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz, toplumlardaki nitelikli insan ve zeka seviyeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Her toplumun yüzde 2’sinin üstün zekalı grubuna girdiğini söyleyen Oğuz, “İster Afrika olsun, ister Amerika, dini, inancı, coğrafyası, rengi ne olursa olsun ama o ülkenin kaderini o yüzde 2'ye nasıl davrandığı belirliyor” ifadesini kullandı.

Kabul edilebilir ortalama zekanın IQ seviyesi olarak 90 kabul edildiğini, Türkiye’nin ortalama zekasının ise son 30 yılda 92’den 86’ya düştüğünü söyleyen Oğuz, yapay zeka kullanımının bu düşüşün nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.

Şeref Oğuz, şöyle devam etti: “Cep telefonum benden akıllı.

Yön bulma özelliklerimi kaybettim.

Karakök almayı üniversite mezunu öğrencilerin yüzde 17'si bilebiliyormuş Bir tuşu var, basıyorsun gösteriyor, daha ne uğraşayım diye diye pek çok işimizi oraya verdik ve (zekamızı) aşağı doğru getirmeye başladık.

Yapay zekasız kalmayın ama yapay zeka ile aranızda bir mesafe koyun.

Vicdanından, akıl süzgecinden geçirmediğin hiç bir yapay zekanın sana faydası yoktur.” “BEYİN GÖÇÜ, EN KORKUNÇ AÇIKTIR” Beyin göçü sorununa dikkat çeken Şeref Oğuz şöyle konuştu: “Ekonomide her türlü açığı kapatacak güçteyiz.

Cari açıkla da finansal açıkla da baş edebiliriz ama beyin göçü açığı en korkunç açıktır.

Çünkü entellektüel insanlarını başkalarına veriyorsun.

Zaten yüzde 2 olan kısımları iktidara taşıma konusunda sıkıntın varken olanlar da gidiyor.” “AR-GE ‘ARAKLA GETİR’E DÖNÜŞÜYOR” Şeref Oğuz, bir sanayicinin Ar- Ge çalışmalarına yeterli destek verilmediği yönündeki sözlerini şöyle yorumladı: “Ar-Ge'nin eskiden yasası yoktu, çıkardık.

Kaynak yoktu, kaynak aktardık.

Yalnız burada Ar-Ge'nin mantığına ters düşen bir şeyi unuttuk.

Şimdi farklı olandan korkan, bize benzemeyenden nefret eden, rakiple düello yerine pusu kuran, akıl yerine kurnazlığı, sabır yerine telaşı, merak yerine biatı, bilgi yerine kanaati, özgün yerine taklidi, ödül yerine cezayı, liyakat yerine sadakati koyan bu kültürel yapı ne yazık ki bizde doğal olarak Ar-Ge’yi ‘arakla getir’e çeviriyor.” Osmaniye OSB, sürdürülebilir ve güvenli sanayi modeliyle öne çıkıyor Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi’nde (OOSB), altyapı, enerji, çevre ve afet yönetimi alanlarında kapsamlı bir dönüşüm yürütülüyor.

Atık su, su, elektrik ve acil müdahale yatırımlarıyla sanayicilere kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir üretim ortamı sunuluyor.

Son yıllarda altyapı, çevre, enerji, güvenlik ve afet yönetimi yatırımlarına hız veren OOSB, üretim kapasitesini artırırken, sanayicilere sunduğu yaşam ve çalışma güvenliğini üst seviyeye taşıyor. 1994 yılında 100 hektarlık bir alanda kurulan ve bugün 800 hektara ulaşan Osmaniye OSB, 119 sanayi tesisinde 13 bin 500 kişiye istihdam sağlıyor.

OOSB Başkan Vekili Şerif Tosyalı, ‘altyapısı güçlü, çevreyle uyumlu, afetlere hazır ve sürdürülebilir büyümeyi önceleyen bir OSB modeli’ oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu hedef doğrultusunda Atıksu Arıtma Tesisi’nde (AAT) gerçekleştirilen kapasite artışının bu yaklaşımın somut bir göstergesi olduğunu aktaran Tosyalı, 2009 yılında günlük 3 bin 600 metreküp kapasiteyle hizmete giren tesisin, yapılan yatırımlarla 7 bin 600 metreküp/gün kapasiteye ulaştığını vurguladı.

Tosyalı, tesisin Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne tam uyumla çalıştığını ve bugüne kadar herhangi bir çevresel yaptırımla karşılaşılmadığını kaydetti.

Artan sanayi üretimiyle birlikte su arz güvenliğinin stratejik önem kazandığını ifade eden Tosyalı, arıtılmış atık suyun ileri arıtma teknolojileriyle yeniden proses suyu olarak kullanılmasına yönelik geri kazanım (Rejenerasyon) projeleri üzerinde fizibilite çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

Şerif Tosyalı, uzun vadede ise deniz suyu arıtımı (desalinasyon) yoluyla OSB’nin su ihtiyacını güvence altına almayı hedefl ediklerini dile getirdi.

Su altyapısı ve yol yatırımlarıyla üretim sürekliliği OOSB’de üretimin kesintisiz devamı için içme ve proses suyu altyapısının yenilendiğini aktaran Tosyalı, Filmasin Köprü–Cezaevi Depo hattında 1.800 metrelik yeni polietilen su hattının tamamlandığını, farklı bölgelerde ise yeni yenileme projelerinin planlandığını söyledi.

Bunun yanı sıra bölge içi trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla 1.500 metrelik çevre yolunun tamamlandığını, parke yolların asfalt yola dönüştürülmesi kapsamında yaklaşık 94 bin metrekare BSK asfalt çalışmasının hizmete alındığını belirtti.

Afetlere karşı donanımlı OSB modeli Şerif Tosyalı, OOSB’nin afet ve acil durum yönetimi alanında da önemli bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekti.

Bu kapsamda, tam donanımlı yeni bir arama-kurtarma aracının envantere alındığını, 19 tonluk yeni itfaiye aracının tedarik sürecinin tamamlandığını ve AFAD akreditasyonu için en az 30 kişilik profesyonel bir ekip kurulmasının hedeflendiğini aktardı.

OSB bünyesinde iki adet, aynı anda dört helikopter inişine uygun heliport sahasının hizmete alındığını, 1.000 ton kapasiteli yangın söndürme havuzunun ve AFAD eğitim yapısının tamamlandığını da sözlerine ekledi.

Güvenlikte dijital entegrasyon Bölge güvenliğini üst seviyeye taşımak amacıyla kamera sistemleri ve Plaka Tanıma Sistemleri’nin (PTS) tamamen yenilendiğini ifade eden Tosyalı, bu sayede giriş-çıkışların daha hızlı ve etkin şekilde denetlendiğini söyledi.

Bir sonraki aşamada, OSB içindeki tüm sanayi tesislerinin kamera sistemlerinin merkezi bir yapıda entegre edilerek 7/24 izleme ve kontrol sağlanmasının hedefl endiğini belirtti.

Enerjide kesintisiz ve yeşil üretim Enerji yönetiminin rekabet gücü açısından kritik olduğunu vurgulayan Tosyalı, OOSB Elektrik Birimi’nin 7/24 esasına göre çalıştığını ve sanayicilere kesintisiz enerji sağladığını kaydetti.

OOSB bünyesinde yaklaşık 7,5 MW, bölge genelinde ise 210 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerinin aktif olarak devrede olduğunu belirten Tosyalı, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla hem maliyet avantajı hem de çevresel fayda sağlandığını ifade etti.

Tarım, inovasyon ve sosyal altyapı yatırımları OOSB bünyesinde yürütülen sera faaliyetlerinin de sürdürülebilirlik vizyonunun bir parçası olduğunu aktaran Tosyalı, muz seralarında verim ve kaliteyi artırmaya yönelik optimizasyon çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

Toz kaynaklı kalite kayıplarını önlemek için yeni havalandırma sistemleri kurulduğunu belirten Tosyalı, alternatif yüksek katma değerli ürünler için avokado, ananas, ejder meyvesi ve kivi gibi ürünlerde deneme ve fizibilite çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. "Hedefimiz uzun vadeli ve dirençli büyüme" Şerif Tosyalı, yapılan tüm yatırımların ortak paydasının sanayicilere uzun vadeli, güvenli ve sürdürülebilir bir üretim ortamı sunmak olduğunu vurgulayarak, “Osmaniye OSB olarak güçlü altyapı, çevreye duyarlı üretim, afetlere hazır tesisler ve doğru kurgulanmış enerji yönetimiyle bölgesel kalkınmaya katkı sunmaya kararlılıkla devam ediyoruz” dedi. 5 yıldızlı OSB Oteli haziranda açılacak 86 yataklı, 5 yıldızlı otel yapılıyor.

Osmaniye OSB Oteli’nin 2026’nın haziran ayında açılması planlanıyor.

İş dünyası ve yatırımcılar açısından önemli bir ihtiyacı karşılayacak tesisi, uluslararası marka Radisson işletecek.

Yaklaşık 600 milyon lira maliyeti olan otelin işletmesi ile ilgili anlaşmaya Osmaniye Valisi ve OOSB Yönetim Kurulu Başkanı Dr.

Erdinç Yılmaz ile Radisson Hotel Ülke Direktörü Baran Türkel imza attı.

Osmaniye’de beş buçuk yıl görev yaptıktan sonra geçtiğimiz günlerde Eskişehir Valiliğine atanan Dr.

Erdinç Yılmaz, yeni görev yerine gitmeden önce Osmaniye’ için son bir yatırımı daha hayata geçirdi.

Vali Dr.

Yılmaz, Osmaniye OSB’nin güçlü bir üretim, ihracat ve lojistik trafiğini yönettiğini belirterek, “Bu ekosistemin sağlıklı işlemesi hem bölgemiz hem ülkemiz için büyük önem taşıyor.

Bu sebeple sanayinin sadece üretimle değil, hizmet altyapısı ile de desteklenmesi gerekiyor” dedi.

Otel projesinin bu anlayışla hayata geçirildiğini vurgulayan Vali Dr.

Yılmaz, “Osmaniye OSB’nin yatırımcı dostu vizyonunu güçlendirecek, bölgenin cazibesini, rekabet gücünü ve kurumsal niteliğini daha da ileriye taşıyacak” diye konuştu

İlgili Sitenin Haberleri