Haber Detayı
Milyarderlerin sayısı 3 bini aştı: Toplam servetleri 18,3 trilyon dolar
Oxfam’ın küresel eşitsizlik raporuna göre, dünyadaki milyarder sayısı ilk kez 3 binin üzerine çıkarken, toplam servetleri 18,3 trilyon dolara ulaştı. Yardım kuruluşu, hükümetlerin yoksulluk ve işsizliğe karşı yükselen protestoları bastırdığını, buna karşın zenginlerin artan siyasi etkisine boyun eğdiğini vurguladı.
Dünyada milyarderlerin serveti rekor seviyelere ulaşırken, yoksulluk ve açlıkla mücadelede küresel ilerleme durma noktasına geldi.
Oxfam’ın yıllık küresel eşitsizlik raporuna göre 2025’te milyarder sayısı ilk kez 3 binin üzerine çıktı.
Bu grubun toplam serveti 18,3 trilyon dolara ulaşırken, 2020’den bu yana servet artışı yüzde 81 oldu.
Oxfam, söz konusu artışın 8,2 trilyon dolara denk geldiğini ve bu miktarın küresel yoksulluğu defalarca ortadan kaldırmaya yetecek büyüklükte olduğunu belirtiyor.
Buna karşın rapor, hükümetlerin sıradan vatandaşlar yerine giderek daha açık biçimde zenginlerin çıkarlarını koruduğunu savunuyor.
Oksijen'in derlediği rapora göre son bir yılda Afrika, Asya ve Latin Amerika’da eşitsizliğe karşı gençlerin öncülük ettiği protestolar yaygınlaştı.
Ancak yolsuzluk, kemer sıkma politikaları, işsizlik ve hayat pahalılığına karşı düzenlenen bu eylemler çoğu ülkede dikkate alınmak yerine sert biçimde bastırıldı.
Oxfam raporunun yazarlarından Max Lawson, hükümetlerin “özgürlüğü değil serveti savunmayı” tercih ettiğini söyledi.
Oxfam'a göre oligarşi yükseliyor Lawson’a göre ekonomik gücü elinde tutan kesimler artık siyasi olarak da daha etkili.
Raporda, milyarderlerin siyasi makamlarda yer alma olasılığının sıradan bir vatandaşa kıyasla 4 bin kat daha fazla olduğu belirtiliyor.
Ayrıca dünya genelindeki medya şirketlerinin yarıdan fazlasının ve en büyük 10 sosyal medya platformunun dokuzunun milyarderlerin mülkiyetinde olduğu vurgulanıyor.
Doğu Afrika’da çalışan sosyal adalet aktivisti Wanjira Wanjiru, eşitsizliğin etkilerinin Kenya’nın başkenti Nairobi’deki Mathare gecekondu bölgesinde açıkça görüldüğünü söylüyor.
Temel su ve sanitasyon hizmetlerinden yoksun mahallelerin hemen yanında, zenginlere ait golf sahalarının sürekli sulandığını belirten Wanjiru, hükümetlerin eğitim ve sağlıkta kemer sıkma uygularken büyük şirketlere vergi muafiyetleri tanıdığına dikkat çekiyor.
Buna rağmen genç kuşakların tepkisinin büyüdüğünü belirten Wanjiru, Kenya’da son yıllarda düzenlenen protestoların bu eğilimin bir göstergesi olduğunu savunuyor. “İnsanlar baskı altında kaldığında her zaman isyan eder” diyen Wanjiru, bu sürecin küresel ölçekte bir karşı dalga yaratabileceğini ifade ediyor.
Benzer bir tablo Nepal’de de yaşandı.
Eylül 2025’te yolsuzluk ve siyasi elitlere karşı düzenlenen protestolar günlerce sürdü ve hükümetin düşmesiyle sonuçlandı.
Göstericilerin hedeflerinden biri, ülkenin tek milyarderi ve aynı zamanda milletvekili olan Binod Chaudhary oldu.
Protestolara katılan siyasi danışman Pradip Gyawali, zenginlerin siyaset üzerindeki etkisine karşı “yeni bir devrim” mesajı verdiklerini söyledi.
Zenginlerin desteklediği politikalar hayata geçiyor Oxfam’a göre milyarderlerin siyasi etkisi yalnızca bağışlar ya da medya gücüyle sınırlı değil.
Raporda, zenginlerin bizzat siyasi makamlara gelmesi ya da seçim kampanyalarını finanse etmesiyle bu etkinin daha da görünür hale geldiği ifade ediliyor.
ABD’de yapılan araştırmalara atıf yapan Oxfam, zenginlerin desteklediği bir politikanın hayata geçme olasılığının yüzde 45’e çıktığını, karşı çıktıkları politikaların ise yalnızca yüzde 18 ihtimalle kabul edildiğini aktarıyor.
Rapora göre küresel eşitsizlik derinleşirken, hükümetlerin tercihi giderek daha net hale geliyor: Oxfam, birçok ülkede demokrasinin yerini fiilen oligarkların çıkarlarını önceleyen bir siyasal düzenin aldığını savunuyor.
Konut yatırımında rekor getiri: Bir ilde fiyatlar 5 yılda 13 katına çıktıEkonomi