Haber Detayı

İş dünyası 2026’ya temkinli girdi
şehirler ekonomim.com
18/01/2026 19:59 (2 saat önce)

İş dünyası 2026’ya temkinli girdi

Ekonomide yaşanan dalgalanmalar nedeniyle zor bir yıl geçiren iş dünyası, 2026’ya temkinli giriyor. Karadeniz Ticaret ve Sanayi Odaları başkanları, yeni yılda finansmana erişimin sağlanmasını, faizlerin düşmesini, kredi olanaklarının açılmasını ve döviz kurlarında istikrarın sağlanmasını öncelikli hedef olarak görüyor.

Karadeniz Bölgesi Ticaret ve Sanayi Odaları Başkanlarının yeni yıla ilişkin beklenti ve değerlendirmeleri şöyle: Gümüşhane TSO Başkanı: İsmail Akçay, “ Yüksek faiz oranları yatırımcının önündeki en büyük engeldir.

İş dünyamız ilk olarak 2026’dan yüksek faiz oranlarının düşmesini, üretim ve istihdamlarının kesintisiz devam edebilmesi için finansmana kolay erişebilmeyi bekliyor.

İş dünyası finansmana kolay eriştiği takdir de, düşük faiz oranları ile mevduata ulaştığı sürece yatırım yapmaktan çekinmeyecektir.

Yapılan yeni yatırım da istihdama ve ekonomiye artı katma değer olarak geri dönecektir.

İş dünyamız ayrıca direkt olarak üretime istihdama katkı sunacak bölgesel teşvik sisteminin hazırlanmasını ve hayata geçirilmesini bekliyor.

Bürokratik süreçlerden arındırılmış sade ve bölgesel kalkınmayı hedefleyen özel teşvik sistemi iş dünyamıza bu konuda yeni bir ivme kazandıracaktır.

Ayrıca nitelikli personel ve teknik personel bulma konusunda sorun yaşayan iş dünyamız 2026 yılında Mesleki eğitime daha fazla önem verilmesini bu doğrultuda gençlerimizi mesleki eğitime özendirici bir eğitim modelinin uygulanmasını bekliyor.

İş dünyamız ayrıca yurtdışı gezilerinde ve ticari faaliyetlerinde yaşadığı vize sorunlarının çözümü noktasında kolaylıklar yanında artan vergi yüklerinin azaltılmasını bekliyor.”  2026’dan beklentimiz yok.

Mevcudu koruyalım yeter  Sinop TSO Başkanı Salim Akbaş, “ Devletin ortaya koyduğu orta vadeli plan tutmayınca sanayicinin, tüccarın, esnafın planı programı tutmadı.

Çünkü söylenenler farklıydı orta vadeli programa ne kadar itibar ediyor sanayici ya da tüccar ama devletin açıkladığı bazı bilgileri kendine yol haritası çizerken rota olarak belirliyor.

O tutmadı tutmayınca üyelerimiz arasında da benzer sıkıntıları yaşayan çıkmaya başladı.

Net bir rakam veremeyeceğim ama Sinop’ta bir önceki ay Kısa Çalışma Ödeneği alanların sayısı bir önceki yıla göre, iki katına çıkmış (Kapatılan İşletmeler devletin verdiği işsizlik maaşları)  Şuan Sinop’ta Tekstil sektöründe 6 dolayında işletme faaliyetini sonlandırdı 1300 ‘e yakın çalışan işini kaybetti.

Dolayısıyla kötüye giden bir senaryo var.

Tüm bunların yanında bu son dönemde Yapay Zeka Kontrollü vergi denetimleri, vergi denetmenlerinin sahada yaptığı çalışmalar insanları biraz ürkütüyor.

İşte geçen ay bütçe torba Yasada çıkan 2026’dan başlayacak olan harç ve vergiler yeni maliyetler geldi.

Dolayısıyla 2025’i yönetenlerin anlattığı gibi geçiremedik Enflasyon beklentisi 20’ler seviyesinde iken 32’ler seviyesinde, Yani 3 yıldan beri dişinizi sıkın enflasyonu tek haneye getireceğiz denilen 2025 ve 2026 takvimi ciddi şaştı.

Bir başarı göremedik. 2026 yılı için de mevcudu koruyalım başka bir şey istemiyoruz konuşulmaya başlandı.

Yani yeni yıldan beklenti fazla değil faizler düştü ama para bulamayınca faizi isterse sıfır yapın çünkü Bankalar müşteri seçiyor para vermiyorlar.

Yani çok fazla bir beklentimiz yok mevcudu koruyalım işyerleri kapanmasın yeter.

Faiz inmeli, kredi muslukları açılmalı  Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, “Ekonomik anlamda zorlu bir süreç dövizin baskı altında olması, faizlerin yüksek olması bizim özellikle Düzce’de ki ihracatçı firmalarımızı çok kötü etkiledi.

İhracat rakamlarımızda düşüş söz konusu işçi maliyetleri dış ülkelere Mısır gibi ülkelere baktığımız zaman çok yukarda kaldığından dolayı rekabet gücümüzü özellikle de Avrupa’daki rekabet gücümüzü epey zedeledi.

Yani 2025 özellikle ihracatçı firmalar için kötü bir yıl oldu. 2026 içinde bu ekonomik tedbirler tabi ki devletin politikasını destekliyoruz.

Ama çeşitli teşvikler olmazsa ve bu faiz, enflasyon aynı zamanda döviz baskısı biraz gevşemezse 2026’da da özellikle ihracatçı firmalarımızın sıkıntı çekeceğini ve rekabet güçlerinin azalacağını görebiliyoruz.

Bunları ihracatçı firmalarla yaptığımız toplantılarda da firmalarımız bu şikâyetlerini dile getiriyorlar.

Yani faizlerin inmesi, kredi musluklarının açılması, döviz kurunun hak ettiği yere gelmesi temel beklentimiz bunların mutlaka olması lazım.

Demir Çelik sektörü dış etkenlerden korunmayı bekliyor  Karabük TSO Başkanı Fatih Çapraz; “ Öncelikle finansa erişimi kesinlikle ilk sırada tutmak ve düşük faizi bir şekilde sağlamamız lazım.

İş dünyası bu yönde büyük beklenti içinde.

Öte yandan bazı sektörlerde ciddi manada devlet sübvansesine ihtiyaç var.

Tekstil sektörü maalesef kan ağlıyor.

Demir Çelik sektörü de artık biraz desteklenmeyi dış etkenlerden korunmayı bekliyor.

Çin, malum.

AB sattığımız ürünlere kotalar getiriyor.

ABD’de zaten yüzde 25 kota var.

Bir yüzde 25 daha getirip yüzde 50 yaptı.

Genel olarak insanlar biraz karamsar.

Ama ben kendi işimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim 2023 ve 2024 bizim için iyi yıllar değildi.

Ama üretime bakıyorum 2025 üretimin o yıllara oranla daha iyi.

Üretim tonaj olarak biraz iyi ama bu kez de karlılık çok düştü.

Neden Yüksek faiz politikası, finansa erişim sıkıntısı, kullanmış olduğumuz kredilerin yüksek faizle kullanmak zorunda kalıyor olmamız kar oranını maalesef düşürdü.

Bir de özellikle son 3-4 yılda Türkiye’de çok ciddi manada artık üreticinin birinci maliyet kalemi işçilik oldu artık.

Mesela Karabük özelinde baktığımız zaman 2000 ila 2022 yılları arasında işçilik maliyetlerimiz hep, üçüncü ve dördüncü sıralarda yer alıyordu.

Doğalgaz, elektrik, sarf malzemeleri öndeydi ama artık sonlarda bu sıralama değişti.

İşçilik maliyeti ön plana çıktı.

Özellikle ağır sanayide çok ciddi bir yük getirdi.

Bunun, için asgari ücretin sektörel bazda belirlenmesini talep ediyoruz.

İş dünyasının nitelikli eleman sorununa çözüm içinde Endüstri Meslek Liselerine ve Meslek Yüksek Okullarına ciddi oranda önem verilmeli diye düşünüyoruz.” Finansmana erişim sağlanmalı.

Faiz oranları düşmeli Merzifon TSO Başkanı Nail Almaç:  “ Döviz kurunun görece stabil seyrettiği ancak enflasyonun yüksek olduğu mevcut ekonomik ortamda, imalatçı ve ihracatçı firmalarımızın maliyetleri önemli ölçüde artmaktadır.

Bu durum, firmalarımızın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü azaltmakta ve pazar payı kaybı riski doğurmaktadır.

Sanayicilerimizin faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve üretimlerini koruyabilmeleri için düşük faizli, uzun vadeli “Nefes Kredisi” veya benzeri finansman desteklerinin yeniden sağlanması gerekmektedir.

Tekstil sektöründe faaliyet gösteren birçok firma, artan maliyetler ve talep daralması nedeniyle üretimlerini durdurma noktasına gelmiş; bazı firmalar işçi çıkarmaya ve makine satışına başlamıştır.

Tekstil sektörüne özel destek paketleri hazırlanarak firmaların rekabet gücü artırılmalıdır.”   2025 ayakta kalanlar 2026’da adım atabilirler Ereğli TSO Başkanı Arslan Keleş,  “  Yeni yıldan beklentimiz Öncelikli beklentimiz faizlerin inmesi, kredi musluklarının açılması, döviz kurunun hak ettiği yere gelmesi ki ihracatta tekrar elimiz güçlensin.

Sürdürülebilir bir vergi politikası, iş dünyası üzerinde artan vergi denetimlerinin ve baskıların bir şekilde artık somut veriler üzerine oturtulması gerektiğini düşünüyorum. 2026’ dan 2025’e göre daha umutluyuz.

Yılın ikinci yarısının faizlerin düşmesiyle beraber tekrar ekonominin dinamiklerinin harekete geçeceğini düşünüyorum. 2025 nasıl geçti.

Zor bir sene geçirdik yüksek faiz oranları, bir türlü istenilen seviyeye düşmeyen enflasyon, sabit döviz kuru her sektörü olumsuz yönde etkiledi.

Yani 2025 ayakta kalma yılıydı ayakta kalanlar herhalde 2026 da adım atabilirler diye düşünüyorum.

Teşvik var deniyor ama kapıyı çalınca para yok Çaycuma TSO Başkanı Zekai Kamitoğlu Şuanda enflasyonu düşüremiyorlar Dolayısıyla faizlerde düşmüyor.

Düşüremediklerinden dolayı da piyasa sıkıntılı gidiyor.

Yani muhtemelen 2026’da da böyle gidecek gibi.

Piyasada bir güven bunalımı, bir belirsizlik var.

Bu belirsizliğin de vermiş olduğu sıkıntılar var.

Bürokratik anlamda da sıkıntılar2025 ayakta kalma yılıydı ayakta kalanlar herhalde 2026 da adım atabilirler diye düşünüyorum var bir konuyu müzakere ediyorsunuz ama bir türlü sonuca varılmıyor.

Özellikle organize perakende dediğimiz inşaatta, gıda da bazı firmalar sürekli büyüyor.

Bu da küçük ölçekli firmaları batırıyor.

Rekabet ortamı da kendiliğinden ortadan kayboluyor.

Gıda sektörü üç tane firmanın eline kaldı ne derseler fiyatlamaları onu yapıyorlar.

Bu diğer sektörlere de yayılmaya başlandı.

Bizi pekiyi günler beklemiyor.

Sıkıntılı bir yıl bekliyoruz Çünkü teşvik anlamında devlet her türlü teşvik bizden diyor.

Ama kapısını çaldığın zaman para yok diyor.

OSB, Küçük Sanayi Sitesi yatırımlarına para yok diyor.

Para yoksa üretim alanlarını nasıl oluşturacağız.

Yani birçok belirsizlikler var. 2025 zor geçti.

Enflasyon artmasın diye döviz sürekli baskılanıyor ama yine artıyor.

Faizler yine yüksek.

Ufak ufak dövizi artırıyorlar ama bu sefer de ihracat yapan firmalar ihracatta sıkıntı yaşıyor.

Kısaca 2026’dan beklentimiz enflasyonun dizginlenmesi, döviz kurunun yerine oturması ve faizlerin tek haneli yere inmesi  

İlgili Sitenin Haberleri