Haber Detayı

Yeni hedef Rakka! Şam SDG/YPG’nin altındaki halıyı çekti
Gündem aydinlik.com.tr
17/01/2026 22:00 (3 saat önce)

Yeni hedef Rakka! Şam SDG/YPG’nin altındaki halıyı çekti

Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Kürt vatandaşlara ilişkin yayımladığı kararnameyle eş zamanlı olarak sahada askerî hareketlilik de hız kazandı. Suriye Ordusu, Fırat’ın batısında ve Rakka çevresinde ilerlerken SDG/YPG saflarında çözülme başladı

Suriye’de son günlerde yaşanan gelişmeler, Şam yönetiminin hem siyasi hem askerî düzlemde eş zamanlı bir hat kurduğunu ortaya koydu.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Kürt vatandaşları ilgilendiren kararname, sahada Suriye Arap Ordusu’nun Fırat Nehri’nin batısında ve Rakka çevresinde askerî operasyon sürerken yayımlandı.

Kaynakların sahadan aktardığı bilgilere göre, kararname ilanının ardından SDG/YPG saflarında çözülme hızlandı.

Çok sayıda örgüt mensubu Suriye Ordusu’na teslim olurken, bazı bölgelerde örgüt unsurlarının silah ve mühimmatlarını geride bırakarak çekildiği bildirildi.

Kaynaklar, özellikle Arap unsurların hızla saf değiştirdiğini aktardı.

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ YAYINLANDI Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Kürt kökenli vatandaşlara ilişkin 2026 Yılı 13 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesini yayınladı.

Kararnamede, Kürtlerin Suriye halkının temel ve asli bir parçası olduğu vurgulandı; kültürel ve dilsel haklara ilişkin kapsamlı düzenlemelere yer verildi.

Kararnamede şu maddeler yer aldı: 1.

Madde: Suriyeli Kürt vatandaşlar, Suriye halkının temel ve asli bir parçası kabul edilir.

Kültürel ve dilsel kimlikleri, çok yönlü ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. 2.

Madde: Devlet, kültürel ve dilsel çeşitliliğin korunmasını taahhüt eder; Kürt vatandaşların ulusal egemenlik çerçevesinde miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme hakkını güvence altına alır. 3.

Madde: Kürtçe, ulusal bir dil olarak kabul edilir.

Kürt nüfusunun kayda değer oranda bulunduğu bölgelerde, devlet ve özel okullarda seçmeli ders veya eğitsel-kültürel faaliyet kapsamında öğretilmesine izin verilir. 4.

Madde: Haseke ilinde 1962 genel nüfus sayımından kaynaklanan tüm istisnai yasa ve tedbirler yürürlükten kaldırılır.

Suriye topraklarında ikamet eden Kürt kökenli tüm vatandaşlara, kaydı kapalı olanlar dâhil olmak üzere, Suriye vatandaşlığı verilir; hak ve yükümlülükler bakımından tam eşitlik sağlanır. 5.

Madde: “Nevruz Bayramı” (21 Mart), baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye Arap Cumhuriyeti’nin tüm bölgelerinde ücretli resmî tatil ilan edilir. 6.

Madde: Devletin medya ve eğitim kurumları kapsayıcı bir ulusal söylemi benimsemekle yükümlüdür.

Etnik veya dilsel temelde her türlü ayrımcılık ve dışlama kanunen yasaktır.

Ulusal ayrışmayı körükleyenler yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılır. 7.

Madde: İlgili bakanlıklar ve yetkili kurumlar, bu kararnamenin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin gerekli yürütme talimatlarını, kendi yetki alanları dâhilinde çıkarır. 8.

Madde: Bu kararname Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer.

ŞARA’DAN KÜRT HALKINA ÇAĞRI Kararnamenin yayımlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ulusa sesleniş konuşması yaptı.

Şara, Kürt halkına doğrudan hitap ederek silah bırakma ve eve dönüş çağrısında bulundu.

Şara şu ifadeleri kullandı: “Arab'ın, Kürd'ün, Türk'ün veya bir başkasının Allah katında değeri ancak takva ve doğruluğu iledir.

Ey Kürt halkımız, ey Selahattin'in torunları!

Bizim Kürtlerin kötülüğünü istediğimize dair anlatıya sakın ola inanmayın.

Kürtlere bir kötülük eden kıyamet gününe dek hasmımızdır.

Biz, yalnızca insanımızın dirliğini, ülkemizin kalkınmasını, imarını ve topraklarımızın birliğini diliyoruz.

Hiç kimse bu hayırdan mahrum kalmasın.

Bugün Kürtlere özel bir kararname çıkarma şerefine erdim.

Bu kararnameye göre Kürtler'in hakları ve bazı özel durumları kanunlarla güvence altına alındı.

Zorla evinden çıkarılmış olanların yalnızca silah bırakmaları, kayıtsız şartsız, güven ve esenlik içerisinde evlerine dönmeleri için yeterli olacaktır. “Sizleri vatanımızın imarına etkin bir şekilde katılmaya, vatanımızın birliğini ve dirliğini korumaya, bunun dışındaki tüm çağrıları ret etmeye davet ediyorum.” RAKKA YOLU TEMİZLENİYOR Sahadaki kaynakların aktardığına göre, kararname ve konuşmanın ardından sahada askerî hareketlilik hız kazandı.

Suriye Arap Ordusu, Fırat Nehri’nin batısında yer alan Deyr Hafir, Meskene ve Maskanah hattında kontrolü genişletti.

Suriye Ordusu birlikleri sabah saatlerinde Deyr Hafir’e girdi.

Ardından Fırat’ın batısındaki geniş bir alan “kapalı askerî bölge” ilan edildi.

Ordu, sivillerden belirlenen bölgelerden uzak durmalarını istedi.

El-Cerrah Askerî Havalimanı’na giren ordu birliklerinin ardından paylaşılan görüntülerde, SDG/YPG unsurlarının çok sayıda silah ve mühimmatı geride bıraktığı görüldü.

Son 24 saat içinde yüzlerce SDG/YPG mensubu Suriye Ordusu’na teslim oldu.

Sahadaki kaynaklar, teslim olanların önemli bir bölümünün Arap kökenli olduğunu ve bu unsurların hızla saf değiştirdiğini bildirdi.

Teslim olan bazı örgüt mensuplarına karakollarda yiyecek ve içecek ikram edildiği, Deyr Hafir ve çevresinde teslimlerin artarak sürdüğü aktarıldı.

SDG ÇEKİLME SIRASINDA SALDIRDI SDG elebaşı Mazlum Abdi, önceki akşam yaptığı açıklamada, “uluslararası arabulucuların çağrıları ve 10 Mart Anlaşması” kapsamında Halep’in doğusundaki temas hatlarından çekileceklerini ve güçlerin Fırat’ın doğusuna yeniden konuşlandırılacağını duyurmuştu.

Ancak çekilme süreci sırasında Meskene’de Suriye Ordusu devriyesine yönelik saldırı gerçekleşti.

Suriye Ordusu, saldırıda iki askerin hayatını kaybettiğini, bazı askerlerin yaralandığını açıkladı.

Suriye Ordusu kaynakları, Rakka’nın batı kırsalında yer alan Şuayb el-Zikr Köprüsü’ne patlayıcı yerleştirildiğini bildirdi.

Açıklamada, köprünün patlatılmasının anlaşmayı bozacağı ve ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısı yapıldı.

Bunun ardından Debsi Afnan bölgesinde Suriye Ordusu birliklerinin intihar amaçlı İHA saldırısına uğradığı, saldırıda iki askerin hayatını kaybettiği bildirildi.

Yaşanan saldırıların ardından Suriye Ordusu, Fırat Nehri’nin batısındaki bölgeyi resmen kapalı askerî bölge ilan etti.

Kararın, geri çekilme anlaşmasının uygulanması sırasında ordu birliklerinin hedef alınması üzerine alındığı belirtildi.

Suriye Ordusu Rakka İl Sınırında RAKKA ÇEVRESİNDE İKİ YÖNLÜ OPERASYON El Cezire kaynaklı bilgilere göre Suriye Ordusu, Rakka’nın doğu kırsalındaki Maadan bölgesine büyük takviyeler gönderdi.

Ordu, Ratla ve Ganim el-Ali bölgelerindeki SDG mevzilerini hedef alan askerî operasyon başlattı.

Aynı zamanda Rakka’nın batı kırsalında Tabka çevresinde operasyonlar yoğunlaştı.

Suriye Ordusu, Safyan petrol sahası, Rasafa kavşağı ve Thawra petrol sahasının kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu.

Bu bölgelerin kontrol altına alınmasıyla PYD/SDG’nin bölgedeki hareket alanı daraldı.

Suriye Ordusu, Tabka’da yaşayan sivilleri, PYD/SDG’nin saldırı başlatmak için kullandığı belirtilen bölgelerden uzak durmaları konusunda uyardı.

Ordu, Tabka Askerî Havaalanı’na çok yönlü ilerleyerek kontrolü ele geçirmek ve teröristleri bölgeden uzaklaştırmak için harekete geçtiğini açıkladı.

Aynı süreçte, Suriye Ordusu’nun 42.

Tümen’e bağlı 2.

Alay takviye birliklerinin Tabka sınırlarına ulaştığı bildirildi.

Gazetemizin sahadan ulaştığı bilgilere göre, Şam yönetiminin Rakka yolunu açmasıyla birlikte SDG/YPG saflarında ciddi bir telaş yaşanıyor.

Tabka’da çok sayıda örgüt üyesi ve bazı lider kadroların firar yolları aradığı bildiriliyor.

Sahadaki kaynaklar, önümüzdeki günlerde Rakka ve Arap nüfusun yoğun olduğu bölgelerde daha geniş bir çözülme yaşanabileceğini, örgütün Kürt nüfusun yoğun olduğu alanlara sıkışmasının muhtemel olduğunu aktardı. ‘BAHOZ ERDAL HAMLESİ STRATEJİK BİR HAMLEYDİ’ Suriye güvenlik kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre, 16 Ocak 2026 gecesi yaşanan gelişmeler, yalnızca bir askerî geri çekilme süreci olarak okunmamalı.

SDG yönetiminin “Fırat’ın doğusuna çekiliyoruz” açıklamasıyla aynı zaman diliminde, Suriye istihbaratının “Bahoz Erdal ve Mihraç Ural (Ali Kayali) Tabka’da” bilgisini servis etmesi, sahada dikkat çekici bir eşzamanlılık yarattı.

Kaynağımıza göre, bu zamanlamanın “basit bir haber akışı değil, hamlenin anlamını dönüştürmeye yönelik bir girişim” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Sahadaki ifadeyle, “çekilme hamlesi fiilen engellenemediği için, bu hamlenin siyasi ve askerî anlamı yeniden kodlandı.” Saha kaynağımıza göre, SDG’nin Halep ve Fırat’ın batısındaki askerî sıkışmışlığı, diplomatik bir geri adımla aşma girişimi, aynı anda “saldırı hazırlığı” çerçevesine oturtuldu.

Kaynak, bu durumu “Bir hamleyi durduramıyorsan, o hamlenin meşruiyetini tartışmalı hâle getirirsin” sözleriyle özetliyor.

Analize göre, özellikle “Bahoz Erdal” isminin dolaşıma sokulması kritik bir eşik oluşturdu.

Sahadaki değerlendirmede, “Batı başkentlerinde SDG yıllardır ‘DEAŞ’ı yenen seküler ortak’ etiketiyle tanıtılıyor.

Bahoz Erdal ismi bu anlatıyla yan yana geldiği anda, bu etiket teknik olarak geçersizleşir.” ifadesi kullanıldı.

Kaynağımız, bu bilginin servis edilmesini “kimlik zehirleme” olarak nitelendiriyor.

Saha kaynağımız, “Bahoz Erdal Tabka’da” bilgisinin, muhatabı sahadaki birliklerden çok Washington’daki karar alıcılar olan bir mesaj taşıdığı görüşünde. “Muhatap artık kravatlı diplomatik aktörler değil, uluslararası terör listelerinde yer alan figürlerdir” değerlendirmesi yapılıyor.

İkinci isim olan Ali Kayali (Mihraç Ural) ise sahadaki sosyolojik denge açısından öne çıkıyor.

Kaynağımız, “Ali Kayali ismi, özellikle Sünni Arap aşiret hafızasında sıradan bir isim değildir.

Bu isim, geçmişte yaşanan ağır olaylarla birlikte anılır.” diyor.

Rakka ve Tabka gibi aşiret yapısının güçlü olduğu bölgelerde, “Kayali karargâhta” söyleminin yayılmasının, SDG içindeki Arap unsurlar üzerinde ciddi bir etki yarattığı aktarılıyor.

Saha değerlendirmesinde, bu bilginin doğruluğundan bağımsız olarak, “Arap aşiretlerine ‘çocuklarınız geçmişin karanlık figürlerinin emrine giriyor’ mesajı verildiği” ifade ediliyor.

Kaynağımız, bunun SDG içindeki Arap–Kürt dengesine zarar verdiğini belirtiyor.

ABD AŞİRETLERLE GÖRÜŞTÜ Saha kaynakların aktardığı bilgilere göre, 16 Ocak’ta ABD öncülüğündeki Uluslararası Koalisyon, Rakka’da SDG komutanlığı ve bazı aşiret liderleriyle toplantı yaptı.

Aynı gün bir ABD komutanının SDG komutanlarıyla birlikte Deyr Hafir’i ziyaret ettiği öğrenildi.

Yerel kaynaklar ayrıca, ABD’ye ait F-15 savaş uçaklarının Deyr Hafir–Rakka hattında uçuş yaptığını ve Deyr Hafir üzerinde flare (ısı güdümlü füzeleri şaşırtmak için kullanılan sistem) attığını bildirdi.

Sahadaki bir kaynak, bu durumu şu sözlerle aktardı: “ABD ve İsrail hava üstünlüğü sayesinde her fırsatta sürece müdahale ediyor ya da edebiliyor.” İsrail medyası da yaşananlara ilişkin endişe duyulduğunu paylaştı. “Eğer Amerikalılar Ebu Muhammed el-Culani(Ahmed Şara)’nin ilerleyişini derhal durdurmazsa, Kürtlerin durumu ciddi şekilde kötüleşecek.” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan, İsrail destekli Dürzi manevi lider Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafız milis üyeleri de Suveyda yakınlarında Suriye güvenlik güçlerini havan topuyla hedef aldı.

Saldırıya ilişkin saha kaynakları, olayın Fırat hattındaki gelişmelerle eş zamanlı yaşandığını aktardı.

İlgili Sitenin Haberleri