Haber Detayı

Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
17/01/2026 04:00 (1 saat önce)

Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Sahte diplomalar, ehliyetler, usta-kalfalık belgeleri...

Bu hususta üç iddianame hazırlandı.

Son iddianame örgüt iddianamesi.

Ancak ilk gün de söyledim ve söylemeye devam edeceğim: Bu sahtecilik çarkını kuran kişilerin bu işleri sadece “Diploma yapalım”, “Kuaföre kalfalık belgesi verelim” diye yaptıklarını ya da en azından sadece bu sahtecilikle yetindiklerini düşünmüyorum.

Çok daha büyük skandallar karşımıza çıkabilir.

Zira yine bu köşede iddianamede yer alan bir bölümü anlatmıştım ve örgüt lideri Ziya Kadiroğlu ’nun “Kardeşini cezaevinden çıkarırız” taahhüdünü anlatmıştım.

Sakarya’da faaliyet gösteren bir emlakçı beni aradı. “Murat Bey, sahte e-imza dosyasının içinde çok büyük bir skandal var” dedi.

Anlattıkları, gerçekten de akıl alır gibi değildi.

Dosyanın merkezinde Selvet Işıklar isimli bir müteahhit var.

HARİTALAR MASAYA KONUYOR Sakarya’da Kadir isimli bir emlakçı, Selvet Işıklar’ın yanına gelerek kat karşılığı satılık bir arsa olduğunu söylüyor.

Görüşmeler yapılıyor ancak taraflar anlaşamıyor.

Bunun üzerine emlakçı, bu kez Hazine arazisi alıp almayacağını soruyor. “Fiyat ve yer uygunsa alırım” cevabı veriliyor.

Akşam saatlerinde, Sakarya’daki 54 AVM’de Hakan isimli biriyle buluşuyorlar.

Ardından sürece yeni isimler dahil oluyor.

İsmail isimli kişi, müteahhidi İstanbul Kadıköy’de bulunan TCDD yerleşkesine davet ediyor.

Ertesi gün İstanbul’a gidiliyor.

Kendilerini TCDD’de memur olarak tanıtan Nurettin ve İsmail isimli kişiler karşılıyor.

Masaya haritalar konuyor.

Tapu ve Kadastro’nun web sitesi açılıyor.

Parsel bilgileri, sınırlar, maliyetler tek tek gösteriliyor.

İki adet Hazine arazisi için teklif net: 51 milyon TL kamuya, 25 milyon TL aracılara komisyon.

Toplam 76 milyon TL.

Müteahhit kabul ediyor.

Çünkü söz konusu arazilerin gerçek değeri, bu rakamların çok üzerinde.

Bir hafta sonra müteahhit, Ankara Yenimahalle’deki Aysu Emlak isimli işyerine gidiyor ve anlaşma gereği Hikmet isimli kişiye elden 4 milyon TL teslim ediyor.

Kısa süre sonra kendisine, satış sürecinin e-Devlet üzerinden ilerleyeceği söyleniyor.

Ardından bu kez İstanbul Beykoz’da bir yalıda toplantı yapılıyor.

Kalan ödemeler konuşuluyor.

Kamil Barbaros İplikçioğlu adına noterden vekâlet çıkarılması isteniyor, o da veriliyor. 10 gün sonra yüzde 10 peşinat talep ediliyor.

Müteahhit, bakanlık kentsel dönüşüm hesabına bu tutarı yatırıyor.

Ve e-Devlet’ine baktığında şunu görüyor: İhaleye katılmaya hak kazanmış.

Bir hafta sonra kalan yüzde 90 da yine bakanlık hesabına yatırılıyor.

Ödemelerin tamamlanmasının ardından, Hazine arazilerinin satışının onaylandığına dair e-imzalı resmi evraklar müteahhidin e-Devlet sistemine düşüyor.

Bunun üzerine komisyon bedelleri de Hikmet Sungur adına gönderiliyor.

Yetmiyor...

Bu kez TOKİ uzantılı bir mail adresinden, 8 kamu personelinin e-imzasını taşıyan belgeler müteahhidin mailine geliyor.

Evraklar doğrulama sisteminden kontrol ediliyor.

Hepsi “gerçek” görünüyor.

Ancak ekip müteahhidi sürekli uyarıyor: “Bizden habersiz bakanlığa, tapuya gitme.” Bir hafta sonra Hikmet Sungur tekrar arıyor.

Arifiye Belediyesi’ne imar değişikliği yazısının gittiğini ve artık belediyeye gidebileceğini söylüyor.

Müteahhit belediyeye gidiyor.

Belgeler geliyor, evet.

Ama belediyedeki görevli, arazileri tanıyor ve şu cümleyi kuruyor: “Bu işlemlerin yapılması mümkün değil.” İnceleme derinleşince gerçek ortaya çıkıyor: Tüm evraklar sahte.

Müteahhit dolandırıldığını anlıyor ve soluğu savcılıkta alıyor.

Ertesi gün de bakanlığa gidiyor.

Bakanlık yetkilisinin sözleri ise çok daha vahim: “Bu evraklar, e-imzalar yasadışı yollarla oluşturularak hazırlanmış.

Sizin gibi yüzlerce mağdur var.” Müteahhit, faiz talep etmeme karşılığında parasını 6-7 ay sonra bakanlıktan geri alıyor.

Ankara’da elden verdiği 4 milyon TL’yi de kurtarıyor.

Ancak aracılara ödenen komisyonlar uçup gidiyor.

Savcılık soruşturması devam ediyor.

YÜZLERCE MAĞDUR Bu yazıda aktardıklarım, savcılık ve Emniyet’e ulaşmış resmi bir suç duyurusunda yer alan bilgiler.

Benim için asıl kritik nokta ise şu: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin e-imzaları kopyalanarak Hazine arazileri satılıyor.

Bakanlık yetkilisi “Yüzlerce mağdur var” diyor.

Akıl alır gibi değil.

Bu dosya sadece Sakarya’da ortaya çıkanlar.

Peki ya diğer iller?

Kaç Hazine arazisi bu yöntemle el değiştirdi?

Bu sahte e-imza ağı, hangi kurumlara kadar uzanıyor?

Bu olay, açıkça e-imza skandalının en karanlık halkasıdır ve tüm ayrıntılarıyla soruşturulmak zorundadır.

İşin ilginci her şey kitabına uygun ilerletiliyor.

İmzalar, belgeler, işlemler hep resmi kayıt sistemi üzerinden yürütülüyor ve tüm paralar bakanlığın hesabına yatırılıyor.

Buradan çıkacak sonuç, sadece bir dolandırıcılık dosyası değil, devletin dijital güvenliğine dair bir turnusol kâğıdı da olacaktır.

İlgili Sitenin Haberleri