Haber Detayı

16 Ocak 2026 Cuma Hutbesi yayımlandı: Diyanet din istismarı tehlikesine dikkat çekti
Güncel takvim.com.tr
15/01/2026 18:34 (4 saat önce)

16 Ocak 2026 Cuma Hutbesi yayımlandı: Diyanet din istismarı tehlikesine dikkat çekti

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 16 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesinde, dini kendi çıkarlarına alet eden istismarcı yapıların dijital mecralardaki faaliyetleri vurgulandı. Hutbede ayet ve hadisleri keyfi yorumlayarak gençleri zehirleyen gruplara karşı 'dikkatli olun' mesajı öne çıktı.

Diyanet, yayımladığı tam metin ile İslam'ı şiddetle yan yana getirmeye çalışan ve kendilerini dinin tek temsilcisi gibi gösteren yapılara karşı sert uyarılarda bulundu.

Özellikle dijital platformlar üzerinden gençlerin zihinlerini bulandırmaya çalışan akımlara karşı ailelerin ve toplumun sahih dini bilgiye sarılması gerektiği belirtildi. 16 OCAK 2026 CAMİLERDE HANGİ MESAJLAR VERİLDİ?

Hutbede, insanın yaratılış gayesinin yeryüzünü imar etmek olduğu, ancak heva ve hevesinin peşine düşenlerin imar yerine yıkım getirdiği belirtildi.

İslam'ı kendi tekelinde gören, 'tekfir, cihad ve şirk' gibi kavramları bağlamından kopararak Müslüman kanı dökmeye araç kılan zihniyetin, İslam toplumuna fitne tohumları ektiği cemaate aktarıldı. 'ONLAR BOZGUNCULARIN TA KENDİLERİDİR' Diyanet, kendini kurtarıcı gibi pazarlayan ancak toplumu felakete sürükleyen istismarcılar için Kur'an-ı Kerim'den (Bakara 11-12) şu sarsıcı ayeti tırnak içinde paylaştı: 'Onlara 'Yeryüzünde düzeni bozmayın' denildiğinde, 'Biz yalnızca ıslah edenleriz' derler.

Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.' NEDEN ŞİMDİ BU KONU?

Diyanet'in bu hafta 'Din İstismarı' konusunu seçmesi, özellikle dijital mecralar üzerinden yürütülen algı operasyonlarına bir cevap niteliği taşıyor.

Hutbede, internet ve sosyal medya aracılığıyla Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya çalışan, barış dini İslam'ı terör ve şiddetle yan yana göstermeye gayret eden gruplar hedeflendi.

Bu durum, sahih dini bilginin ehil kişilerden alınmasının hayati bir güvenlik meselesi olduğunu ortaya koydu.

İstismara Karşı En Büyük Kalkan 'Sahih Bilgi' Hutbe, hiç kimsenin Allah ve Resûlü adına hüküm veremeyeceği, mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia edemeyeceği vurgusuyla son buldu.

Gençlerin ve toplumun bu yapılara karşı korunması için Kur'an, Sünnet ve medeniyet birikimine sahip çıkılması gerektiğinin altı çizildi.

İŞTE DİYANET TARAFINDAN PAYLAŞILAN 16 OCAK CUMA HTUBESİ TAM METNİ Tarih: 16.01.2026 ﷽ وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ لَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِۙ قَالُٓوا اِنَّمَا نَحْنُ مُصْلِحُونَ. اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْمُفْسِدُونَ وَلٰكِنْ لَا يَشْعُرُونَ. وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: يَا أَيُّهَا النَّاسُ! إِيَّاكُمْ وَالْغُلُوَّ فِى الدِّينِ، فَإِنَّمَا أَهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمُ الْغُلُوُّ فِى الدِّينِ.

DİN İSTİSMARI Muhterem Müslümanlar!

İnsanın yaratılış hikmetlerinden biri, yeryüzünü imar etmektir.

İnsan; sahih dini bilgiye ulaştığı ölçüde hikmet üzere bir hayat inşa eder.

Bu bilgiden uzaklaşıp heva ve hevesin, cehaletin ve hurafelerin peşine düştüğünde ise, imar yerini ifsada, ıslah yerini bozgunculuğa bırakır.

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam, aşırılığı reddetmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, 'Ey insanlar!

Dinde aşırılıktan sakının.

Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti'[1] buyurmaktadır.

İslam, Müslümanların orta yolu tutmalarını, dengeli bir hayat sürmelerini istemektedir.

Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de, 'Siz insanlara şahit olasınız, Peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet kıldık'[2] buyurmaktadır.

Durum böyleyken barış ve esenlik dini İslam'ın yüce değerlerini istismar edenler, geçmişte olduğu gibi bugün de varlığını sürdürmektedir.

Bu kimselerin asıl gayesi; din kisvesi altında İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak, Müslümanları birbirine düşürmektir.

Kıymetli Müslümanlar!

Dini istismar edenler, kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sunarlar.

İslam'ı kendi düşüncelerine hapsederler.

Sahih dini bilgiye dayanmayan görüşlerini desteklemek için Kur'an-ı Kerim'i ve sünnet-i seniyyeyi gerçek anlamından koparıp keyfi yorumlara yönelirler.

Ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemlerini kabul ettirebilmek için hadis-i şerifleri devre dışı bırakmaktan çekinmezler.

Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymaya ve Müslümanları katletmeye aracı kılarlar.

Kendilerini ıslah edici, tevhidin savunucuları olarak tanıtan bu grupların asıl yüzünü Kur'an-ı Kerim şöyle haber vermektedir: 'Onlara 'Yeryüzünde düzeni bozmayın' denildiğinde, 'Biz yalnızca ıslah edenleriz' derler.

Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.'[3] Değerli Müminler!

Dinin sahibi Yüce Allah'tır.

İslam'ı en doğru şekilde yaşayan Peygamberimiz Hz.

Muhammed Mustafa (s.a.s)'dir.

İslam'a göre, hiç kimse kendini, Allah ve Resûlü'nün yerine koyamaz.

Onlar adına hüküm veremez.

Geleneğimizden gelen dini ve tarihi birikimi yok sayamaz.

Hiç kimse, dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez.

Mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia edemez.

Şirk ve küfür isnadıyla bir Müslümanı iman dairesinin dışına çıkaramaz.

Onun canına, malına ve namusuna kastedemez.

Aziz Müslümanlar!

Maalesef, bugün, Müslüman toplumlar, İslam'ı kendi tekelinde gören, kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıyadır.

Dijital mecralarda Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya, barış dini İslam'ı şiddetle yan yana göstermeye çalışan bu aykırı gruplar, artık küresel bir problem haline gelmiştir.

Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız.

Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz.

Kur'an-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetimizden neşet eden İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız.

İslam'a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız. [1] İbn Mâce, Menâsik, 63. [2] Bakara, 2/143. [3] Bakara, 2/11,12.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü 12 Aralık 2025 Cuma hutbesi konusu!

Diyanet tam metni yayımladı Yılın son Cuma Hutbesi! 26 Aralık 2025 Diyanet duyurdu: Kimliğimiz Geleceğimizdir Miraç Kandili’nin bereketini yansıtan mesajlar | 15 Ocak 2026 Kandil gecesi için hadisli ve dualı sözler Miraç Gecesi için dua rehberi: Dr.

Hüseyin Kayapınar'dan kandil günü ibadet tavsiyeleri

İlgili Sitenin Haberleri