Haber Detayı

Savunma sanayii istihdamı 3 yılda yüzde 50 artacak
Savunma sanayi ekonomim.com
15/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Savunma sanayii istihdamı 3 yılda yüzde 50 artacak

Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nde, sektördeki yeni istihdam hedefi 2026-2028 döneminde 158 bin kişi olarak açıklandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ihracattaki başarıya vurgu yaparak, bu iddialı hedefin yerine getirilmesinde de umutlu olduğunu kaydetti.

MEHMET KAYA/ANKARA Savunma ve havacılık sanayii, 2020’li yıllarda ulaştığı istihdamla, 100 bin kişiye ulaştı.

Gelecek dönem için ise sektördeki yeni istihdam hedefi 2026-2028 döneminde 158 bin kişi olarak konuldu.

Ankara’da 14-15 Ocak günlerinde düzenlenen Savunma Sanayii Yetenek Yönetimi Zirvesi’nin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ihracattaki başarıya vurgu yaparak, bu iddialı hedefin yerine getirilmesinde de umutlu olduğunu vurguladı.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de sektörün ekosistem olarak büyümesinin sürdüğünü ve bunun da istihdam artışını sağladığını kaydetti.

Bu hedef, savunma sanayiine yatırımların hızlandığı 2000’li yılların başından 2024 sonuna kadar 100 bini aşan sektör istihdamının, gelecek 3 yıl içinde bunun yarısı kadar daha eleman istihdamı sağlayacağı anlamına geliyor.

Türkiye’nin savunma sanayii cirosu 20 milyar dolar dolayında bulunuyor.

Çalışan başına sektör cirosu da 2023’te 160 bin dolar düzeyinde seyrederken, son dönem savunma harcama artışı, ihracat ve ürün teslimlerinin de artmasıyla 200 bin dolar sınırına yaklaşmıştı.

Sektörün istihdamının yüzde 50’den fazla artması, aynı zamanda yüksek bir ciro artışının da beklendiği anlamına geliyor.

İstihdam artışında, özellikle ASELSAN’ın ve TUSAŞ’ın yeni üretim yatırımlarını tamamlaması, Ankara’da HUB, İstanbul’da SAHA gibi büyük sanayi bölgelerindeki yatırımlar, büyüyen bazı özel şirketlerin ilave yatırımları, deprem bölgelerine yapılan TSKGV vakfı yatırımları gibi yeni yatırımların aşama aşama devreye girmesiyle sektörde hızlı bir istihdam artışı olacağı tahmin ediliyor.

Bunların ürünlerinin satışlarının üç yıl içinde olmasa da sektörde satış ve ihracatlarla hızlı bir ciro artışının olması bekleniyor.

Savunma ve havacılık sektörü 2025 genel verilerinin Ocak ayı sonunda açıklanması bekleniyor.

Cevdet Yılmaz: Savunma diğer sektörleri de dönüştürüyor Zirvenin açılış oturumuna katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sektörün yüksek teknolojiye dayalı olmasına işaret ederek, burada kazanılan yetkinliklerin zamanla diğer sektörleri etkilediğini, dönüştürdüğünü vurguladı. 158 bin kişilik istihdam hedefinin iddialı olduğuna işaret eden Yılmaz, “İhracattaki performansa bakınca neden olmasın diyoruz” ifadesini kullandı.

Yılmaz, yetenek gelişiminde mevcut ihtiyaçlara odaklanmanın gerekli ancak “eksik” olduğunu, geleceğin de önem taşıdığını belirterek, “Geleceğin ihtiyaçlarını da şimdiden okuyan, gören, ona göre müfredatları, yetkililikleri tanımlayan bir eğitim sistemine ihtiyaç var” dedi.

Haluk Görgün: Gelecek hazırlanmakta olanlarındır Milli Yetkinlik Hamlesi temelli bir yetenek gelişim planlaması içinde olduklarını belirten Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün açılış konuşmasında “İnsan yetkinlik bazlı bakıştan, belirsizlikten stratejiye, yarını inşa etmekten değişime yön veren liderlere kadar geniş bir tematik yelpaze ile hem stratejik düşünceyi hem uygulama pratiğini harmanlıyoruz.

Gelecek hazırlanmakta olanlarındır.

Bizler sadece bugüne odaklanmıyor, önümüzdeki yıllara hatta 100 yıl sonrasına planlayan bir iradeyle hareket etmeye çalışıyoruz.

Bu irade savunma sanayinde yalnızca teknoloji alanında kalmıyor aynı zamanda yetenekte tam bağımsızlık hedefiyle şekillendiriyoruz.

Çünkü çok iyi biliyoruz ki teknolojik bağımsızlık kaleyi kurar, yetenekteki tam bağımsızlık ise o kaleyi fethedilmez kılar” dedi.

Bakan Kacır: Diplomasi yerini güç kullanımına bıraktı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise kendi bakanlığı bünyesinde de bulunan savunma sanayii kuruluşlarının kritik ürünler üzerinde çalıştığını, 2 bin km menzilli balistik füze ve ramjet hava-hava füzesi Gökhan projesine işaret etti; savunma ve havacılıkta son 23 yılda, toplam 369 milyar TL tutarında 965 yatırımın yapıldığını vurguladı.

Küresel olarak savunma sanayiinin tüm ülkelerce öncelikler arasına alındığını belirten Kacır, “Dünya, tarihin en sert bölüşüm kavgalarından birine sahne oluyor.

Uluslararası kurumların çözüm üretemediği bu tabloda diplomasi; yerini güç kullanımına bırakıyor.

Kendi savunma kalkanını vakitlice inşa etmeyen; güvenliğini sadece ittifaklara ve vaatlere bağlayanların en zor zamanda yapayalnız bırakıldığı bir dönemden geçiyoruz” dedi. "Şimdi seri üretim zamanı" Savunma Sanayii Akademisi Başkanı Cenk Aktaş’ın yönettiği Zirvenin ilk panel oturumunda, ASELSAN, STM, ROKETSAN, TUSAŞ ve TEI şirketlerinin genel müdürleri konuştu.

Genel müdürlerin ortak vurgusu, sektörün şimdiye kadar oluşturduğu birikim ve geliştirdiği ürünleri artık seri üretim aşamasına geldiği, bu nedenle tüm paydaşlarıyla birlikte yetenek ve üretim süreçlerini yönetmeleri gerekliliği oldu. ▶ ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, konuşmasında şirket olarak 286 bin birim ürün teslim ettiklerini belirterek, bunlar arasında 2 bin güdümlü mermi ve 100’e yakın çelik kubbe bileşeni ürün bulunduğunu, bu seviyelerin diğer firmaların da kesintisiz üretim yapması gereken bir yapıyı gösterdiğini; sadece ASELSAN’ın değil her bir iş yapılan şirketin de gelişimini gözetmenin gerektiğini kaydetti. ▶ STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz ise insan kaynağını yöneterek üretim gücünü artıran “çevik şirket haline gelinmesinin” çalışanların verilen iş yanında, iş talep eden kişiler haline gelinmesiyle mümkün olacağını vurguladı. ▶ ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de ihracatta yüzde 50 artış sağladıklarını diğer şirketlerle birlikte yetenek ve insan kaynakları açısından şirket yöneticisi değil, “ekosistem yöneticisi” haline gelindiğini anlattı. ▶ TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ise çok büyük projeler yürüttüklerini hatırlatarak, bunun her bir bileşeninin sağlıklı olmasının yetenekli insanları şart haline getirdiğine işaret etti. ▶ TEI Genel Müdürü Mahmut Akşit de projelerinde kullanacakları alt ürün ve malzemeyi dahi tek bir tedarikçiye bağlı kalmayacak şekilde planladıklarını belirterek, kendileri gibi şirketlerin sadece iş değil, politik-diplomatik-jepolitik unsurları da gözetmek zorunda kaldığını vurguladı.

İlgili Sitenin Haberleri