Haber Detayı

KCK'den Halep açıklaması: 'Amaç süreci sabote etmek, bu yaklaşımla silah bırakma nasıl sürecek?'
Politika artigercek.com
13/01/2026 09:50 (3 saat önce)

KCK'den Halep açıklaması: 'Amaç süreci sabote etmek, bu yaklaşımla silah bırakma nasıl sürecek?'

KCK, Halep'teki saldırıların 'ateşkesi bozmak' ve 'süreci sabote etmeyi' amaçladığını belirtti. KCK, saldırılarda Türkiye'nin rolüne dikkati çekerek, 'Bu yaklaşımla silah bırakma nasıl sürdürülecek?' diye sordu.

Artı Gerçek - KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Halep’te Kürtlerin yoğun yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar ve Türkiye'de Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan sürece dair yazılı bir açıklama yayımladı.

Mezopotamya Ajansı'nda yer alan habere göre; Halep’teki saldırıları Kuzey ve Doğu Suriye’deki özerk yönetimi ortadan kaldırmak amacı taşıdığını belirten KCK, bu saldırıların ateşkes sürecini bozmaya yönelik de olduğunu belirtti.

Açıklamada süreci sabote eden yaklaşımlar ve politikalardan uzak durulması gerektiği ifade edilerek, “Biz barış ve demokratik toplum sürecinde üzerimize düşen sorumlulukları tereddütsüz ve cesaretle yerine getirdik; AKP ve MHP iktidarını ve devlet yetkililerini de barış ve demokratik toplum sürecinin başarısı için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.

Halkımız ve demokrasi güçleri de Türk devletinin süreci sabote eden politikalarını durdurmaları için demokratik temelde mücadeleyi yükseltmelidirler” denildi. 'SALDIRILARIN AMACI ÖZERK YÖNETİM'İ TASFİYE ETMEK' KCK’nin açıklaması özetle şu şekilde: “Halep’teki Kürt mahallelerine saldırılarak buraları Kürtsüzleştirmek amaçlanmıştır.

Bu saldırılar Kürt düşmanlığı temelinde tüm Suriye’de Kürt halkının Arap, Süryani ve diğer halklarla birlikte oluşturduğu özerk demokratik sistemi tasfiye etmeyi amaçlamaktadır.

Bu saldırı Kürtlerin yaşadığı tüm ülkelerde Kürtlerin elde ettiği kazanımlara yönelik saldırıların devamı ve parçası olmaktadır.

Türk devletinin desteğiyle çeteler saldırı yaptığında Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinin asayiş güçleri özsavunma direnişine geçmiştir.

Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halk meclisi ve halkı 1 Nisan anlaşmasına dayanarak demokratik özyönetimlerini koruma direnişi içerisinde yer almışlardır.

Ancak Suriye’de demokrasi istemeyen güçler Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den başlayarak Suriye’de demokratik bir sistem kuran özerk yönetimi ortadan kaldırma saldırısı başlatmışlardır.

Kürtsüzleştirmek için mahallelerden çıkarılan ve birçok alana dağılan halkın da meşru haklarını kullanarak yerlerine dönmeleri çağrısı yapıyoruz. 'İSRAİL'LE ANLAŞILDIĞI GÜN HALEP'E SALDIRILDI' Bu saldırıların ABD, İsrail, Şam yönetimi ve Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın görüşmelerinden sonra yapılması dikkat çekicidir.

Şam’ın güneyinin İsrail’e bırakılma anlaşmasının yapıldığı gün Halep’teki Kürt mahallelerine saldırılmıştır.

ABD VE FRANSA'NIN ARABULUCUĞU Şam’da görüşmelerin kesilerek 1 Nisan 2025 tarihinde statüsü belirlenen mahallelere saldırılması, ABD ve bölgedeki uluslararası güçlerin de onayının alındığını ya da sessiz kalmalarının sağlandığını göstermektedir.

Şam ile Kuzey-Doğu Suriye heyetinin görüşmelerinde ABD ve Fransa’nın arabuluculuk yaptığı da bilinmektedir. 'TÜRKİYE SALDIRILARIN İÇİNDE OLMUŞTUR' Türk devleti baştan itibaren Halep’in Kürt mahallelerine yapılan saldırıların içinde olmuştur.

Türk devlet yetkililerinin açıklamaları ve AKP-MHP iktidarına yakın basın yayın organları bunu açıkça ortaya koymuştur.

Basın ve Türk devlet yetkilileri Türk ordusu savaşıyormuş gibi bir yaklaşım içinde olmuşlardır.

Zaten QSD (SDG) komutanlığı Türk devleti SİHA’ları ve tanklarının bu savaş içinde olduğunu açıkladı.

Hatta bazı Türk subaylarının da bu savaşın yürütülmesinde yer aldığını belirttiler.

Rêber Apo’nun 27 Şubat 2025 çağrısı öncesi Kürtlere ve Kürt Özgürlük Hareketine yönelik üslup ve saldırılarını Halep’te yapılan Kürtsüzleştirme saldırısı sürecinde de sürdürmüşlerdir. 'SALDIRILAR ATEŞKESİ BOZMAYA YÖNELİK' PKK kendisini feshetmişken, 1 Mart 2025’ten bu yana bir ateşkes durumu varken, sürekli PKK’nin dillendirilerek Kürt mahallelerine yapılan bu saldırılar Özgürlük Hareketine ve titizlikle uyguladığı ateşkesi bozmaya yönelik de bir saldırı olmaktadır. 'BU YAKLAŞIMLA SİLAH BIRAKMA NASIL SÜRDÜRÜLECEK?' Hem bir süreçten söz edilecek hem de bu sürecin bir tarafı olan Özgürlük Hareketimize sürekli hakaret edilip saldırılacak!

Bu yaklaşımla Rêber Apo’nun silahlı mücadelenin bırakılması ve ateşkese dayalı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı nasıl sürdürülecektir?

Hem terörizm ve teröristler denilerek Kürtlere saldırılacak, hem de Kürt-Türk kardeşliğinden söz edilecek!

Bunun Kürtler için bir inandırıcılığı olmayacağı açıktır. 'SÜRECİ SABOTE ANLAMINA GELMEKTEDİR' Halep’teki Kürt mahallelerine saldırı ve devlet yetkililerinin Hareketimize yönelik yaklaşım ve tutumları barış ve demokratik toplum sürecini sabote etme anlamına gelmektedir.

Bu saldırı, Kuzey-Doğu Suriye yönetimiyle geçici Şam hükümeti arasında görüşmelerin sürdüğü bir süreçte yapılmıştır.

ÖCALAN'IN ÇAĞRISI: PETROL VE SINIR KAPILARI İÇİN MESAJ VERMİŞTİ Rêber Apo, 10 Mart mutabakatının uygulanması açısından çatışmaların olmamasını, sorunların çözümü doğrultusunda adımlar atılmasını istemiş, Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimine petrol, sınır kapıları ve bazı konularda adım atılması yönünde mesajını iletmiştir.

Kürt Özgürlük Hareketi olarak biz de bu yönlü adımların atılması ve güven artırıcı ortam sağlanarak sorunların çözümü konusunda teşvik edici olduk.

Bu yönlü girişim ve adımların atıldığı günlerde bu saldırının olması Suriye’de bir çözümün istenmediğini ortaya koymaktadır.

Kuzey-Doğu Suriye ile anlaşmayı değil, özerk yönetimi tasfiye etmeyi amaçladıkları anlaşılmaktadır.

ÖMER ÇELİK'İN AÇIKLAMALARI Türk basını ve hükümet sözcüsü Ömer Çelik bu saldırıların Halep’teki Kürt mahalleleriyle sınırlı kalmayacağını açıkça belirtmektedirler.

Ömer Çelik’in ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ ifadelerini birlikte kullanması bu saldırıların Kuzey-Doğu Suriye ve Kürtlerin yaşadığı tüm bölgeye yayılacağını ortaya koymaktadır.

Kürtlerin özgürlük ve demokrasi mücadelesini her yerde terörle yaftalamaktadırlar.

Rojava ve Kuzey-Doğu Suriye’deki demokratik sistemi de bu yaftalama ile tasfiye etmek istemektedirler.

ULUSLARARASI GÜÇLERİN DESTEĞİ Ortadoğu’daki bu demokrasi düşmanlığına uluslararası güçler de destek vermektedir.

Bu destek Kürtlere yönelik soykırım politikalarına da destek vermek olmaktadır. 'SAVAŞ MI PLANLANMAKTADIR?' Kürt mahallelerine saldırı ve Fırat’ın doğusuna yönelik saldırı hazırlıkları Hareketimizle Türkiye arasında süren ateşkes ve buna dayalı sürdürülen barış ve demokratik toplum sürecini de sorgulatmaktadır.

Bu süreçte doğrudan Hareketimizi hedef alan saldırılar, hazırlandığı söylenen özel geçiş yasasının da bir çözüm adımı olmayacağını göstermektedir.

Hareketimize yönelik bu kadar saldırı yürütülürken ve Kürtlerin demokratik iradelerine saldırılırken bu yasanın Hareketimiz ve Kürtler için demokratik siyaset alanı açacak bir nitelikte olması zor görünmektedir.

Acaba, kabul edilmeyecek bir yasa çıkarılıp savaş mı başlatılmak planlanmaktadır?

Ateşkes ve barış ve demokratik toplum sürecini sabote eden politika ve uygulamalar bunu düşündürmektedir.

AKP VE MHP’YE ÇAĞRI Devlet yetkilileri ve sorumlu siyasi güçler, mevcut sürecin ruhuna ve amacına yönelik bir politika ve yaklaşım içinde olmalı ve süreci sabote edici adım ve uygulamalardan uzak durmalıdırlar.

Biz barış ve demokratik toplum sürecinde üzerimize düşen sorumlulukları tereddütsüz ve cesaretle yerine getirdik; AKP ve MHP iktidarını ve devlet yetkililerini de barış ve demokratik toplum sürecinin başarısı için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.

Halkımız ve demokrasi güçleri de Türk devletinin süreci sabote eden politikalarını durdurmaları için demokratik temelde mücadeleyi yükseltmelidirler.” (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri