Haber Detayı
Sağlıkta verimlilik çağı
Burtom Sağlık Grubu, yapay zekâ destekli tanı teknolojileri, yüksek hassasiyetli onkoloji yatırımları ve yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımıyla sürdürülebilir sağlık hizmetlerini yeniden tanımladı. Grup, 2026 sonrası büyüme stratejisini verimlilik ve değer odaklı genişleme üzerine kuruyor.
Nezaket ÇETİN - BURSASağlık sektörü, yalnızca tedavi sunan bir yapı olmaktan çıkarak teknolojiyi, verimliliği ve çevresel sorumluluğu aynı potada buluşturan bütüncül bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Artan sağlık harcamaları, kaynakların sınırlılığı ve iklim krizi, sağlık hizmetlerini daha akılcı, ölçülebilir ve sürdürülebilir modellerle yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor.
Bu yeni dönemde doğru tanı, dijitalleşme ve enerji verimliliği; hasta güvenliği kadar gezegenin geleceği için de stratejik birer unsur haline geliyor.1994 yılında bir tanı merkezi olarak kurulan ve bugün Türkiye’nin 15 ilinde faaliyet gösteren Burtom Sağlık Grubu, sağlık sektöründeki 32. yılında teknoloji ve sürdürülebilirlik temelli yatırımlarıyla büyüme stratejisini yeniden tanımladığını açıkladı.
Tanı ve tedavi süreçlerinde dijital dönüşüm ve altyapı yatırımlarını önceliklendiren grup, 2026 yılından itibaren büyüme yaklaşımını ‘verimlilik esaslı genişleme’ modeli üzerine kurguluyor.Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr.
Erol Kılıç, tanı teknolojilerinde yapay zekâ uygulamalarından onkolojideki yüksek hassasiyetli tedavi yöntemlerine, yenilenebilir enerji yatırımlarından evde sağlık hizmetlerine kadar uzanan dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Tanı odaklı yapı teknolojiyle güçleniyor Sağlık hizmetlerinde sürdürülebilirliğin, doğru tanı ve etkin klinik karar süreçleriyle doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Dr.
Erol Kılıç, Burtom’un temel yaklaşımının yıllardır değişmediğine dikkat çekti.
Kılıç, “Burtom’un hikâyesi 32 yıl önce doğru tanıyı, doğru zamanda sunma vizyonuyla başladı.
Bugün 850 kişilik büyük bir kadroya ulaşsak da ‘tıbbi görüntüleme’ bizim hâlâ ana damarımızdır.
Yatırımlarımızda sadece bina kapasitemizi artırmayı değil, klinik karar süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak ileri teknoloji entegrasyonunu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz” dedi.Bu yaklaşım doğrultusunda yapılan yeni nesil PET-CT yatırımlarının, hem hasta güvenliği hem de çevresel etki açısından önemli kazanımlar sunduğunu belirten Kılıç, cihazların daha düşük radyasyon, daha kısa çekim süresi ve yıllık 7 MWh enerji tasarrufu sağladığını ifade etti ve şöyle devam etti: “Bu cihazımız sadece teşhiste hata payını minimize etmekle kalmıyor; daha az radyasyon yayılımı ve daha kısa çekim süresiyle hastaya konfor sağlarken, yıllık 7 MWh enerji tasarrufuyla da doğayı koruyor.”Daha az kaynak, daha yüksek klinik verim Tanı süreçlerinde yapay zekâ kullanımının sürdürülebilir sağlık hizmetleri açısından önemli bir kaldıraç olduğunu belirten Dr.
Kılıç, Burtom merkezlerinde kullanılan yapay zekâ destekli görüntüleme teknolojilerinin üç temel alanda katkı sağladığını ifade etti.Görüntü kalitesinin artmasıyla erken teşhis olanaklarının güçlendiğini belirten Kılıç, yapay zekânın özellikle küçük lezyonların tespitinde radyologlara “ikinci bir göz” işlevi gördüğünü aktardı.
Yapay zekâ destekli 3 Tesla MR cihazlarıyla çekim sürelerinin yüzde 70’e varan oranlarda kısaldığını söyleyen Kılıç, bunun hasta konforu ve merkezlerin operasyonel verimliliği açısından önemli bir kazanım sağladığını dile getirdi.
Ayrıca Kılıç, BT çekimlerinde radyasyon dozunun otomatik optimize edilmesiyle daha güvenli ve kaynak kullanımını en eze indirgeyen tarama protokolü uygulandığını söyledi.7 milyon dolarlık yatırım Onkoloji alanında doğru evreleme ve hedefe yönelik tedavinin önemine dikkat çeken Dr.
Kılıç, nükleer tıp birimlerinde kullanılan PET/ CT sistemlerinin, tedavi yanıtını izleme süreçlerinde kritik rol oynadığını belirtti.
Bu altyapının, 7 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan tomoterapi sistemiyle desteklendiğini aktaran Kılıç, “Tomoterapi, BT tabanlı görüntüleme ile yoğunluk ayarlı radyoterapiyi tek bir platformda buluşturuyor.
Cihaz 360 derece dönerek ışınlama yaparken tümörü milimetrik olarak hedefler.
Bu hassasiyet sayesinde sağlıklı dokular maksimum düzeyde korunur; yan etkiler azalır ve özellikle baş-boyun, beyin ve çocukluk çağı tümörlerinde klinik başarı oranlarımız hissedilir derecede artar” diye konuştu.Yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanılıyor Burtom’un sürdürülebilirlik vizyonunun yalnızca klinik uygulamalarla sınırlı kalmadığını vurgulayan Burtom Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr.
Erol Kılıç, İnegöl’de devreye alınan Güneş Enerji Santrali sayesinde grubun toplam elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını belirtti.
Bu yatırımın, sağlık hizmetlerinde karbon ayak izinin azaltılması açısından stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti.2026 sonrası: Verimlilik temelli genişleme 2026 yılından itibaren büyüme stratejilerini “verimlilik esaslı genişleme” olarak tanımlayan Dr.
Erol Kılıç, “Gelecek 10 yıllık dönemde sağlık turizmi, geriatri, longevity ve bütüncül tıp alanlarına odaklanacağız.
Bursa’nın termal kaynaklarını modern tıpla birleştirerek dünyaya açmayı planlıyoruz.
Sayısal büyümeden ziyade, spesifik alanlarda uzmanlaşmış nitelikli sağlık profesyonellerini bünyemize katarak değer yaratmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.