Haber Detayı

İkinci el çadırdan 10 milyon dolarlık ihracata
Ekonomi dunya.com
13/01/2026 00:00 (2 saat önce)

İkinci el çadırdan 10 milyon dolarlık ihracata

Şanlıurfa’da ikinci el bir çadırda peynir üretimine başlayan Urfarm, bugün 7 bin metrekarelik modern fabrikayla ABD ve Orta Doğu pazarlarına yıllık 10 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. Üretimlerinin yaklaşık yüzde 95’ini ihraç ettiklerini kaydeden Urfarm İhracat Direktörü Mustafa Acar, yıllık 2 bin 500 ton Urfa sade yağ ve 1000 ton pecorino peyniri ihracatı yaptıklarını söyledi.

Mehmet H.

GÜLELmehmet.gulel@dunya.comŞanlıurfa’da 25 yıl önce M.

Sinan Kutlu tarafın­dan küçük bir girişim olarak kurulan Urfarm Süt ve Süt Ürünleri, bugün 3 bin 800 aileden yılda 11 bin ton ko­yun sütü temin ederek işliyor.

Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 7 bin metreka­relik tesiste yüksek teknolo­jiyle İtalyan pecorino peyniri ve Urfa sade yağ başta olmak üzere feta, beyaz peynir, tu­lum peyniri ve yüzde 100 ko­yun yoğurdu üretimi yapıyor.

Üretimlerinin yaklaşık yüzde 95’ini ihraç ettiklerini kayde­den Urfarm İhracat Direktörü Mustafa Acar, yıllık 2 bin 500 ton Urfa sade yağ ve 1000 ton İtalyan pecorino peyniri ihra­catı yaptıklarını söyledi.

ABD ve Orta Doğu pazarlarında yıl­lık 10 milyon dolarlık ihracata ulaştıklarını ileten Acar, “Bu yıl Dubai’yi de kısa sürede ih­racat ağımıza ekleyeceğiz.

Su­udi Arabistan’daki distribütö­rümüzün tüm Orta Doğu'yu kapsayan bir dağıtım talebi var.

Urfarm ürünleri bu hafta Suudi Arabistan’da Carrefour raflarına girdi” dedi.Ceylanpınar TİGEM’in bütün sütünü alıyor Şanlıurfa Ceylanpınar Ta­rım İşletmesi’nde bulunan 60 binin üzerindeki sağmal ivesi koyun ırkının sütünün tamamını aldıklarını ileten Acar, Ankara Polatlı’dan Bin­göl Karlıova’ya kadar geniş bir alanda 80 araçla her gün koyun sütü topladıklarını bil­dirdi.

Böylece hem hayvancı­lığı desteklediklerini hem de kırsal kalkınmaya katkı sağladıkları­nı aktaran Acar, 100 kişilik çalışanları­nın yanı sıra süt top­lama ve lojistik ağ­ları ile birlikte top­lam 400 kişilik bir istihdam ekosiste­mi oluşturduklarını bildir­di.

Acar, öte yandan maliyet­ler konusunda süt toplamada mazot ve üretimde doğal gaz girdilerin kendilerini zorla­dığını belirtti.Kalite ve izlenebilirliğin üre­timlerinin merkezinde yer al­dığını vurgulayan Acar, Cey­lanpınar TİGEM’den aldıkları sütün otomatik sağım makine­leri ile el değmeden toplandığı­na dikkat çekti.

Otomatik sağı­mın ürünlerde hayvan kokusunu ortadan kaldırdığına dikkat çeken Acar, “Ahırda sağıldığı zaman süt yapısı itibarıyla ko­kuyu çok hızlı çekiyor.

Biz, ana sütümüzün tedarikini Ceylanpı­nar TİGEM’de bulunan 2x36 koyunu aynı anda sağabilen 12 farklı otomatik sistemden sağ­lıyoruz.

Bizim en büyük dar­boğazımız süt arzı.

TİGEM’in hayvan varlığını artırma plan­ları, sektör için önemli bir fır­sat.

Ham madde darboğazı ol­masa bir bu kadar daha süt ala­biliriz” diye konuştu.Küçükbaş hayvancılığı güçlendiriyor Üretimlerini yalnızca eko­nomik bir faaliyet olarak gör­mediklerini, bölgesel sürdü­rülebilirlik misyonunun bir parçası olduğunu belirten Acar, “Bizim önceliğimiz, böl­gemizdeki küçükbaş hayvan­cılığı güçlendirmek.

Çünkü hammaddeye sahip olmadan üretimi sürdürmek mümkün değil.

Tek Tek Dağları ve Ka­racadağ’ın endemik bitkileriy­le beslenen hayvanların sütü, ürünlerimizin karakterini be­lirliyor.

İyi bir ürün her zaman değerini bulur.

Urfarm’ın sim­ge ürünlerinden biri olan Urfa sade yağı, Tek Tek Dağları ve Karacadağ meralarında besle­nen hayvanların sütlerinden elde ediliyor.

Koyun sütünden ürettiğimiz sade yağ ve peynir­lerimiz ABD ve Orta Doğu’da büyük ilgi görüyor.

Bu sadece bir ihracat başarısı değil; Ana­dolu’nun emeğini, bilgisini ve doğallığını dünyaya taşıyan bir hikâye” ifadelerini kullandı.ABD’de çift haneli büyüme yakaladı Ürünlerinin iç pazarda ise Macro Center raflarında ve e-ticaret platformlarında tü­keticiyle buluşturdukları­nı ileten Acar, ihracatta ürün kaliteleri ve operasyonları sayesinde 2020–2025 yılları arasında ABD pazarında çift haneli büyüme kaydettikle­rini iletti.

Acar, ayrıca peko­rino peynirinin toz formuna dönüştürülmesi konusun­da ABD’de bir yatırımlarının olacağını bildirdi.Sade yağın 250 dereceye kadar yanmama özelliği var Binlerce yıllık tarif ile maya­lanan sütleri önce yoğurda ar­dından yayıklanarak tereyağı­na ve son olarak sade yağa dö­nüştürdüklerini belirten Acar, “Üç ay süren olgunlaşma sü­reci ile üretilen bu geleneksel lezzet, süper gıda statüsünde bir şifa kaynağına dönüşüyor.

Sade yağın 250 derece yanma noktası var ve vücut ısısında eriyor.

ABD’nin yılda 40 bin ton sade yağ ithalatı var.

Dün­yada ise Hindistan ithalatta birinci sırada yer alıyor.

Dün­ya sade yağ pazarının 2028'de yaklaşık 7 milyar dolara ulaş­ması bekleniyor.

Sade yağda ise hedefimiz büyük ve firma olarak coğrafi işaretli bu ürü­nü dünya markası haline getir­meyi amaçlıyoruz” dedi.Urfa peyniri üretimine hazırlanıyorYeni dönemdeki en önemli projelerinden birinin Urfa peyniri üretmek olduğunu aktaran Acar, “Geleneksel olarak yüksek tuzla üretilen peynirin daha düşük tuz oranıyla ve daha uzun raf ömrüne sahip olacak şekilde yeniden geliştirilmesi için Ar- Ge çalışmaları yürütüyoruz.

Üç kişilik Ar-Ge ekibimiz, üniversite ve TÜBİTAK ile iş birliği içinde çalışıyoruz.

Diğer yandan yoğurt ürünümüzü ise teneke kutularda 2 kiloluk boyutta raflara sunuyoruz ve 1 yıl son tüketim tarihi var.

Bu ürünümüz de yüksek yağ oranı ve yüzde 100 koyun sütünden olmasından dolayı yoğun talep görüyor.

Diğer yandan orta vadede yaklaşık 5 milyon dolarlık yatırım planımız bulunuyor.

Yatırımlarımızın odağında ise ambalajlama, dolum ve kapama teknolojileri ile katma değerli ürünler bulunuyor” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri