Haber Detayı

Tuhaf inançların kitabı yazıldı: Her Şeyin Teorisi: Tuhaflıklar Dünyasına Bir Yolculuk
Güncel odatv.com
11/01/2026 14:02 (12 saat önce)

Tuhaf inançların kitabı yazıldı: Her Şeyin Teorisi: Tuhaflıklar Dünyasına Bir Yolculuk

Bilim, sanat ve popüler kültürden örneklerle tuhaf inançları mercek altına alan Dan Schreiber’in kitabı, Darwin’in burnundan Nobel ödüllü bilim insanlarının sıra dışı iddialarına uzanan hikâyelerle dolu. Kitap, insanlığın akla rağmen bitmeyen “inanma” ihtiyacını çarpıcı örneklerle gözler önüne serdi

Yazar ve komedyen Dan Schreiber, karşılaştığı tuhaf inançları ve iddiaları bir kitapta bir araya getirdi.

Londra'da yaşayan Avustralyalı bir radyo yapımcısı, yazar, podcast yayıncısı ve komedyendir kendisi.

Schreiber, bu tür hikâyeleri “Her Şeyin Teorisi: Tuhaflıklar Dünyasına Bir Yolculuk” adlı kitabında topluyor.

Orijinal adı The Theory of Everything Else. 2022’de Birleşik Krallık’ta, 2023’te William Morrow (HarperCollins imprint) tarafından ABD’de yayımlanmıştır.

En son İspanya’da “La teoría de todo lo demás“ adı ile yayınlandı.

Kitap, insan düşüncesinin en garip köşelerine odaklanıyor.

Bilimin ve aklın ilerlemesine rağmen, batıl inançların ve sıra dışı açıklamaların nasıl hayatta kaldığını gösteriyor.

Ona göre dünya, gizemlerle dolu ve birçok insan bu gizemlerin çözüldüğüne inanarak, hayatını buna göre şekillendiriyor.DARWİN’İN BURNU VE FRENOLOJİKitaptaki çarpıcı örneklerden biri Charles Darwin’e dair.

Onun bir kitabı söz konusu olan; The Voyage of the Beagle, Charles Darwin tarafından yazılan ve 1839 tarihinde Journal and Remarks adıyla yayımlanan bir kitaptır.

The Narrative of the Voyages of H.M.

Ships ,Adventure and Beagle'ın üçüncü cildiydi ve diğer ciltler gemilerin kaptanları tarafından yazılmış ve düzenlenmişti.

Journal and Remarks, Darwin'in, HMS Beagle gemisinin ikinci araştırma seferindeki rolünü ele alıyor.

Darwin'in anlatısının popülaritesi nedeniyle yayıncı bunu 1839'da Journal of Researches adıyla yeniden yayınladı ve 1845'te yayınlanan gözden geçirilmiş ikinci baskıda bu ad kullanıldı.

Kitabın 1905'teki yeniden basımına The Voyage of the "Beagle" adı verildi ve günümüzde bu adla tanınıyor.

Türkçeye, Ocak 2018'de Tazı Yolculuğu başlığıyla çevrildi.

Modern bilimin temel taşlarından biri olarak anlatılır.

Ancak Schreiber’in aktardığına göre Darwin, gemiye neredeyse alınmıyordu.

Bunun nedeni, dönemin popüler sözde bilimi olan frenolojiye (Frenoloji, kişinin kafasının şeklinden onun karakterini, kişiliğini ve suça yatkınlığını belirleme iddiasında olan bir teoridir) inanan Kaptan FitzRoy’un, Darwin’in burnunun şeklini beğenmemesiydi.

Burnun, karakter ve zekâ hakkında bilgi verdiğine inanılıyordu.ÖLÜ BESTECİLERDEN GELEN YENİ ESERLER1970’te Philips plak şirketi tarafından yayımlanan A Musical Seance albümü de Schreiber’in örnekleri arasında.

Ölü bestecilerin kendisine yeni müzik eserleri dikte ettiğini iddia eden İngiliz besteci, piyanist ve medyum Rosmary Brown . 1970'lerde Claude Debussy , Edvard Grieg , Franz Liszt , Franz Schubert , Frédéric Chopin , Igor Stravinsky , Johann Sebastian Bach , Johannes Brahms , Ludwig van Beethoven , Robert Schumann ve Sergei Rachmaninoff tarafından kendisine dikte edildiği iddia edilen eserleri sunarak küçük bir medya sansasyonu yarattı .

Albüm ciddi biçimde yayımlandı ve uzun süre tartışıldı.

NOBEL ÖDÜLLÜ AMA SIRA DIŞISchreiber’in “Nobel hastalığı” adını verdiği olgu, kitapta geniş yer tutuyor.

PCR testinin mucidi ve Kimya Nobel Ödülü sahibi Kary Mullis, geceleri parlayan bir rakun gördüğünü ve onunla konuştuğunu iddia etmişti.

Aynı kişi, HIV virüsünün varlığını da reddediyordu.

HIV’i tanımladığı için Nobel alan Luc Montagnier ise ilerleyen yıllarda aşı karşıtı oldu, “su hafızası”(*)na inandı ve Parkinson için papaya yemeği önerdi.

Bilim insanlarının takıntıları da kitapta yerini almış.

Büyük fizikçi Wolfgang Pauli’nin 137 sayısına takıntılıydı.

Kuantum mekaniğinin kimya üzerindeki etkisi konusunda öncülük etmiş, 20. yüzyılın en önemli kimyagerleri arasında yer alan Linus Pauling ve transistörün mucitlerinden ABD’li fizikçi William Shockley’nin öjenik fikirleri savundukları öne sürülüyor kitap.

Yani bazı insanların ‘daha iyi’, bazılarının ise ‘daha kötü’ doğduğunu; toplumun da ‘iyi’ görülen insanları çoğaltıp ‘kötü’ görülenleri azaltması gerektiğini savunan düşünce.DJOKOVİÇ’İN SAPLANTISI Schreiber, tuhaf inançların sadece bilim insanlarıyla sınırlı olmadığını vurguluyor.

Tenis yıldızı Novak Djokovic’in, kötü ruh hâlinin yiyeceklere bulaşabileceğine ve besin değerlerini yok edebileceğine inanması buna örnek gösteriliyor. “Mutlu yemek yemelisiniz” fikri, bu inancın özetine dönüşüyor.TUHAFLIKTAN TURİZMEBazı sıra dışı inançlar ekonomik fırsata dönüşmüş durumda.

Japonya’daki Shingo adasında, İsa’nın mezarı olduğu iddia edilen yer etrafında bir turizm sektörü oluşmuş.

İskoçya’daki Loch Ness canavarı, Bermuda Üçgeni ya da Bigfoot söylentileri de benzer şekilde kullanılıyor.

İngiltere’nin Pontefract kentinde “Kara Keşiş” hayaletinin yaşadığı söylenen evde insanlar geceyi geçirmek için para ödüyor.

Hatta hayaleti kovmaya gelen bir şeytan kovucunun, ev sahibini kızdırdığı anlatılıyor; çünkü hayalet, evin geçim kaynağı.KOMPLO, TOPLULUK VE YALNIZLIKSchreiber’e göre bu inançlar, çoğu zaman gerçeği aramaktan çok, bir topluluğa ait olma ihtiyacından besleniyor.

Düz Dünya savunucuları, komplo teorisyenleri ya da alternatif şifa akımlarına inananlar, bu sayede yalnızlıktan kurtuluyor.

Bu durum, dini inançtan çok sosyalleşmek için kiliseye giden insanlara benzetiliyor.MİZAHIN ROLÜSchreiber, tuhaf teorilerin eğlenceli olabileceğini kabul ediyor ancak uyarıyor: Aşı karşıtlığı gibi örnekler de yanlış bilgi tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor.

Yine de mizahın önemini vurguluyor.

Ona göre müzikten sonra insanlığın en büyük icadı mizah.

Kahkaha endorfin salgılatıyor ve insanları bir arada tutuyor.Schreiber’in aktardığı örnekler, Darwin’in burnundan Nobel ödüllü bilim insanlarının iddialarına, hayaletli evlerden konuşan rakunlara kadar uzanıyor.

Ortaya çıkan tablo net: Dünya tuhaf, insanlar tuhaf ve bu tuhaflıklar insanlık tarihinin vazgeçilmez bir parçası."LÜZUMSUZ” DENİLEN MERAK: TÜRKİYE’DE BİR ANSİKLOPEDİ FENOMENİEl País’te yayımlanan Dan Schreiber söyleşisi, gündelik hayatın tuhaf, önemsiz gibi görünen ama insan zihnini sürekli meşgul eden sorularına odaklanan bir tür “merak kültürü”nü yeniden gündeme getirdi.

Bu yaklaşımın Türkiye’deki erken ve nadir örneklerinden biri ise Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi serisi oldu.Kim yazdı, nasıl bir seri?Seri, Tamer Korugan tarafından kaleme alındı.

Ankara doğumlu olan Korugan, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu.

İlk cildi 2007’de yayımlanan Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi, bugüne kadar en az altı cilt halinde basıldı.

Kitaplar, akademik dil kullanmadan, kısa ve doğrudan anlatımlarla “gündelik merak” sorularını derleyen bir yapı kurdu.Kitaplarda ne soruluyor?Seride yer alan sorular, gündelik hayatta sıkça karşılaşılan ama çoğu zaman üzerinde durulmayan ayrıntılardan oluşuyor.

Kitaplarda şu tür başlıklar yer alıyor:Trafik ışıkları neden kırmızı, sarı ve yeşildir?Erkek gömleklerinin düğmeleri neden sağ taraftadır?Sivrisinekler insanı neden sokar, herkesi eşit mi seçer?Gökyüzü neden mavi görünür?Kediler nasıl oluyor da çoğu zaman dört ayak üzerine düşer?Sirklerde insanlar kılıcı gerçekten nasıl yutabiliyor?Esnemek bulaşıcı mıdır?İnsan neden gıdıklanır?Uçaklar gökyüzünde neden iz bırakır?Antik çağda insanlar zamanı nasıl ölçüyordu?Sorular, “lüzumsuz” başlığına rağmen fizik, biyoloji, tarih ve günlük yaşam bilgileriyle yanıtlanıyor.* Su hafızası, suyun daha önce içinde çözünmüş maddeleri , keyfi sayıda ardışık seyreltmeden sonra bile koruyabilme yeteneği olarak öne sürülmüştür.

Homeopatik ilaçların, orijinal maddenin hiçbir molekülü kalmayacak kadar seyreltildiklerinde bile etkili olmalarının bir mekanizması olduğu iddia edilmiştir, ancak bunun için herhangi bir teori bulunmamaktadır.Sina KoloğluOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri