Haber Detayı
Tarihi geçmiş gıda market rafında
Vatandaşlar sofrasına yiyecek koyabilmek için ‘tavsiye edilen tüketim tarihi’ geçen ürünlerin satıldığı markette sıraya giriyor. Öğrenciler ve emekliler “Başka çaremiz yok. Yoksa aç kalırız” diyor.
İLKE ÇITIR / ESKİŞEHİRTürkiye’de gıda enflasyonu çığ gibi büyürken dar gelirli vatandaşlar birçok temel gıdaya erişemez hale geldi.
Artan fiyatlar ve alım gücündeki düşüş vatandaşın çarşıdan, pazardan eli boş dönmesine; sofralardan besinlerin eksilmesine neden oldu.
Vatandaşlar İstanbul dahil 4 şehirde şubeleri olan bir marketin önünde sıra oluyor.“İsraf Savaşçısı” sloganını taşıyan marketin adı ise durumu daha da ironik kılıyor: “Yenir Market.” NEFES marketin Eskişehir şubesine gitti.
Burada tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş veya son kullanma tarihine (SKT) günler kalmış ürünleri indirimli fiyatlarla satışa sunuyor.
Marketin raflarını ise çeşitli zincir marketlerde stok dışı bırakılan ürünler dolduruyor.Bakliyattan süt ürünlerine, hijyen malzemelerinden bebek bezine kadar pek çok ürün yüzde 80’e varan indirimlerle yüksek fiyatlar karşısında çaresiz kalan dar gelirliye cazip hale getiriliyor.DİSTOPYA DEĞİL GERÇEKMarkete girildiği anda yapılan anons George Orwell romanlarındaki distopyaları aratmıyor.
Anonsta, “Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) ile son kullanma tarihi (SKT) arasındaki farkı biliyor musunuz?
SKT, besinin güvenle tüketilebileceği son tarihi ifade eder.
TETT ise ürünün en iyi kaliteyle tüketileceği dönemi gösterir.
Bu tarih, ürünün hemen bozulduğu anlamına gelmez.
Tadında, dokusunda ve görünümünde sorun yoksa bu tarihten sonra da satışa sunulabilir” ifadeleri yer alıyor.TÜKETİM TARİHİ 1 YIL GEÇMİŞMarkette yemeklik malzemelerden süt ürünlerine, hazır gıdadan hijyen malzemelerine kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor.
Etiketlerdeki fiyatlar, insanı adeta üç yıl önceki Türkiye’ye götürüyor.
Yüzde 50, yüzde 80’lere varan indirimler ilk görüşte tebessüm ettiriyor.
Ancak, bu mutluluk kısa sürüyor çünkü rafları dolduran ürünlerin büyük kısmını tavsiye edilen tüketim tarihi aylar hatta neredeyse bir yıl geçmiş gıdalardan oluşuyor.
Marketten en çok emekliler ve öğrenciler alışveriş yapıyor.
Üst üste yığılmış ürünler arasından “en yenilebilir” olanı seçmek için yoğun bir çaba harcanıyor.SÜT ZEHİRLER Mİ?Et ve süt ürünlerine temkinli yaklaşan vatandaşlar, görece daha az riskli kabul edilen hazır gıda, atıştırmalık ve hijyen ürünlerine yöneliyor.
TETT’si dört ay geçmiş antep fıstığı, kaju, badem ve fındıktan oluşan 450 gramlık çerez tabağının 130 liraya satıldığını görenler ise ürünü adeta kapışıyor.
Marketteki kalabalık gün boyu hiç azalmıyor.
Alışveriş yapmaya gelenler ürünleri stoklarcasına alıyor.30 LİRAYA DOYUYORUZOkullarının öğle arasında Yenir Market’e gelen lise öğrencileri buradan 30 liraya aldıkları noodle ile karınlarını doyuruyor.
Kimi ortaokul öğrencisi marketten bir liraya aldığı şekeri arkadaşına mutlulukla gösteriyor.
Çocuklara “Kullanma tarihine baktığınız mı” diye sorduğumuzda “Abla, tarihi geçmiş ama ucuz olduğu için yine de alıyoruz.
Ne yapalım cebimizde para yok.
Ailelerimiz bize harçlık veremiyor” yanıtını aldık.“75 yaşında ucuz yiyecek peşindeyim”Hatice Yüksel: Eşim işçi emeklisi.
Ben 75 yaşındayım.
Sabahtan akşama kadar ucuzluk peşinden koşuyorum.
Uzaktan tramvaya binip buraya geliyorum.
Yufka, kurabiye, pirinç, çorbalık aldım.
Ucuz olduğu halde 500 lira verdim.
Bu yaşımda bunları yaşadığım için hiç kimseyi affetmeyeceğim, hakkımı helal etmiyorum.
Bizim oylarımızla geldiler, şimdi bizi hor görüyorlar.“Raflara baktım alamadım”67 yaşındaki Zafer Göçer: “Buraya markete ilk defa geldim.
Raflara baktım durdum.
Benim de param yok ama bu ürünleri almaya da cesaret edemedim.
Üç yiyeceğime bir yiyeyim diye düşündüm.
Düştüğümüz hale bak.
Bize yazık oluyor.“Bu market bile bize pahalı”79 yaşındaki Kadir Tombuloğlu: Emekliyim ama torunlarımın eğitimine destek olmak için hala çalışıyorum.
Sabah saat 04.00’den akşam 16.00’ya kadar bir çay ocağında çalışıyorum.
Yapacak bir şey yok, buralardan alışveriş yapıyoruz ama bu market de pahalı geliyor.“Bu adalet mi?
Yeter artık”65 yaşındaki Nezahat Becerikli: Eşimin 18 bin liralık emekli aylığıyla geçinmeye çalışıyoruz.
Bin 500 lira ödedim, başka yerde üç bin ödemem gerekirdi.
Buradan hemen tüketebileceğim besinler, kuru gıda ve hijyen malzemeleri alıyorum.
Bu halimize çok sitemliyim.
Onlar, bize çay kaşığıyla veriyor, kepçeyle kendilerine alıyor.
Bu adalet mi?
Yeter artık, değişsin sistem.“Her şey çok pahalı, geçim zor”Mehmet Bitiren: Bu markete tarihi geçmiş ama ambalajı bozulmamış ürünler bulunuyor. 69 yaşındayım bu zamana kadan böyle bir şey göremedim, her şey çok pahalı.“Bizi bu hale sokanlar utansın”Engelli bir vatandaş da şunları söyledi: 65 yaşındayım yakında emekli olacağım.
Ama ek iş yapmam gerek geçinmek için.
Tek maaşla hiçbir şey alamam.
Bu marketten ufak gıdalar alıyorum.
Zehirlenirim diye peyniri, eti almaya korkuyorum.
Bizi bu hale sokanlar utansın.
Halimizi gören yok, sesimizi duyan yok.