Haber Detayı

DEM Parti: SDG yönetecilerini Ankara'ya davet edin
Gündem nefes.com.tr
11/01/2026 14:57 (7 saat önce)

DEM Parti: SDG yönetecilerini Ankara'ya davet edin

Halep'teki Şeyh Maksud Mahallesi'nde mevzilenen terör örgütü YPG/SDG'liler, tahliyeyi kabul etmelerinin ardından Tabka'ya götürüldü. DEM Parti eş Genel Başkanları Halep'te son günlerde yaşanan çatışma ve tahliye sürecine ilişkin açıklama yaptı.

Suriye'nin Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi'nde Suriye ordusunun yürüttüğü operasyonlar sonucu köşeye sıkışan terör örgütü YPG/SDG mensubu son grup da ülkenin kuzeydoğusuna tahliye edildi.Halep'teki gelişmeleri değerlendiren DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

DEM partili milletvekillerinin de hazır bulunduğu toplantıda konuşan Hatimoğulları "Uluslararası güçlere ve garantör ülkelere açık çağrımızdır; sorumluluklarınızı yerine getirin.

El sıkıştığınız güçler yanı başınızda katliam yürütürken suskun kalmaktan vazgeçin.

Bu saldırıları derhal durdurun.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye'de yaşanan saldırılar, ’geçici yönetim’ adı altında HTŞ ve ona bağlı çetelerin gerçekleştirdiği meşru olmayan insanlık dışı saldırılardır" dedi.Milli Savunma Bakanlığı'na seslenen Hatimoğulları, "Gerilimi tırmandıran söylemlerden derhal vazgeçin.

Yapılan açıklamalar bu saldırıları teşvik etmektedir.

Suriye hakkında kurulan her sorumsuz cümle Şeyh Maksud ve Eşrefiye'ye bomba ve mermi olarak geri dönüyor.

Milyonlarca Kürt'ün yüreğini yaralıyor.

Söz bazen silahtan daha yaralayıcı olabiliyor" dedi.HAKAN FİDAN'A: SİZ DİPLOMAT MISINIZ, ASKER Mİ?Bakırhan ise Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG), Suriye Ordusu ile Halep’te günlerdir süren çatışmaların ardından, kentin Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerindeki unsurlarını çekmeyi kabul etmesini olumlu değerlendirerek, şunları söyledi:- Buradan savaşa taraf olanlara açık ve net bir çağrı yapmak istiyorum; bu saldırıların tarafı olmayın.

Gerilimi büyüten değil, çözümü güçlendiren bir rol üstlenin.

Diyalog kapılarını açın.

Ancak ne yazık ki pratikte bunun tam tersi yapılmıştır.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ‘ya güç görecekler, ya da güç tehdidi’ şeklindeki ifadeleri diplomasinin değil, çatışmanın siyaset dilidir.

Soruyoruz, siz bir diplomat mısınız, yoksa asker misiniz?

Siz diplomasi koridorlarında mı, yoksa Şara'nın yönettiği operasyon odasından mı konuşuyorsunuz karar verin.

Eğer diplomatsanız, diplomatlığınızı yapın. - Bu dil, aslında İmralı'dan yükselen barış iradesini Suriye sahasında bastırma girişimidir.

Bunun ötesi yok.

Bu tutum, sürece karşı darbe mekaniğinin Suriye'de aktif bir şekilde hayata geçmesidir. ‘Halep'te çözümü baltalarsak, Ankara'daki çözümü de baltalarız’ niyeti var burada.

Bu tehlikeli oyunu herkes görmeli.

En başta da Türkiye'de yaşayan halklarımız görmeli.

Oysa çözüm mümkündür ve ortadadır.

Ne yapmak lazım?

SDG yöneticilerini Ankara'ya davet edin.

Bir masada oturun, görüşün, konuşun.

Çözümü birlikte arayın.

Ama görüyoruz ki bazıları bunun yerine gerilimi sürdürmek istiyor.

Kürtlerin dövülmesini istiyor.

İlgili Sitenin Haberleri