Haber Detayı

ABD Bölgeyi geriyor: Lübnan işgali için siyonistlere yeşil ışık
Manşetler dogruhaber.com.tr
09/01/2026 02:00 (17 saat önce)

ABD Bölgeyi geriyor: Lübnan işgali için siyonistlere yeşil ışık

Siyonist rejimin Lübnan’a olası askeri harekat hazırlıkları, ABD’nin İran’a karşı sertleşen dili ve Irak’ta Erbil merkezli askeri hamleleriyle birlikte okunuyor. ABD'nin eş zamanlı adımları; Hizbullah’ın hedef alınması, İran’la bağlantılı yapıların tasfiyesi ve bölgedeki askeri varlığın artırılması üzerinden Ortadoğu’da yeni bir güç mimarisi kurma arayışına işaret ediyor. Bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen süreçte, siyonist rejimin güvenliği için Ortadoğu’yu kapsayan gerilim zinciri oluşturuyor.

Ortadoğu’da tansiyon, ABD’nin doğrudan ve dolaylı hamleleriyle yeniden yükseliyor.

Washington’un, siyonist terör rejimine Lübnan’da askeri operasyon için “yeşil ışık” yakması, İran’a yönelik tehditlerini sertleştirmesi ve Irak’ta Erbil’e asker sevk ederek silahlı grupların tasfiyesini talep etmesi; bölgenin tek merkezli bir güvenlik stratejisi doğrultusunda yeniden dizayn edildiğini ortaya koyuyor.

Siyonist terör rejiminin Kamu Yayın Kurumu KAN, soykırımcı Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bakanlarına, Lübnan’da askeri bir operasyon yürütmek için ABD’den “yeşil ışık” aldığını bildirdi.

KAN, daha önce de işgal ordusunun, Beyrut hükümeti ile Lübnan ordusunun Hizbullah’ı silahsızlandırma girişimlerinin başarısız olması halinde, Hizbullah hedeflerine yönelik geniş çaplı bir saldırı planı hazırladığını aktarmıştı.

KAN’a konuşan üst düzey bir güvenlik kaynağı, Washington’un Tel Aviv’e verdiği mesajı şu sözlerle özetledi: “Eğer Hizbullah fiilen silahsızlandırılmazsa, israil bunu kendisi yapacaktır; bu, günler sürebilecek çatışmalara yol açsa bile.” Önceki raporlara göre Hizbullah, olası bir siyonist rejim saldırısına hazırlanıyor; güney Lübnan’daki Litani Nehri hattı üzerinden ağır ve uzun menzilli silahların taşınmasına hız verildiği iddia ediliyor.

Lübnan ordusu: Anlaşma İleri Aşamaya Geçti Lübnan ordusu, Perşembe günü yayımladığı açıklamada, silahların sınırlandırılmasına yönelik planının, “ilk aşamanın sahada etkili ve somut biçimde hedeflerine ulaşmasının ardından” ileri bir aşamaya girdiğini duyurdu.

Ordu, özellikle Litani Nehri’nin güneyinde, Lübnan’da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına ilişkin sorumluluğu tek başına üstlenme ve yürütme konusundaki tam bağlılığını vurguladı.

Bu açıklama, Lübnan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rodolphe Haykal’in, Litani’nin güneyinde silahların sınırlandırılmasıyla ilgili raporunu bugün Bakanlar Kurulu’na sunmasının beklendiği bir dönemde geldi.

Bakanlar Kurulu ise, silahların sınırlandırılmasına yönelik planın birinci aşamasından ikinci aşamasına geçilip geçilmeyeceği konusunda kritik bir kararın eşiğinde bulunuyor.

Lübnan ordusu açıklamasında, planın birinci aşamasının; ordunun varlığının genişletilmesine, hayati bölgelerin güvence altına alınmasına ve Litani’nin güney sektöründe (işgal altında bulunan topraklar ve noktalar hariç) ordunun kontrolüne giren alanlarda egemenliğin tesis edilmesine odaklandığını belirtti.

Ordu, sektördeki çalışmaların; patlamamış mühimmatların ve tünellerin temizlenmesi, ayrıca kontrolün pekiştirilmesi amacıyla alınan prosedürel taleplerin (RFA’lar) tamamlanmasına kadar süreceğini ifade etti.

Bunun amacının, silahlı grupların kapasitelerini geri dönülmez biçimde yeniden inşa etmelerini engellemek olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, Lübnan ordusu komutanlığının “Vatan Kalkanı Planı”nın birinci aşamasına ilişkin genel ve kapsamlı bir değerlendirme yapacağı, bunun da planın sonraki aşamalarının seyrini belirlemede temel alınacağı kaydedildi.

Lübnan ordusu, siyonist terör rejiminin Lübnan topraklarına yönelik süregelen saldırıları, ülke içinde bazı noktaların işgal altında tutulması ve bunlara eşlik eden, bazı bölgelere erişimi kısıtlayan tampon bölgelerin kurulmasının, özellikle bu bölgelerin çevresinde yürütülen görevlerin tamamlanmasını olumsuz etkilediğini vurguladı.

Bu durumun, Lübnan devletinin egemenliğinin tesis edilmesini ve silahların istisnasız biçimde yalnızca silahlı kuvvetlerin elinde toplanmasını zorlaştırdığı belirtildi.

Sahadaki Gelişmeler Lübnan Ulusal Haber Ajansı, işgal güçlerinin şafak vakti, Güney Lübnan’daki Mercayun ilçesine bağlı Hula beldesinde büyük bir patlama gerçekleştirdiğini bildirdi.

Operasyonun, üç katlı bir konut binasını hedef aldığı aktarıldı.

Aynı zamanda bir insansız hava aracının, Mercayun ilçesindeki Taybe beldesinde Hasan Beyk Meydanı’nda inşaat halindeki bir atölyeyi vurduğu belirtildi.

İşgal Rejimi, Lübnan Ordusunun Açıklamasını Reddetmeye Hazırlanıyor Buna paralel olarak, işgal ordusu, Hizbullah’a karşı Lübnan’da bir saldırı düzenlemeye yönelik hazırlıklarını sürdürüyor.

Aynı zamanda işgal devleti, Lübnan ordusunun bugün açıkladığı silahların sınırlandırılmasında birinci aşamanın tamamlandığı yönündeki beyanını reddetmeye hazırlanıyor.

Haaretz gazetesi güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, son günlerde çıkan haberlere rağmen, Hizbullah mensuplarının siyonistlerle olası bir çatışmaya hazırlık kapsamında Lübnan’da herhangi bir özel konuşlanmasının tespit edilmediğini yazdı.

Buna rağmen işgal ordusu, acil bir eylem göstergesi olmasa dahi, Hizbullah’ın her gün az sayıda roket fırlatabileceği sınırlı ama süreklilik arz eden bir tırmanışın yaşanabileceğini vurguluyor.

Çatışmaların yeniden başlaması halinde, işgal ordusu, Hizbullah’ın kuzey bölgede uzun süreli bir felç oluşturma ve siyonist rejimin iç cephesine geniş çaplı zararlar verme kapasitesine hala sahip olduğunu değerlendiriyor.

İşgal ordusundaki değerlendirmelere göre, Hizbullah’ın son dönemde verdiği tehdit ve mesajlar esas olarak Lübnan’daki iç durumundan kaynaklanıyor.

Bu nedenle ordu, Hizbullah’ın caydırıcı güç imajını korumaya çalıştığını düşünüyor.

Güvenlik kurumları, Hizbullah’ın işgal ordusunun gerçekleştireceği bir operasyona askeri karşılık verebileceğini değerlendiriyor.

Gazetenin aktardığına göre, böyle bir senaryo hızla büyük bir çatışmaya dönüşebilir ve bu durum taraflardan hiçbirinin çıkarına hizmet etmez.

Her ne kadar öngörüler nispeten sınırlı bir operasyona işaret etse de, güvenlik çevreleri bunun kuzeydeki kasaba ve yerleşimlerde yeniden tahliyelere ve sonuçları öngörülemeyen adımlara yol açmasından endişe ediyor.

Lübnan Topraklarına Kara Saldırısı İhtimali Siyonist rejim güvenlik kurumlarının hazırlandığı bir diğer ihtimal ise, büyük birliklerle Lübnan topraklarına yeni bir kara girişi.

Ancak güvenlik kaynaklarına göre, bu aşamada geniş çaplı bir harekatın gerçekleşme ihtimali düşük görülüyor.

Bunun temel nedeni, böyle bir adımın doğuracağı sivil ve bölgesel bedelin yüksekliği.

Siyonist rejim ordusu, Hizbullah’ın sınır hattına yakın bölgelerde faaliyet yürütmekte zorlandığını; tampon bölge ile birlikte siyonist rejim istihbarat ve operasyonel faaliyetlerinin, Hizbullah’ın hareket alanını ciddi biçimde kısıtladığını savunuyor.

Bu arada siyonist rejim ordusu, Lübnan toprakları içinde beş noktayı kontrol etmeye devam ediyor ve Hizbullah’ın gücünü yeniden inşa etme girişimlerini engelleme gerekçesiyle Lübnan’a yönelik neredeyse günlük hava saldırıları düzenliyor.

Siyonist rejim ayrıca, Hizbullah’ın halen on binlerce farklı menzilli roket, insansız hava araçları ve çeşitli silah sistemlerini içeren geniş bir askeri envantere sahip olduğunu ve kapasitesinin bir kısmını yeniden toparlamayı başardığını iddia ediyor.

Günlük ihlallere rağmen, işgal ordusu bu faaliyetlerin mevcut anlaşmaların ihlali olduğunu kabul etmekle birlikte, politikayı değiştirme ya da geniş çaplı bir operasyona başlama kararının siyasi düzeye ait olduğunu vurguluyor.

Yediot Ahronot gazetesi, siyonist yetkililerin Lübnan ordusunun bugün yaptığı açıklamayı reddetme ve Hizbullah’ın silahlarının fiilen tasfiye edilmediğini, aksine altyapısını yeniden inşa etmeye başladığını iddia etme ihtimalinden söz etti.

Gazeteye göre, her halükârda siyonist rejim Hizbullah’a karşı zamansal olarak sınırlı ve hedefli bir operasyona hazırlanıyor.

Ancak bu bir savaş olarak değil, Kasım 2024’te imzalanan ateşkes anlaşmasından bu yana alışılmışın üzerinde yoğunlukta bir operasyon olarak değerlendiriliyor.

Bu süreçte siyonist rejim, “çim biçme operasyonları” olarak adlandırdığı günlük bombardımanlarını sürdürmeye ve gerekirse artırmaya hazır.

Aynı zamanda daha güçlü bir harekât için askeri kapasitesini ve hazırlıklarını geliştirmeye devam ediyor.

İbrani medyasına göre, İran’daki son gelişmeler ve siyonist rejimin burada yaşananları yakından izlemesi olmasaydı, siyonistlerin Hizbullah’a karşı hazırladığı saldırı planını hayata geçirme konusunda herhangi bir tereddüt göstermeyebileceği ifade ediliyor.

Soykırımcı Netanyahu Sinyali Verdi Siyonist terrö rejiminin sözde Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan’da Hizbullah’ın silahsızlandırılması için hükümet ve ordu tarafından yürütülen çabaların “yeterli olmaktan çok uzak” olduğunu iddia etti.

Netanyahu’nun ofisinden perşembe günü yapılan açıklamada, ABD’nin arabuluculuğunda siyonist rejim ile Lübnan arasında sağlanan ateşkes anlaşmasının, Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasını açıkça öngördüğü belirtildi.

Açıklamada, “Lübnan hükümeti ile silahlı kuvvetlerin yürüttüğü çabalar cesaret verici bir başlangıçtır, ancak yeterli olmaktan çok uzaktır” denildi.

Netanyahu’nun açıklamasında ayrıca, “Hizbullah’ın İran desteğiyle yeniden silahlanma ve terör altyapısını yeniden inşa etme girişimleri açıkça görülmektedir” ifadeleri yer aldı.

Erbil’e Asker Sevkiyat: Irak’ta Silahlı Gruplara Tasfiye Çağrısı Siyonist rejime Lübnan için yeşil ışık yakan ABD, Ortadoğu’da artan gerilim kapsamında Erbil’e asker sevk etti.

Sevkiyatın, son dönemde Lübnan ve İran ekseninde tırmanan gerginliklerle eş zamanlı gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Ayrıca ABD’nin Irak Büyükelçiliği, yaptığı açıklamada Irak’taki silahlı grupların derhal feshedilmesini talep etti.

Büyükelçilik, İran ile bağlantılı tüm silahlı yapıların dağıtılması çağrısında bulunarak, bu grupların Irak’ın egemenliği ve bölgesel istikrar için tehdit oluşturduğunu ileri sürdü.

İran’a Tehdit, Lübnan’da Operasyon: Aynı Stratejinin Parçaları Bu gelişmeler, ABD’nin İran’a yönelik son dönemde sertleşen tehditleriyle birlikte okunduğunda, Washington’un Ortadoğu’yu siyonist terör rejiminin güvenliği merkezli bir stratejiyle yeniden dizayn etmeye çalıştığı yorumlarını güçlendiriyor.

ABD’nin bir yandan İran’a karşı askeri seçeneği masada tuttuğu vurgulanırken, diğer yandan Lübnan cephesinde siyonist terör rejimine tam siyasi ve askeri destek verdiğine işaret ediyor.

Bölge uzmanlarına göre, İran’a yönelik “caydırıcılık” söylemi ile Lübnan’da Hizbullah’ı hedef alan operasyon hazırlıkları aynı zincirin halkaları.

Amaç bölgesel dengeyi Tel Aviv lehine kalıcı biçimde değiştirmek.

Washington’un bu yaklaşımı, yalnızca Lübnan ve İran’ı değil; Suriye, Irak ve Körfez hattını da kapsayan geniş bir gerilim alanı oluşturuyor.

ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ile Siyonistlere Lübnan’da operasyon için verilen onay, Ortadoğu’da tansiyonu bilinçli biçimde yükselten tek merkezli bir stratejinin yansıması olarak görülüyor.

Bu stratejinin nihai hedefinin ise siyonist rejimin güvenliğini kalıcı kılmak olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

İlgili Sitenin Haberleri