Haber Detayı

Elektrikli araca geçişte son durum: Geleneksel otomobillere veda zamanı geldi mi?
Güncel chip.com.tr
09/01/2026 19:00 (12 saat önce)

Elektrikli araca geçişte son durum: Geleneksel otomobillere veda zamanı geldi mi?

Deloitte'in 2026 araştırması, otomotiv dünyasındaki keskin ayrımı gözler önüne serdi. Çin ve Avrupa’da geleneksel motorlara veda edilirken, Amerikalıların yüzde 61’i hala içten yanmalı motorlardan vazgeçmiyor. Peki, milyarlarca dolarlık yatırımlar bu muhafazakar tutuma çarpıp geri mi dönecek?

Elektrikli araç dünyasındaki ilk yılların büyük heyecanı biraz durulmuş gibi görünse de, sektör sessiz ama derinden dönüşmeye devam ediyor.

Deloitte’in 2026 yılı Küresel Otomotiv Tüketici Araştırması, otomobil pazarındaki dengelerin nasıl hassas bir ip üzerinde yürüdüğünü gösteriyor.ABD özelinde bakıldığında, bir sonraki aracının tam elektrikli olmasını isteyenlerin oranı sadece yüzde 7 seviyesinde kalarak ilk bakışta sönük bir tablo çiziyor.

Ancak işin rengi detaylarda gizli; bu oran 2025 yılındaki yüzde 5’lik talebe göre yüzde 40 gibi ciddi bir artış anlamına geliyor.

Yine de Amerikalıların yüzde 61’i hala geleneksel içten yanmalı motorları ilk tercih olarak görüyor ve bu durum ABD’yi küresel pazarda adeta bir “aykırı” haline getiriyor.Almanya’da benzinli araç isteyenlerin oranı yarıdan aşağıya düşerken, Çin ve Güney Kore gibi pazarlarda bu rakam yüzde 40’lara kadar geriledi.

Çin’de elektrikli araç talebi yüzde 20’ye fırlamış durumda; Japonya’da ise tüketiciler tam elektrikli yerine yüzde 37 gibi ezici bir oranla hibrit modellere yöneliyor.

ABD'deki bu muhafazakar tutumda, hükümetin çevreci araç teşviklerini iptal etmesi ve emisyon standartlarını esnetmesi gibi politik değişimlerin payı büyük.

Otomobil üreticileri yıllardır Kuzey Amerika’da elektrikli araç kapasitesi oluşturmak için milyarlarca dolar harcıyor, ancak bu yatırımların geri dönüşü beklediklerinden çok daha uzun sürecek gibi duruyor.Şarj sorunu ve yazılımlı araçlara bakış açısıElektrikli araç satın almanın önündeki en büyük engel ise hala araçların şarj edilme ihtiyacı.

ABD’deki tüketicilerin yüzde 53’ü evinde şarj imkanı olmadığını söylüyor.

Bu oran Çin’de sadece yüzde 6 iken, Almanya’da yüzde 20 civarında seyrediyor.

Amerikalıların büyük çoğunluğu iş yerinde şarj etmek yerine ev konforunu tercih ediyor, ancak altyapı yetersizliği bu geçişi yavaşlatıyor.İlginç bir şekilde, elektrikli bir aracın yakıtlı bir araca göre üç kat daha verimli olduğu gerçeği, çevreci kaygıların önüne geçmiş vaziyette.

Araştırmaya katılanların yarısından fazlası, çevreyi korumaktan ziyade yakıt masraflarını düşürmek için elektriğe geçmeyi düşündüğünü itiraf ediyor.

Tüketiciler için “ideal fiyat aralığı” ise 20 bin ile 50 bin dolar arasında.“Yazılım tanımlı araçlar” (SDV) ise pazarın bir diğer önemli başlığı olarak dikkat çekiyor.

Eskiden bir cam otomatiğinden fren sistemine kadar her parçanın kendi küçük kontrol ünitesi varken, yeni nesil araçlar birkaç güçlü bilgisayar tarafından yönetilen dev birer akıllı cihaza dönüşüyor.

Bu teknoloji, aracın servise gitmeden internet üzerinden güncellenmesine olanak tanıyor.

Fakat Amerikalı ve Avrupalı kullanıcılar bu dijitalleşmeye karşı oldukça mesafeli.

ABD’li alıcıların sadece yüzde 7’si bu güncellemeler için ekstra ödeme yapmaya sıcak bakıyor.

Öte yandan Çinli tüketicilerin yarısı, güncellenebilir bir araç için yüzde 10 daha fazla ödemeye razı.

Bu kültürel fark, otomobil üreticilerinin “akıllı araç” stratejilerini hangi pazarda tutturabileceği konusunda kritik bir ayrım yaratıyor.

İlgili Sitenin Haberleri