Haber Detayı
Bitki bazlı beslenme zamanı: Veganuary
İçinde bulunduğumuz ay Veganuary başka deyişle veganlığa adanmış bir ay. Adını vegan ve İngilizcede ocak ayı anlamına gelen january kelimelerinin birleşiminden alıyor.
Aydil DURGUNaydil.durgun@dunya.comBir zamanlar yalnızca vegan ve vejetaryenlerin etik değerler nedeniyle benimsediği bitki bazlı beslenme artık bundan çok daha fazlası.
Giderek daha fazla insan bu beslenme şeklini benimsiyor; daha da fazla sayıda insan hayvansal ürünleri tamamen hayatından çıkarmasa da tüketimini önemli ölçüde azaltmış durumda.
Özellikle son yıllarda ivme kazanan sağlıklı yaşam ve iklim kriziyle mücadele hareketi aynı yöne işaret ediyor: Bitki bazlı beslenme.Giderek büyüyen bitki bazlı gıda pazarında rakamlar da bunu gösteriyor.
Küresel pazarın 2025 yılında 13-50 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.
Aralığın bu kadar geniş olmasının nedeni farklı ürünlerin bitki bazlı gıda çatısı altında değerlendirilmesi.
En geniş tanımıyla et, süt ürünleri alternatifleri olanlar dahil olmak üzere tüm bitkisel ürünler bu pazara dahil edildiğinde rakam yükseliyor.Pazarın geleceği ise parlak görünüyor.
Bloomberg Intelligence’ın projeksiyonuna göre 2030’a gelindiğinde bitki bazlı gıdalar pazarın yüzde 7,7’sini oluşturacak ve pazar büyüklüğü 162 milyon doları bulacak.
Bir başka projeksiyon ise Precedence Araştırma’ya ait; 2034 için tahmini 103 milyar dolar.GFI raporuna göre 2024 yılında, bitki bazlı et ve deniz ürünlerinin küresel perakende satışları yaklaşık 6,1 milyar dolara ulaşırken, sütün başı çektiği bitki bazlı süt ürünleri alternatiflerinin satışı 22,4 milyar doları buldu.
Yine aynı rapora göre bitki bazlı gıda pazarı pastasında badem, soya, yulaf sütü gibi alternatifler en büyük dilimin sahibi.Sağlığını düşünenler de bu vagondaBu büyümenin ardında sağlık nedenleriyle hayvansal ürün tüketimi azaltanlar veya tamamen hayatından çıkaranların da payı var elbette.
Yine verilere bakalım: Geçen yıl Cambridge Üniversitesi’nin yayınladığı bir araştırmaya göre et tüketenlere kıyasla, vejetaryenler ve veganlar genellikle daha düşük vücut kitle endeksi, kolesterol, LDL, TAG ve kan şekeri seviyelerine sahip.
Bu kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, obezite, kronik böbrek yetmezliği ve çeşitli kanserler de dahil olmak üzere pek çok hastalığın gelişme olasılığının daha düşük olduğu anlamına geliyor.
Saygın tıp dergisi NLM’de yayınlanan geniş çaplı araştırmaya göre yeterli miktarda protein tüketimi sağlıklı yaşlanmaya yardımcı oluyor; kronik hastalık riskini azaltıyor ve hem mental hem fiziksel olarak daha sağlıklı olmak anlamına geliyor.
Tüketilen protein türleri açısından bakıldığında ise bitki temelli olanlarda söz konusu olumlu etkilerin daha yüksek olduğu görülüyor.Ancak burada bir parantez açmakta fayda var; özellikle et ürünlerine alternatif olarak geliştirilen bitki bazlı ürünlerin birçoğu aşırı işlenmiş gıda sınıfına giriyor.
Bitki bazlı ya da değil; aşırı işlenmiş gıdaların sağlığa olumsuz etkileri ise başka bir yazının konusu olabilecek kadar kapsamlı.
Kısacası bitki bazlı besin eşittir sağlıklı demek mümkün değil.Tüm dünya bitki bazlı beslense ne olur?Gezegenimize etkisine gelince… Oxford Üniversite’sinden Marco Springman’ın aktardığı araştırma verilerine göre 2050’ye kadar tüm dünya nüfusu vegan olursa gıda kaynaklı emisyonlar yüzde 75 oranında azalabilir.
Bu biraz fazla dramatik bir projeksiyon oldu diyorsanız dünya nüfusunun 2050’ye kadar vegan veya vejetaryen olduğu senaryoya bakalım… Gıda kaynakları emisyonların yüzde 63-70 oranında düşebileceği öngörülüyor.
Haftada maksimum üç porsiyon kırmızı et tüketildiği senaryoda ise emisyon yüzde 29 oranında düşüyor.Rakamların da söylediği gibi bitki bazlı beslenmeye ilgi giderek artıyor.
Vegan burgerin çok ötesine geçen ürün çeşitleriyle artık ton balığından karidese pek çok hayvansal ürünün bitki bazlı alternatifinin olması işleri kolaylaştırıyor.
Geçmişte, dünya nüfusuna oranla bir avuç veganın açtığı bu dikenli yol 2026 yılı gelindiğinde gül bahçeleri vadediyor.
Veganuary’yi bahane edip ayın geri kalanını bitki bazlı beslenmeyle tamamlayabilirsiniz.
Kim bilir belki hoşunuza gider…