Haber Detayı
Mahfi Eğilmez: Gelirin yüzde 48’i nüfusun yüzde 20’sine gidiyor
Ekonomist Mahfi Eğilmez’in gelir dağılımı tablosu, Türkiye’de nüfusun en zengin yüzde 20’sinin toplam gelirin yüzde 48’ini aldığını, en düşük gelir grubunun ise asgari ücretin altında kazandığını ortaya koydu.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, “Gelir Dağılımı 2026” başlıklı yazısında paylaştığı tabloyla Türkiye ekonomisinin gelir yapısına ilişkin çarpıcı bir tablo ortaya koydu.
TÜİK verileri ve kendi hesaplamalarına dayanan çalışma, kişi başına gelir verilerinin arkasındaki gerçekleri gözler önüne serdi.İşte Mahfi Eğilmez'in Gelir Dağılımı 2026 başlıklı yazısı:Aşağıda Gelir Dağılımı 2026 başlıklı yazımda kullandığım tabloyu bir kez daha sunuyorum (Tablonun nüfus ve pay sütunu verileri, GSYH verisi TÜİK istatistiklerinden alınmış, son üç sütunu bu veriler kullanılarak tarafımdan hesaplanmıştır):Bu tabloyla Türkiye ekonomisini nasıl açıklayabiliriz? (1) Türkiye’nin 2024 yılı itibarıyla nüfusu 85.665 bin kişi ve GSYH’si (ülkenin toplam geliri) 1.358,3 milyar dolarmış.
Kişi başına yıllık ortalama gelir 15.856 dolarmış. (2) 1.358 milyar dolarlık GSYH’nin 651,3 milyar dolarlık kısmını (yüzde 48’ini) nüfusun yüzde 20’si (17,1 milyon kişi) alıyor.
Nüfusun geri kalan 68,5 milyonu (yüzde 80’i) 707 milyar doları paylaşıyor. (3) Gelirden en düşük payı alan 17,1 milyon kişinin GSYH’den aldığı toplam pay 86,8 milyar dolar (yüzde 6,4.) (4) 2024 yılında asgari ücret 17.002 liraydı.
Bu tutarın yukarıdaki USD/TL kuruyla karşılığı 517, yıllığı 6.209 dolar ediyor.
Buna göre ilk yüzde 20’lik grupta yer alan en düşük ortalama gelirliler asgari ücretin altında gelir elde etmiş. (5) AVM’leri, kafeleri, restoranları dolduran, konut ve araba alımına devam edenler dördüncü ve son yüzde 20’yi oluşturan toplan 34 milyonun üzerindeki nüfusun içindeki muhtemelen 20 milyon kişi.
Ki bu sayı bütün Balkan ülkelerindeki ve Avrupa’daki çoğu ülkedeki nüfustan daha fazla bir nüfusa işaret ediyor.
Dolayısıyla yalnızca bu nüfusu oluşturanlar alış veriş yapsa bile her yer dolu görünür. (6) (5,7 milyonluk nüfusa sığınmacılar dâhil değil.
Bunların çalışarak ya da iş kurarak yaptıkları hizmet ve mal üretimi değerleri GSYH’ye dâhil ediliyor ama bunları üreten nüfus ülke nüfusuna katılmıyor.
Öyle olunca kişi başına gelir olması gerekenden yüksek çıkıyor. (7) Her bir gruptaki kişi başına gelir tutarları ortalama değeri gösteriyor.
Ortalamadan çok daha yüksek gelir elde edenler olabileceği gibi çok daha düşük gelir elde edenler de var. (8) En yüksek gelir ortalamasıyla en düşük gelir ortalaması arasında (P80/P20 ya da Kuznets Oranı) 7,5 kat fark var.Bu tablodan giderek önerilerimizi de şöyle sıralayabiliriz: (1) Türkiye, GSYH’sini, enflasyona ve kur baskılamaya dayanmadan artırmaya çalışmalı. (2) Kayıt dışı olduğu tahmin edilen yüzde 27 oranındaki geliri (kabaca 366 milyar dolar) mutlaka kayıt içine almaya çabalamalı. (3) Bir yandan geliri artırır bir yandan da kayıt dışını kayda alırken gelir dağılımını mutlaka düzelterek özellikle birinci yüzde 20’lik grubun gelirini artırmayı hedeflemeli.