Haber Detayı
Bir fincan kahveyle başlayan masum ritüel
Kahve, çay, enerji içecekleri, sakızlar, tozlar… Kafein bugün modern hayatın en yaygın uyarıcısı. Bilim insanlarına göre doğru dozda kafein zihni ve bedeni destekliyor; aşırıya kaçıldığında ise uykudan kalbe kadar pek çok sistemi zorluyor.
Kahve, çay, enerji içecekleri, sakızlar, tozlar… Kafein bugün yalnızca bir içecek değil, modern hayatın en yaygın uyarıcısı.
Bilim insanlarına göre doğru dozda kafein zihni ve bedeni destekliyor; aşırıya kaçıldığında ise uykudan kalbe kadar pek çok sistemi zorluyor.
Peki kafeinle kurduğumuz ilişki ne zaman sağlıklı ne zaman sorunlu hâle geliyor?EN YAYGIN “İLAÇ”, KAFEİNYakın bir zamanda yapılan araştırmalara göre Amerika’da en yaygın kullanılan psikoaktif madde alkol değil, nikotin değil; kafein.
Aralık 2025’te Food and Toxicology dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 70’i her gün en az bir kafeinli içecek tüketiyor.
Üstelik bu tüketim artık yalnızca bir fincan kahveyle sınırlı değil.Bugün kafein; jel, toz, sakız, poşet, enerji içeceği ve hatta kafeinli sığır eti kurusu gibi formlarda karşımıza çıkıyor.
Kısacası modern tüketici için kafeine ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay ve çeşitli.Ancak uzmanlara göre sorun, tek tek dozlardan çok birikimli tüketimde başlıyor.ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yetişkinler için günlük 400 miligramdan fazla kafein tüketilmemesini öneriyor.
Bu miktar yaklaşık olarak:240 ml (8 ons) filtre kahvede: 95 mg355 ml (12 ons) enerji içeceğinde: 100–200 mgTek bir fincan ya da kutu çoğu insan için ciddi bir sorun yaratmıyor.
Ancak gün boyunca içilen kahveler, enerji içecekleri, pre-workout takviyeleri ve gizli kafein kaynakları bir araya geldiğinde sınır kolayca aşılabiliyor.KAFEİN BEYİNDE NE YAPIYOR?Kafein, doğada kahve, çay ve yerba mate gibi bitkilerde bulunan doğal bir bileşik.
Aynı zamanda binlerce spor takviyesi ve enerji ürününün de temel bileşeni.Vücuda alındığında kafeinin ilk hedefi adenozin adlı bir bileşik.
Adenozin, uyanık kaldığımız süre boyunca beyinde birikir ve reseptörlerine bağlandığında uyku hissini tetikler.
Sağlıklı bir uyku sırasında beyin adenosini temizler; sabah daha dinç uyanmamızın nedeni budur.Kafein ise bu süreci bloke eder.
Adenozin reseptörlerine bağlanarak “uyku sinyalinin” iletilmesini engeller.
Bunun sonucunda dopamin, adrenalin, epinefrin gibi nörotransmitterlerin etkisi artar.Stanford Üniversitesi’nde nörolog ve baş ağrısı araştırmaları direktörü olan Robert Cowan’a göre, kafeinin odaklanma, enerji ve ruh hali üzerindeki etkisi tam olarak bu mekanizmaya dayanıyor.UYKU, SAAT VE TOLERANS MESELESİKafeinin vücutta kalma süresi kişiden kişiye ciddi biçimde değişiyor.
Ancak genel kural basit:Günlük 400 mg’ı aşmamakSaat 14.00’ten sonra kafein almamakBilim insanlarının uyarısı net; beyin “kolay kandırılan” bir organ değil.
Düzenli kafein tüketildiğinde beyin bunu normal durum olarak kabul ediyor.
Bu nedenle ani kesintilerde baş ağrısı, huzursuzluk, yorgunluk gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkabiliyorKafeinin, nasıl ve hangi kaynaktan alındığına bağlı olarak önemli faydaları var.
Burada kritik ayrım, kafeinin tek başına mı, yoksa kahve ve çay gibi kompleks gıdalarla mı alındığı.
Enerji içecekleri genellikle polifenoller ve antioksidanlar gibi ek faydalar içermezken; kahve ve çay bu bileşikler açısından zengindir.Stanford Üniversitesi’nden spor hekimi Michael Fredericson’a göre, kafeinin sağlık yararlarından söz ederken aslında kahve ve çayı konuşuyoruz.
Hatta kafeinsiz kahve bile tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde, kalp-damar hastalıklarında, tip 2 diyabette, karaciğer kanserinde daha düşük oranlarla ilişkilendiriliyor.İlginç bir bulguya göre, İngiltere’de yapılan bir çalışmada öğütülmüş ve instant kahve, kalp ritim bozukluğu riskini azaltırken; kafeinsiz kahvede bu etki görülmedi.Spor performansı söz konusu olduğunda kafeinin yeri ayrı.
São Paulo Üniversitesi’nden Bryan Saunders’a göre, performansı artırma konusunda kafein kadar tutarlı sonuç veren başka bir takviye neredeyse yok.
Daha da çarpıcı olan şu: Saunders’ın çalışmalarında, katılımcıların yalnızca kafein alacağını düşünmesi, plasebo verilmesine rağmen performansı neredeyse gerçek kafein kadar artırabiliyor.Yani kafein yalnızca biyokimyasal değil, psikolojik bir uyarıcı aynı zamanda.Odatv.com