Haber Detayı

CHP mitinglerine Beykoz'da devam etti
Güncel odatv.com
07/01/2026 17:35 (1 gün önce)

CHP mitinglerine Beykoz'da devam etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin İstanbul’daki miting maratonunu Beykoz’da sürdürdü. Asgari ücret ve emekli maaşlarına değinen Özel, "Bu maaş, maaş değildir. Maaş denmez, harçlık denir" dedi.

CHP İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlattığı miting maratonuna İstanbul Beykoz'da devam etti.Bugün saat 19:30'da İstanbul'da düzenlenecek akşam mitingini duyuran CHP lideri Özgür Özel, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak vatandaşları Beykoz Sultaniye Parkı'na davet etti.Mart ayından bu yana 79'uncu kez düzenlenen mitinge yurttaşlar, soğuk havaya rağmen yoğun ilgi gösterdi.ÖZGÜR ÖZEL BEYKOZ'DAN SESLENDİCHP Genel Başkanı Özgür Özel Beykoz'da bir araya gelen vatandaşlara sesleniyor.

İşte Özel'in konuşmasından öne çıkanlar:"İmamoğlu Erdoğan'ı yendi, hazmedemediler.

Bunu kabullenmeyenler, CHP'yle baş edemeyenler bunda 294 gün önce Ekrem Başkanın evine polisimizi yollayarak sanki bir suçluymuş gibi alarak bir darbeye giriştiler.Yapılan bir sonraki cumhurbaşkanına darbeydi.

Direnmekten başka çare yoktu.

Bir çağrı yaptık.

Her darbenin bir nedeni vardır, bunun nedeni İmamoğlu'nun başkanlığını engellemekti.

Gelen seçtiğinize sahip çıkın dedik. 10 gün boyunca toplanmayı gösteri yapmayı yasakladılar.110 bin kahraman geldi, seçtiğinin arkasında durdu.

Oraya akan tüm İstanbullulara selam olsun, helal olsun sizlere.

Haklı olan kazanacak, güçlü olan değil haklı olan kazanacak.

Bu meydanda ahlaki üstünlük vardır.Büyük mücadele olacak, haklı olan kazanacak.

Biz kazanacağız!Doğru adayı bulacağız ve bu seçimi kazanacağız, dedik.

Alaattin Köseler'i size emanet etmiştim.

Kime görevi verirseniz, millet değerli olduğu için o yönetir.

Ama İBB'de hazımsızlık yapanlar Beykoz'u da hazmedemediler.

Biz attığınız oya sahip çıktık.

Durmadılar, ellerinden gelen her türlü numarayı çevirerek bu belediyeye çökmeyi hedeflediler.

Alaattin Köseler'e sordukları; '67 bin lira özel kaleme yollamışsın, ne parası?' Köseler'in kendi başkanlığı boyunca uçak parasını, yemek parasını ödeyeceğim deyip toplamda kasaya geri gönderdiği para olduğu ortaya çıktı.Ant olsun ki, bu ellerimle o resmi Beykoz Belediyesi'ne ben asacağım!

O belediyeyi bu alçaklardan, bu hırsızlardan geri alacağım.Bugün Erdoğan kürsülerdeydi.

Partimize ağza alınmayacak laflar söyledi.

Bolca da rakam verdi. 40 farklı rakamda bahsetti.

Ama 2 rakamdan hiç bahsetmedi.

İki kelimeyi hiç söylemedi.

Ne asgari ücret dedi ne emekli maaşını söyledi.Bu maaş, maaş değildir.

Emekliye verdiğiniz maaşa maaş denmez, harçlık denir.CHP Grubu yarın akşam meclis kapanana kadar mücadeleyi terk etmeyecek.

Emekliler için nöbete geçeceğiz.

O kaçaklar gelene kadar, emekliye zammı verene kadar mücadele edeceğiz.

Siz bu mücadeleyi verirseniz, vekilleriniz de orada olacak, hakkımızı söke söke alacağız.

Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak!AKP'nin 2018'de bin 63 lira olan emekli maaşında bile bugüne göre çok daha güçlü bir maaştı.

Emeklinin kıyma kadar değeri olsaydı maaşı 26 bin 500 lira olacaktı.

Bu yüzden bu 19 bin liralık maaşların insanca bir duruma getirilmesi için mücadelemiz sürecek.

CHP'nin AK Partililer düşmanı değildir.

CHP'nin düşmanı AK Parti'nin kara düzenidir.

Aç bırakana, işsiz bırakana karşı CHP'liler bu meydanlarda bütün demokratlarladır.

Türkiye İttifakı bu meydandadır.Düşman siyasetinden beslenen Erdoğan, bize kötü söylerse kötü söz duyar.

Ama AK Partililer, MHP'liler çözüm duyacaklar.Yemişler böyle dünya liderini!

Bu millet yakasından silkeleyip attı diyecekler.

Biz cumhurbaşkanlığı makamı güçlü olsun isteriz ama Erdoğan-Trump ilişkisi Türkiye için bir tehlikedir.

Erdoğan, Trump'tan Türkiye için değil, kendisi için bir gelecek talep etmektedir.

Kendi şahsı için korkmakta, şahsi beklentilerini konuşmaktadır.

Malvarlığı ile tehdit edilmekte, Trump'ın oğlu ile pazarlık etmekte, ülkenin varlıklarını Amerika'ya peşkeş çekmekte.

Amerika'dan icazet, cesaret ve güya meşruiyet almaktadır.Çıkmış sus sorununda Mansur Yavaş'ı sorumlu tutuyor.

Şehirlerde suyun şehre getirilmesinde TSİ sorumludur.

Erdoğan, 2025 yılına kadar su sorunu çözdük derken, o bahsettikleri Gerede sisteminden ancak 6'da 1 su gelmiştir.

Yapılmayan varsa sorun AKP'nindir.

Ama ben haksızlık yapmam, dünyada kuraklık varken, Gerede'den akmayan suyun sorumlusu sensin demem.

Ama sen çıkar Mansur Yavaş'a 'Ankara'yı susuz bıraktın' dersen bu ucuz siyasettir.

Bu şehrin yarınlarında da bu ülkenin yarınlarında da CHP olacak, Ekrem İmamoğlu olacak, Mansur Yavaş olacak, biz olacağız!"Devam ediyor...*****ÖZGÜR ÇELİK EKREM İMAMOĞLU'NUN MEKTUBUNU OKUDUCHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okumak için kürsüye çıktı.Konuşmasına "Beykoz'da halk iradesinin gaspını" anlatarak başlayan Çelik, tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'e selam gönderdi. "Beykoz halkının iradesine ihanet edenler" diyerek CHP'den AKP'ye geçen belediye meclisi üyelerini de yuhalayan Çelik, "Tarih bu ihaneti asla unutmaz" dedi. "Bu parti değiştirenler, insanları belediyeden işten çıkarmaya başladılar, insanların ekmeğiyle oynamaya başladılar" diye sözlerine devam eden Çelik "Şunu unutmayın, tarihin karanlık sayfalarında bir kere, yüz kere hain ilan edileceksiniz" dedi.İşte Ekrem İmamoğlu'nun mektubu:“Canım Beykozlular, benim güzel hemşerilerim… Saygıdeğer hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, canım gençler, sevgili çocuklar… Hepinizi özlemle, hasretle kucaklıyorum. 2026’nın tüm dünyaya ve ülkemize mutluluk getirmesini diliyorum.

Bundan birkaç gün önce, Beykoz’un değerli belediye başkanı, sevgili yol arkadaşım Alaattin Köseler’in Silivri’den gönderdiği yeni yıl mesajını gördüm.

Alaattin Köseler Başkanım orada diyordu ki; ‘Makamlar geçicidir ama hayattaki ahlaki değerlerimiz ve duruşumuz kalıcıdır.

Azmimiz büyük bir değer taşımaktadır.’ İşte bizim siyasete, yöneticiliğe bakışımız budur.

Bizler, örnek aldığımız, layık olmaya çalıştığımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi, milletin gönlünden daha büyük ve daha değerli bir makam bilmeyiz.

Ve tıpkı O’nun gibi, bir kere millete hizmet etmek için yola çıkarsak, asla yorulmaz, asla pes etmeyiz.Bizleri yalan ve iftiralarla mahkûm edebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkûm oldular.

Biz, 19 Mart’tan bugüne, her gün daha da güçlendik.

Her geçen gün, haklılığımız daha çok görüldü.

Onlar ise her gün ellerinde patlayan iftiralarla, kumpaslarla milletin gönlünden, gözünden iyice düştüler.

Milletin seçimle iş başına getirdiği yöneticileri haksız, hukuksuz biçimde tutuklayarak, bir zorbalık düzeni kurmaya kalkanlar, meşruiyetlerini yitirdiler.

Eşit şartlarda yarışmayı göze alamayıp, siyasi rakibini güdümlü yargı eliyle saf dışı bırakmaya çalışanlar, meşruiyetlerini yitirdiler.

Millete verdikleri hiçbir sözü tutmayanlar, ekonomiyi batıranlar, eğitimi, sağlığı, adaleti yerle bir edenler, meşruiyetlerini yitirdiler.

Gayrı meşruluktan kurtulmanın, milletin onayını ve güvenini almanın tek bir yolu vardır: Getirin sandığı, vatandaş kararını bildirsin.

Getirin sandığı, milletin dediği olsun!

Milli iradeden korkanı, sandıktan kaçanı millet affetmez.

Affetmeyecek.

Milleti kutuplaştırarak seçim kazanmanın devri bitmiştir."MİLLETİMİZ ARTIK ADALETLİ OLANI İŞ BAŞINDA GÖRMEK İSTİYOR" Milletimiz artık, herkesi bir ve eşit göreni, adaletli olanı, çok çalışanı iş başında görmek istiyor.

Milletimiz artık halkçılık ve icraatçılık görmek istiyor.

Bizim, İstanbul’da girdiğimiz her seçimi, oylarımızı artırarak kazanmamızın sırrı budur.

Tüm İstanbullular gibi, sevgili Beykozlu hemşerilerim de nasıl canla başla çalıştığımızı çok iyi bilirler.

Her ilçemizde olduğu gibi, Beykoz’da da devasa altyapı yatırımları yaptık.

Göksu ve Küçüksu Dereleri Can Suyu Tüneli projesiyle bu dereleri kirlilikten kurtarma çalışmalarını başlattık.

Yeni deniz hatlarımızla ulaşımı çok daha kolay hale getirdik.

Beykoz’un tarihi kimliğine sahip çıkarak Onçeşmeler Meydanı’nı halka açtık.

Anadolu Hisarı’nı, Çubuklu Siloları’nı restore ederek vatandaşın kullanımına sunduk.

Kütüphaneler, sosyal yaşam merkezleri, işsiz hemşerilerimiz için Bölgesel İstihdam Ofisi açtık.

Balıkçılarımıza, tarım üreticilerimize destekler verdik.

İhtiyacı olan ailelerimize, gençlerimize daha önce görülmemiş düzeyde sosyal yardım ve destekler sağladık.Biz bütün bunları kimsenin partisine, siyasi fikrine, kökenine bakmadan yaptık.

Ama karşımızda kreşler üzerinden bile ayrımcılık, siyasi bölücülük yapan bir akıl var.

Hukuksuzca, ahlak dışı oyunlarla yetki ve makam gaspı yapan kişi ve siyasi akıl, İstanbul’u 25 yıl yönetti. 25 yıl İstanbul’u yönetip tek bir kreş yapmayanlar, Alaattin Başkan’ın umutla ve heyecanla gerçekleştirdiği, bizim Büyükşehir Belediyesi olarak destek verdiğimiz, açılışa hazır 3 adet kreşi Milli Eğitim Bakanlığı’na devrettiler.

Bu, apaçık bir hak gaspıdır.

Bu adımla yalnızca sandıktan çıkan oylar değil, Beykoz için verilen emek ve çaba da yok sayılmaktadır.

Milli iradenin temsilcisi Alaattin Köseler Başkanımıza yapılan bu hukuksuzluğun hesabını, aziz milletimiz günü geldiğinde soracaktır.

Bu böyle gitmeyecek.

Her işte sadece kendi siyasi çıkarlarını gözetenler, milletimizin birlik ve kardeşlik duygusu karşısında tarih olacaklar.Aynı kötü akıl, Beykoz’a gönül bağıyla hizmet eden belediye çalışanlarını gerekçesiz ve güvencesiz biçimde işten çıkarmıştır.

Bu haksızlık, yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmakla kalmamış; ilçedeki toplumsal huzuru ve vicdanları da ciddi biçimde zedelemiştir.

Ama bu böyle gitmeyecek.

Milletin ekmeğiyle oynayanlar, bunun hesabını sandıkta verecekler.

Her koşulda emeği kutsal gören, çalışanın alın terini koruyan bir yönetim anlayışını tüm Türkiye’de hakim kılacağız.

Vatandaşın hakkını vatandaşa teslim etmedikçe, milletin parasını doğrudan millete vermedikçe, bu ülkede kimse rahat bir nefes alamaz."GÜLER YÜZÜMÜZLE, EKSİLMEYEN CESARETİMİZLE KAZANACAĞIZ"Biz, işte bunun için ülkeyi yönetmeye talibiz.

Herkes için, her yerde adalet hakim olsun diye mücadele ediyoruz.

Vatandaşın hak ve hürriyetleri tam olsun, herkes emeğinin, üretiminin, yatırımının karşılığını hakkıyla alabilsin diye mücadele ediyoruz.

Memleketimiz bolluk ve berekete, huzur ve kardeşliğe kavuşsun diye mücadele ediyoruz.

Bu bir adalet ve hürriyet mücadelesidir.

Bu bir demokrasi ve cumhuriyet mücadelesidir.

Bu, aziz milletimizin haysiyet mücadelesidir.

Ve mutlaka kazanılacaktır.

Milletin karşısında hiçbir güç duramaz.

Başaracağız.

Güler yüzümüzle, hep büyüyen umudumuzla, eksilmeyen cesaretimizle kazanacağız.

Hep birlikte, ele le, omuz omuza başaracağız.

Her şey çok güzel olacak.

Ekrem İmamoğlu.

Silivri Zindanı.”****TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANI ALAATTİN KÖSELER'İN MEKTUBU OKUNDUMiting Beykoz'un tutuklu Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in mektubunun okunmasıyla başladı.

Mektubu Alaattin Köselerin eşi okudu.Köseler'in mektubundan satır başları şöyle:"3 kuşaktır Beykozluyuz.

Beykozlular ile kurduğum bu bağ atalarımdan bana kalan en büyük mirastır. 20 yıl sonra Beykoz halkının iradesiyle tekrar seçilmem benim en büyük onurumdur.

Makamlar geçicidir, ama ahlaki değerler ve duruşlar kalıcıdır.

Sizlerden aldığım bu kuvvet beni burada daha azimli kılıyor.

Benim alnım ak başım dik.Eylül ayında süren 3 günlük mahkemenin ardından tahliye kararı verildi.

Fakat ne yazık ki bu özgürlük sadece 24 saat sürdü.

Bana ulaşan yüzlerce mektuptan anlıyorum ki bu süreç halkın vicdanında da yer bulmamış.

Tüm Beykozlu komşularıma soruyorum: Yaşadıklarım üzerinden başarı hikâyeleri yazmaya çalışanların davranışları ne kadar ahlakidir, ne kadar vicdanidir?Bana kurulan kumpasın parçası olanların isimleri Şile Belediyesi iddianamesi tapelerinde açıkça geçmektedir.

Bazı kişiler bu isimleri unutturmaya çalışsa da bu kişilerin hainlikleri toplumun hafızasından silinmeyecektir.Adil yargılanma hakkı sadece şahsım için değil bu ülkede yaşayan her yurttaşın temel güvencesi olmalıdır.

Halk tarafından seçilen belediye başkanlarının kaderi yine halk tarafından seçimle belirlenmelidir.Demokrasi, adalet ve özgürlük bizi bir arada tutan en sağlam paydalardır.

Tutuksuz yargılanma hakkı hem bizlerin hem de ailelerimizin en temel hakkı olmalıdır.Hiç kimse ümitsizliğe kapılmasın.

Dayanışma içinde birbirimize inanmamız en büyük gücümüz olacaktır.

Bu günler geçecek, biz yine büyük bir azimle sizlerin refahı için onurumuzla hizmet etmeye devam edeceğiz.

Dayanışmanız hepimize güç veriyor.

Özgür günlerde size kavuşmayı diliyorum."ÖZGÜR ÖZEL'DEN ÇAĞRIÖzgür Özel, Beykoz mitingi çağrısında kavga değil, kardeşlik ve huzur istediklerini vurgularken vatandaşların geçim sıkıntısına dikkat çekti.Vatandaşın içinde bulunduğu ekonomil dar boğaza işaret eden Özel, sorunlar konuşulsun, geçim sıkıntısı gizlenmesin, açlık örtülmesin istiyoruz.

Yoksulluk konuşulmasın diye gerginlik çıkaranlara, işsizlik konuşulmasın diye kutuplaştıranlara karşı milletle kucaklaşıyoruz.

Kurtuluşu milletle bulacağız!" dedi.NE OLMUŞTUCHP, 2024 yerel seçimlerinde yıllar sonra ilk kez yüzde 45 oy ile Beykoz Belediyesini kazanmıştı.19 Mart operasyonlarıyla Şubat ayı 2025 yılında tutuklanması sonrası görevden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, 4 Eylül'deki ilk duruşmada tahliye edildi.

Ancak savcılığın itirazı sonrası yeniden tutuklanmıştı.Özlem Vural Gürzel, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in Mart'ta gözaltına alınıp görevden uzaklaştırılmasının ardından başkan vekilliğine seçilmişti. 10 Mart 2025'ten bu yana başkanvekilliği görevini sürdüren Özlem Vural Gürzel, 9 Eylül'de CHP'den istifa etti ve dört gün sonra partisinin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı törenle AKP'ye katıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan Haliç Kongre Merkezi'nde yaptığı konuşmada Gürzel'in katılımı için "AK Parti ailesine katılmasının sevincini yaşıyoruz" ifadelerini kullanmış ve "İstanbul'un üzerine adeta karabasan gibi çöken hizmetsizlik bulutlarının dağılması için omuz omuza vereceğiz" demişti.Gürzel ile birlikte CHP'nin Beykoz Belediye Meclisi üyeleri Uğur Gökdemir ve Murat Uzun da partiden istifalarını duyurmuştu.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri