Haber Detayı

Sahte e-imza davası davasında örgüt liderinden ilginç ifade
Gündem hurriyet.com.tr
07/01/2026 20:49 (1 gün önce)

Sahte e-imza davası davasında örgüt liderinden ilginç ifade

Ankara’da bazı kamu görevlilerine ait e-imzaları taklit ederek sahte belge düzenledikleri iddia edilen suç örgütüne yönelik, 26’sı tutuklu 123 sanığın yargılandığı 3’üncü davada yargılama başladı. Örgüt lideri olduğu iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Ziya Kadiroğlu, suçlamaları reddederek, Ben kendi elektronik imzamı alırken bile çok zorlandım. Elektronik imza nasıl alınır bilmiyorum. Hakkımda kullanılan ifadeleri reddediyorum dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, kamu görevlilerine ait sahte kimlik belgeleriyle e-imza vermeye yetkili şirketlere başvurularak, sahte elektronik imza çıkarılması ve bu e-imzalar aracılığıyla usulsüz sürücü belgesi ve eğitim sertifikası düzenlenmesine yönelik yürütülen soruşturmanın 3'üncü aşamasında 33 kişiye sürücü belgesi, 72 kişiye ise mesleki eğitim sertifikası oluşturulduğu belirlendi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 3'üncü aşama soruşturma tamamlanıp, 1’i örgüt yöneticisi, 18’i örgüt üyesi olmak üzere toplam 123 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.

İddianamede, şüphelilerin ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Suç örgütüne üye olma’, ‘Resmi belgede sahtecilik’, ‘Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanuna muhalefet’, ‘Kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak’, ‘Bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme’ ve ‘Bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama’ suçlarından 4 yıldan 136 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmaları talep edildi.

Ankara 23'üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen davanın ilk duruşması bugün görüldü.

Duruşmada sanıklardan çetenin lideri olduğu iddiasıyla yargılanan Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu 26 tutuklu sanık, tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları hazır bulundu. 'İŞLEMLER KAPASİTEM DAHİLİNDE DEĞİLDİR' Tutuklu sanık Canan Özkan, savunmasında bilgisayarla ilgili iddia edilen işlemlerden ifade sırasında haberdar olduğunu belirterek, “Bilgisayarla ilgili sorulan soruların tamamını ilk kez ifade sırasında öğrendim.

Yapıldığı iddia edilen işlemlerden de yine ifade esnasında haberdar oldum.

Zaten iddia edilen şekilde, kar amaçlı ya da kurs, kayıt üzerinden yapılan işlemler benim bilgim ve kapasitem dahilinde değildir; bu tür işlemleri yapmam da mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Tutuklu sanık Ender Esen savunmasında, “Belgeyi alırken sahte olup olmadığını bilmiyordum. 9-10 yıllık işletme sahibiyim.

Herhangi bir yerde kullanmadım bu belgeyi.” dedi.

Tutuklu sanık Fuat Tanış Arslan, savunmasında örgüt içerisinde yer almadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Bu belgelere gerek duymadan zaten 30 yıldır kuaförlük yapıyorum.

Örgütün içerisinde değilim, bile isteye bir şey yapmadım.

Suçlamaları kabul etmiyorum” diye konuştu. 'BU KİŞİLERLE ARAMDA PARA TRANSFERİ YOKTUR' Tutuklu sanık Gökay Celal Gülen, savunmasında örgütle bağlantısı bulunmadığını ifade ederek, “Örgütle bağlantılı olduğum, hatta suçun sorumlusu olduğum ve bu yapının kadrosunda yer aldığım iddia edilmektedir.

Bu durumda, ben neden gidip Ziya Kadiroğlu’ndan bir talepte bulunayım?

Eğer iddia edildiği gibi örgüt üyesi ya da liderle bağlantılı biri olsaydım, bu işi kendim yapmam gerekmez miydi?

Neden örgüt lideri olduğu öne sürülen bir kişiden böyle bir talepte bulunayım?

Operasyonun yapıldığı tarihte, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde üzerimde herhangi bir para bulunmamıştır.

Banka hesaplarımda ve kripto varlık hesaplarımda da herhangi bir para yoktur.

Zaten böyle bir gelir elde etmiş olsaydım bunun bir karşılığı olurdu.

Bu işten herhangi bir maddi ya da manevi fayda sağlamıyorsam, neden böyle bir yapının içinde olayım?

Bu kişilerle aramda herhangi bir para transferi yoktur beyanlarında bulundu. 'SUÇ YOKTUR DEMİYORUM AMA BENİM DAHİLİM YOKTUR' Sanık Gülen burada bulunan sanıklardan yalnızca beşini tanıdığını söyleyerek, Onların büyük kısmı da beni zaten bu süreçte tanımıştır.

Bugün sorsanız, çoğu göz rengimin ne olduğunu dahi bilmez.

Bu dosyayla ve iddia edilen örgütle herhangi bir ilgim yoktur, zaten böyle bir şeye de ihtiyacım yoktur.

Örgüt suçlaması yöneltilmesine rağmen, kimsenin kimseyi doğru düzgün tanımadığı bir yapıdan söz edilmektedir.

Bu nasıl bir örgüttür?

Ayhan Ateş ile tanışmam ise tamamen ticari bir vesileyledir.

Beni bir ziyaret sırasında tanıştırmışlardır.

Tanışmamızın amacı ticariydi; gizli ya da yasa dışı bir iş yapmak değildi.

Bu süreçte suç işlendiği iddiaları olabilir; buna ‘hiçbir suç yoktur’ demiyorum.

Ancak iddia edilen bu suçların hiçbirinde benim herhangi bir dahilim yoktur” dedi. 'BEN SUÇA SÜRÜKLENDİM' Tutuklu sanık Mıhyeddin Yakışır da savunmasında örgütle bağlantısının olmadığını belirterek, “Hakkımda 3 soruşturma açıldı, nereye kadar bu soruşturmalar gidecek.

Ben hep samimi beyanlarda bulundum.

Zaten yaklaşık 3-4 haftadır bu konuda gerek savcılık makamında gerek kollukta gerekse ifade aşamalarında beyanlarda bulunduk.

Ben suça sürüklendim.

Pişman olduğumu da dile getirdim.

Ayrıca söz konusu örtülü yapı ya da benzeri bir yapıya ilişkin tarafımın herhangi bir imzası ya da dahli bulunmamaktadır.

Tarafımca adı dahi geçmeyen bazı hususlar, yalnızca başkalarının ifadelerine dayandırılmaktadır.

Oysa dosyada, bu dönemde tarafımın bu tür bir faaliyette bulunduğuna dair 6-8 aylık süreçte herhangi bir somut tespit bulunmamaktadır.

Bu husus, açıkça dosya kapsamından da anlaşılmaktadır.

Benim örgüt yapısıyla bir bağlantım yoktur.

Bilgisayar hususu tarafıma sorulmuştur.

Ben de açıkça, bu konuda herhangi bir imzamın ya da bilgimin olmadığını ifade ettim.

Bilmediğim bir fiili kabul etmem mümkün değildir; zaten böyle bir suçu kabul ettiğime dair de bir beyanım yoktur.

Diyeceklerim bu kadardır, tahliyeme karar verilmesini istiyorum diye konuştu. 'ELEKTRONİK İMZA NASIL ALINIR BİLMİYORUM' Örgüt lideri olduğu iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Ziya Kadiroğlu, suçlamaları reddederek, Söz konusu araç ve gereçleri örgütü kuranın kullanması, temin etmesi gerekir.

Bilgisayarla alakalı bir belgeye, bilgiye ve yeteneğe sahip değilim.

Söz konusu araç gereçleri kullanabilecek yeteneğim yok.

Ben herhangi bir örgüt yönetmiyorum.

Buradaki kişiler günlük hayatta tanıdığım kişilerdir.

Örgütten tutuklanmamın sebebi yeğenime hediye ettiğim bilgisayardan ibarettir.

Bu bilgisayarda herhangi bir suça rastlanmamıştır.

Suça konu bir eylem gerçekleştirmedim.

Ayhan Ateş'in örgütün üst düzey yöneticisi olduğu söyleniyor.

Ben bu süreçte Ayhan Ateş'le aramda husumet olduğu için hiç görüşmedim.

Savcının balon, şişirme iddialarından ibarettir. e imzayla alakalı 4 kişinin e-imzası çıkarılmış.

Ben kendi elektronik imzamı alırken bile çok zorlandım.

Elektronik imza nasıl alınır bilmiyorum.

Hakkımda kullanılan ifadeleri reddediyorum.

Böyle işler yapmam söz konusu değildir.

Hiçbir menfaat çıkar temin etmeden nasıl örgüt yönetmişim anlamıyorum. 2025 Şubat ayında benim belge ürettiğim söyleniyor ben o tarihte cezaevindeyim cezaevinde bu işleri yaptıysam bravo gerçekten bana diye konuştu.

Beyanların ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, önceki dosya ile birleştirme talebinde bulundu.

Savcı ayrıca; sanıkların üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut dava dosyasında tevsi tahkikatın henüz tamamlanmamış olması, delillerin karartılma ihtimali ile kaçma şüphesi bulunduğunu belirterek, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin, adli kontrol altında bulunan sanıkların ise mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verilmesini talep etti.

TAHLİYE TALEPLERİ REDDEDİLDİ Ara kararını açıklayan mahkeme, bu dosyanın önceki dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verirken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin, adli kontrol altında bulunan sanıkların ise mevcut adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmetti.

Duruşma, 16 Ocak'a ertelendi.

İlgili Sitenin Haberleri