Haber Detayı
TBMM Engellilerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu toplandı
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, uzmanlarla birlikte engellilere yönelik sorunları ele aldı. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, muhtarların eğitim alması gerektiğini vurguladı. Engelli bireylerin yaşadığı sorunlar ve dil konuşma terapisi üzerine yapılan değerlendirmeler dikkat çekti.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, dil ve konuşma güçlüğü alanında çalışan uzman akademisyenler ve terapistler ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu temcilerini dinledi.Komisyon, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu başkanlığında toplandı.Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, muhtarların da engellilik konusunda eğitim alması gerektiğini belirtti.Engellilerin mahallelerdeki sorunlarına değinen Delibalta, "Engellilerin en büyük şikayeti onlara daha fazla kaldırım sunulması, daha yaşanabilir, daha rahat olacakları alanlar istiyorlar.
Parklarda, yollarda, toplumun her yerinde çok çalışmalar yapıldı ama eksikler var." dedi.Delibalta, engellilerin yanında olduklarını ve onları yalnız bırakmadıklarını dile getirerek, "Bu konuda muhtarlarımızın da eğitim alması, çalıştay şeklinde bilgilendirmeler yapılmasını istiyoruz.
Engelliler için yapılacak ne varsa göreve hazırız." diye konuştu.Her muhtarlığın sosyal projesi bulunduğunu söyleyen Delibalta, Konfederasyonun engelli bireylere faydası dokunacak çalışmalara hazır olduğunu belirtti.Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof.
Dr.
Maviş Emel Kulak Kayıkçı, Türkiye'de doğan yeni bebeklerin yüzde 98'ine işitme taraması yapıldığını anlattı.Kayıkçı, dil ve konuşma güçlüğüne ilişkin şunları söyledi: "Tanıyı koymak tek başına yeterli değil.
Bireyle beraber mutlaka eşlik eden birisi oluyor, birinden destek alması gerekiyor.
O kişilerin de bilgilendirilmesi ve doğru danışmanlık hizmetinin verilmesi gerekiyor.
Maalesef bu süreç 'bugün bu tedaviyi, terapiyi uygula, yarına düzelecek' süreci değil, uzun soluklu süreç, zaman gerektiriyor.
Hatta bazı bireylerde bu yetişkinlik döneminde de devam etmesi gerekiyor.
Sadece çocukları düşünmememiz gerekiyor.
Ülkemizde şu anki gerçeği, geriatrik bir nüfusumuz var ve bu vakalarla daha çok karşılaşacağız.""Bizim istihdamda çok bir sıkıntımız yok"Dil ve Konuşma Terapistleri Derneği Başkanı Prof.
Dr.
İlknur Maviş, dil ve konuşma terapisi alanında 28 üniversitede bölüm açıldığını ve aktif olarak öğrenci aldığını söyledi.Dil ve konuşma terapisi alanında mezun sayısının 3 bini aştığını anlatan Maviş, şunları kaydetti: "Bizim istihdamda çok bir sıkıntımız yok aslında.
Baktığınız zaman çok rağbet gören bir meslek sahibiyiz, istihdam oranımız özel eğitim öğretmenliği ve tıp mezunlarından sonra 3'üncü sırada.
Ortalama iş bulma süremiz 2 ay kadar sürüyor.
Mezun olan 2 ay sonra yerini bulup işine yerleşebiliyor. 28 üniversitenin 11'i devlet 17'si özel, vakıf üniversitesi.
Her yıl 28 bölümden 1620 öğrenci mezun ediyoruz.
Bunların iş bulduğunu var sayarsak ilerleyen zamanlarda bir sıkıntıya düşme durumumuz var.
Yüzde 54 oranında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan arkadaşlarımız var.""Maalesef gelişimsel dil bozukluğu gizli bir bozukluk"Fenerbahçe Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölüm Başkanı Doç.
Dr.
Şaziye Seçkin Yılmaz, gelişimsel dil bozukluğu olan çocukların uzun, karmaşık ve sık kullanılmayan cümleleri anlamada, duygularını ifade etmede zorlandığını belirtti.Yılmaz, "Maalesef gelişimsel dil bozukluğu gizli bir bozukluk.
Tanılanması, fark edilmesi oldukça zor çünkü bu çocuklar en az diğer çocuklar kadar 'normal' görünen çocuklar.
Çok yaygın bir bozukluk, yüzde 7 gibi bir orandan bahsediyorum.
Okul araştırmaları şunu gösteriyor, 28 kişilik bir sınıfta 2 öğrencide gelişimsel dil bozukluğu var." ifadelerini kullandı.Yüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Öğretim Üyesi Dr.
Çiğdem Eryılmaz, Dil ve Konuşma Terapisi bölümlerinin artırıldığını, ancak akademisyen sayısının öğrenci sayısını karşılamakta yetersiz kaldığını anlattı.Üniversitede değil, alana inerek çalışma yapmaları gerektiğini dile getiren Eryılmaz, bu konuda kamu kurumlarının da kendilerine destek olmasını istedi.Dil ve konuşma terapisti ve özel eğitim uzmanı Dr.
Nevzat Egemen Nakışçı, dil ve konuşma güçlüğünün, diğer birçok güçlüğün aksine engele dönmeden ortadan kaldırabileceğini ifade etti.Erken dönemde konulan teşhis ile bu durumun düzeltilebildiğini belirten Nakışçı, "En temel vaka grubu kekeleyenler.
Bu vakalar şunu söylüyor, 'ben sadece konuşma güçlüğü yaşadığım için birçok alanda işe giremiyorum.
Aynı zamanda engelli statüsünde olmadığım için de beni burada koruyan, istihdamımı sağlayan özel yasalar yok'.
Bunun gibi spesifik vakaları düşündüğümüzde dil konuşma güçlüğü yaşayan bireyleri daha engel statüsüne taşımadan erken tanıyla birlikte topluma kazandırmak ve istihdam sürecine katmak mümkün." değerlendirmesinde bulundu.