Haber Detayı
"Su kesintisi" iddiasına ABB'den yanıt
Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Başkentte haftalardır su verilmiyor” iddialarını yalanladı. Kentte su hizmetinin sürdüğünü belirten ABB, son 50 yılın en ağır kuraklığının yaşandığını ve bu nedenle suyun adil ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesinin zorunlu olduğunu açıkladı.
İktidar çevrelerinin, kuraklık nedeniyle zaman zaman uygulanan planlı su kesintilerini “Ankara’ya haftalardır su verilmiyor” iddiasıyla gündeme taşımasına tepki gösteren Ankara Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin birçok kentinde uygulanan benzer tedbirlerin kasıtlı biçimde bir karalama kampanyasına dönüştürüldüğünü belirterek ilgili kişi ve medya organlarına yanıt verdi."SON 50 YILIN EN KURAK YILI YAŞANDI"ABB'nin resmi X hesabından yapılan açıklamada, başkente su verildiğini, ancak son 50 yılın en ağır kuraklık koşullarından dolayı suyun adil, dengeli ve sürdürülebilir biçimde yönetilmeye çalışıldığı ifade edildi.Kuraklığa karşı yeni kaynaklardan Ankara'ya su getirilmesi defalarca Devlet Su İşleri'ne (DSİ) yazı yazıldığı, ancak zamanında adım atılması konusunda gereken hızın gösterilmediği belirtildi.Açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Ankara'ya "haftalardır su bile verilemiyor" demek, sahadaki gerçekleri ters yüz etmektir.Ankara'ya su veriliyor; Ancak bugün yaşanan tablo, son 50 yılın en ağır kuraklık koşulları altında, suyun adil, dengeli ve sürdürülebilir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır.
Ankara'da 2025 yılı, hidrolojik veriler açısından son 50 yılın en kurak yılıdır.
Barajlara gelen toplam su miktarı tarihsel olarak en düşük seviyelere gerilemiş; artan nüfusa rağmen kişi başına düşen günlük su miktarıGerede hariç 55 litreye kadar düşmüştür. 1990'lı ve 2000'li yıllarda kişi başına günlük 100-125 litre seviyelerinde olan barajlara gelen su miktarı, 2025'te neredeyse yarı yarıya azalmıştır.Bu durum bir beceriksizlik değil; ülke çapında yaşanan, bilimsel verilerle ortada olan ve inkâr edilemeyecek ölçüde derinleşen bir kuraklığın sonucudur.
Beceriksizlikle suçlayanlar ne bekliyor?Ankara'nın yaklaşık 200 günlük suyunun tamamını, kuraklık yokmuş gibi davranıp, hoyratça bir anda tüketilmesine seyirci kalmamızı mı?İnsanların susuz kalma endişesi üzerinden siyaset üretmek, suyu bir polemik aracı hâline getirmek ne doğru ne de etik bir yaklaşımdır.Bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyoruz:Kesikköprü hariç olmak üzere barajlara gelen su miktarı (Gerede dâhil) 2023 yılında 661 milyon m3, 2024 yılında 404 milyon m3 iken, 2025 yılında 182 milyon m3'e düşmüştür.
Aşırı sıcaklar nedeniyle artan buharlaşma, kullanılabilir su miktarını yaklaşık %10 oranında azaltmıştır.Bu noktada özellikle Gerede hattı ile ilgili gerçeğin altını çizmek gerekir.
Gerede Tüneli açılırken kamuoyuna, "2050 yılına kadar Ankara'nın su sorunu olmayacağı" yönünde açıklamalar yapılmış; bu ifadeler resmi internet sitelerinde ve kamuoyuna sunulan görsellerle duyurulmuştur.Ancak gelinen noktada, 2025 yılında 21 Mayıs - 11 Ekim tarihleri arasında tam 4 ay boyunca Gerede'den Ankara'ya sıfır metreküp su alınabilmiştir.
Gerede'den gelen su miktarı yıllar itibariyle 2023 yılında 235 milyon m3, 2024 yılında 119 milyon m3 ve 2025 yılında 72 milyon m3 olarak gerçekleşmiştir.Dün itibarıyla Gerede'den gelen su miktarı ise yalnızca 150 bin m3 seviyesindedir.Bu tablo ortaya çıktıktan sonra, "2050'ye kadar su sorunu yok" başlıklı söz konusu haber ve görsellerin sessizce DSİ'nin internet sitelerinden kaldırıldığı, kamuoyunun bunu fark edip gündeme taşımasının ardından ise aynı içeriklerin yeniden görünürhâle getirildiği görülmüştür.Artan nüfus, göç ve aşırı sıcak geçen mevsimler nedeniyle Ankara'ya verilen ortalama su miktarı günlük 1,4 milyon m3'e yükselmiştir.
Bu, iki yıl içinde 1 milyar m3'ün üzerinde suyun sisteme verilmesi gerektiği anlamına gelmektedir.
Barajlara gelen su ile verilen su birlikte değerlendirildiğinde, Ankara'nın net en az 170 milyon m3 su açığı olduğu açıkça görülmektedir.ASKİ'nin herhangi bir yerden kendi başına su bulup Ankara'ya getirme yetkisi yoktur.
Yeni su kaynaklarının bulunması, tahsis edilmesi ve Ankara'ya kazandırılması yasal olarak DSİ'nin sorumluluğundadır.
DSİ'YE BU KONUDA DEFALARCA YAZI YAZILMASINA RAĞMEN ANKARA'YA YENİ KAYNAK TAHSİSİ VE ZAMANINDA ADIM ATILMASI KONUSUNDA GEREKEN HIZ GÖSTERİLEMEMİŞTİR.Buna karşın Ankara Büyükşehir Belediyesi ve ASKİ, herkesin "bekleyelim" dediği bir dönemde oturup beklememiş, barajlarda hâlâ su varken dahi geleceği düşünerek harekete geçmiştir.Kesikköprü hattı en yüksek kapasitede çalışır hâle getirilmiş, atıl kuyular devreye alınmış, kayıp-kaçakla mücadele hızlandırılmış, park ve bahçe sulamaları kısıtlanmış, kademeli tarifeyle israf caydırılmış, gece saatlerinde debi ve basınç yönetimi uygulamasına geçilmiştir.Ayrıca barajlardaki mevcut su alma yapılarının altında kalan rezervuardan su alabilmek amacıyla Akyar, Eğrekkaya, Kavşakkaya ve Çamlıdere barajlarında yüzer pompa sistemleri kurulmuştur.
Bu çalışmalar Ağustos ayında başlatılmış; Eylül ve Ekim aylarında iki kez ihale yapılmasına rağmen ihalelere katılım olmamıştır.
Kasım ayı başında sonuçlanan üçüncü ihale ile çalışmalar hızla başlatılmış ve bugün itibarıyla tamamlanma aşamasına gelinmiştir.
Öngörülen takvimde ihaleler sonuçlanabilmiş olsaydı, sistem Kasım ayında devreye alınabilecekti.Öte yandan hobi bahçelerine su verilmesi tamamen durdurulmuş; içme suyunun bahçe sulama, araç yıkama gibi amaçlarla kullanılmaması konusunda vatandaşlarımız bilgilendirilmiştir.Tüm bu önlemler sayesinde, 2024 ve 2025 yıllarında Ankara'ya verilen toplam su miktarı neredeyse aynı seviyede tutulabilmiştir.İvedik Arıtma Tesisine geçen yıl gelen su ile bu yıl gelen su arasında iddia edildiği gibi dramatik bir düşüş de bulunmamaktadır.Elimizdeki tüm imkanlar seferber edilmişken kimse belediyemizin ve ASKİ'nin kuraklıkla mücadelesini "lafla" gölgelemeye kalkmasın."📣 KAMUOYUNA DUYURU pic.twitter.com/wW0m9CzsKJ— Ankara Büyükşehir (@ankarabbld) January 7, 2026Odatv.com