Haber Detayı
Küresel denge sarsıldı! Trump’ın Venezuela hamlesi Rusya ve Çin’in iştahını kabarttı
ABD’nin dünyayı sarsan Venezuela hamlesi, küresel dengeleri altüst etti. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ülkesinden kaçırılmasıyla sonuçlanan operasyon, Donald Trump yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayan adımlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Trump’ın bu hamlesi Rusya’nın Ukrayna’ya, Çin’in ise Tayvan’a yönelik hamlelerinde iştahı kabartabilecek tehlikeli bir emsal oluşturuyor.
ABD'nin geçtiğimiz cumartesi günü askeri müdahaleyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından uluslararası sistemde yaşanacak olası değişiklikler dünyayı diken üstünde oturtuyor.
Washington yönetiminin 'uyuşturucu ile mücadele' bahanesiyle Maduro'yu kaçırmasının ardından küresel sistemde köklü statüko değişikliğinin yaşanacağı öngörülüyor.
Nitekim dünya basınına yansıyan yorum ve haberlerde de 'ABD yönetimi dünyaya 'Ben arka bahçemde istediğimi yaparsam sen de istediğini yapabilirsin' mesajını verdi' denildi.
Uzmanlara göre ABD'nin Venezuela hamlesi sonrasında özellikle Rusya ve Çin gibi Washington'a rakip ülkelerden de benzer müdahaleler gelebilir.
İşte dünya medyasında öne çıkan bazı haberler: Associated Press (AP) ajansı, ABD'nin Maduro operasyonunun yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ideolojik ve tarihsel bir kırılmaya işaret ettiğini kaydetti.
ABD'nin Maduro'yu yakalamasının ardından 'Batı Yarımküre'de Amerikan üstünlüğü bir daha asla sorgulanmayacak' sözleriyle verdiği mesajın, 19. ve 20. yüzyıl başındaki Amerikan emperyalizmi söylemlerini hatırlattığına dikkat çekildi.
Tarihçi Edward Frantz, geçmişte Vietnam ve Irak gibi örneklerde müdahalelerin 'demokrasi' söylemiyle meşrulaştırıldığını ancak Trump'ın bu kez doğrudan güç ve üstünlük dili kullandığını söyledi.
Haberde ayrıca, Trump'ın Grönland, Meksika, Küba ve Kolombiya'yı da açık biçimde hedef alan sert mesajlar verdiği, Latin Amerika'da derin bir ayrışma yarattığı ifade edildi.
Maduro'nun yakalanmasının sadece bir adli süreç değil, küresel güç dengelerini ve müdahale normlarını yeniden tartışmaya açan bir dönüm noktası olduğu yorumu yapıldı. 'JEOPOLİTİK TAKAS' OYUNU Trump'ın 'güç hak yaratır' anlayışına dayalı söyleminin Moskova ve Pekin'e tehlikeli bir emsal sunduğunu belirten Brookings Enstitüsü'nden Fiona Hill, Trump'ın 'Eğer biz kendi arka bahçemizde saldırgan olma hakkına sahipsek, onlar neden olmasın?' sorusunu gündeme getirdi.
Hill, Rusya'nın geçmişte Venezuela'dan çekilme karşılığında ABD'nin Ukrayna'dan geri adım atmasını teklif ettiğine dair iddiaları hatırlatarak, Trump döneminde bu tür 'jeopolitik takasların' yeniden gündeme gelmesinin daha olası hale geldiğini söyledi.
ARABULUCU KİM OLACAK TRUMP: BEN KRALIM ABD'DE ÇOĞUNLUK MADURO'NUN KAÇIRILMASINDAN RAHATSIZ Yüzde 40 operasyona destek verirken, yüzde 18'i bu konuda kararsız kaldığını belirtti.
Trump'ın Kongre onayı olmadan operasyon talimatı vermesine katılımcıların yüzde 63'ü karşı çıkarken yüzde 37'si bunu 'yerinde' bir eylem olarak değerlendirdi.
Venezuela'nın gelecekteki yönetimine kimin karar vermesi gerektiği konusunda ise katılımcılar arasında büyük oranda görüş ayrılığı gözlemlendi.
Katılımcıların yüzde 94'ü Venezuela halkının söz sahibi olması gerektiğini ifade ederken yüzde 6'sı ise karar yetkisinin ABD'de olması gerektiğini savundu.
OPERASYON İÇİN CIA RAPOR HAZIRLADI Kaynaklara göre, Donald Trump yönetimi, hazırlık aşamasında ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'ndan (CIA), müdahalenin ardından Venezuela'nın yönetimine ilişkin olası senaryoları değerlendirmek amacıyla istihbarat raporu hazırlamasını istedi.
Raporda, Maduro yönetiminden üst düzey isimlerin, geçiş hükümeti için 'en uygun konumdaki' adaylar olacağı belirtildi.