Haber Detayı
Aşılar Toplum Sağlığını Korumada Hayati Rol Oynuyor
Dr. Özlem Çakmak Yılmaz, aşıların bireysel ve toplumsal koruma sağladığını, Türkiye’de aşı oranlarının %95’in üzerine çıktığını ve aşı reddinin ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Aşılar Toplum Sağlığını Korumada Hayati Rol OynuyorAcıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.
Özlem Çakmak Yılmaz, aşıların hem bireylerin hem de toplumun sağlığını korumada vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu belirterek, aşılanmanın önemine dikkat çekti.Aşıların her yıl dünyada milyonlarca çocuğu ölümcül bulaşıcı hastalıklardan koruduğunu vurgulayan Yılmaz, "Aşı olmayan her çocuk, henüz aşı yaşına gelmemiş ya da tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için ciddi bir risk oluşturuyor.
Aşılar yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur." dedi.Uzm.
Dr.
Yılmaz, DSÖ ve UNICEF gibi uluslararası sağlık kuruluşları tarafından önerilen aşı programları sayesinde her yıl yaklaşık altı milyon insanın ölümünün engellendiğini hatırlattı.
Türkiye’de düzenli aşılama çalışmalarının 1930’lu yıllardan bu yana sürdüğünü belirten Yılmaz, çiçek hastalığının 1977’de dünyadan silinmesi ve çocuk felcinin 2002’de Avrupa Bölgesi’nde eradike edilmesinin önemli başarılar arasında yer aldığını aktardı.Sağlık Bakanlığı’nın ulusal aşı takviminde BCG, çocuk felci, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, hepatit A ve B, suçiçeği ve pnömokok aşıları gibi birçok aşının ücretsiz olarak uygulandığını ve bunun sayesinde 2007 yılından itibaren aşılama oranlarının yüzde 95’in üzerine çıktığını söyledi.Toplumsal bağışıklık için aşılanma önemliYılmaz, aşılanmış bireylerin toplumda koruyucu bir kalkan oluşturduğunu belirterek, aşılanma oranı yüzde 95’in üzerinde olduğunda yaşı veya sağlık durumu nedeniyle aşı olamayan bireylerin de dolaylı olarak korunduğunu söyledi.
Bu duruma "toplumsal bağışıklık" dendiğini vurguladı.Aşı reddindeki yükselişin ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, Türkiye’de aşıyı reddeden aile sayısının 2011’de 183 iken, 2018’de 23 binlere ulaştığını hatırlattı.
Aşıların reddedilmesinin, bir dönem kontrol altına alınmış hastalıklarda yeniden artışa yol açtığını belirten Yılmaz, örnek olarak Türkiye’de kızamık vakalarının 2007-2011 arasında beşin altındayken 2013 yılında 7.405 vakaya yükseldiğini ifade etti.DSÖ verilerine göre yalnızca 2018 yılında Avrupa Bölgesi’nde 53 bin civarında kızamık vakası görüldü; olguların yüzde 87’sinin aşılanmamış kişiler olduğu belirlendi.
Bu artış üzerine Türkiye’de 9. ayda ek kızamık aşısı uygulanmaya başlandı."Aşı olmayan her çocuk, henüz aşı yaşına gelmemiş ya da tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için ciddi bir risk oluşturuyor.
Aşı olmak yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur." Uzm.
Dr.
Yılmaz, aşı reddinin tüm toplumu tehlikeye attığını ve toplumsal bağışıklığın ancak toplumun yüzde 95’ten fazlasının aşılı olduğu durumlarda ortaya çıktığını vurguladı.Yılmaz, bu kalkanın aşı olamayan bebekleri, immün yetmezliği olanları veya kemoterapi gibi tıbbi nedenlerle bağışıklığı baskılanmış kişileri koruduğunu; aşı olan çoğunluğun hastalığın yayılmasını engelleyerek aşılanmamış bireyleri de dolaylı olarak koruduğunu hatırlattı.
ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR.
ÖZLEM ÇAKMAK YILMAZ