Haber Detayı
Venezula: Petrol ilk ilaç olarak kullanıldı.. İşte petrolün seyri
Bir zamanlar ilaç ve aydınlatma için kullanılan Venezuela petrolü, yüzyıllar içinde ülkeyi dünyanın en büyük rezervine taşıdı; ancak millileştirmeler sonucunda uygulanan yaptırımlar ekonomi için bir felakete dönüştü.
Venezuela bugün, Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre 300 milyar varilin üzerinde kanıtlanmış petrol rezerviyle dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi konumunda bulunuyor.
Bu miktar, küresel petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 17’sine karşılık geliyor.
Son dönemde Venezuela petrolü, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye götürülmesinin ardından yeniden gündemin merkezine oturdu.
Maduro’nun sahneden çekilmesiyle birlikte ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela petrol sektörüne yönelik büyük Amerikan yatırımlarının gündeme gelebileceğini açıkladı ve ABD’li büyük enerji şirketlerinin Venezuela’ya yönelmek üzere olduğunu vurguladı.
Ancak petrol, Venezuela’da ortaya çıktığı günden bu yana ülke ekonomisi üzerinde dalgalı ve çoğu zaman yıkıcı etkiler oluşturdu.
Bu etkiler, özellikle son yıllarda sektöre uygulanan ABD yaptırımlarıyla zirveye ulaştı.
Venezuela petrolünü ilk kim kullandı?
Venezuelalı yazar Aníbal R.
Martínez, Chronology of Venezuelan Oil (Venezuela Petrolünün Kronolojisi) adlı kitabında, petrolün Venezuela’daki ilk ortaya çıkışını ve erken dönem kullanımını ayrıntılarıyla anlatıyor.
Avrupalıların bölgeye gelmesinden önce, yerli halk bugünkü Venezuela topraklarında hidrokarbonların varlığının farkındaydı.
Her ne kadar bu maddenin ileride “petrol” olarak anılacağını bilmeseler de, yağ sızıntılarını ilaç yapımında ve aydınlatmada kullandılar.
Yerli halk, yerden çıkan petrol sızıntılarını tanımlamak için “Mene” kelimesini kullanıyordu.
Ayrıca asfalt ve bitüm (katran) maddelerini kanolardaki delikleri kapatmak, yelkenleri su geçirmez hâle getirmek, dayanıklılığı artırmak amacıyla kullandılar.
Petrol sızıntılarının olduğu bölgeleri ise ılık iklim ve hayvan yoğunluğu nedeniyle avlanma alanı olarak tercih ettiler.
Bugünkü Trujillo bölgesinde, yerli halk vadilere yakın petrol sızıntılarından yağ topluyor; bezleri bu yağlara batırıp emdiriyor, ardından sıkarak kullanıyordu.
Dünyanın ilk Venezuela petrol ihracatı (1539) Martínez’in aktardığına göre, bugünkü Venezuela topraklarından yapılan ilk petrol ihracatı 1539 yılında gerçekleşti.
İspanyollar, küçük bir miktar petrolü İspanya’ya götürerek İspanya Kralı ve Kutsal Roma İmparatoru Şarlken’in (V.
Karl) gut hastalığına bağlı ağrılarını hafifletmek amacıyla kullandı.
Petrolün sahneye çıkışı Petrolün varlığı bilinmesine rağmen, bu kaynak yüzyıllar boyunca yerin altında kaldı ve ekonomik olarak kullanılmadı.
Bu durum, 18. yüzyılda Birinci Sanayi Devrimi ile değişmeye başladı.
İngiltere merkezli sanayi devrimi tarıma dayalı ekonomiden sanayiye geçişi, buhar makinesinin icadını, enerjiye olan talebin artmasını beraberinde getirdi. 19. yüzyılın sonlarında, Avrupa, ABD ve Japonya’da ortaya çıkan İkinci Sanayi Devrimi ile birlikte: Kömürün yerini elektrik ve petrol almaya başladı.
Bu dönüşüm, Venezuela petrolünü yüzyıllar sonra yeniden gündeme taşıdı. 1914: Dönüm noktası 1908’de Juan Vicente Gómez, Cipriano Castro’nun ardından iktidara geldi. 20. yüzyılın başlarında Gómez, petrol arama ve çıkarma imtiyazlarının büyük bölümünü yakın çevresine verdi; bu imtiyazlar kısa sürede yabancı şirketlere devredildi.
Bu isimlerden Rafael Max Valladares, imtiyazları General Asphalt şirketine devretti.
Şirketin yan kuruluşu Caribbean Petroleum Company, Venezuela’da jeolojik araştırmalar yürüttü.
Ardından Royal Dutch Shell, Caribbean Petroleum’un hisselerinin yüzde 51’ini satın aldı.
Nisan 1914’te, Venezuela tarihinin en önemli petrol keşfi gerçekleşti: Mene Grande petrol sahası bulundu.
Bu keşif, küresel enerji şirketlerinin Venezuela’ya akın etmesine yol açtı.
Birkaç yılda büyük dönüşüm Başlangıçta temkinli davranan Gómez yönetimine rağmen, ABD’li petrol şirketleri hızla üstünlük sağladı. 1928’de Gulf Oil gibi Amerikan şirketleri Shell’i geride bıraktı. 1933’te Venezuela, ABD’den sonra dünyanın ikinci büyük petrol üreticisi oldu ve yıllık üretim 115 milyon varili aştı.
Petrole bağımlılık Büyük Buhran sırasında üretim yüzde 20 azalsa da, İkinci Dünya Savaşı’nda müttefikler—özellikle ABD—Venezuela petrolüne büyük ölçüde bağımlı kaldı.
Savaş sonrasında ABD Başkanı Eisenhower, petrol ithalatını sınırlamayı tercih etti. 1950’lerde Venezuela, günlük 1 milyon varil üretimle dünyanın en önemli petrol ihracatçılarından biri hâline geldi.
Bu gelir, şehir altyapılarının gelişmesini sağladı.
Ancak 1976’da petrol sektörü millileştirildi ve ulusal petrol şirketi kuruldu.
Bu adım, Venezuela ekonomisini petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara tamamen bağımlı hâle getirdi.
Yaptırımlar ve ekonomik çöküş 2007’de, Hugo Chávez, petrol sektöründe faaliyet gösteren yabancı şirketleri kamulaştırdı ve orduyu üretim tesislerine gönderdi.
Devletin, üretimde en az yüzde 60 pay almasını şart koştu.
Bu politika uzmanların ve büyük şirketlerin ülkeden çekilmesine, petrol sektörünün çöküşe geçmesine neden oldu.
Uluslararası yaptırımlar da ihracatı daha da zorlaştırdı.
Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde uygulanan ek yaptırımlar, Venezuela ulusal petrol şirketini küresel pazarlardan fiilen dışladı.
Petrol sektörünün çökmesiyle birlikte ülke, hiperenflasyon, derin ekonomik daralma ve ağır bir insani krizle karşı karşıya kaldı.