Haber Detayı
Erdoğan: Trump’a ülkemizin hassasiyetini ilettik
Cumhurbaşkanı Erdoğan “Türkiye ve Türk milleti refah, huzur, kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir. Sayın Trump ile telefon görüşmemizde ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen Kabine toplantısının ardından şu açıklamaları yaptı:“Türk milleti olarak, bizler, 86 milyon insanımız ve yurtdışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimizle gerçekten büyük bir aileyiz.
Ankara’daki, Adıyaman’daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ’daki ve diğer tüm vilayetlerdeki vatandaşlarımız neyse...
Dünyanın farklı köşelerinde, hayat, haysiyet, helal rızık mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır.
Hangi siyasi görüşten, kökenden, mezhep ve meşrepten olursak olalım, hepimiz, şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak; kardeşiz, kaderdaşız, ezelden-ebede biriz ve beraberiz.
Tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor.PARMAK SALLAYANLARBizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, daima olmuştur ve olacaktır.
Evet, bugün de boylarına-poslarına bakmadan son derece kibirli bir edayla Türkiye’ye parmak sallayanların bizden istediği devletimizdir, vatanımızdır; büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir.
Her kim, ne adına olursa olsun, milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse, Türkiye’nin rakiplerine hizmet ediyor demektir.TERÖR BELASIOn yıllardır farklı biçimleriyle mücadele ettiğimiz terör belası, Türkiye’nin ayağına vurulmuş emperyalist bir prangadır.
DEAŞ’ından FETÖ’süne, DHKPC’sinden PKK’sına gayri meşru yapıların hepsi, birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır.
Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin basireti, feraseti, sağduyusu sayesinde, terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık.KÖKTEN ÇÖZECEĞİZÜlkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak, bu imkânın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz.
Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz.
İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız.
Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız.KURU HAMASET PEŞİNDE DEĞİLİZBelirsizliğin arttığı, çıkar kavgasının kızıştığı mevcut küresel konjonktürde, hem diplomatik zeminde, hem de diğer alanlarda güçlü bir varlık gösteriyoruz.
Hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden; ülkemizin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunuyoruz.
Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan ‘5 dakikacık’ ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza ‘5 dakikalık bir görüşme’ için yalvarmıyoruz.
Biz ne kuru hamaset, ne ucuz polemik peşindeyiz; ne de rol kapma, rol çalma derdindeyiz.
Biz, Türkiye Cumhuriyeti’ni tüm dünyada şanla, şerefle, iftiharla temsil etmenin mücadelesi içindeyiz.
Türkiye, dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır.
Gazze’den Suriye’ye nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa, tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk.
Açık söylüyorum; ilkelerimiz söz konusu olunca komplekse kapılmayız.
Bu hakikati, ana muhalefetin başındaki zat bilmese de; Afrika’dan Latin Amerika’ya dostlarımız ve kardeşlerimiz gayet iyi bilmektedir.ÜÇÜNCÜ SINIF POPÜLİZMAna muhalefet partisi genel başkanı, iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır.
Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir.
Lütfen son yıllarda bölgemizde cereyan eden hadiseleri ve bunlara karşı CHP’nin yaklaşımını şöyle bir gözden geçirelim; CHP Genel Başkanı’nın isabetli tek bir öngörüsünü bulamazsınız.
Şimdi çıkmışlar, akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar.
Kimse kusura bakmasın; ama bunun adı yüzsüzlüktür.
Muhalefet, ‘iktidar yıpransın da Türkiye’ye ne olursa olsun’ mantığıyla hareket edemez; böyle bir sorumsuzluğun içinde olamaz.
Dahası bu kadar basiretsizlik örneğinden sonra, bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini, bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir.”VENEZUELA HALKININ YANINDAYIZ- “Dünyanın neresinde olursa olsun, siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz” diyen Erdoğan şöyle devam etti:“Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse, onu yapmanın gayretindeyiz.
Sayın Maduro ve Venezuela halkı, milletimizin dostu olduğunu her zaman göstermiştir.
İki dost ülke olarak, zor günlerimizde birbirimizle dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdik.
Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz.
Şurası bir gerçek ki; ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi, küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır.
Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir dünyada istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz.
Biz Türkiye olarak, ne bölgemizde ne başka coğrafyalarda, kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz.
Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması bu bakımdan önemlidir.
Bugünkü Kabine toplantımızda, ilgili birimlerimizin derlediği güncel bilgiler ışığında, Venezuela vakasını enine boyuna değerlendirdik.
Amerikan Başkanı Sayın Trump’la telefon görüşmemizde de, ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik.
Venezuela’nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik.Türkiye ve Türk milleti; refah, huzur, kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.”TRUMP’LA TELEFONDA GÖRÜŞTÜLERCumhurbaşkanı Erdoğan “Kabine toplantısında Venezuela vakasını enine boyuna değerlendirdik.
Amerikan Başkanı Sayın Trump’la telefon görüşmemizde de, ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik” dedi.İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada da görüşmeye ilişkin, “Liderler, Türkiye ile ABD arasındaki ikili siyasi ilişkileri, savunma sanayii alanında iş birliğini, iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefine ulaşmak için atılacak adımları, Gazze ve Venezuela başta olmak üzere bölgesel ve küresel konuları ele aldı” denildi.
ÖZEL’E: ÜZERİMİZDE MİLLETİN EMANETİ VAR- Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP Lideri Özgür Özel’in hükümete yönelik Venezuela eleştirilerine yanıt verirken özetle şunları söyledi:“Ülkemizden 11 bin kilometre ötede, Türkiye’yle yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede bir hadise yaşanıyor, CHP Genel Başkanı’nın aklına ilk gelen; bize saldırmak, çeşitli fotoğraflar üzerinden bize sataşmak oluyor.
Allah aşkına, bu, patolojik bir ruh halinin işareti değilse, nedir?
Siyasette kutuplaşmayı bu provokatif üslupla mı azaltacaksınız?
İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız?
Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde, Türkiye’nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız?
Biz, tabii ki bunlara kulak asmayacak, çirkin tahriklere gelmeyeceğiz.
Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek, Türkiye’nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz.
Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var.
Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var.
Bizim omuzlarımızda umutlarını, büyük ve güçlü Türkiye’ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var.
Hep söylüyorum, bizim sırtımızda yumurta küfesi var.”BURS VE KREDİDE ARTIŞ- Cumhurbaşkanı Erdoğan “Üniversiteli gençlerimizle şu müjdemizi paylaşmak isterim” dedi:“Biliyorsunuz, 2002 yılında 451 bin 550 üniversite öğrencilerimize yalnızca 45 lira burs ve öğrenim kredisi veriliyordu.
Biz bu rakamı her geçen yıl katlayarak artırdık. 2025 yılı içerisinde 867 bin kişiye kredi, 651 bin kişiye burs olma üzere, toplam 1 milyon 518 bin üniversite öğrencimize destek sunduk.
Sadece geçen sene üniversite öğrencilerimize sağladığımız burs ve kredi desteği 34 milyar 14 milyon liradır. 2025 yılında burs ve öğrenim kredisi olarak; lisans öğrencilerimize 3 bin lira, yüksek lisansa 6 bin lira, doktoraya 9 bin lira destek sunuyorduk. 2026 yılı itibarıyla yüzde 33 oranında artırarak; lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükseltiyoruz.”ENFLASYON DAHA DA DÜŞECEK- ERDOĞAN dün açıklanan aralık ayı enflasyon rakamları konusunda şöyle dedi: “Makro Ekonomik İstikrar ve Reform Programımızın semeresini, başta enflasyon olmak üzere, birçok alanda yavaş yavaş topluyoruz.
Nitekim bugün 2025 yılına dair önemli bir gösterge daha açıklandı.
İhracatta olduğu gibi enflasyonda da son derece güzel haberler aldık.
Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi yüzde 0.89 oranında gerçekleşti ve böylece 2025 yılı enflasyon oranı yüzde 30.89 oldu.
Böylece yıllık enflasyon 49 ayın en düşük seviyesine indi.
Burada da kalmayacak, enflasyonu daha düşük seviyelere çekeceğiz.
Enflasyon verilerinin de ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Göreve geldiğimiz ilk günden beri 23 yıldır titizlikle uyguladığımız işçimizi, memurumuzu, emeklilerimizi enflasyona ezdirmeme politikamızı bundan sonra da aynı hassasiyetle devam ettireceğiz.”NAHYAN’LA GAZZE VE SOMALİ GÜNDEMİCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed al Nahyan ile telefonda görüştü.İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Liderler Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konuları ele aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye’nin Yemen ile Somali’nin toprak bütünlüğü, birlik ve beraberliğini desteklediğini, huzur ve istikrarın sağlanmasına ilişkin gayretlere katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanımız, Gazze’deki insani dramın sonlandırılması için çalıştıklarını, Gazze’nin yeniden imarı için bir an önce adım atılması gerektiğini belirtti” denildi.
ERDOĞAN’DAN F-35 ÇIKIŞI: ÖNEMLİ VE GEREKLİCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD’nin yanı sıra NATO’nun güvenliği için de önemli ve gereklidir” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg televizyon kanalına yazılı olarak verdiği röportajda, ABD ile ilişkiler, Türkiye’nin enerji politikası ve jeopolitik gelişmelere değindi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray’da Trump ile yaptığı görüşmede F-35 konusunu bizzat gündeme getirdiğini belirterek, Türkiye’nin Rusya’dan askeri teçhizat satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılma kararını ‘haksız’ olarak nitelendirdi.F-35 PROGRAMIErdoğan, “Sayın Trump’ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemine geçilmesi yönünde bir imkan doğmuştur.
Türkiye’nin bedelini ödediği F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dahil edilmesi iki stratejik ortak olan Türkiye ve ABD’nin yanı sıra NATO’nun güvenliği için de önemli ve gereklidir” ifadelerini kullandı.HALKBANK DAVASIErdoğan, ABD’de açılan Halkbank davasına ilişkin, “Bizim için esas olan, Türkiye’nin itibarının korunması ve bankamızın haksız bir şekilde cezalandırılmamasıdır.
Görüşmeler bu çerçevede devam etmektedir.
Temennimiz hem hukuka uygun hem de iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla mütenasip adil bir sonuca ulaşılmasıdır” dedi.ENERJİ GÜVENLİĞİTürkiye’nin ABD menşeli LNG tedarikini kayda değer ölçüde artırdığına dikkat çeken Erdoğan, ABD’nin Türkiye’nin LNG tedarik zincirinde önemli bir yer tuttuğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin duruşu çok nettir; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz.
Hidrokarbon ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak, enerji güvenliğimizi etkileyecek her başlıkta dikkatli ve dengeli hareket etmek durumundayız” açıklamasında bulundu.RUSYA-UKRAYNARusya ve Ukrayna arasında yapılabilecek barış görüşmelerinde Türkiye’nin oynayacağı rolü değerlendiren Erdoğan, “Türkiye olarak hem Sayın Putin’le hem Sayın Zelenskiy’le doğrudan konuşabilen; aynı anda Washington, Brüksel hattında olsun NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde olsun somut girişimlerde bulunarak güçlü ve dengeli diplomatik temaslar yürütebilen yegane aktörüz” dedi.GAZZE’DE BARIŞ GÜCÜ: ANAHTAR ÜLKEYİZ- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki duruma ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Gazze’de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü’nün başarı şansı, sahada meşruiyeti olan aktörlerin içinde yer almasına bağlıdır.
Türkiye dahil Şarm el Şeyh Deklarasyonu’na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğunun bilinmesi gerekir.
Takdir edersiniz ki Türkiye’nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması bu anlamda zordur.
Biz hem Filistin tarafıyla derin tarihi bağlarımız hem İsrail’le geçmişte yürüttüğümüz güvenlik ve diplomasi kanalları hem de NATO üyesi bir ülke olarak bölgesel etkinliğimiz itibarıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız.”