Haber Detayı
Türkiye arkeolojide dünyayı şaşırtmayı 2025’te de sürdürdü: Beş kazı, sayısız buluntu
2025’in en önemli beş kazısını Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu yöneticisi Nezih Başgelen ile konuştuk. Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarının özetini ise Prof. Dr. Necmi Karul da bizlerle paylaştı.
Yeni bir yıla girdik.
Peki geride bıraktığımız yılda ülkemizin birçok bölgesinde yapılan arkeolojik keşifler bizlere neler sundu?
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de müze kazıları dışında yaklaşık 200 arkeolojik kazı yürütüldü.
Arkeologlar nihayetinde yaşamı, yaşamın tamamını kazıyor ve gün yüzüne çıkarıyor.
Bu sayede binlerce yıl önce Anadolu topraklarında yaşamış birbirinden farklı medeniyetlere ve toplulukların yaşamlarına tanıklık ediyoruz.
Bu çok uzun ve meşakatli bir yolculuk.
Bir arkeoloğun bu kazılarda döktüğü ter, harcadığı caba çok önemli.
Myra-Andrake Kazı Başkanı Prof.
Dr.
Nevzat Çevik daha önce yaptığımız bir söyleşide söylediği sözle tüm süreci ve verilen emeği özetler nitelikte: “Arkeologlar, sonucu görmeden ölür.” 2025’in en önemli beş kazısını Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu yöneticisi Nezih Başgelen ile konuştuk.
Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarının özetini ise Prof.
Dr.
Necmi Karul da bizlerle paylaştı. 10 FARKLI ALAN 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Taş Tepeler adı ile başlatılan Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi ile ilgili olarak proje yöneticisi Necmi Karul bu kapsamda, Harran Ovası’nın etrafında, 2025 yılı itibarıyla 10 farklı alanda arkeolojik kazı çalışmalarının yürütüldüğünü; bu çalışmalarda İstanbul, Çukurova, Ege ve Harran üniversiteleri ile İngiltere, Japonya, Fransa, İspanya, Almanya ve Çin gibi dünyanın farklı bölgelerinden gelen araştırmacıların bulunduğunu; 2025 yılı itibarıyla projede 15 Türk, 21 yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun görev aldığını; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün öncülüğünde yürütülen bu projede Geleceğe Miras Projesi kapsamında ise arkeolojik kazıların yanı sıra restorasyon ve koruma çalışmalarının da sürdürüldüğünü belirtti.
Öne çıkan beş kazı şöyle: 1- Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi ve müze kazıları 2- İznik ‘teki mozaikli taban ve Hisardere kazıları 3- Van’daki Urartu dönemi keşifleri 4- Gordion’daki Frig tümülüsü kazısı ve buluntuları, 5- Datça Osmanlı Batığı.
URFA EZBER BOZDU Şanlıurfa’daki kazıların ve keşiflerin her açıdan ezber bozduğunu ve herkesi şaşırttığını söyleyen Başgelen, “Özellikle Karahantepe’de, Batı Teras’ta BD yapısında olasılıkla yapıyı gömme işlemi sırasında zemine bilinçli olarak bırakılan 3 parça halinde bir insan heykeli şaşırtıcı bir bulguydu.
Konut alanında AZ yapısı olarak adlandırılan yapıda bulunan, üst kısmında insan yüzü tasviri taşıyan 1.3 metre yüksekliğinde T biçimli dikilitaş ise bu anıtsal dikmelerin insanı temsil ettiğine dair daha önceki görüşleri güçlendiren ilk bulgu olarak, 2025 yılında dünyanın en önemli keşifleri arasında gösterildi.
Yine bu çalışmalar sırasında bulunan 10x8 metre ölçülerindeki yapı 3 metre duvar yüksekliği, ana kayadan şekillendirilen zemini ve sekileriyle Karahantepe’de bugüne kadar açığa çıkarılan en görkemli yapılardan biri oldu” diyor.
Karahantepe’nin diğer önemli bir buluntusunu ise şöyle açıklıyor: “Gömülerek terk edilmiş başka bir yapı içinde, dip kısmı olmayan bir taş kâsenin içine yerleştirilmiş taş tabak, taş levha ile yaban domuzu, akbaba ve tilkiyi betimleyen minyatür taş figürinler oldu.
Her bir figürinin başının ayrı bir taş halka içine yerleştirilmesi bu düzenlemenin yapının gömülerek terk edilme süreciyle ilişkili bir ritüel parçası olabileceğini düşündürmekte.” Başgelen’in sözlerine ayrıca eklemek gerekirse kazı ve restorasyon çalışmalarının eş zamanlı sürdürüldüğü Göbeklitepe ise 2025 sezonunda A, B, C ve D Yapıları’nın da bulunduğu GT1 olarak adlandırılan alanda yoğunlaştırılan çalışmalarda B ve D Yapıları arasındaki bir mekân içinde devam eden çalışmalarda yapı duvarının içine sırt üstü yatar pozisyonda yerleştirilmiş 72 cm uzunluğunda bir insan heykeliyle karşılaşıldı.
ÇAKMAKTEPE Başgelen, Çakmaktepe’de Çanak Çömleksiz Neolitik dönemin en erken evrelerine ait ana kayaya oyularak inşa edilmiş yuvarlak planlı 15 no’lu özel/kamusal yapısında dönemin ritüel uygulamalarına ışık tutan dikkat çekici bulgulara ulaşıldığının altını çiziyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Yapının kuzey kısmında, yaklaşık 10x3 metrelik bir alana yayılmış, çoğu ceylan türüne ait 30’dan fazla kafatası gün yüzüne çıkarıldı.
Tüm kafatası ve boynuzların özenle yerleştirilmiş halde bulunması ve tüm kafataslarının yakılmış olması, bu alanın törensel bir sahne olarak kullanıldığını göstermesi açısından dikkat çekti.
Çakmaktepe’de 2025 çalışmaları itibarıyla toplam yapı sayısı 50’ye ulaştı.” GÜRCÜTEPE Gürcütepe II ve III’te Geç Çanak Çömleksiz Neolitik döneme tarihlenen hücre planlı yapılar evresi kazısında Gürcütepe II’de üst evreye ait bir yapı ve sokağı ortaya çıkarıldı.
Alt evrede ise diğer binalardan daha büyük, kalın duvarlı, farklı tabanı olan yapının bir odasında taban altına hocker pozisyonunda gömülmüş dört bireyin mezarına rastlandı. 3 BİN YILLIK RESİMLER Şanlıurfa’daki diğer önemli bir bulgu ise Siverek ilçesine bağlı Başbük Mahallesi’nde Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında yapılan kurtarma kazısında bulunan ana kayaya oyulmuş, oval bir girişe sahip, merdivenlerle inilen bir kutsal alan ve duvarlarındaki yaklaşık 3 bin yıllık resimlerdi.
SEFERTEPE Özellikle Fırat ve Dicle Havzaları arasındaki kültürel ilişkilerin anlaşılması adına önemli katkı sağlayan Sefertepe kazısında bu yıl arkeometrik çalışmaların (arkeozooloji, arkeobotanik, iz analizleri, obsidyen analizleri, mikromorfoloji, toprak kimyası, harç analizleri vb.) yanı sıra restorasyona yönelik çalışmalarda koordineli bir biçimde sürdürüldü.
Sefertepe’nin özgün mimarisinin yanı sıra yontmataş, sürtmetaş, kemik alet endüstrisi ve küçük buluntuları yanısıra ele geçen sempatik insan yüzlü sekiler büyük ilgiyle karşılandı.
SAYBURÇ Sayburç’ta 2025 yılı kazılarında konutlar ve özel yapılar üzerindeki çalışmalara devam edildi.
Açılan büyük bir özel yapı sekileri, dikili taşları ve özel düzenlemeleriyle bölgedeki kamu yapısı özelliklerini çok iyi yansıtmakta.
Yakınlarında olasılıkla bu yapının içinde yer alan bir insan heykeli dikkat çekti.
İki küçük özel yapıda da çok sayıda T biçimli dikilitaşlar bulundu ve bazılarının üzerinde hayvanların betimlendiği görüldü.
Bir dikilitaş ise ön tarafı insan yüzü şeklinde betimlenmiş bir kaidenin üzerine yerleştirilmişti. 2025 yılı çalışmalarında özellikle konut yapılarının içinde duvarlara açılan nişlere yerleştirilmiş ikincil gömütler ilgi çekti.