Haber Detayı
Emperyalizm...
Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.
Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tan ımını artık kullanmaz olmuştu.
Bu kavramı kullananları ve antiemperyalist m ücadeleyi önemseyip önceleyenleri de genellikle burun k ıvırıp k üçümseyerek kar şılıyorlardı.
Oysa son yaşanan gelişmelerle, bu neoliberal yaklaşımların aymazlıkları hayatın ve uluslararası d üzenin gerçekli ğinde adeta tuzla buz oldu!
ABD y önetiminin Venezüella’ya yönelik sald ırısı, bizi bir kez daha ger çeklerle yüz yüze getirdi.
ULUSLARARASI ZORBALIK ABD Başkanı Trump ’ın emriyle ABD’nin askeri g üçleri, ba ğımsız bir ülke olan Venezüella’ya sald ırdılar.
Ülkenin ba şkentine ve stratejik alanlarına bombalar yağdırdılar.
B ütün dünyan ın g özü önünde resmi devlet ba şkanı Maduro ile eşini ka ç ırdılar.
Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu hareket, tam anlamıyla uluslararası bir zorbalıktır.
Maduro’nun tartışmalı kimliği, kişiliği ve ülkesinde ya şanan olumsuzluklar, hi çbir biçimde bu zorbal ığa ve hukuk tanımazlığa kılıf yapılamaz.
Bu yasadışılığı asla meşru kılmaz.
SÖMÜRGECİLİK HORTLADI!
D ünyan ın g özü önünde ya şananlar tam anlamıyla bir emperyalist saldırıdır.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk kuralları adeta yerle bir edilmiştir.
Uluslararası sistem b üyük yara alm ıştır.
Eğer bu olumsuzluğa yeterli tepki verilmezse d ünyada çok kötü bir yol aç ılmış olacaktır.
Bir bakıma “g ücü gücü yetene anlay ışı” yerleşecektir.
Trump’ın niyetini bile gizlemeye gerek g örmeden, tam bir üstencilikle “Venezüella’y ı biz y önetece ğiz, ülkenin enerji kaynaklar ını, petrol yataklarını biz işleteceğiz” demesi; tam anlamıyla s ömürgecili ğin hortlamasıdır!
ÜLKELERE DE KAYYIM MI?
Trump’ın tehditleri yalnızca Venez üella ile de s ınırlı değil.
Kendilerine ve ç ıkarlarına uygun g örmedikleri tüm Latin Amerika yönetimlerini tehdit ediyor.
Demokratik tüm de ğerleri ayakları altına alabileceklerinin işaretlerini veriyor.
Bir anlamda, bizim ülkemizde son zamanlarda al ıştırılmaya ve yerleştirilmeye çal ışılan “kayyım” uygulamasının artık ülkelere de mi yans ıtılacağı sorusunu akla getiriyor.
Maduro örne ğinde olduğu gibi Latin Amerika ülkelerindeki kimi uygulamalar ve liderler, elbette ele ştirilebilir; meşruiyetleri sorgulanabilir.
Ama onların yanlışları hi çbir ülkeye sald ırı ve m üdahale hakk ı vermez. 21. y üzy ılda, 2026 d ünyas ında, ülkelere kayy ım atanamaz!
BOLİVARCI GELENEK Bizim, K üba devriminin önderleri Fidel Castro, Che Guevara ve Şili’nin devrimci lideri Salvador Allende ’nin m ücadeleleri nedeniyle Latin Amerika bölgesine kar şı özel bir ilgimiz ve sempatimiz var.
Ailecek iki y ıl önce Küba’ya gitmi ş ve bu ülkeye yönelik ABD ablukas ına yerinde tanıklık etmiştik.
Ayrıca “Domuzlar K örfezi ç ıkarması” gibi ge çmi şte yapılmış emperyalist saldırıların sahalarını ve izlerini incelemiştik.
K üba’dan dönü şte u ça ğımız Venez üella’n ın Caracas havaalanına da inmişti.
Başkent Caracas’ı havadan g örmü ş ve orada kısa bir s üre kalm ıştık.
Burada Latin Amerika’nın Bolivarcı geleneğini d ü ş ünmü şt ük.
Tüm yönleriyle geçmi şin Bolivarcı bağımsızlık ve devrim ö ğretisini hatırlamıştık.
İKTİDARIN TUTUMU Zamanında Maduro’nun yanlışlıklarına ses ç ıkarmayıp tam tersine destek veren ülkemizdeki siyasi iktidar ın, bu kez ABD’nin saldırgan tutumu karşısında sessiz kalması anlaşılmazdır.
Olaya sıcak tepki veren bir başdanışmanın konuyla ilgili attığı tweetin bile sonradan silinmesi manidardır.
Siyasi iktidar bu olayı hi çbir şey olmamış gibi ge çi ştiremez, ge çi ştirmemelidir.
Biz, ulusal Kurtuluş Savaşı ile bağımsızlığını kazanmış ve ulusal bağımsızlık ç ı Mustafa Kemal Atat ürk ’ün önderli ğinde Cumhuriyeti kurmuş bir ülkenin yurtta şları olarak her t ürlü emperyalist sald ırganlığa karşı ç ıkıyoruz.
D ünya düzeni ve uluslararas ı sistem, emperyal ama çlara ve sald ırılara daha fazla alet edilmemelidir.