Haber Detayı
102 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Seçil Erzan davasında gerekçeli karar
Sanık Seçil Erzan'ın 102 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığı "Yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında gerekçeli karar açıklandı.
Sanık Seçil Erzan'ın 102 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığı "Yüksek karlı gizli fon" dolandırıcılığı davasında gerekçeli karar açıklandı.
Kamuoyunda "yüksek karlı gizli fon" adıyla bilinen ve sanık Seçil Erzan'ın 102 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığı dolandırıcılık davasının gerekçeli kararı açıklandı.
İstanbul 41.
Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan 260 sayfalık gerekçeli kararda, iddianameye, mütalaaya ve dava sürecinde sanıklar ile müştekilerin ifadelerine yer verilirken mahkeme eylem bazlı olarak kararını hazırladığı görüldü.
Seçil Erzan hakkında 2023 yılında suç duyurusu yapılmasının ardından başlatılan soruşturma süreci aktarılan kararda, "Sanık Seçil Erzan'ın katılanlara genel olarak banka nezdinde getirisi çok yüksek olan fon bulunduğunu, bu fona herkesin alınmadığını, fonun katılan Fatih Terim adına olduğunu, fonun başında o dönemde bankada genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak görev yapan, daha sonra dosyamızda sanık olarak yargılanan Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu'nun olduğunu, bu fonun kapalı bir fon olduğunu, bu fonda katılan Fatih Terim'in de bulunduğunu ve kazandığını aktardığı" hususları belirtildi.
Kararda, Erzan'ın "ne kadar para yatırırlarsa getiri tutarının o kadar fazla olacağı, bu fona paranın döviz üzerinden yatırıldığı, paranın bankanın genel merkezine fiziken götürüldüğü, elden alındığını ve oradan sisteme sokulduğu, bu nedenle de uygulamadan görünmediğini" söylediği kaydedilerek, "Genel olarak katılanların iradelerini sakatladığı anlaşılmıştır." ifadeleri kullanıldı.
Sanık Erzan'ın müştekilerin bir kısmından ilk başta aldığı paranın getirisi olarak fazla para iadesi yapıp, bu şekilde güven pekiştirdiğine dikkati çekilen kararda, "müştekilerin tekrar kazanacakları vaadiyle vermiş oldukları paranın bazılarından bir kısmını, bazılarından tamamını, bazılarından ise daha fazlasını aldığı, en sonunda sistem içinde ödeme yapılmadığından Nisan 2023 tarihinde olayın ortaya çıktığı, müştekilerin bu şekilde dolandırıldıklarını öğrendikleri" aktarıldı.
Gerekçeli kararda, "Bankada müdür olarak çalışan sanığın bankada sadece özel müşterilere ve üst düzey banka yöneticilerine yüksek faiz getirisi veren gizli-özel bir hesabının bulunduğunu söyleyip yüksek tutarlı faiz ödeyerek katılanlardan elden teslim edilmek suretiyle yüksek faiz ödeme vaadiyle para toplaması şeklinde gerçekleşen olayda sanığın bankanın mutat bir faaliyeti kapsamında bankayı temsilen hareket etmemesi ve suçun işlenmesi sırasında bankanın herhangi bir maddi varlığının kullanılmaması karşısında sırf banka müdürü olmasının, mağdurlardan elden alınan paranın banka veya kredi kurumunun dolandırıcılık suçunda araç olarak kullanıldığının kabulü için yeterli olmayacağı da gözetildiğinde sanığın eylemlerinin 'banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık' suçunu oluşturmayacağı değerlendirilmiştir." tespitine yer verildi.
Kararda, duruşmadaki taraf avukatları tarafından sıkça dile getirilen "bankacılık zimmeti" suçu yönünden yapılan değerlendirmede daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bu suç yönünden kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği aktarılarak, bu nedenle sanık hakkında usulen bu suçtan yargılama yapılamayacağı anlatıldı.
Öte yandan "bankacılık zimmeti" suçu yönünden bankacılık sistemine girmiş bir paranın bulunmadığına dikkati çekilen kararda, "Sanığın fiilinin zimmet yerine dolandırıcılık olarak nitelendirilmesinin nedeni suçun bankaya yönelik değil mağdurlara yönelik ve onların zararına işlenmiş olmasıdır." ifadelerine yer verildi.
EMRE BELÖZOĞLU'NU KANDIRDIĞI VURGULANDI Eylem bazlı değerlendirmelerin yer aldığı kararda, sanık Seçil Erzan'ın DenizBank'ta Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu tarafından oluşturulmuş fon bulunduğunu, yüksek getiriye sahip olduğunu aktararak, Volkan Bahçekapılı ve Emre Belözoğlu'nu kandırdığı vurgulandı.
Müşteki Emre Belözoğlu’nun, sanık Erzan'a Volkan Bahçekapılı aracılığıyla toplam 4 milyon 292 bin dolar teslim ettiği, Belözoğlu'nun talebi üzerine Erzan'ın üzerinde "DenizBank" kaşesi ve kendi ıslak imzası bulunan sahte belgeler düzenleyerek katılanlara verdiği ifade edilen kararda, bu sahte belgelerde yalnızca Erzan’ın değil, banka bünyesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan sanık Asiye Öztürk'ün de ıslak imzasının bulunduğu aktarıldı.
Kararda, sanık Seçil Erzan'ın savunmasında, müştekilerin beyanlarını büyük ölçüde doğruladığı ancak onları ikna etmediğini, zaten ikna olmuş şekilde geldiklerini savunduğunu, mahkemece ise sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik bu savunmalarına itibar edilmediği, takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına hükmedildiği belirtildi.
Arda Turan'a yönelik eylemi için aynı kararda, "Sanığın katılandan 13 milyon 900 bin dolar aldığı, fon getirisi adı altında ancak aslında diğer mağdurlardan aldığı paralardan 6 milyon 400 bin dolarını katılana iade ettiği ve kalan 7 milyon 500 bin dolarını iade etmediği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında müşteki tarafından sunulan sanık ile aralarında gerçekleşen görüşmelerden de anlaşılacağı üzere Arda Turan'ın sanık Seçil Erzan'a yatırım amacıyla vermiş olduğu paranın durumunu sorduğu ve sanığın görüşmelerde annesinin hastalığı gibi çeşitli bahanelerle katılana ödeme yapamadığı anlaşılmıştır." tespitinde bulunuldu.
Kararda, Erzan'ın müşteki Arda Turan'a yönelik "dolandırıcılık" suçunu işlediği, ortaya çıkan zararın büyüklüğü dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezaya hükmedildiği, ayrıca Erzan ile Turan arasındaki "WhatsApp" konuşma içerikleri ve sanığın Turan'ın iradesini birden fazla kez fesada uğrattığı değerlendirilerek cezasında artırım yapıldığı kaydedildi.
Sanık Seçil Erzan'ın, müşteki Selçuk İnan'dan fona para yatırması halinde kar payı alacağı vaadiyle toplamda 3 milyon 685 bin dolar aldığı, ardından iki DenizBank kaşesi ve müdür yardımcısı Asiye Öztürk'ün ıslak imzasını taşıyan sahte belgeler düzenleyerek katılana verdiği, sanığın İnan'dan aldığı paranın 2 milyon 150 bin dolarını fon getirisi olarak geri verdiği, 1 milyon 535 bin dolar zarara uğradığının sabit olduğu anlatılan kararda, Seçil Erzan hakkında müşteki Fatih Terim'e yönelik "dolandırıcılık" suçlamasıyla dava açılmış olsa da yapılan yargılama sonucunda eylemin "güveni kötüye kullanma" suçu kapsamında değerlendirildiği bildirildi.
Kararda, sanığın savunmaları, müşteki Fatih Terim'in ile diğer tanıkların ifadesinin yanı sıra Terim'in DenizBank’taki hesap hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Terim'in Erzan'a elden para vermediğini, banka işlemlerini sanığın yönlendirmesiyle yaptığını ve bunlara rıza gösterdiğini ifade ettiği kaydedilerek, şunlar belirtildi: "Sanık Seçil Erzan'ın katılan Fatih Terim'den 300 bin dolar ve 400 bin dolar olarak iki parça halinde para aldığını, bu paraları fazlasıyla hesabına yatırdığını savunduğu ancak buna ilişkin olarak herhangi bir belge sunmadığı, sanığın katılandan şoförü vasıtasıyla elden teslim aldığı paraları ne yaptığı sorulduğunda da faiz getirisi olarak dağıttığını savunması karşısında sanığın eyleminin dolandırıcılık suçu değil güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kaldığı değerlendirildi." Gerekçeli kararda, sanık Erzan hakkında müştekilere yönelik "özel belgede sahtecilik" suçundan her bir müşteki için ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış olsa da dosya kapsamında getirtilen belgelerin incelenip değerlendirilmesi sonucunda bu eylemlerin tek bir suç olarak kabul edilmesi gerektiği anlatıldı.
Sanığın bu suçu birden fazla kez gerçekleştirmesi nedeniyle eylemin zincirleme suç kapsamında değerlendirildiği, bu doğrultuda cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği ve zincirleme suç hükümleri uyarınca yarı oranında artırım yapılarak cezalandırılmasına hükmedildiği aktarılan kararda, sanıklar Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu hakkında müştekilere yönelik "nitelikli dolandırıcılık" suçundan dava açılmış olsa da yapılan yargılama sonucunda suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı ve beraatlerine karar verildiği kaydedildi.
Suç tarihi olarak kabul edilen 7 Nisan 2023 itibarıyla Hakan Ateş'in "DenizBank Genel Müdürü", Mehmet Aydoğdu'nun ise "Genel Müdür Yardımcısı" olarak görev yaptığı aktarılarak, dosyada yer alan BDDK ve MASAK raporları, sanık Seçil Erzan’ın telefonundan elde edilen WhatsApp yazışmaları ve müşteki beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sanıkların Seçil Erzan’ın eylemlerinden haberdar olduklarına veya bu eylemlerden menfaat sağladıklarına dair somut bir delile ulaşılamadığı bildirildi.
Kararda, Seçil Erzan'ın savunmalarında Ateş ve Aydoğdu'nun eylemlere azmettirdiğine veya elde edilen paralardan pay aldıklarına yönelik herhangi bir ifade yer almadığı, MASAK raporlarında da suça konu paraların bu kişilerle bağlantılı kişi ya da kurumlara aktarıldığına dair bir bulguya rastlanmadığı belirtildi.
Kararın tebliğinin ardından, tarafların 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf başvurusunda bulunma haklarının bulunduğu da ifade edildi.
MAHKEMENİN SEÇİL ERZAN HAKKINDA KARARI Davada, sanık Seçil Erzan'ı 27 müştekiye karşı "nitelikli dolandırıcılık", "özel belgede sahtecilik" ile "güveni kötüye kullanma" suçlarından toplam 102 yıl 4 ay hapis ile toplam 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırmıştı.
Mahkeme heyeti kararında, sanık Erzan hakkında, "özel belgede sahtecilik" suçundan her bir katılana yönelik ayrı ayrı ceza istemiyle kamu davası açıldığını kaydederek, bu suçun mağdurunun kamu olduğunu, sanığın eyleminde tek olduğunun kabul edildiğini belirtti.
Ayrıca "özel belgede sahtecilik" suçundan verilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararlaştıran mahkeme, sanık Erzan'ın bu suç yönünden 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmetmişti.
Erzan'ın katılanlar Nesrin Çakır, Kaan Sinih, Sevgil Sinih, Tursun Sinih, Erkan Karaca, Atilla Baltaş, Ercüment Gülen, Bakiye Gülen, Kemal Tanın Yılmaz, Merve Özer Yılmaz ile müşteki sanıklar Mojtaba Haghani, Nur Erkasap ve Süleyman Arslan'a yönelik eyleminden dolayı da beraatine karar verilmişti.