Haber Detayı

Bakan Fidan, Lizbon'da Büyükelçiler Konferansı'na katıldı
Dünya haberler.com
05/01/2026 16:47 (1 gün önce)

Bakan Fidan, Lizbon'da Büyükelçiler Konferansı'na katıldı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lizbon'da düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'nda Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılını kutladı ve uluslararası güvenlik ile iş birliği konularında önemli mesajlar verdi.

DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Lizbon'da Portekiz Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'na katıldı.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Lizbon'da Portekiz Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'na katılarak hitapta bulundu.

Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre; Bakan Fidan konuşmasında, "Bugünkü toplantımız, Türkiye ile Portekiz arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının yüzüncü yılını kutladığımız için de anlamlıdır.

Bugün yaşadıklarımız bir dizi krizden daha fazlasıdır.

Bu, tarihsel bir dönüşümün sürtüşmesidir.

Değişimi, sorumlu bir şekilde yönlendirmek için yeterli güvencelerden yoksun bir sistemde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.

Böyle anlarda, kaderciliğe kapılmak cazip gelebilir.

Bu düşünceyi kategorik olarak reddetmeliyiz" ifadelerini kullandı.Korumacılığın yükselişte olduğunu belirten Fidan, "Sert gücün kullanımı daha sık hale geldi, anlaşmazlıklar daha da derinleşti ve barış ile savaş arasındaki çizgi giderek bulanıklaştı.

Tehditler artık geleneksel savaş alanlarının çok ötesine uzanıyor.

Yapay zeka ve yeni teknolojiler çatışmaların doğasını yeniden şekillendiriyor.

Teknolojiyi stratejiyle birleştirenler belirleyici avantaja sahip olacaklar" dedi.'AVRUPA'NIN İHTİYAÇ DUYDUĞU BAŞARI ÖYKÜSÜNÜ HIZLANDIRMAYA YARDIMCI OLABİLİRİZ'Bakan Fidan, Ukrayna'daki savaşın ve ABD'nin değişen stratejik önceliklerinin, Avrupa'ya kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk üstlenmekten başka seçenek bırakmadığını söyleyerek, şunları kaydetti: "Avrupalılar olarak hepimiz aynı gemideyiz.

Kendi evimizin güvenliğini ve emniyetini sağlamak, varoluşsal bir gerekliliktir.

Kendi güvenliğimizi başkalarına devredemeyiz.Gazze, bölgenin kanayan yarası haline gelmiştir.

Ateşkesin ikinci aşamasına yaklaşırken, Türkiye yönetişim ve yeniden imar mekanizmalarında sorumluluk üstlenmeye hazırdır.

Barış planının nihai sonucu, egemen bir Filistin Devleti'nin kurulması olmalıdır.Uluslararası hukuk ihlalleri Gazze'den Lübnan, Suriye, İran ve ötesine sıçradı.

Son zamanlarda, bu istikrarsızlığın yeni bir biçim aldığını gördük.

Netanyahu hükümetinin Somaliland'ı tanıması, bölge ülkelerinin toprak bütünlüğünü zayıflatarak istikrarsızlığı ihraç eden stratejinin bir başka tezahürüdür.Suriye'ye bakıldığında, yapıcı bir angajman yoluyla istikrarı tesis etmek için gerçek bir fırsat olduğunu görüyoruz.

İstikrarlı ve işleyen bir Suriye, sadece bölgesel barış için değil, aynı zamanda sosyoekonomik toparlanmayı teşvik etmek ve düzensiz göçü önlemek için de gereklidir.

Bunlar aynı zamanda Avrupa'ya doğrudan fayda sağlayan sonuçlardır.Türkiye, AB dışı müttefiklerle iş birliği yapma yönündeki resmi taahhütlerine rağmen, yıllardır AB'nin güvenlik ve savunma çerçevelerinden dışlanmaktadır.

Bunun nedeni açıktır.

Az sayıda üye devletin dar ulusal gündemleri, Avrupa'nın daha geniş stratejik çıkarlarını rehin almıştır.

Demografik dinamizmimiz, ekonomik potansiyelimiz ve güvenlik varlıklarımızla, Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu başarı öyküsünü hızlandırmaya yardımcı olabiliriz."

İlgili Sitenin Haberleri