Haber Detayı

DİSK Devrimci Emekliler Sendikası’ndan zam tepkisi
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
05/01/2026 15:51 (12 saat önce)

DİSK Devrimci Emekliler Sendikası’ndan zam tepkisi

TÜİK’in aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından emeklilerin 2026 Ocak zammı netleşti. SGK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,11, memur emeklilerine ise yüzde 18 zam yapılırken, emekliler açıklanan oranlara tepki göstermek için basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Devrimci Emekliler Sendikası tarafından yapılan açıklamada, Hükümetin sözde bir yasal düzenleme lütfetmesi durumunda dahi en düşük emekli aylığının yaklaşık 18 bin 900 TL seviyesine çıkarılması planlanmaktadır. Açlık sınırının 30 bin TL’yi zorladığı bir dönemde 18 bin 900 TL bir aylık değil, bir ölüm harçlığıdır denildi.

DİSK Devrimci Emekliler Sendikası, 2026 Ocak ayı emekli zammına tepki göstermek amacıyla Konak SGK önünde bir araya geldi.

Emekli dilenci değildir emekçidir, Emeklilikte huzur yaşamda onur pankartı açan emekliler, Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek,Direne Direne kazanacağız sloganları attı.

Emekliler adına basın açıklamasını okuyan DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Çeşme İlçe Başkanı Ayşe Kırındı, Bizler bu ülkenin fabrikalarında, tarlalarında, dersliklerinde, atölyelerinde ömür tüketmiş; değer üretmiş, bugün ise bütçeye yük olarak görülen milyonlarız.

Ancak bilinmelidir ki artık bıçak kemiği delip geçmiştir.

Karşımızdaki tablo basit bir geçim sıkıntısı değil; planlı ve programlı bir sosyal cinayet girişimidir.

Hükümetin uyguladığı ekonomi politikaları, enflasyonu düşürmek adı altında talebi kısmayı, yani halkın alım gücünü yok etmeyi hedeflemektedir.

Bu politikanın en savunmasız kurbanları ise örgütsüz bırakılmaya çalışılan emeklilerdir.

Elimizdeki veriler ve 2025 yılının ikinci yarısındaki ekonomik göstergeler, 2026 Ocak ayında emeklileri bekleyen karanlık tabloyu netleştirmektedir.

Öngörülerimiz ve sahadaki gerçekler göstermektedir ki iktidar, resmi enflasyon rakamları dışında emekliye ve memura zırnık koklatmama niyetindedir.

Enflasyonla mücadele adı altında yürütülen bu süreç, aslında emekçiyle mücadele sürecidir ifadelerini kullandı. 18 BİN 900 TL BİR AYLIK DEĞİL, BİR ÖLÜM HARÇLIĞIDIR DİSK Araştırma merkezinin hazırladığı rapora değinen Kırındı, şunları söyledi: DİSK Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan raporlar, önümüze konulacak zam oranlarının bir artış değil, bir erime olduğunu kanıtlamaktadır. 2025 yılının son altı aylık resmi enflasyonunun yüzde 12 civarında açıklanacağı varsayımıyla karşı karşıya kalacağımız tablo şöyledir: 2026 Ocak ayında işçi ve Bağ-Kur emeklilerine reva görülen artış oranı yalnızca yüzde 12 olacaktır.

Çarşıda, pazarda fiyatların yüzde 50; kiraların yüzde 100 arttığı bir ortamda yüzde 12’lik artış, reel gelirde devasa bir kayıp demektir.

Toplu Sözleşme tiyatrosu ve enflasyon farkı hesaplamaları sonucunda memur ve memur emeklilerinin alacağı toplam zam oranı yaklaşık yüzde 18,4 olacaktır.

Bu oran, geçmiş kayıpları telafi etmekten uzak olduğu gibi, gelecek altı ayın enflasyonu karşısında daha ilk aydan eriyip gidecektir.Hükümetin sözde bir yasal düzenleme lütfetmesi durumunda dahi en düşük emekli aylığının yaklaşık 18 bin 900 TL seviyesine çıkarılması planlanmaktadır.

Açlık sınırının 30 bin TL’yi zorladığı bir dönemde 18 bin 900 TL bir aylık değil, bir ölüm harçlığıdır.

Tüm bu hesaplamalar ışığında Türkiye’deki ortalama emekli aylığının 23 bin 500 TL civarında kalacağı öngörülmektedir.

Bu rakam, yoksulluk sınırının üçte birine bile denk gelmemektedir.

Buradan tüm kamuoyunu uyarıyoruz: Büyük bir hak gaspı ile karşı karşıyayız.

Kök aylık adı verilen ucube sistem yüzünden yaklaşık 4 milyon emekli, 2026 Ocak ayında yapılacak oransal zamlardan tek bir kuruş bile faydalanamama, yani sıfır zam tehlikesiyle yüz yüzedir.

Eğer emeklinin kök aylığı, yapılan yüzde 12’lik artışa rağmen hazine destekli en düşük emekli aylığı sınırının altında kalırsa, bu emeklilerin eline geçen parada hiçbir artış olmayacaktır.

Devletin kasasından çıkan para aynı kalacak, emeklinin cebine giren para aynı kalacak; ancak televizyonlarda “emekliye zam yaptık” naraları atılacaktır.

Bu açıkça halkı kandırmaktır.

Bu açıkça hırsızlıktır.

EMEKLİ PEYNİR, ZEYTİN, SÜT, DOĞAL GAZ VE KİRA FİYATLARI ALTINDA EZİLMEKTEDİR TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerini eleştiren DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Çeşme İlçe Başkanı Ayşe Kırındı, şunları kaydetti: Yoksulluğumuzun teknik sorumlusu siyasi iktidarsa, uygulayıcı tetikçisi TÜİK’tir.

Türkiye İstatistik Kurumu açıkladığı her veriyle emeklinin sofrasındaki ekmeği küçültmektedir.

TÜİK’in marketi nerededir?

TÜİK’in kirasını ödediği ev hangi semttedir?

TÜİK’in yöneticileri hangi faturaları ödemektedir?

Bizim yaşadığımız enflasyon ile TÜİK’in açıkladığı enflasyon arasında dağlar kadar fark vardır.

TÜİK pinpon topu ve plastik leğen fiyatlarını baz alarak enflasyon hesaplarken, emekli peynir, zeytin, süt, doğal gaz ve kira fiyatları altında ezilmektedir.

Resmi enflasyonun sokağın gerçeğiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

TÜİK verilerine göre yapılan maaş ve aylık zamları, aslında reel gelirlerin düşürülmesi operasyonudur.

Bizler bu kurumun başkanından ve verileri manipüle eden her bir bürokratından gasp edilen haklarımız için hukuk önünde ve tarih önünde hesap soracağız.

İktidar temsilcileri her zam dönemi öncesinde çıkıp 'Emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik', 'Bütçe imkânlarını zorluyoruz' gibi hamasi nutuklar atmaktadır.

Bu masallara karnımız toktur.

Emekli aylığı devletin verdiği bir lütuf, hibe, sosyal yardım ya da sadaka değildir.

Emekli aylığı; yıllarca peşin ödenmiş primlerin, dökülmüş alın terinin ve yaratılmış artı değerin karşılığıdır.

Bugün bize 'kaynak yok' diyenler; kur korumalı mevduatla zenginlere, vergi aflarıyla holdinglere, geçiş garantili projelerle müteahhitlere ve faiz lobilerine milyarlarca lirayı bir gecede aktarabilmektedir.

Sorun kaynak sorunu değil, tercih sorunudur.

İktidar tercihini sermayeden yana kullanmakta, faturayı ise emekçiye ve emekliye kesmektedir.

Taleplerimiz net ve tartışmasızdır.

Devrimci Emekliler Sendikası olarak sefalet senaryolarını yırtıp atmak için taleplerimizin derhal hayata geçirilmesini istiyoruz.

TÜİK’in sahte verileri değil; bağımsız kuruluşların açıkladığı gerçek enflasyon verileri ve sendikaların hesapladığı yaşam maliyeti dikkate alınmalıdır.

İlgili Sitenin Haberleri