Haber Detayı

Nakliye sırasında düşen koltuk küçük Ebrar'ı hayattan koparmıştı! Sanıkların savunmasına acılı anneden tepki
Gündem hurriyet.com.tr
05/01/2026 15:29 (12 saat önce)

Nakliye sırasında düşen koltuk küçük Ebrar'ı hayattan koparmıştı! Sanıkların savunmasına acılı anneden tepki

İzmir'in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalan Ebrar Aktaş'ın (9) ölümüne ilişkin nakliye firması yetkilileri Efecan Güngör (18) ve Mustafa Güngör (36) kardeşler ile firma çalışanı Suriye uyruklu A.H.M.'nin (49) yargılandığı davanın ilk duruşmasına kızının oyuncak bebeği ve fotoğrafıyla gelen Songül Lök, Sanıklar bizi uyardıklarını söylüyor ancak kimse bizi uyarmadı. Sanıklardan şikayetçiyim dedi. 

Olay, 20 Eylül 2025'te Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak'ta meydana geldi.

H.Y.'ye ait evin taşınması sırasında nakliye asansöründeki koltuk, apartmanın bahçesinde bulunan Ebrar Aktaş'ın üzerine düştü.

H.Y.'nin yeğeni olan Aktaş, ağır yaralandı.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ekibi sevk edildi.

İlk müdahalenin ardından Menderes Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Ebrar Aktaş, yaşamını yitirdi.

Aktaş'ın cenazesi, Gaziemir Merkez Camisi'nde kılınan namazın ardından Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında firma çalışanı Suriye uyruklu A.H.M. ile nakliye firması yetkilileri Efecan Güngör ve Mustafa Güngör gözaltına alındı.

Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Güngör kardeşler tutuklanırken, A.H.M. ise serbest bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANDI' Soruşturmanın ardından iddianame hazırlandı.

Efecan Güngör ve Mustafa Güngör'ün babaları adına kayıtlı firmada asansörlü ev taşıma işi yaptıkları, A.H.M.’nin de yanlarında işçi olarak çalıştığı belirtildi.

Şüphelilerin olay günü adrese gelip asansör sistemini kurdukları, Efecan Güngör ve A.H.M’nin apartmanın 5’inci katında bulundukları, Mustafa Güngör’ün ise asansörden gelen malzemeleri kamyona yüklemek üzere aşağıda beklediği iddianamede yer aldı.

Efecan Güngör ve A.H.M’nin kanepeyi asansöre yükledikleri, koltuğun aşağıya indirildiği sırada üzerinde bulunduğu asansör platformundan aşağıda oynayan Ebrar’ın üzerine düştüğü ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği vurgulandı.

SANIKLARDAN ‘RÜZGAR’ SAVUNMASI İddianamede sanıkların ifadeleri de yer aldı.

Mustafa Güngör’ün asansörün kurulumu ve kullanımı için herhangi bir belge ve ehliyet şartı olmadığını söylediği belirtildi.

Güngör’ün; Efecan ve A.H.M’nin üçlü koltuğu koyduklarında fırtına denebilecek şiddette bir rüzgar başladığını, bu durumun koltuğun dengesini bozup, sepetten düşmesine neden olduğunu söylediği iddianamede yer buldu.

Güngör’ün ifadesinde taşıma alanında kimsenin bulunmaması konusunda uyarılarda bulunduklarını söylediği de iddianameye girdi.

Güngör, kamyondan çocuğu tutma refleksi ile atladığını ancak yetişemediğini ve ilk yardım yaptıklarını da belirtti.

Efecan Güngör’ün ise ifadesinde olay öncesi bir üçlü koltuk indirdiklerini, diğerini indirirken rüzgar sebebiyle koltuğun dengesinin bozulduğunu söyledi.

Güngör, asansörü kurarken gerekli kontrolleri yaptıklarını, kaymaması için her köşesinden bağlayarak tedbirlerini aldıklarını savunup, olayın kaza olduğunu ve kusurlarının bulunmadığını söylediği belirtildi.

A.H.M’nin ifadesinde de koltuğun rüzgardan devrildiğini söylediği belirtildi. 'TEDBİR ALMAMIŞLAR' İddianamede yer alan bilirkişi raporunda ise taşınan üçlü koltuk için ebatlarına uygun yük taşıma platformu kullanılmadığı, yük taşıma platformunun düzgün bir şekilde kurulmadığı ve yük taşıma platformunun hareket alanında insan bulunmamasıyla ilgili gerekli tedbirlerin alınmadığı vurgulandı.

Alanda geçişi engelleyici bariyerler kullanılmadığı, bu kapsamda gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan ve eşyayı niteliğine uygun bir yük asansörü ile taşımayan ve yük asansörünü güvenli bir şekilde yere sabitlemeyen Mustafa Güngör ile Efecan Güngör'ün kazanın meydana gelmesinde ana etken olduğunun altı çizildi.

A.H.M.'nin ise kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları etken olduğu, Ebrar’ın ise etkisinin olmadığı belirtildi. 'ŞÜPHELİLERCE HERHANGİ BİR ÖNLEM ALINMADI' Tüm soruşturma dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde şüphelilerin yaptıkları nakliye işi kapsamındaki yük asansörünün kurulumu ve sabitlenmesindeki izah edilen kusur ve eksiklikler bulunduğunun altı çizildi.

Asansörün platformunun, olayda düşen koltuğu güvenli bir şekilde taşımak hususundaki yetersiz olduğu, platform altındaki alana insan girişini engellemek hususunda şüphelilerce herhangi bir önlem alınmadığı aktarıldı.

Şüphelilerin olayının yaşanabileceğini ön görmelerine rağmen bu neticenin meydana gelmesini istemedikleri; ancak platformdaki Ebrar’ın ölümüne neden olduğunun altı çizildi ve bu sebepten sanıklar hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Şüpheliler, bugün 4 Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktı.

Tutuklu sanıklar Efecan Güngör ve Mustafa Güngör, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuksuz sanık A.H.M. ise yer almadı.

Ayrıca duruşmada taraf avukatları ile ölen çocuğun annesi Songül Lök ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) üyeleri de katıldı.

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Efecan Güngör, İlk indirdiğimiz koltukta sorun olmadı.

Masayı indirirken kız çocuğunu aşağıda gördük.

İkinci koltuğu koyduğumuzda aşağıda kimse yoktu.

Bir anda rüzgar çıktı ve koltuk biraz kaydı.

O sırada 'Koltuk düşecek' diye bağırdım.

Koltuk düşerken kız çocuğu koşarak geldi ve koltuk üzerine düştü.

Koltuk inerken kız çocuğu orada değildi.

Aşağıya inip ambulans çağırdık.

Böyle bir olay olduğu için çok üzgünüz.

Ailesine sabır diliyorum.

Kim 9 yaşındaki kız çocuğunun ölmesini ister?

Kesinlikle kasıtlı bir şey yok.

Olay öncesi şiddetli rüzgar yoktu, hafif esinti vardı dedi. 'TUTMAYA ÇALIŞTIM AMA YETİŞEMEDİM' Tutuklu sanık Mustafa Güngör ise Masa aşağıya geldiğinde Ebrar aşağıya inmişti.

Hatta yöneticinin torunu da gelmişti.

Yönetici torununa kızıp götürdü.

Koltuğu indirirken Ebrar'ın da yukarı çıktığını düşündüm.

Kardeşim 'Koltuk düşecek' diye bağırdı.

Ebrar'ın koştuğunu gördüm.

Arabadan atlayıp tutmaya çalıştım ama yetişemedim.

Koltuğun altında kaldı.

İlk müdahaleyi yapıp ambulansı çağırdık.

Sonra polis bizi karakola götürdü.

Kastımız yoktu, defalarca uyardım.

Çok üzgünüz Allah rahmet eylesin, ailesine sabır versin dedi.

KIZININ OYUNCAK BEBEĞİ VE FOTOĞRAFIYLA GELDİ Kızının oyuncak bebeğiyle ve fotoğrafıyla duruşmaya gelen Songül Lök de Ablamın evini taşımak için geldiler.

Kahvaltı istediler hazırladık.

Tüm eşyalarımızı toplamıştık, onlar da asansörü kurmuşlardı.

Bizi hiç uyarmadılar.

Kahvaltıdan sonra çalışmaya başladılar.

Kızım asansörün nasıl çalıştığına bakmak istedi.

İzin vermedim.

Mutfakta kahvaltılıkları toplarken, fark etmeden aşağı inmiş.

Dışarıdan bir ses duydum. 'Çocuk düştü' diye bağırdıklarını duydum.

Kızım olabileceğini hiç düşünmedim ve balkona yöneldim.

Eniştemin 'Ebrar' diye seslendiğini duyunca can havliyle aşağı indim.

Kızım kanlar içerisindeydi ve kimse yardımcı olmuyordu.

Sanıklar bizi uyardıklarını söylüyor ancak kimse bizi uyarmadı.

Sanıklardan şikayetçiyim ifadelerini kullandı.

Davada tanıklar da dinlendi.

Songül Lök'ün eniştesi Hakan Yılmaz, kendisinin de olay esnasında aşağıda olduğunu ancak Ebrar'ın aşağıya indiğini ve koltuğun düştüğünü görmediğini söyledi.

Diğer tanık Lök'ün ablası Fadime Yılmaz ise Kardeşim taşıma firmasındakileri güvenlik konusunda uyardı ama onlar 'Bizim işimiz, kendimizi koruruz' dediler.

Ebrar evde telefondan bir şeyler izliyordu.

Bir süre sonra merak ettiğini söyleyip aşağı indi.

Aşağıya indiğimizde Ebrar'ın başı kanıyordu dedi. ‘26 OCAK’TA KEŞİF YAPILACAK’ Duruşma savcısı, tutuklu sanıklar Efecan Güngör ve Mustafa Güngör'ün tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini ayrıca olay yerinde keşif yapılmasını talep etti.

Hakim duruşmaya bir süre ara verdi.

Ardından ara kararını açıklayan hakim, 26 Ocak'ta olay yerinde keşif yapılmasını, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına ve duruşmaya katılmayan Suriye uyruklu tutuksuz sanık A.H.M. için yakalama kararı çıkartılmasına karar verip, duruşmayı erteledi.

Duruşmanın ardından adliye önünde basın açıklaması yapıldı.

UCİM Başkanı Saadet Özkan, Ebrar küçüklüğünden itibaren elimizde büyüdü.

Gözümüzden bile sakındığımız Ebrar'ımızı kaybettik.

Diyecek söz bulamıyorum.

Çocuğumuz bugün bizimle değil.

Geri getiremiyoruz.

Sanıklar başsağlığı diliyorlar da biz de Ebrar'ı geri getirsinler diyoruz dedi.

Songül Lök'ün avukatı Candan Tekin de Mücadele arkadaşımızın kızını kaybettiğimizde anladık ki tehlike yanı başımızda.

Çocuklarımızı koruyamıyoruz.

İşçi olan sanık duruşmaya gelmemiş, talebimiz üzerine yakalanmasına karar verildi.

Sonuna kadar davanın takipçisi olacağız.

Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi için çabalayacağız.

En azından olası kastın tartışılması gerektiğine inanıyoruz diye konuştu. (DHA)

İlgili Sitenin Haberleri