Haber Detayı

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "58 Bin 300 Lira Maaş Alan Bir Kişi Nasıl Evlilik Hayali Kuracak, Nasıl Ev...
Güncel haberler.com
05/01/2026 12:40 (1 gün önce)

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "58 Bin 300 Lira Maaş Alan Bir Kişi Nasıl Evlilik Hayali Kuracak, Nasıl Ev...

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlileri ile emeklilerinin maaş artışına ilişkin, “Bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen’in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğu, yıllık enflasyon oranları ve enflasyon farkıyla açıkça görülmektedir. Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamlar baskılansa bile gerçekler apaçık ortadadır. Bugün en düşük memur maaşı 47 bin 500 liradan, taban aylığa bin lira ve on puan ilave edilerek 58 bin 300 liraya yükselmiştir. 58 bin 300 lira maaş alan bir kişi nasıl evlilik hayali kuracak, nasıl ev tutacak, evinin içini nasıl dolduracaktır” dedi.

(ANKARA) - Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu görevlileri ile emeklilerinin maaş artışına ilişkin, "Bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen'in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğu, yıllık enflasyon oranları ve enflasyon farkıyla açıkça görülmektedir.

Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamlar baskılansa bile gerçekler apaçık ortadadır.

Bugün en düşük memur maaşı 47 bin 500 liradan, taban aylığa bin lira ve on puan ilave edilerek 58 bin 300 liraya yükselmiştir. 58 bin 300 lira maaş alan bir kişi nasıl evlilik hayali kuracak, nasıl ev tutacak, evinin içini nasıl dolduracaktır" dedi.Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı enflasyon verilerinin ardından sendika genel merkezinde basın açıklaması yaptı.

Yalçın, Memur-Sen'in; seyyanen zam talebi, kamu personel sisteminde reform yapılması ve çalışma hayatına ilişkin diğer hususlara yönelik şunları kaydetti: "2025 yılının son enflasyon rakamı olan Aralık ayı enflasyonu bugün yüzde 0,89 olarak açıklandı.

Bu rakamla birlikte kamu görevlilerimiz ve emeklilerimizin zam oranı yüzde 18,60 olarak belirlendi.

Son iki toplu sözleşme uzlaşmazlıkla sonuçlandı ve Memur-Sen olarak bu sözleşmelere imza atmadık. 2024 ve 2025 yıllarında Hakem Kurulu tarafından kamu görevlilerimize reva görülen artış oranları, altışar aylık dönemlerde en fazla üç ay dayanabildi.

Verilen zam oranlarının enflasyon karşısında bir ayda eriyip gittiği dönemler oldu."Hatada ısrara gerek var mı?"Biz bu senaryoyu gördük ve 'yanlış yapıyorsunuz' dedik.

Aynı durumun 2026 ve 2027 yıllarında da yaşanacağını söyledik.

Bunu kamu işvereni dahil herkes biliyordu.

Bu nedenle hatada ısrara ortak olmak istemedik ve toplu sözleşmeye imza atmadık.

İlkelerimizi ve direncimizi ortaya koyduk.

Kamu görevlisinin ve emeklisinin böylesi bir belirsizliğe göz göre göre itilmesine Memur-Sen olarak rıza göstermedik.

Hatada ısrara gerek var mı?"58 bin 300 lira maaş alan bir kişi nasıl evlilik hayali kuracak"Kamu işveren heyeti ve kamu yöneticileri beklentilerimize ve tespitlerimize 'hayal' diyordu. 'Memur-Sen fazla istiyor' diyorlardı.

Ancak bugün geldiğimiz noktada Memur-Sen'in tekliflerinin ne kadar isabetli olduğu, yıllık enflasyon oranları ve enflasyon farkıyla açıkça görülmektedir.

Enflasyon rakamlarının tartışmalı olduğu bir zeminde, rakamlar baskılansa bile gerçekler apaçık ortadadır.

Bugün en düşük memur maaşı 47 bin 500 liradan, taban aylığa bin lira ve on puan ilave edilerek 58 bin 300 liraya yükselmiştir. 58 bin 300 lira maaş alan bir kişi nasıl evlilik hayali kuracak, nasıl ev tutacak, evinin içini nasıl dolduracaktır?"Sınavla girmiş, emek vermiş, memur olmuş bir kişi, yanındaki çalışandan daha az ücret almaktadır"Otuz yıllık bir hizmetli emekliliğe ayrıldığında 983 bin lira ikramiye almaktadır.

Bu parayla ev almak mümkün müdür?

Başını sokacak bir artı bir daire değil, kulübe bile alınamamaktadır.

Kamu görevlileri maaşlarının yetersizliğini aşmış, artık aynı işi yapanlar arasındaki adaletsizliğe tahammül edemez hale gelmiştir.

Sınavla girmiş, emek vermiş, memur olmuş bir kişi, yanındaki çalışandan daha az ücret almaktadır.

Böylesi bir çarpıklığı kimse görmedim ya da duymadım diyemez.

Çalışma barışı tamamen bozulmuş, ücret sistemi temelden sarsılmıştır.

Alt gelir grubuna düşen kamu görevlileri, yeniden hak ettikleri orta seviyeye ulaşmak istemektedir."Nimet ve külfet dengesi en önce vergilerde gözetilmelidir"Bir diğer önemli husus gelir vergisi matrahlarıdır.

Bu konuda kapsamlı çalışmalar yaptık, gündeme getirdik ve toplu sözleşme masasına taşıdık.

Ancak kamu işvereni 'burada sorun nedir?' sorusunu dahi sormadan konuyu görmezden gelmektedir.

Asgari ücretin yüzde 20'lik vergi dilimine girdiği bir sistem kabul edilebilir mi?

Vergi matrahının birinci dilimi 190 bin lira değil, en az bunun üç katı olmalıdır.

Nimet ve külfet dengesi en önce vergilerde gözetilmelidir."Kamu personel sisteminde reformun şart olduğunu söyleyen Yalçın, "Türkiye artık eski Türkiye değildir.

Sırtındaki yüklerden, önündeki engellerden ve dayatılmış zihniyet anlayışından kurtularak bu noktaya gelmiştir.

Böylesi bir ortamda kamu personel reformu yapılmayacaksa ne zaman yapılacaktır? 2026 yılı seçimlerin olmadığı bir yıldır ve ülkemiz için önemli bir fırsattır.

Yeni bir yılın ilk sayfasındayız.

Yıl sonunda işveren ajandasına bakıldığında sorunların büyük bir kısmının üzeri çizilmiş olmalıdır.

Bu sorunların başında kamu personel sistemi reformu gelmektedir.

En alttaki memurdan en üstteki yöneticiye kadar herkes için bu sistemin sorunları artık görünür hale gelmiştir" dedi."Masanın ayakları üzerindeki yükü taşımamaktadır"Yalçın, 4688 sayılı kanunun evrensel ilkelere uygun hale getirilmesi gerektiğini kaydederek, şunları söyledi: "Kamu personel sistemi reformunun tamamlayıcı unsuru toplu sözleşme masası ve yasasıdır. 4688 sayılı kanunun değiştirileceği 2023 yılında hüküm altına alınmıştır.

Ancak aradan geçen iki yıla rağmen somut bir adım atılmamıştır.

Toplu sözleşme sonunda şunu ifade ettik: Masadan etkilenen kamu görevlisini ve emeklisini aynı kanunla tekrar masaya oturmaya zorlamayın.

Günün sonunda hakeme başvurmadık ancak 58 maddemizi de masada bırakmadık.

Masanın ayakları üzerindeki yükü taşımamaktadır. ya masanın yükü azaltılmalı ve eşit pazarlık hakkı verilmelidir ya da masanın ayakları güçlendirilmelidir.

Grevli, dayanışma aidatlı, yeterli süreye sahip, toplantı tutanağı bulunan ve adil bir Hakem Kurulu yapısı içeren bir toplu sözleşme hakkı verilmelidir.

İki yıl hızlı geçer, şimdiden harekete geçilmelidir.

Bu konu yalnızca bir tarafın değil, herkesin sorunudur.""Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha ucuzdur"Sendika olarak hükümetten beklentilerini de sıralayan Yalçın, şöyle konuştu: "Hükümetten üç temel beklentimiz vardır.

Birincisi, geçmiş kayıpları ve hakem hatasını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılmasıdır.

İkincisi, çalışma barışı ve ücret dengesi için kamu personel sisteminde reform yapılmasıdır. 2026 yılı bu çalışma için en doğru yıldır.

Üçüncüsü ise 4688 sayılı kanunun süre, yetki, taraf, tutanak sistemi ve Hakem Kurulu yönleriyle evrensel ilke ve normlara uygun hale getirilmesidir.

Kamu işvereni ve hükümet bu üç başlığı ajandasının en üstüne yazmalı ve yıl sonuna kadar bu çalışmaları tamamlamalıdır.

Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha ucuzdur."

İlgili Sitenin Haberleri