Haber Detayı
Tiyatronun sessiz ustası, edebiyatın mütevazı kalemi: İhsan Devrim
"Süper Baba" dizisinde canlandırdığı "Yakup Dede" karakteriyle tanınan tiyatro ve sinema sanatçısı, aynı zamanda yazar İhsan Devrim'in vefatının ardından 16 yıl geçti.
"Süper Baba" dizisinde canlandırdığı "Yakup Dede" karakteriyle tanınan tiyatro ve sinema sanatçısı, aynı zamanda yazar İhsan Devrim'in vefatının ardından 16 yıl geçti.Topçu Binbaşı Mustafa Sabri Bey ile Nöber Hanım'ın oğlu olan sanatçı, kimi kaynaklara göre 1914, kimine göre ise 7 Ocak 1915 tarihinde dünyaya geldi.Sanatçı, Üsküdar Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu'nu bitirdiği 1926'da babasını kaybetti.
Ardından ortaöğrenimine Darüşşafaka Lisesi'nde devam etti.Darüşşafaka'da eğitime devam ettiği 1930'da tiyatro çalışmalarına başlayan Devrim, 1932'de Üsküdar'da arkadaşlarıyla kurduğu Gençler Mahfili'nde tiyatroya devam etti.Devrim, vefatından kısa bir süre önce verdiği bir röportajda, o yıllara dair şunları anlatmıştı: "Babam, Osmanlı ordusunda binbaşılığa kadar yükselmiş.
Babamın subaylık dönemini değil, emekliliğini hatırlıyorum.
Üsküdar, İnadiye Mahallesi'nde Bakkal Sokak'ta oturuyorduk.
Bu sokağın adı, daha sonra Musahipzade Celal Sokak olarak değişti.
Kendisiyle aynı sokakta oturuyorduk ve Musahipzade Celal amcadan çok yakınlık gördüm.
Darüşşafaka'da bir devir perşembe, cuma, bir devir de cumartesi, pazar hafta tatili vardı.
Annem bir zaman Ankara'da yaşadığı için ben daimi Darüşşafaka'da kalıyordum.
Musahipzade Celal amca dedi ki, 'Bekarlıktan çıkacaksın, hafta tatillerinde bize geleceksin.' Böylece bir dönem hafta tatillerinde onun evine çıktım.O kadar beyefendi bir insandı ki… Ben resme de meraklıydım.
Darüşşafaka'da da resim kağıdı veriyorlardı.
Her hafta bir tane Celal amcaya götürürsem, bana 25 kuruş veriyordu.
Ben sevinçten uçuyordum tabii.
Düşünün, o günlerde 15 günde bir bekar aylığı 20 kuruştu."Tiyatro çalışmalarına 1930'da başladıUsta sanatçı, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne başladı, ancak 3. sınıfta okuldan ayrılarak Bakırköy Halkevine girdi.Halkevinde eğitim görürken sahneye çıkmaya başlayan sanatçı, 1951'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına girerek, Muhsin Ertuğrul'un da aralarında bulunduğu önemli sanatçılarla aynı sahneyi paylaştı.Edebiyata ve yazmaya da ilgili duyan Devrim, lise yıllarında hikayeler kaleme aldı.
Öykü, deneme ve şiirleri, Varlık ve Yücel dergilerinde yayımlandı.Devrim, edebiyata merakını bir röportajında şu sözlerle dile getirmişti: "1930'lu yıllarda edebiyata merak saldım.
O yıllarda 'Resimli Ay' diye bir mecmua çıkıyordu.
Bir de 'Küçük Hikayeler Koleksiyonu' adlı yine bir ilave mecmua yayımlanıyordu.
Bunlar bir hikaye müsabakası açtı.
Yedinci sınıftayım.
Benim Darüşşafaka'daki numaram 918, bir de yanımda arkadaşım var, 919 Rüştü.
İki hikaye yazmışım, ikisini de müsabakaya sokmak istiyorum.
Bir hikayemi Rüştü'nün adına soktum ve o hikaye müsabakayı kazandı.
Resimli Ay Matbaası Rüştü'ye 10, 15 cilt kitap ve mecmua hediye etti.
Yarışmayı kazandıktan sonra Varlık dergisine abone oldum, hikayelerim Varlık'ta çıkmaya başladı. 1934 senesinde imzam iyice meşhur olmuştu.
Sait Faik, İhsan Devrim ve Ümran Nazif…"Kitapevleri kurduKendi ismi dışında İhsan Naim, İhsan Aygün, Enis Bülent Yedek, Aşık Devrim, Öksüz Memet imzalarını da kullanan Devrim'in çeşitli gazete ve dergilerde "Manzumelerim" dediği şiirlerini yayımladı.
Öykülerinin bir bölümü Rusça, Yunanca ve Fransızca'ya çevrildi."Bir Martı Gibi" adlı şiiri Mustafa Şükrü, "Gözü Bende Kaldı" şiiri Bora Ayanoğlu tarafından bestelendi.
Sanatçı, 1943'te Salah Birsel ve Burhan Arpad ile ABC Kitabevini, 1944'te ise Devrim Kitabevini kurdu.Yayımladığı bir eserin yasaklanması sonucu, yayınevi kapatılan Devrim, buna ilişkin yaptığı açıklamada şunları anlatmıştı: "1938'de hukuk fakültesindeyim.
Üç arkadaş, ABC Kitabevini açtık.
Hikayeci ve gazeteci Burhan Arpad, şair Salah Birsel ve ben… Daha sonra Burhan ve ben ayrıldık.
ABC Kitabevinin karşısında bir kasap vardı.
O dükkanı kiraladım ve Devrim Kitabevini açtım.
Devrim Kitapevi uzun yıllar devam ederdi fakat Rıfat Ilgaz'ın 'Sınıf' kitabını ben bastım."Yaklaşık 30 sinema filminde oynadıDevrim, 1940'ta eşi İlhan Hanım'la evlendi. 1951'de oyuncu olarak başladığı İstanbul Şehir Tiyatrolarında bir dönem yöneticilik de yaptı ve 1973'te emekli oldu.Tiyatronun yanı sıra sinema çalışmalarına da katılan İhsan Devrim, 30 kadar sinema filminde de rol aldı."Yuva", "Belene", "Dönemeç", "Süper Baba", "Yeni Hayat", "Zeybek Ateşi" ve "Baba Evi" adlı televizyon dizi ve filmlerinde oynayan Devrim, "Süper Baba" dizisindeki Yakup Dede karakteriyle hafızalarda yer etti.Oynadığı "Sürmeneli Yakup Dede" rolünün kendisini en fazla heyecanlandıran rol olduğunu anlatan Devrim, "Dizi beş sene devam etti.
Onun arkasından 'Baba Evi' geldi.
Seyirci beni beğendi.
Ben de o beğeniye layık olmaya çalıştım.
Süper Baba'da seslendirmeyi Müşfik Kenter yaptı.
Fevkalade konuştu.
Rolün büyümesinde Müşfik'in de çok katkısı oldu." ifadelerini kullanmıştı."Evimiz", "Hatıralar" ve "Yemen Türküsü" adlı yayımlanmış üç kitabı da bulunan usta sanatçı, 6 Ocak 2010'da hayatını kaybetti ve Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi.