Haber Detayı

Osman Kızılay’dan Ankara Valisi Vasip Şahin Babamıza, Açık mektup
Kemal göz internethaber.com
05/01/2026 00:01 (16 saat önce)

Osman Kızılay’dan Ankara Valisi Vasip Şahin Babamıza, Açık mektup

Bismillahirrahmanirrahim Osman Kızılay bir apartman yöneticisi.

Çağırdı beni derdini anlattı.

Ağabey ben Emin Çölaşan değilim! “O kadar paça bende yok” dediysem de dinletemedim.

Ölüm tehlikesi arz eden, lanet bir istimlak duvarını ben diyeyim "üç metre" siz deyin "beş metre" aşan bir toprak yığının ha yıkıldı ha yıkılacak hâlini bana gösterip “Buna bir çözüm bulamıyorum.” diye dert yandı.

Olay mahalline gittik.

Zaten az miktarda kalan bebe şebe oralarda dolaşırken bir kaza olsa tam manşetlere taşınacak türden bir tehlike. “Dilekçe yazalım.” dedik.

Ankara’daki Ulubey Mahallesi hangi belediyeye bağlı?

Altındağ Belediyesi!

Bir dilekçe yazıp tehlikeyi arz ettik.

Belediye ekipleri bir iş makinası marifetiyle bir saat çalışsa işimiz görülecek.

Görülecek ama!

Dilekçeden ses seda yok.

Sorduk soruşturduk. “Sizin dilekçe zabıtaya sevk edildi!” dendi.

Zabıtaya gittik.

Siz Pazarcı mısınız? diye sordular. “Yok!” dedik. -Kimsiniz kardeşim siz?  -Bizim istimlak duvarını aşan bir toprak yığını var.

Onun için dilekçe yazmıştık.

Burası zabıta kardeşim!” dedi birisi! -Biliyoruz!

Eee! "Belediyeden buraya yönlendirdiler!" dedik.

Uzun uzun şikâyet dinledik.

Sonra Nasihat faslı başladı. “Bu işlere Büyükşehir bakıyor oraya gitmeniz lazım !”dediler.

Sonra “Önce bir imara gidin.” lafı geçti. "E o zaman neden dilekçe imara değil de zabıtaya sevk edilmiş," diye sormuş bulunduk.

Bir süre daha nasihat dinleyip oradan ayrıldık.

İmara Osman Kızılay gitti. “İstimlak duvarının yaslandığı arsa başkasının malı olduğu için mal sahibinden izinsiz belediye araçları oraya giremez,” minvalinde bir şeyler söylemişler...

Allah korusun toprak kayması olur da altında birisi kalırsa toprağın altında kalan cenazeyi çıkarmak için yine mal sahibinden izin istenmeli mi istenmemeli mi onu tartıştık aramızda Bir de kafa karışıklığı var!

Bu işten Altındağ Belediyesi mi sorumlu Büyükşehir Belediyesi mi belli değil.

Herkes bir şey söylüyor.

Muhtarı aradık. "Muhtar Bey," dedik! "Derdimize bir çare bulun!" Muhtar kendinden emin sorunun bir hafta içinde çözüleceğini söylüyordu.

Osman Ağabey inanmadı.

Ben inandım.

Ancak o cihetten de güzel haber gelmedi.

Biz de "Vali Babamıza, Vasip Şahin’e bir mektup yazalım, bu zayıf adam, Osman Kızılay’ın derdine çare olsa olsa devlet babamız olur." dedik ve bu yazının başına oturduk.

Osman Kızılay’ın da derdi değil.

Birisi o toprak yığının altında kalıp ölecek ondan korkuyoruz.

Orhan Veli de Ankara’da bir çukura düşmüş üç gün sonra da beyin kanamasından vefat etmişti.

Ne ilginç          

İlgili Sitenin Haberleri