Haber Detayı
Almanya'nın otomotiv merkezleri neden kriz yaşıyor?
Almanya'nın köklü otomotiv sanayisinde yaşanan kriz, ülkenin en zengin bölgelerini de vurdu. Krizin bedeli vatandaşların cebine de yansıyor.
Küresel ihracat başarıları sayesinde Avrupa'nın en müreffeh bölgeleri arasında bulunan Almanya'nın otomotiv merkezleri, şimdi daha zor bir döneme giriyor.
Volkswagen'in merkezi Wolfsburg, Audi'nin merkezi Ingolstadt ve Mercedes-Benz'in merkezi Stuttgart gibi kentler vergi gelirlerinde dramatik düşüşler yaşıyor.
DW Türkçe'de yer alan habere göre ortaya çıkan tablo, belediyeler için son derece karmaşık bir bütçe dönemini de beraberinde getiriyor.
Yerel yöneticiler, büyüyen finansman açıklarını borçlanma, ücret artışları ve harcama kesintileriyle kapatmaya çalışıyor.
Çözüm olarak kreş ücretleri artırılıyor Almanya'nın güneybatısında, Konstanz Gölü (Bodensee) kıyısında yer alan ve otomotiv tedarikçisi ZF'nin merkezi olan zengin Friedrichshafen kentinde, belediye önümüzdeki iki yıl içinde kreş ücretlerini iki kattan fazla artırmaya hazırlanıyor.
Bu durum birçok aile için büyük bir şok anlamına geliyor.
Ingolstadt'ta ise yerel yönetim, büyük çaplı borçlanmaya giderken kamu etkinliklerini iptal ediyor ve belediye personel sayısını azaltıyor.
Kent yönetimi, kamusal alanlar için Noel ağacı satın alınmasından bile vazgeçti.
Ingolstadt Belediye Başkan Yardımcısı Dorothea Deneke-Stoll, "Şehir derin bir mâli krizin içinde.
Bunu başka türlü ifade etmek mümkün değil" diyor.
Rekor bütçe açıkları Sorun yalnızca otomotiv sektörüyle sınırlı değil.
Almanya genelindeki kentler, yıllardır kötüleşen ekonomik koşulların ardından artan bütçe açıklarıyla karşı karşıya.
Küresel ölçekte artan rekabet ve yurt dışındaki talep düşüşü ihracatı zayıflatırken, ülke içinde yükselen enerji ve iş gücü maliyetleri kâr marjlarını aşındırdı.
Alman şehirleri, yıllık bütçelerini büyük ölçüde ticari vergilerle finanse ediyor.
Pandemi öncesindeki yıllarda, yurt dışındaki iş hacminin artmasıyla bu gelirler düzenli olarak yükselmişti.
Ancak bu ivme yavaşladı.
Vergi gelirleri 2023 ile 2024 arasında artış gösterse de enflasyonun gerisinde kaldı.
Wildau Teknik Üniversitesi'nde yerel yönetim maliyesi üzerine çalışan araştırmacı Rene Geißler, vergi gelirlerinde bir durgunluk yaşandığını belirterek, bunun ekonomi açısından olumsuz bir sinyal olduğunu söylüyor.
Geißler'e göre sağlıklı bir ekonomide vergi gelirlerinin sürekli artması gerekiyor.
Yaşlanan nüfus, artan göç ve sosyal yardımlar yükü artırıyor Öte yandan belediyelerin harcama yükümlülükleri yüksek kalmaya devam ediyor.
Bertelsmann Vakfı'nın yayımladığı bir rapora göre, artan göç, yaşlanan nüfus ve bazı sosyal yardımların genişletilmesi, belediyelerin üzerindeki baskıyı artırıyor.
Alman Şehirler Birliği, 2025 yılında belediyelerin toplam bütçe açığının 30 milyar euroya ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Bu rakam, 2024'te kaydedilen 25 milyar euroluk rekor açığı da aşmış olacak.
Otomotiv kentlerinde ise özellikle vergi gelirlerindeki sert düşüş dikkat çekiyor.
Sektör genelinde art arda gelen kâr uyarıları, şehir planlamacılarını yıl içinde yapılan hesaplamaları sürekli güncellemeye zorluyor.
Ingolstadt'ta 2025 yılı vergi gelirlerinin, ilk hesaplamaların yarısından daha az olması bekleniyor.
Stuttgart'ta ise 2024 gelirlerine kıyasla yaklaşık yüzde 40'lık bir düşüş öngörülüyor.
Alman kentleri yasalar çerçevesinde dengeli bir bütçe hazırlamak zorunda olduğu için, planlama süreçleri kış aylarına kadar uzamış durumda.
Wolfsburg ve Ingolstadt hâlâ bu soruna çözüm arıyor.
Stuttgart Belediye Başkanı Thomas Fuhrmann ise kasım ayında yaptığı açıklamada, kentin 2026 ve 2027 bütçelerini de yeniden ele almak zorunda kalacağını duyurdu.
Fuhrmann, "Üzerine inşa etmek istediğimiz temel artık yok.
Baştan başlamak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Talihin tersine dönüşü Otomobil üreticileri, koronavirüs pandemisi öncesindeki yıllarda yaşanan ihracat patlaması sayesinde Almanya'daki otomotiv kentlerini ülkenin ve Avrupa'nın en zengin bölgeleri arasına taşımıştı.
Ingolstadt, 2023 yılında kişi başına düşen milli gelirde Wolfsburg'un ardından Almanya'da ikinci sırada yer aldı.
Her iki kent de Avrupa genelinde ilk beş arasında bulunuyordu.
Ancak Audi, üst şirketi Volkswagen gibi son yıllarda zorlanıyor.
Çin pazarındaki satışlar beklentilerin altında kaldı. 2025'in ilk yarısında teslimatlar, yıllık bazda yüzde 10 geriledi.
Otomotiv parça üreticileri de araç üreticileriyle birlikte sıkıntı yaşıyor.
Elektrikli araçların etkisi Ingolstadt Belediye Başkan Yardımcısı Deneke-Stoll, otomotiv sektörünün elektrikli araçlara geçişle birlikte köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, bunun Ingolstadt'taki tedarikçileri de doğrudan etkilediğini söylüyor.
Ancak bütçe açığı yine de kenti hazırlıksız yakaladı.
Ingolstadt, önümüzdeki yıllar için başlangıçta 30 milyon euroluk bir açık öngörmüştü.
Güncel hesaplamalara göre, 2026 ile 2029 yılları arasında toplam bütçe açığı 88 milyon euroya ulaşıyor.
Kentte tasarruf kalemlerini belirlemek zahmetli bir sürece dönüştü.
Belirlenen 90'dan fazla başlık arasında çöp toplama hizmetleri, park bakımı ve yaşlılara yönelik hizmetlerde kesintiler yer alıyor.
Noel ağacı alımının durdurulması yaklaşık 20 bin euro tasarruf sağlasa da bunun yeterli olmayacağı belirtiliyor.
Şehir yönetimi yılın başında yeni borç aldı ve emlak vergilerinin artırılması da gündemde.
Deneke-Stoll, bu konunun belediye meclisinde ciddi tartışmalara yol açtığını ancak bu yoldan kaçınmanın zor olduğunu ifade etti.
Bütçenin yeniden düşünülmesi Öte yandan belediyeler, ekonominin iyi gittiği yıllarda genişlettikleri hizmetleri geri çekmeye başladı.
Friedrichshafen'de aileler, otomotiv tedarikçisi ZF ile kurulan özel bir kâr paylaşım yapısı sayesinde uzun süredir düşük kreş ücretlerinden faydalanıyordu.
ZF'nin çoğunluk hissedarı olan Zeppelin Vakfı, kentin sosyal ve kültürel programlarını finanse ediyordu.
Ancak ZF'nin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle temettüler azaldı ve vakıf rezervlerini kullanmak zorunda kaldı.
Yeni bütçeyle birlikte, 2026'ya kadar üç yaş üstü çocuklar için aylık kreş ücretleri iki katına, üç yaş altı çocuklar için ise üç katına çıkarılacak.
Kent sakini ve üç çocuk annesi Flora Pfaff, artan maliyetlerin aileleri ciddi şekilde etkileyeceğini söyledi.
Pfaff, Friedrichshafen'da yaşayan birçok kişinin yüksek kiraları, düşük kreş masraflarıyla dengeleyebildikleri için kabul ettiğini belirtti.
Araştırmacı Rene Geißler'e göre ise otomotiv sektöründeki dönüşüm, bazı kentleri daha çok zorlayacak.
Geißler, yakın zamana kadar yüksek maaşlar, modern fabrikalar, geniş belediye bütçeleri ve yüksek yaşam kalitesi sunan otomotiv kentlerinde bu standartları korumanın artık kolay olmayacağı öngörüsünde bulunuyor.
Deneke-Stoll ise kentin bir çıkış yolu bulacağına inanıyor.
Noel ağaçları konusunda sivil toplum kuruluşlarının devreye girdiğini belirten Deneke-Stoll, şöyle konuşuyor: "Şehrin refahının tehlikede olduğunu söyleyemem.
Ancak vatandaşların göreceği ve hissedeceği harcama kesintileri olacak." İbrahim Tatlıses'e saldırının azmettiricisi Uçmak, izinli olarak cenazeye katıldıGündem