Haber Detayı

Küresel Zorbalığın Yeni Hedefi Venezuela
Manşetler dogruhaber.com.tr
04/01/2026 02:00 (1 gün önce)

Küresel Zorbalığın Yeni Hedefi Venezuela

Afganistan’dan Irak’a uzanan kanlı sicilini bu kez Venezuela’da sahaya süren ABD, tehditlerini fiili saldırıya dönüştürerek bir kez daha hukuku, egemenliği ve uluslararası düzeni ayaklar altına aldı. Başkent Karakas’ın bombalanması, Washington’un rejim değişikliği ve kaynak gaspını meşru gören zorbalığının yeni perdesi olurken, ABD küresel ölçekte bir haydut gibi hareket ettiğini tüm dünyaya yeniden ilan etmiş oldu.

ABD, aylardır süren açık tehditlerin ardından dün sabaha karşı Venezuela’ya yönelik geniş çaplı hava saldırıları gerçekleştirdi.

Başkent Karakas başta olmak üzere birçok noktayı hedef alan saldırılarda askeri tesisler vuruldu.

Venezuela yönetimi ülke genelinde olağanüstü hâl ilan ederken, ABD Başkanı Donald Trump operasyon emrini verdiğini doğruladı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yakalandığını iddia etti.

Yaşananlar, Washington’un Venezuela’ya yönelik uzun süredir dillendirdiği rejim değişikliği ve kaynaklara el koyma planlarının devreye girdiğini gösteriyor.

Yaklaşık 8’i bulan hava saldırılarının, başkentin merkezi ile çeşitli bölgelerini hedef aldığı; saldırıların ardından başkentin bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandığı aktarıldı.

Hava saldırılarının “Forti Tuna” askeri kompleksi, “La Carlota” kışlası ve “Igueroti” Havalimanı dahil olmak üzere birden fazla askeri üssü hedef aldığı belirtildi.

Arap medyası Venezuelalı kaynaklarına dayandırarak Savunma Bakanı’nın evinin de hedef alındığını iddia etti.

Ayrıca hava saldırılarından biri havalimanı yakınlarındaki La Guaira bölgesini hedef aldı, saldırıların yalnızca başkentle sınırlı kalmadığını; kıyı bölgesi Niguerote dahil olmak üzere başka bölgeleri de kapsadığı ifade edildi.

Venezuela basını ise Vargas eyaletinde bulunan La Guaira Limanı’nda patlamalar meydana geldiğini duyurdu.

Söz konusu liman, Venezuela’nın en büyük deniz limanı olma özelliğini taşıyor.

OHAL İlan Edildi Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ülke genelinde olağanüstü hâl ilan ettiğini ve tüm ulusal savunma planlarının devreye sokulması talimatını verdiğini duyurdu.

Bakan, son saldırıların arkasında Amerika Birleşik Devletleri'nin olduğunu iddia ederek, başkent Caracas'ın merkezi dahil olmak üzere yerleşim yerlerinin, sivil ve askeri tesislerin hedef alındığını belirtti.

Bu saldırının amacının, Venezuela’nın başta petrolü ve madenleri olmak üzere stratejik kaynaklarına el koymak ve zor yoluyla ulusun siyasi bağımsızlığının kırılmak istendiğine dikkati çekti.

Açıklamada ayrıca, Venezuela'nın yönetim sistemini değiştirmeye yönelik her türlü girişimin, geçmişte olduğu gibi yine başarısızlıkla sonuçlanacağı vurgulandı.

Açıklamada, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu belirten Venezuela yönetimi; halkı, orduyu ve polisi topyekûn bir seferberliğe çağırırken, konuyu BM Güvenlik Konseyi'ne taşıyarak ABD hükümetinin sorumlu tutulmasını talep edeceğini bildirdi.

Saldırı Emrini Trump Verdi ABD basınından CBS News, Venezuela'da yaşanan patlamaların emrinin ABD Başkanı Donald Trump'ın verdiğini servis etti.

CBS News'e konuşan ABD'li yetkililer, Trump'ın Venezuela içindeki askeri tesisler de dahil olmak üzere çeşitli noktalara hava saldırıları emri verdiğini söyledi.

Trump: Maduro Yakalandı Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ABD kuvvetlerinin Venezuela’ya yönelik geniş kapsamlı bir askeri operasyonu başarıyla tamamladığını duyurdu.

Trump, yaptığı resmî açıklamada Venezuela lideri Nicolas Maduro ve eşinin, ABD kolluk kuvvetleriyle eş güdümlü olarak yürütülen operasyon kapsamında ele geçirilerek ülke dışına çıkarıldığını söyledi.

Operasyonun detaylarına ilişkin henüz kapsamlı bir bilgi paylaşılmazken, Başkan Trump konuya dair Mar-a-Lago’da bir basın toplantısı düzenleyeceğini ilan etti. "ABD’nin Amacı Petrol ve Mineralleri Ele Geçirmek" Venezuela hükümetinden yapılan ilk resmî açıklamada, ABD’nin başkent Karakas, Miranda, Aragua ve La Guaira eyaletlerinde sivil ve askeri tesislere saldırı gerçekleştirdiği duyuruldu.

Açıklamada, "Venezuela, ABD hükümeti tarafından Venezuela topraklarına gerçekleştirilen son derece ciddi askeri saldırıyı uluslararası toplum önünde reddediyor, kınıyor ve lanetliyor" ifadeleri kullanıldı.

ABD’nin amacının ülkenin petrol ve maden kaynaklarını ele geçirmek ve ülkenin siyasi bağımsızlığını zorla kırmak olduğu vurgulandı.

ABD’nin bu girişimlerinde "başarılı olamayacağı" kaydedildi.

Venezuela halkına sokağa çıkma çağrısı yapılan açıklamada, "Halk sokaklara!

Bolivarcı Hükümet, ülkedeki tüm sosyal ve siyasi güçleri seferberlik planlarını harekete geçirmeye ve bu emperyalist saldırıyı kınamaya çağırıyor" Petro’dan BM’ye Çağrı Saldırının ardından Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabı üzerinden bir paylaşım yaptı.

Petro, "Caracas şu anda saldırı altında.

Dünyayı uyarın: Venezuela saldırıya uğradı!

Füzelerle bombardıman yapıyorlar.

OAS ve BM derhal bir araya gelmelidir." ifadelerini kullandı.

Küba: Bu Bir Devlet Terörü Diaz-Canel, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor." ifadesini kullandı.

Barışçıl bir bölgenin vahşi saldırılara uğradığına dikkati çeken Diaz-Canel, ABD'yi "Venezuela halkına ve Amerika kıtasına karşı devlet terörü uygulamakla" suçladı.

ABD Venezuela’yı Neden Hedef Aldı?

Petrol, Çin ve Latin Amerika Denklemi 2025 Eylül ayından itibaren ABD güçleri tarafından Karayipler ve Doğu Pasifik'te uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen teknelere yönelik pek çok saldırı düzenlenmiş, ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu bir uyuşturucu karteli yönetmekle itham etmişti.

Ancak Aralık ayının ortalarında yaptığı açıklamada Venezuela'nın ABD'ye ait enerji ve petrol haklarını "yasa dışı" aldığını ileri sürerek, "Onları geri istiyoruz." Demiş ve amaçlarını itiraf etmişti.

Venezuela'ya, "yapmamaları gereken şeyleri yapmalarına izin vermeyecekleri" tehdidinde bulunan Trump, "Tüm enerji haklarımızı elimizden aldılar.

Kısa bir süre önce tüm petrolümüzü yasa dışı olarak aldılar." Demişti.

Venezuela'da petrol sektöründe iş yapan Amerikan firmalarının "kovulduğunu" belirten Trump, "Petrol haklarımızı, sahip olduğumuz her şeyi aldılar, artık bunu yapamayacaklar." şeklinde konuşmuştu.

Trump yönetimi bu hedef doğrultusunda ayrıca Venezuela'dan çıkan ve Venezuela'ya giden petrol tankerlerine kapsamlı deniz ablukası ilan etmiş ve Caracas yönetimini "yabancı terör örgütü" olarak sınıflandırmıştı.

Son yıllarda Çin, Venezuela ve Kolombiya başta olmak üzere Latin Amerika'da büyük ekonomik yatırımlara imza attı.

Petrol, gaz, altyapı projeleri, liman inşaatları ve telekom altyapısında Çin'li şirketlerin etkisi hızla arttı.

Pekin yönetimi aynı zamanda Latin Amerika ülkelerine yüksek miktarda kredi vererek bağımlılık ilişkileri de kurdu.

İşte bu nedenle, ABD'nin geleneksel olarak "arka bahçesi" kabul ettiği Latin Amerika'da Çin etkisinin bu denli artması, Washington'da büyük bir tehdit olarak algılanıyor.

Askeri baskıyla Ekonomik Kuşatma ABD'nin son süreçte Venezuela'yı hedef alarak uyguladığı yaptırımlar ve saldırılar siyasi darbe girişimleri ve Kolombiya'daki askeri varlığını artırması Çin'in "Kuşak Yol Girişimi" kapsamında Latin Amerika'da oluşturduğu ekonomik nüfuzu kırmak ve Pekin'i küresel yalnızlığa itmek.

Çin'e Karşı Çevreleme ABD Başkanı Donald Trump'ın önceki açıklamaları da bu stratejiyi teyit eder nitelikte.

Trump, Venezuela ve Kolombiya’daki operasyonlarla eş zamanlı olarak Çin'in Rusya’dan yaptığı petrol alımlarını gündeme taşıyarak bu ilişkinin küreselleşmiş etkilerine dikkat çekti.

ABD, Latin Amerika’daki siyasi, ekonomik ve askeri baskılarıyla sadece bu ülkeleri kontrol altına almak istemiyor.

Aynı zamanda, Çin'in yeni "Güney cephesi" olarak gördüğü bu bölgedeki hareket kabiliyetini sınırlamaya çalışıyor.

Venezuela Direndi Venezuela, Maduro yönetiminde ABD karşıtı kampın en ön saflarında.

Özellikle Çin ve Rusya ile askeri-teknolojik ortaklıklar, enerji alanında Çin’e bağımlı ihracat, ABD yaptırımlarını baypas etmek için alternatif finans kanalları (kripto, yuan, ruble vs.), gibi stratejilerle Venezuela Çin ve Rusya'nın Latin Amerika'daki uzantısı gibi hareket ediyor.

ABD saldırılarını bu yüzden sadece askeri değil, ideolojik bir tehdit olarak da görüyor.

ABD'nin saldırısından saatler önce Çin Özel Temsilcisi Maduro ile 3 saatlik süren bir görüşme yapmıştı.

Bu nedenle saldırının zamanlaması daha da önemli hale geldi.

Kolombiya Daha Stratejik bir Aktör Kolombiya da hedefte.

Venezuela saldırılarının ardından lider Petro bunun sinyalini verdi.

NATO’nun Latin Amerika’daki “küresel ortağı” konumunda, Ancak Petro yönetimi ABD’ye mesafeli, sol eğilimli, Çin’le gelişen ekonomik ilişkiler (altyapı, enerji, madencilik yatırımları) artmakta.

Bu da Kolombiya’yı bir geçiş ülkesi, jeopolitik salınım noktasına dönüştürüyor.

Petro, ABD’ye doğrudan cephe almak yerine çok taraflı diplomasi ile ilerlemeyi tercih ediyordu.

Ancak son saldırı Kolombiya'yı daha farklı bir tutum izlemeye zorlayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri